1. Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

1. Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi

15.11.2014 16:03

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3) "Acaba şu anda İslam dünyasında Müslüman zenginler zekatlarını tam hakkıyla veriyorlar mı? Petrolün zekatı tam hakkıyla verilebiliyor mu, veya veriyor mu? Sadece bu veriliyor olsa İslam dünyasının şu anda yoksulluğunu konuşmak gibi bir sorunumuz olmaz. Ama 'silahlara gidiyor mu?' dediğiniz zaman, silahlara gidiyor" "Başka ülkelerin ve odakların çıkarları adına vatanlarına ve Müslümanlara ihanet edenlerin İslama hürmet içinde olduklarını, hizmet gönüllüsü olduklarını kim iddia edebilir" "Sömürünün ve köleleştirmenin tam karşısında duran İslam, iştahlı, hırsızlı, tatminsiz ruhların elbette hedefi haline geliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam dünyasında Müslüman zenginlerin zekatlarını tam hakkıyla vermeleri durumunda, İslam dünyasında yoksulluk yaşanmayacağını belirterek, "Petrolün zekatı tam hakkıyla verilebiliyor mu, veya veriyor mu? Sadece bu veriliyor olsa İslam dünyasının şu anda yoksulluğunu konuşmak gibi bir sorunumuz olmaz. Ama 'silahlara gidiyor mu?' dediğiniz zaman, silahlara gidiyor" dedi.

Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen 1. Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nin kapanış toplantısında yaptığı konuşmada, katılımcıların İstanbul'da bulundukları süre içinde hemen yakındaki Müslümanların acısını daha derinden hissettiğine, yakın coğrafyadaki Müslümanların feryatlarını daha güçlü şekilde duyduklarına inandığını söyledi.

Müslüman kalpler ve gönüller arasında fiziki mesafeler olmadığını bildiren Erdoğan, Afganistan, Suriye, Irak, Filistin, Mısır ve Libya'da yaşanan acıların Brezilya, Arjantin, Şili, Meksika, Panama, Kolombiya, Haiti ve diğer tüm Latin Amerika ülkelerinden en samimi şekilde hissedildiğini, duyulduğunu ve aynı acıyı paylaştıklarını kaydetti.

Erdoğan, Ortadoğu'da Müslümanların özellilikle son bir asırdır çok ağır zulümler yaşadığını, ağır bedeller ödediğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Karşımızda duran acı manzaranın çok sayıda sebebi var. Ortadoğu ve dünyada Müslümanların mevcut durumunu değerlendirirken hem öz eleştirimizi, hem de eleştirimizi hiç çekinmeden hiç tereddüt etmeden, asla korkmadan yapmak zorundayız. Evet, öz eleştiri yapmak zorundayız. Zira, mevcut manzarada gayrimüslimlerin payı olduğu muhakkaktır, ama tek sebep gayrimüslimler değildir. En başta belirtmeliyim ki mevcut acı manzaranın İslamın özüyle, ruhuyla, aslıyla uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.  Müslümanların yoksulluğunu, yenilmişliğini, ezilmişliğini kendi aralarındaki sorunları ve çatışmaları İslamın kendisine bağlayanlar bu dine karşı açık bir hürmetsizlik saygısızlık içindedirler. Tam tersine yaşanan acıları dinimizden, yani İslamdan kaynaklanandan değil, dinimizden, kitabımızdan Hazreti Peygamber'in kutlu yolundan, Allah'ın emir ve nehirlerinden uzaklaşmanın bir neticesi olarak görüyorum. Acaba şu anda İslam dünyasında Müslüman zenginler zekatlarını tam hakkıyla veriyorlar mı? Petrolün zekatı tam hakkıyla verilebiliyor mu, veya veriyor mu? Bunları masaya yatırdığımız zaman kimse buna kalkıp da 'evet veriliyor' diyemez. Sadece bu veriliyor olsa İslam dünyasının şu anda yoksulluğunu konuşmak gibi bir sorunumuz olmaz. Bu kadar açık her şey ortada. Ama 'silahlara gidiyor mu?' dediğiniz zaman, silahlara gidiyor. Oralara ciddi paralar gidiyor. "

"İbadet ederken katledenler, Müslüman olduklarını iddia edemez"

İnsanları camide ibadet ederken ve türbelerde katledenlerin Müslüman olduklarını iddia edemeyeceklerini belirten Erdoğan, bir grubun kendisine Şii, bir grubun da Sünni dediğini, kardeşinin kanını helal gördüğünü anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kur'an'a ve sünnete bağlı olduklarını iddia edenlerin bu katliamları nasıl yapabildiklerini vurgulayarak, "Müslüman'a Müslüman kardeşinin canı, kanı, malı ve ırzı haramdır, hükmünü biz nereye koyacağız? 'Bir masum canı katleden, alemleri katletmiştir hükmü' ortadayken katliamların meşru oluğunu kim savunabilir. Barışın dinini İslam'ı, kendi dini terör örgütlerine, cinayet şebekelerine isim olarak verenlerin İslam'ın hizmetinde olduklarını, Kur'an ve sünnetin yolunda olduklarını kim söyleyebilir? Başka ülkelerin ve odakların çıkarları adına vatanlarına ve Müslümanlara ihanet edenlerin İslama hürmet içinde olduklarını, hizmet gönüllüsü olduklarını kim iddia edebilir" diye konuştu.

Müslümanların önce kendi öz eleştirilerini yapmaları ve kendilerini düzeltmeleri gerektiğini belirten Erdoğan, ardından da aynı şekilde cesaretle eleştirilerin yapılacağını kaydetti.

"Bizim Alahtan başka kimseye kul olma görevimiz yoktur" diyen Erdoğan, Afrika'nın elmasları ve Latin Amerika'nın altınları kirli senaryolarla nasıl sömürüldüyse Ortadoğu'nun zenginlikleri ve petrollerinin de aynı kirli senaryoyla sömürüldüğünü anlattı.

Erdoğan, bu kirli senaryoda Müslümanların kanı, canı, malı ve mülkü olduğunu ifade ederek, "Maalesef bu kirli senaryoda Müslümanların inancı var. Sömürünün ve köleleştirmenin tam karşısında duran İslam, iştahlı, hırsızlı, tatminsiz ruhların elbette hedefi haline geliyor. İşte onun için Müslümanların zayıflaması, yoksullaşması, birbiriyle çatışması en çok da inançlarından uzaklaşması için her türlü oyun devreye sokuluyor. Bunlar komplo teorisi değil. Bunlar, yaşadığımız, gördüğümüz hadiseler. Bunlar ortada olan vakalardır" dedi.

"BM müdahale etmiyor"

Bosna'da on binlerce Müslümanın katliamını dünyanın seyrettiğini vurgulayan Erdoğan, barış elçileri ve Birleşmiş Milletlerin buna müdahale etmediğini, dur demediğini dile getirdi.

Her uluslararası toplantıda BM'nin reforme edilmesi gerektiğini söylediğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"BM dünya barışına hizmet etmiyor, diyorum. 196-197 tane üyesi var. 5 tane daimi üyesi içinde bir tane Müslüman ülke yok. 3 kıta var. Avrupa, Asya ve Amerika. Diğer kıtalardan da kimse yok. Bunlardan bir tanesi 'hayır' derse, oradan siz karar çıkaramazsınız. Velev ki karar çıktı, uygulayamazsınız. İsrail'le ilgili kararları uyguladı mı? Bugün 150'ye yakın karar çıkmıştır BM'den. Bunlardan bir tanesi uygulanamamıştır. İşte buyrun. Şu anda Mescid-i Aksa'nın durumu. Acaba biz de böyle bir anlayış yok da onların mabetlerine karşı bizim ülkelerimizde böyle bir şey yapılsa dünya ne yapar? Bir ses var mı? Kiliselere karşı böyle bir şey yapılsa, dünya ne yapar? Ama bakın biz bunların hiçbirine asla müsaade etmeyiz. Niye? Çünkü bizim dinimizde böyle bir saldırıya, böyle bir yakıp yıkmaya yer yoktur da onun için. Mescid-i Aksa, Filistinlilerin değil. Tüm dünya Müslümanlarının iki kıblesinden bir tanesidir. Dolayısıyla hepimize düşen bir görev var, sorumluluk var. Ama bakın hiç dünyanın sesi çıkmıyor. Dünya yazıp çizmiyor. Hiç birisi ne yapıyorsunuz demiyor. Biz elimizden geleni yapıyoruz, yapacağız, koşturuyoruz, takip ediyoruz. Sonuna kadar takipçisi olacağız."

- İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Politika 1. Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi - Son Dakika


Advertisement