Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri (Türk sözünden utanan bir Başbakan var) söylemesi çok acayip. Belki bunu MHP daha rahat söyleyebilir ama kendi partisi içinde bile eleştiriyle karşılanan sözleri sırf AK Parti'nin başındaki insanı lekelemek ve yaralamak için konuşması çok çirkin" dedi.
Arınç, A Haber televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ABD ziyaretini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Arınç, Kılıçdaroğlu'nun ABD'ye bir ziyaret yapacağının önceden beri konuşulduğunu, ilgili genel başkan yardımcılarının "ABD'de üst düzey bir yetkili bulamadık, Kılıçdaroğlu'na muhatap olacak bir insan çıkmadığı için ABD seyahatinden vazgeçtik" sözlerinin basına yansıdığını anımsattı. Bu açıklamanın kamuoyunda, "Ana muhalefet partisi lideri ABD'de görüşecek muhatap bulamıyor" şeklinde bir etki oluşturduğunu, parti içinde "Böyle bir açıklama niye yaptınız" diye tartışma yaşandığının duyulduğunu dile getiren Arınç, daha sonra Kılıçdaroğlu'nun ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone ile yemekte bir araya geldiğini kaydetti.
Herkesin Ricciardone ile bir araya gelebileceğini, ABD'nin özellikle ana muhalefet lideri, iktidar olmaya aday bir partinin genel başkanını dikkate almak ve dinlemek gibi bir sorumluluğu da olabileceğini söyleyen Arınç, "Bu görüşmeden sonra şöyle bir durum ortaya çıktı, 'ABD'ye seyahat olacak ve Kılıçdaroğlu en üst düzeyde karşılanacak' şeklinde. Bunun kamuoyuna yansıması 'Kendilerini zorla ABD'ye davet ettirdiler' şeklinde bir intiba, imaj meydana geldi" dedi.
"Siz de bunu paylaşıyor musunuz?" sorusuna da Arınç, şöyle yanıt verdi:
"Az çok böyle oldu. Keşke böyle olmasaydı. 'Muhatap bulamıyoruz' açıklaması yapılmasa da el altında, 'Gelen bir genel başkandır, siz nasıl kabul etmezsiniz' denilse, ABD ile bu işler görüşülse, daha sonra da 'Seyahat şu tarihte olacak veya olmayacak' denilseydi. Ama Büyükelçi ile görüşmesinden sonra adeta bir müjde gibi bunun verilmesi, demek ki bu görüşmede 'Beni kabul etmeseniz kötü olur, ne olur beni kabul edin' şeklinde bir yakarışa işin dönüştüğü söylendi. Ben söyleyenlerin yalancısıyım. Böyle bir imaj, algı keşke olmasaydı diye düşünüyorum. Ama gitmesi, görüşme yapması gerekir. Bu çok doğaldır. Bizim genel başkanımız da, milletvekili olmadığı günlerde bile iktidara gelecek bir partinin genel başkanı sıfatıyla ABD'den, dünyanın her yerine ziyaretler yaptı ve adeta potansiyel bir başbakan gibi karşılandı, en üst noktadaki liderlerle görüşmüştür."
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ABD'de temaslarda bulunduğunun anımsatılması ve ziyaretlerin arka arkaya gelmesine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de Arınç, "Bilemiyorum, tesadüf de olabilir. Ekim ayı veya kasım ayı çok bereketli geçiyor. İşin kötüsü bizim de bir ABD seyahatimiz var. Ben de basın yayından sorumlu olduğum için Almanya, Fransa, Brüksel, Türkiye ve Türkmenistan'da Türkçe yayın yapan medya kuruluşlarıyla toplantılar yapıyoruz. Avrupa, Asya ve Afrika ile ilgili yaptık, şimdi Amerika'yı planlıyoruz. Belki kasım ayının sonunda veya aralık ayının başında böyle bir seyahatim olacak, inşallah beni aynı kategoriye koymazlar" ifadelerini kullandı.
-"Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri söylemesi çok acayip"
Arınç, Kılıçdaroğlu'nun Başbakan Erdoğan için "Türk sözünden utanan, Türk milleti kavramından rahatsız olan bir Başbakan var" dediğinin hatırlatılması üzerine de, "Biz kimliğimizi, şerefimizi söyleyebiliriz. Bundan hiçbir zaman eksiklik duymayız. Ben de Türk olduğumu biliyorum, Türk olmakla da iftihar ediyorum ama aramızda bir fark var. Etnik köken farklılılkları birinin diğerine üstünlüğü şeklinde anlaşılmamalı" diye konuştu.
Manisa'da yörük, Türkmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini anımsatan Arınç, Arap veya Kürt kökenli bir ailenin çocuğu olarak doğmuş olmaktan da üzülmeyeceğini, şeref duyacağını, milliyetçilik anlayışının bu şekilde olduğunu vurguladı. "Herşey Türk'ten ibaret, herşey Türk gibi olsun" sözlerinin menfi milliyetçilik olduğunu belirten Arınç, "Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri söylemesi çok acayip. Belki bunu MHP daha rahat söyleyebilir ama kendi partisi içinde bile eleştiriyle karşılanan sözleri sırf AK Parti'nin başındaki insanı lekelemek ve yaralamak için konuşması çok çirkin" değerlendirmesinde bulundu.
Türklüğü bu ülkede yaşayan diğer topluluklar adına bir üstünlük aracı olarak görmediklerinin altını çizen Arınç, "Türkçülük ve Kürtçülük siyasi söylemlerdir. Bunların içinde biz yokuz. Siyasi Kürtçülük ne kadar kötüyse siyasi Türkçülük de o kadar kötü, bu ülkenin parçalanması, bölünmesinde, geldiğimiz noktada bunların ne kadar büyük etkisi olduğunu görebiliriz" dedi.
-"Önemsiz bir meseleydi, geldi ve geçti"
MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile ilgili yazıların ABD ve İsrail tarafından sahiplenilmediğinin belirtilmesi ve "Bu yazıların arkasında kim vardı" diye sorulması üzerine Arınç, Fidan'ın başarılı bir bürokrat olduğunu, çalışmalarıyla göz doldurduğunu belirterek, "Onu yıpratmaya çalışanlar, bir takım kişilere yazı yazdıranlar veya Türkiye- İran, Türkiye-İsrail, Türkiye-ABD ilişkilerini bozmaya gayret edenler var. Bunları size isim veya ülke adı vererek konuşacak değilim. Ama gelinen noktada ABD Büyükelçisi'nin de İsrail tarafından yapılan açıklamaların da bizim açımızdan olumlu olduğunu söyleyebilirim" ifadesini kullandı.
Ortadoğu'da yaşanan olaylara karşı Türkiye'nin eline zayıflatmak amacı, bazı ülkelerle Türkiye'nin ilişkilerini bozmak amacı taşıyan çevreler olduğunun belirten Arınç, "yazı yazanlardan birinin de Türkiye açısından sabıkalı olduğunun bütün dünyanın bildiğini" söyledi. Arınç, "Sadece Amerika'da değil bazı ülkelerde, bazı gazetelerin, bazı köşelerinde özel görevli insanlar vardır. Bunlara özel dikkat sarf edilir ve bunların yazdıkları üzerinden de yeni spekülasyonlar başlar. Bizim açımızdan çok önemsiz bir meseleydi, geldi ve geçti" diye konuştu.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone'nin "Çin füzelerini alırsanız savunma ilişkilerimiz olumsuz etkilenir" şeklindeki sözlerine ilişkin değerlendirmesi de sorulan Arınç, açıklamayı "tehdit" olarak algılamadığını, Ricciardone'nin bunu yapmayacak kadar akıllı olduğunu söyledi.
NATO yetkilileri ve ABD'li bazı sözcülerin bu konuda eleştiride bulunduğunu anımsatan Arınç, NATO içindeki ülkelerin savunma sistemlerinin entegre olması gerektiği düşünüldüğünde eleştirilerin haklı bir tarafı olabileceğine ancak Türkiye'nin de en düşük teklifi veren ve "ortak üretim yapalım" diyen Çin'i tercih etme hakkı bulunduğuna işaret etti. Arınç, şöyle konuştu:
"Şöyle düşünülebilir, bazı NATO ülkelerinde bu var, NATO entegrasyonu içindeki savunma sistemlerimiz devam etmeli ama biz Çin ile ayrı olarak başka bir füze sistemini de özel olarak kullanabiliriz. Buna hiçbir zaman aykırı hareket edecek bir şey olamaz.
Çin ile müzakereler başlayacaktır, henüz ihale süreci kesinleşmemiştir. Görüşmeler sonucunda Türkiye ile bu füze ihalesi konusundaki Çin belli noktalarda anlaşmazlığa düşerse bizim tercihimiz farklı olabilir. Biz sadece müzakereye başlama, teknik açıdan masaya yatırma imkanını verdik. O kadar eleştiri gelebilir ki, bu eleştirilerdeki haklılık payı o kadar çok olabilir ki, Çin'in imal edeceği füzelerin endüstriyel başka bir çalışma olduğunu söyleyenler de ortaya çıkabilir ki veya bunlarla ilgili planlar bizi tatmin etmiyor olabilir ki biz farklı bir karar da verebiliriz."
- Ankara
Son Dakika › Politika › Başbakan Yardımcısı Arınç Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.