Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, OECD raporlarına göre Türkiye'nin 2012 yılında resmi dış yardımlarını yüzde 99 arttırdığını, 2011'de 1 milyar 273 milyon olan resmi dış yardımların, 2012'de 2 milyar 532 milyon dolara ulaştığını bildirdi.
Başbakan Erdoğan, Türk Kızılayı Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, Osmanlı Cihan Devleti'nin daha temelleri atılırken Şeyh Edebali'nin, Osman Gazi'ye verdiği "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" nasihatine dikkati çekti.
İnsanına sadece vergi mükellefi, sadece asker olarak bakan bir devletin zorba devlet olacağını ifade eden Başbakan Erdoğan, "İnsanı kendisinin varlık sebebi olarak gören, kendisini vatandaşının hizmetkarı olarak gören devlet ise adil devlettir, sosyal devlettir, demokratik hukuk devletidir" değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Erdoğan, Selçuklu Devleti'nden bugüne kadar devlet anlayışlarının,
"kenarı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu, gelir de adli ilahi sorar Ömer'den onu" dirayetine, gücüne, inceliğine ve hassasiyetinde olduğunu vurgulayarak, bir afet, felaket karşısında oradaki afetzedeye günlerce ulaşamayan, günlerce el uzatamayan bir devletin hiçbir bahanesinin, mazeretinin geçerli olamayacağını söyledi.
-"Ücra kavramını asla lügatimize sokmadan, 76 milyona ulaşmak zorundayız"-
Türkiye'de afet durumlarında devletin hizmet götürmesi gereken hemen her alanda, geçmişte hizmetten çok bahanelerin, mazeretlerin öne çıktığını anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Devlet hastaya ambulans yetiştiremedi, ambulansın gideceği yolu inşa edemedi. Yolun olmadığı yerlerde uçakla helikopterle paletli araçlarla ulaşma imkanlarını sağlayamadı. Devlet, en birinci vazifeleri olan eğitim, sağlık, adalet ve emniyet hizmetlerini tam anlamıyla yerine getirmedi, getiremedi. Bunların yanında afetlere günlerce müdahale edilemediği zamanlar oldu. Cesetlerin enkazlarda koktuğu, afetlerde kurtulanların soğuktan donduğu, afetzedelerin günlerce yağmurun çamurun altında aç, biilaç titrediği zamanlar oldu. Biz bugünün Türkiyesinde böyle bir ihmali asla ve asla sineye çekemeyiz.
Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete kadar ücra kavramını asla lügatimize sokmadan, 76 milyonun tamamına eşit ve hızlı şekilde ulaşmak zorundayız. Afet ve felaket durumlarında hiç kimseyi dışarıda bırakmadan, ihmal etmeden en hızlı şekilde olay yerine ulaşmak ve ihtiyaçları mümkün olan en hızlı şekilde karşılamak zorundayız. Buradan hiç kimse farklı anlamlar çıkarmasın, bazen öyle afetler, öyle felaketler oluyor ki ne kadar güçlü, ne kadar hızlı olursanız olun bir anda herkese ulaşmak mümkün olmayabiliyor. En son Van depreminde imkansızlıklar değil ama bir anda öyle bir yardım, destek Van'a, Erçiş'e yığıldı ki orada siz hareket etme kabiliyetinizi bir anda kaybettiniz. Ama aradan 1-2 gün geçince her şey yerli yerine oturdu. Çünkü planı, projesi her şeyi orada yapılınca bir anda da hamdolsun Van'a, Erçiş'e müdahale imkanı doğdu. Bunu dünyanın en güçlü devletleri bile yaşayabiliyor, afet ve felaketlerin boyutu karşısında sosyal vasfı çok güçlü devletler bile bir müddet aciz kalabiliyor. Onun için de buna ne deniyor- Olağanüstü hal deniyor, olağan değil bu, onun için bu tür sıkıntılar yaşanabiliyor."
Başbakan Erdoğan, depreme en fazla hazırlıklı Japonya'nın, fırtınalara en fazla hazırlıklı ABD'nin bile zaman zaman felaketler karşısında çaresiz kaldığını ifade ederek, "Aksaklık elbette olabilir, o afet anında her şey dört dörtlük yürümeyebilir. Burada amaç mümkün olduğunca hızlı organize olabilmek, mümkün olduğunca hızla herkese el uzatabilmektir. Hamdolsun bu noktada çok önemli mesafe katettik" diye konuştu.
-"Kızılay, dünya genelinde de yüzümüzü ağartan performans sergiledi"-
Türk Kızılayının, AFAD, yerel ve ulusal ekipler ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılabilecek olanın en iyisini, mükemmelini yapmanın mücadelesini verdiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, koordinasyon sayesinde Türk Kızılayının AFAD ile el ele verip afet ve felaketlere müdahale ettiğini belirtti.
Erdoğan, Türk Kızılayının, 24 yerel afet yönetim merkezi, 714 Kızılay şubesi, 12 bin üye, gönüllü ve uzman personeliyle 7 gün 24 saat milletin hizmetinde ve teyakkuz halinde olduğuna dikkati çekerek, "Kızılay, son 3 yıl içinde sadece Türkiye'de 761 bin ihtiyaç sahibi vatandaşa el uzattı, 83 milyon liralık operasyon gerçekleştirdi" dedi.
Afete acil müdahale hazırlık ile eğitim çalışmalarının da sürdürüldüğünü anlatan Erdoğan, "Kızılay yurt içindeki başarılı çalışmalarının yanında dünya genelinde de yüzümüzü ağartan, bizi gururlandıran performans sergiledi" diye konuştu.
Erdoğan, son 3 yılda 31 ülkede, Kızılay'ın hilalinin dalgalandığını belirterek, dünya genelinde 4 milyon 295 bin insana ulaşıldığını, 285,5 milyon dolarlık operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.
Türk Kızılayının doğrudan müdahalenin yanında 11 ülkenin Kızılay ve Kızılhaç derneklerini destekleyerek, eğitim verdiğini dile getiren Erdoğan, ülkelerindeki olaylardan kaçarak, Türkiye'ye gelen ve sayıları 191 bine ulaşan Suriyeliler için AFAD ile Türk Kızılayının son derece başarılı çalışmalar yürüttüğünü vurguladı.
Başbakan Erdoğan, "Kızılay, dünya sahtında sadece Türkiye'nin artan gücünü, artan etkinliğini göstermekle kalmadı, insanımızın yardımseverliğini, dayanışma ve paylaşma iradesini, barışa ve huzura yönelik azmini tüm dünyaya iletti. Kızılay, hiç kuşkusuz büyük Türkiye'nin en önemli enstrümanlarından biri oldu. Türkiye, TİKA ile TRT ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Yunus Emre Enstitüleri ile dünyada adından sıkça söz ettirirken, Kızılay ile de büyüklüğünü, cömertliğini, yardımseverliğini gerçekten gurur verici şekilde sergiledi" diye konuştu.
-"Ücra, uzak, ulaşılamaz kavramlarını tanımıyoruz ve tanımayacağız"-
Erdoğan, OECD raporlarına göre Türkiye'nin 2012'de resmi dış yardımlarını yüzde 99 arttırdığını, 2011'de 1 milyar 273 milyon seviyesindeki resmi dış yardımların, 2012'de 2 milyar 532 milyon dolara ulaştığını söyledi.
"Şu anda dünyanın tamamında ay yıldızlığı bayrağımızla, kırmızı hilalimizle çok yakından tanınıyoruz, biliniyoruz. Barışın, hoşgörünün, yardımlaşmanın sembolü olarak gören herkese huzur veriyor, umut veriyoruz" diyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şuna hepimiz 76 milyon olarak her bir ferdimiz gönülden, yürekten inanacak: Biz büyük bir devletiz, büyük bir milletiz. Kim ne derse desin, biz tarihimizle büyüğüz, biz ecdadımızla büyüğüz, biz insanlık tarihine, bilim tarihine, sanat tarihine, siyaset ve idare tarihine kattıklarımızla büyüğüz. Biz, tarihin her döneminde gönüller fethetmekle, mazlumların çağrılarına kulak vermekle, mağdurun elinden tutmakla meşhur ve bu suretle büyüğüz. Bizi, büyük devlet, millet yapan bu vasıflarımızdan asla taviz vermeyiz. O hasletlerin unutulmasına, kurutulmasına müsaade etmeyiz. Çünkü biz, 'komşusu açken tok yatan bizden değildir' anlayışıyla büyüdük, böyle bu günlere geldik. Böyle bir ülkenin Kızılayı zayıf olur mu- Tabii ki olmaz ve olmayacak. 780 bin kilometrekare üzerinde 'ücra, uzak, ulaşılamaz' kavramlarını tanımıyoruz ve tanımayacağız.
76 milyona anında ulaşmanın hazırlığı içinde olacağız. Aynı zamanda komşumuz olsun, yakın olsun, uzak olsun her ülkeye, her millete hangi dinden olursa olsun, hangi dilden olursa olsun, hangi renkten olursa olsun Kızılayın, AFAD'ın eli her zaman, herkese uzanacaktır. Her halka ulaşmak içinde her an teyakkuz halinde olacağız. İçeride vatandaşını gören, gözeten, onu şefkatle kucaklayan vasfımızla büyük olacak, dışarıda hakkı savunan, barışı savunan, adaleti savunan vasfımızla büyüklüğümüzü göstereceğiz."
Türk Kızılayının tarihi misyonuna ve Türkiye'nin büyüklüğüne yaraşır hizmet sunan herkese teşekkür eden Erdoğan, hayatını kaybedenlere ve şehitlere Allah'tan rahmet diledi. Erdoğan, Hilal-i Ahmer'in, Türk Kızılayının,yüreklere su serpen, umut yeşerten, gözyaşlarını, acıları, feryatları dindiren bir sembol olarak başarısını arttırarak sürdürmesini temenni etti.
-Erdoğan, mayısın sonunda Gazze'ye gidecek-
Bu arada, farklı illerden gelen çocuklar Başbakan Erdoğan'a çiçekler verdi. Erdoğan, konuşmasının ardından Somali, Gaziantep Karkamış Sınır Kapısı ve Gazze'deki Kızılay merkezlerine canlı bağlantı kurdu. Somali'den bağlanan Kızılay yetkilisi, kurdukları parke taşı tesisinin açılışına Başbakan Erdoğan'ı davet etti. Erdoğan, davete "ramazandan sonra inşallah" yanıtını verdi.
Gazze'ye de bağlanan Başbakan Erdoğan'a, orada Türk Kızılayının yaptığı seralarda yetişen zeytin dalı ve domateslerin yer aldığı sepet hediye edildi. Başbakan Erdoğan, mayısın sonlarına doğru Gazze'yi ziyaret edeceğini bildirdi.
(Bitti) - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Türk Kızılayı Olağan Genel Kurulu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.