Pakistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve bölgedeki tansiyonu düşürmesi beklenen ABD- İran görüşmeleri anlaşmasız sona erdi. 21 saat süren kritik müzakerelerin ardından ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki heyetin İslamabad’dan ayrılması, diplomatik sürecin en kırılgan noktasında iplerin koptuğu şeklinde yorumlandı.
Tarafların özellikle Hürmüz Boğazı’nın statüsü ve İran’ın nükleer programı gibi başlıklarda uzlaşamaması, görüşmeleri çıkmaza sürükledi. ABD, Tahran’dan nükleer faaliyetlerini tamamen sonlandırmasını talep ederken İran bu yaklaşımı egemenlik hakkına müdahale olarak değerlendirerek reddetti.
Görüşmelerin ardından İran cephesinden gelen ilk açıklamalarda Washington yönetimi hedef alındı. Fars Haber Ajansı’nda yer alan analizlerde, “ABD heyeti müzakere masasından kaçmak için bahane arıyordu, esneklik göstermeye yanaşmadı” ifadeleri kullanıldı.
İran Dışişleri yetkilileri de benzer bir çizgide açıklamalar yaparak, müzakerelerin başarısız olmasının sorumluluğunu ABD’nin “maksimalist taleplerine” bağladı.
Tahran yönetimi, mevcut şartlar altında ABD ile yeni bir görüşme turu planlanmadığını resmen duyurdu. Bu açıklama, diplomatik çözüm umutlarını ciddi şekilde zayıflatırken, bölgedeki gerilimin yeniden tırmanabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Pakistan ise sürecin tamamen kopmaması için devreye girerek taraflara ateşkese bağlı kalma çağrısı yaptı ve diyalog kapısının açık tutulması gerektiğini vurguladı.
İslamabad zirvesinin çökmesi, Washington yönetimini zorlu bir tercih ile karşı karşıya bıraktı. ABD Başkanı Donald Trump ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte arasında yapılan görüşmede İran dosyası öncelikli gündem maddesi olurken, Beyaz Saray’ın önünde sınırlı seçeneklerin kaldığı ifade edildi.
ABD yönetiminin ya İran’la uzun soluklu bir müzakere sürecine gireceği ya da Hürmüz Boğazı’nı da kapsayan geniş çaplı bir çatışma riskini göze alacağı değerlendiriliyor. Yetkililer, nihai kararın hafta sonu Florida’da yapılacak değerlendirmelerin ardından açıklanacağını bildirdi.
Daha önce Cenevre görüşmelerinin çökmesinin ardından ABD’nin İran’a yönelik 38 gün süren geniş çaplı saldırılar düzenlediği ve 13 binden fazla hedefin vurulduğu biliniyor. Ancak bu askeri baskının İran’ı geri adım attırmaması, yeni bir çatışmanın etkilerine dair soru işaretlerini artırıyor.
Uzmanlar, olası bir savaşın Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji piyasalarını derinden sarsabileceğine dikkat çekiyor. Petrol arzının önemli bir kısmının bu hat üzerinden sağlanması, bölgedeki gerilimi küresel ekonomik risk haline getiriyor.
ABD-İran hattındaki diplomatik sürecin çökmesi, İsrail’in sert açıklamaları ve Lübnan hattındaki gelişmelerle birlikte Orta Doğu’da gerilimin yeniden yükseldiğine işaret ediyor. Tarafların mevcut pozisyonlarını koruması, kısa vadede yeni bir uzlaşı ihtimalini zayıflatıyor.
Son Dakika › İran › İran'dan barış umutlarını yerle bir eden açıklama - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Yorumlar (2)