TBMM, Okul Saldırılarını Araştırıyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

TBMM, Okul Saldırılarını Araştırıyor

TBMM, Okul Saldırılarını Araştırıyor
13.05.2026 20:25

Komisyon, çocuk psikiyatri uzmanlarıyla saldırıların nedenlerini ve çözüm önerilerini ele aldı.

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, çocuk ve ergen ruh sağlığı, çocuk psikiyatri ve sosyal pediatri alanında uzman akademisyenleri dinledi.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.

Toplantıda sunum yapan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Adli Tıp Kurumu Altıncı Adli Tıp İhtisas Kurulu üyesi Doç. Dr. Alperen Bıkmazer, akran zorbalığının, sadece okul ve aileler tarafından değil toplumun bütün katmanları tarafından ele alınması gereken bir problem olduğunu söyledi.

Hem mağdur hem de suça sürüklenen çocuklarda olumsuz çocukluk deneyimi oranının diğer çocuklara göre çok fazla olduğunu vurgulayan Bıkmazer, "Şiddet içeriklerine yoğun maruziyetin olması zihinlerde bir normalizasyon sağlayabiliyor. Adli Tıp Kurumunda çocuklara oynadıkları oyunları ya da izledikleri dizileri sorduğumuzda hep aynı şeyleri söylüyorlar. Artık biz bir süre sonra 'Şunu izliyorsun, bunu oynuyorsun değil mi' diye sorunca 'Evet, nereden bildiniz' şeklinde geri bildirimler alıyoruz." diye konuştu.

Son dönemde yaşanan olaylara bakıldığında çocukların silaha çok kolay erişim sağladıklarının altını çizen Bıkmazer, çocukların artık deneyimleri ve yeni bilgileri, ebeveynlerinden, sosyal ortamlarından ve yakın çevresinden değil sosyal medyadan ya da yapay zekadan öğrenmeye başladıklarını anlattı.

Suç ya da şiddet eğilimli çocuklardaki psikiyatrik problemlere dikkati çeken Bıkmazer, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Normal popülasyondan hemen hemen 7-8 kat fazla olduğunu artık bütün çalışmalarda görüyoruz. Özellikle dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu. Kahramanmaraş olayında da gördük. Aileler, öneriler olsa da çocuklarını çocuk psikiyatrisine getirmiyorlar. Getirseler de ilaç yazdırmak, belirli tanıların sisteme girilmesini istemiyorlar. Çünkü çocuklarının etiketlendiklerini düşünüyorlar. Asker, polis, pilot olunmasının önünde bir engel olduklarını ifade ediyorlar. 'Bizim çocuğumuz zaten asker, polis olamayacak ama ya 10 sene sonra cerrah da hakim de olamazsa' gibi farklı endişeleri var. Bu da aynı Maraş olayında gördüğümüz gibi ruh sağlığı alanında yardım alma önlemine bir engel gibi gözükmekte."

Cinsel suç işleyen çocukların, diğer suçları işleyen çocuklara göre daha erken yaşlarda kişisel bilgisayara sahip olduklarını dile getiren Bıkmazer, "Kişisel bilgisayara daha erken sahip olan çocuklarda cinsel suç daha fazla görülüyor. Muhtemelen denetim eksikliğinden dolayı cinsel uyaranlara çocuklar daha erken yaşta maruz kalıp o uyaranları zihinlerinde işlemleyemiyorlar ve bundan dolayı bir risk faktörü oluşturuyor." dedi.

Bıkmazer, okul terkinin veya okula ara vermenin çocukların suça sürüklenmesini ve madde kullanım riskini 2-3 kat artırdığına dikkati çekerek, okullaşma oranının artırılması ve okul terkinin önüne geçilmesi konusunda daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğini kaydetti.

"Çocuklar için dijital, olağan bir durum"

İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci de TÜBİTAK desteğiyle Türkiye genelinde yürütülen "Krizler Çağında Çocuk Olmak: Türkiye'de Pandemi Sonrasında Çocukların İyi Olma Halini Yeniden Düşünmek" başlıklı araştırmaya ilişkin bilgi verdi.

Araştırmanın bulgularının, çocukların dijital dünyayı farklı şekillerde deneyimlediğini ve bu alanın hem riskler hem de fırsatlar barındırdığını ortaya koyduğunu dile getiren Semerci, şöyle devam etti:

"Dijitali biz yeni bir alan olarak tarif ettik. Yani dedik ki bugün yaşadığımız çağda riskleri ve fırsatları koymalıyız. Birincisi çocukların gözünden dijital olan dünya ve dijital olmayan dünya diye bir ayrım yok. Çocuklar için dijital, olağan bir durum. Dijital ortam çocukların olağan akışıdır ve dijital ortam sadece sosyal medya değildir. Yani 15 yaş altına sosyal medyayı yasaklama tartışmasının çok ötesinde bir şeyden bahsettiğimizi anlamamız gerekiyor. Türkiye ve dünyada var olan eşitsizlikler, sınıfsallıklar, kesişimsel kırılganlıkların hepsi dijitale yansıyor. O yüzden artık dijital dünya yerine dijital alan demeye çalışıyoruz."

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilüfer Koçtürk ise çocuklarda saldırganlığa ilişkin sunum yaptı.

Şiddet davranışının tek bir bireysel anomali değil, ailesel, kurumsal ve toplumsal etkenlerin birbirini beslediği sistematik bir çöküşün sonucu olduğunu ifade eden Koçtürk, "Çocuğun kendisini yetersiz görmesi bireysel çarpıtmalara yol açıyor. Çocuk kendisini yetersiz görüyor, dışlanıyor ve intikam düşünceleri oluşuyor. Tanınma duygusu ve tarihe damga vurma isteğiyle 'Ben kendimi öyle güçlü hissedeceğim ki bunları yapınca, hiç kimse beni unutmayacak. Benim gücümü görecekler. İnsanlar beni tanıyacak' diyor." ifadelerini kullandı.

"Ailenin desteklenmesi çok önemli"

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, okulda ve ergenler arasında şiddetin önlenmesine ilişkin bilgi verdi.

1990'lı yılların sonundan itibaren istismara ve şiddete uğrayan çocuklarla çalıştığını belirten Ulukol, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Aile başat rol alıyor. Çocuğun ailesini aynaladığını bilmemiz lazım. Bir çocuk ergenlik dönemindeki yanlış ya da aşırı davranışları aslında aileyi anlatıyor. Bu nedenle ailenin desteklenmesi çok önemli. Ayrıca çocuğun, ailenin ardından örnek alabileceği ikinci alan okul ve öğretmenleri. Eğer çocuk hem ailede hem de okulda sahiplenilmediyse işte o zaman çeteler ya da sosyal medya üzerinden arkadaş olduğunu sandığı insanlar tarafından sahipleniliyor."

Komisyon toplantısında milletvekilleri de görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi.

Kaynak: AA

Son Dakika Politika TBMM, Okul Saldırılarını Araştırıyor - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement