AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD-İsrail ve İran arasında savaşa ilişkin, "Özellikle birtakım Siyonist çevrelerde, 'Türkiye'yi bu ateşin içine sokmaya çalışan yaklaşımları' görüyoruz. Türkiye bu ateşten uzak duracaktır" dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Çelik, dünyanın büyük bir savaş ve ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldığını belirterek, "Bütün bunlarla birlikte Cumhurbaşkanımızın, ülkemizin kurucu Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk anısına verilen, 'Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü BM Genel Sekreteri Guterres'e takdim etmesini çok anlamlı buluyoruz. Çünkü kuralların ortadan kalktığı, kuralsız bir dünya doğru gidiyoruz. Bütün bu kuralsızlığın içerisinde Birleşmiş Milletler (BM) düzeni doğrudan BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyeleri tarafından tahrip ediliyor ve değerleri ortadan kaldırılıyor. Halbuki BM'nin temsil ettiği şey; kurala dayalı bir düzendir. Adaletin ve barışın tesisi için uluslararası düzenin kurallara dayalı işlemesi gerekmektedir. Her tarafta savaş tamtamlarının çaldığı, canavarca birtakım işlerin konuşulduğu ve güçlü olanın güçsüzü ezeceği anlayışına doğru gidildiği bir dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın, BM Genel Sekreterine bu ödülü vermesi Türkiye'nin kurallara ve değerlere dayalı uluslararası düzene bağlılığını, bunu desteklediğini ve bunun öneminin altını çizen önemli bir yaklaşımdır" ifadelerini kullandı.
'İRAN TAMAMEN HAKSIZ, HUKUKSUZ BİR SALDIRIYLA KARŞI KARŞIYADIR'
ABD-İsrail ve İran arasında süren savaşı değerlendiren Çelik, "Uluslararası hukuk ve kurallara dayalı düzen açısından İran; tamamen haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz, gayrimeşru bir saldırıyla karşı karşıyadır. Burada rejim, güvenlik, nükleer ve füzeler ile ilgili sorunlardan bahsediliyor ancak bütün bunların çözüleceği yer müzakere masasıydı. Tam müzakere masası kurulmuş ve görüşmeler sürerken tüm bunların yapılması aslında barış iradesinin ve müzakerelerin hedef alındığı bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı. Bundan sonra da kaosu toparlamak için yeniden müzakere ve diplomasinin hayata geçirilmesi gerekirken maalesef yapılan şey birçok ülkeden savaş gemisi ve savaş uçağı istemekten ibaret oluyor. Bu gidişin sonu iyi değil, bu gidiş işi başlatanların kontrol edemeyeceği bir noktaya gidiyor. Bu işlere girerken bir karar verilir ancak çıkış kararını vermek çok kolay olmaz. O yüzden hayatın her alanında temel ilkedir; bir çıkış planınız yoksa hiçbir işe girmemelisiniz. Hele ki uluslararası toplumu böylesine sarsacak, Hürmüz Boğazı meselesinden bölge barışını tehdit edecek birtakım gelişmeleri doğuracak bir iş karşısında böylesine bir tablonun ortaya çıkması, kız çocuklarının okulda iki kez bombalanarak vurulması bir felakettir. Ancak daha büyük felaketlerden birisi de şu; İsrail'in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurması. Bakın devletleri terör örgütlerinden ayıran şey kurallı hareket etmelidirler. Bir takım saldırılar yapıldığında meşru ve gayrimeşru temeller olur. Meşru temeli, BM kararı veya bir ülke saldırıya uğrarsa meşru müdafaa hakkını kullanır. Ancak İsrail'in yaptığı bütün saldırılar gayrimeşru, haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve vahşidir" diye konuştu.
Çelik ayrıca savaşın bir an önce sona ermesi ve tarafların müzakere masasına oturması gerektiğini söyledi.
'MEZHEP TARTIŞMALARI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ ZAYIFLATMAYA ÇALIŞAN GÜNDEMLERDİR'
Çelik, ABD-İsrail ve İran arasında süren savaşın Türkiye iç kamuoyuna yansımaları hakkında şöyle konuştu;
"İç kamuoyumuzda kesinlikle ve kesinlikle bu meseleler değerlendirilirken mezhep tartışmalarından uzak durulması gerekir. İran, Suriye, Lübnan meselelerini ve aktörlerini değerlendirirken mezhep tartışması üzerine yürütülmesi çok tehlikeli ve birtakım dış destekli sosyal medyanın da algoritmalarıyla oynanarak gündemleştirilen ve böylelikle bağışıklık sistemimizi zayıflatmaya çalışan gündemlerdir. Mezhepler ile ilgili tartışma yüzyıllardır var. Birtakım siyasi olaylarda bazı ülkelerin mezhepçi yaklaşımları görüldü, bunlar ile ilgili fikirlerimizi, eleştirilerimizi, uyarılarımızı defalarca kez söyledik; keza Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman, 'Mesele Sünnilik-Şiilik meselesi değil, mesele Müslüman olma meselesidir. Mesele, Müslümanların birliği ve insanlığın barışıdır' temelindeki yaklaşımını en güçlü şekilde ortaya koydu. Şimdi komşumuz İran haksız ve hukuksuz bir saldırıya uğrarken durulması gereken yer; Türkiye'nin milli güvenliği konusunda kararlı olmak, bölge barışının korunması konusunda kararlı olmak ve küresel barışı da tehdit eden kurala dayalı düzeni ortadan kaldırmaya çalışan bütün şer şebekelerine karşı durmaktır."
'TÜRKİYE MİLLİ GÜVENLİK AÇISINDAN EN HASSAS ÜLKELERDEN BİR TANESİDİR'
İran'ın Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği saldırıların doğru olmadığını ifade eden Çelik, İran tarafından Türkiye'ye füze atılması ile ilgili, "İran tarafı, 'Türkiye'yi hedef alacak bir füze atmadığını' söylüyor ancak bizim de çeşitli radar sistemleriyle gördüğümüz şeyler var. Dolayısıyla bütün bu tartışmayı şöyle bağlayalım; eğer bu oradaki ayrıksı bir unsurun kendi başına yaptığı bir iş ya da yolunu şaşırmış bir yaklaşımsa Türkiye durur. Ancak aynı zamanda Türkiye dünya üzerinde milli güvenlik açısından en hassas ülkelerden bir tanesidir. Milli güvenliğimiz; erteleme, pazarlık veya herhangi bir tenzilatı kabul etmez. Dolayısıyla biz bugün ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlış politikalarına da göz yummak zorunda değiliz. Tabii çeşitli yerlerde özellikle birtakım Siyonist çevrelerde, 'Türkiye'yi bu ateşin içine sokmaya çalışan yaklaşımları' görüyoruz. Türkiye bu ateşten uzak duracaktır. Bugün Türkiye bir barış ülkesi, hakkın, doğrunun yanında duran ve doğru diplomasi yapan bir ülke olma iradesi, Cumhurbaşkanımız ve tüm kurumlarımız tarafından en güçlü şekilde korunmaktadır" dedi.
'CHP GÜNDEMİNE HAKİM DEĞİL'
Çelik ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkındaki iddialar üzerine Çelik, "Sayın Özel günlerdir, 'Ben bu konuyla ilgili açıklama yapacağım' diyordu. Fakat açıklamanın tarihini sürekli olarak erteledi. Bu durum da CHP içerisinde halen görev yapan milletvekilleri ve bazı CHP'liler tarafından eleştirildi. 'Adalet Bakanımızı ne için hedef aldığını biliyoruz. Sayın Bakanımızın açıklamasında da var; bütün devlet görevlileri düzenli olarak mal varlıklarını bildiriyor. Özgür Özel'in önüne koyulan bir iddia silsilesini büyük bir icat gibi okuduğunu sonrasında ise bunun yalan olduğunu pek çok kez gördük. O sebeple şunu söyledik; ilk başta da CHP için şunu söyledik; mutfakta biri var. Dış politikadan iç politikaya kadar, en son bölgede savaş var, her taraf yangın yeri Özgür Özel, Türkiye'nin savunma sanayisini hedef alıyor. Yunanistan da bir siyasetçinin ya da etrafımızda bizi rakip olarak gören bir ülkenin, ülkemizin savunma sanayisini hedef almasını anlarız ancak bu iş neden Özgür Özel'e düşüyor. Burada şöyle bir şey var; bu kadar köklü bir partide orijinal bir siyaset üretilemiyor, kendisine has bir siyaset yok ve CHP gündemine hakim değil. Kes-kopyala-yapıştır gündemiyle hareket ediliyor. Malvarlığı ile ilgili olarak Sayın Bakanımız cevabını verdi. Bunların hepsi Özgür Özel tarafından iddia edilen, belge ve delil koyulmayan havada kalan iddialar. Burada Özgür Özel cumhuriyet tarihinde şu rekora sahip ve bu rekoru kimse kıramayacak; silgisi kaleminden önce biten tek siyasetçidir. O kadar çok yanlış yapıyor ki sürekli silgi kullanmak zorunda kalıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Son Dakika › Politika › Ömer Çelik: Türkiye bu ateşten uzak duracaktır - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.