Avustralya'nın Sığınmacı Politikası - Son Dakika
Son Dakika Logo

Avustralya'nın Sığınmacı Politikası

17.06.2015 19:46

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Melbourne'da mülteciler için düzenlenen protesto yürüyüşleri- Mülteci hakları savunucusu Pamela Curr ile röportaj- Labor for Refugees Eş Başkanı Robin Rothfield ile röportaj- Protesto görüntüleri Avustralya'nın sığınmacı politikası- Mülteci hakları savunucusu Pamela Curr, Avustralya hükümetinin sığınmacı politikasını ve Nauru'da bulunan gözaltı merkezindeki koşulları "skandal" olarak nitelendirdi- Curr: - "İnsanlara kapılarını, kalplerini, beyinlerini kapatan bir ülkeye dönüşüyoruz"- "Hükümet herkesi Nauru'ya gönderecek" RECEP ŞAKAR - Avustralyalı mülteci hakları savunucusu Pamela Curr, Avustralya hükümetinin sığınmacılara uyguladığı kuralları sert şekilde eleştirerek Nauru'da bulunan gözaltı merkezindeki yaşam şartları için "Bu Avustralya gibi bir ülke için skandal" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Melbourne'da mülteciler için düzenlenen protesto yürüyüşleri- Mülteci hakları savunucusu Pamela Curr ile röportaj- Labor for Refugees Eş Başkanı Robin Rothfield ile röportaj- Protesto görüntüleri Avustralya'nın sığınmacı politikası- Mülteci hakları savunucusu Pamela Curr, Avustralya hükümetinin sığınmacı politikasını ve Nauru'da bulunan gözaltı merkezindeki koşulları "skandal" olarak nitelendirdi- Curr: - "İnsanlara kapılarını, kalplerini, beyinlerini kapatan bir ülkeye dönüşüyoruz"- "Hükümet herkesi Nauru'ya gönderecek" RECEP ŞAKAR - Avustralyalı mülteci hakları savunucusu Pamela Curr, Avustralya hükümetinin sığınmacılara uyguladığı kuralları sert şekilde eleştirerek Nauru'da bulunan gözaltı merkezindeki yaşam şartları için "Bu Avustralya gibi bir ülke için skandal" dedi.Sığınmacılar Bilgi Merkezi'nde (ASRC) görevli Pamela Curr, AA muhabirine, sığınmacıların Kamboçya'ya yerleştirilmesini öngören anlaşma ve Nauru'da bulunan gözaltı merkezindeki yaşam şartlarıyla ilgili bilgi verdi.Avustralya hükümetinin, sığınmacıları Kamboçya'ya göndermek için bu ülkeyle anlaşma yaptığını anımsatan Curr, anlaşmanın "şoke edici" olduğunu söyledi. Curr, bunun için Kamboçya'ya 40 milyon dolar verileceğini ifade ederek "Biz bir göçmen ülkesiyiz. Dünyanın birçok yerinden buraya gelen insanlar sayesinde güçlü ve zenginiz. Şimdi gelmesi gereken insanlara kapılarını, kalplerini, beyinlerini kapatan bir ülkeye dönüşüyoruz" diye konuştu.Curr, Nauru'daki gözaltı merkezinde bir tür vizeyle mülteci statüsüne geçen 77'si çocuk 400 kişinin zor şartlarda yaşam mücadelesi verdiğini söyleyerek merkezde kötü koşullarda hayatlarını sürdüren sığınmacıların çalışamadığını çünkü iş bulduklarında yerliler tarafından dövüldüğünü anlattı.Sığınmacıların sokağa çıktıklarında taşlandığını, genç kadınların tecavüze uğradığını, polisin hiçbir şey yapmadığını belirten Curr, çocukların okula gidemediğini çünkü dövülmekten korktuklarını vurguladı.- "Güvenlik görevlileri kadınlara tecavüz ediyor, çocukları taciz ediyor"Pamela Curr, merkezin içinde de durumun farklı olmadığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "İnsanlar kampın içinde yoksulluk içinde yaşıyorlar. Yeteri kadar su yok. Şanslılarsa 2 dakikalık duş alabiliyorlar. Çocuklar için yeterli yemek yok. Fareler ve pislik var. Daha da kötüsü güvenlik görevlileri kadınlara tecavüz ediyor, çocukları taciz ediyor ve bu cezasız kalıyor. Hiç kimse bir şey yapmıyor. Bu Avustralya gibi bir ülke için skandal." Hükümetin Nauru gözaltı merkeziyle iletişimi kesmeye çalıştığını söyleyen Curr, sığınmacılara bakan hekimlerin bu konuda konuşmaları halinde 2 yıl cezayla karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Nauru adasında internet hizmetinin kesildiğini düşündüğünü ifade eden Curr, telefon hizmetinin de çok kötü ve pahalı olduğunu anlattı. Curr, "Bizim adımıza yapılan bu kötülükleri saklamaya çalışıyorlar" dedi.Melbourne'de bulunan Broadmeadows Transfer Merkez'inden biri bebek sekiz kişinin daha Nauru'ya gönderildiğini öğrendiklerini aktaran Curr, "Bir aile ve 4 aylık bebeklerini aldılar ve bu insanlar 8-9 saat ortadan kayboldu. Sonra anladık ki Nauru'ya götürmüşler. Kamptaki ortam insanlık dışı, kaygılıyız çünkü Nauru'ya gönderilme ihtimali olan 12 bebek daha var. Hayatta kalabilirler mi bilmiyoruz" diye konuştu."Öldüklerini duyarsak şanslıyız"Curr, Nauru'daki merkezde yaklaşık bin 170 kişinin kaldığını belirterek "Bence hükümet herkesi Nauru'ya gönderecek, kapıları kapatıp, iletişimi kesecek. Öldüklerini duyarsak şanslıyız" ifadesini kullandı.Avustralya İşçi Partisi'nin mülteci haklarını savunan birimi "Labor for Refugees"in Eş Başkanı Robin Rothfield da Avustralya'nın yönettiği gözaltı merkezlerindeki uygulamaların sığınmacılara ruhsal ve fiziksel zarar verdiğini söyledi.2010'da "Yılın Avustralyalısı" seçilen Profesör Pat McGrorry'nin gözaltı merkezlerini "akıl hastalığı ve ruhsal bozuklukları üretmek için kurulan fabrikalar" olarak tarif ettiğini anımsatan Rothfield "Bence orada ne yaptıklarını çok iyi özetliyor. Merkezde kalanlara ruhsal ve fiziksel olarak zarar veriyorlar" dedi.Teknelerle Avustralya'ya gelen sığınmacılara uygulanan yasal prosedüre işaret eden Rothfield, şunları kaydetti: "Avustralya'ya sığınma talebiyle gelenlerin, sağlık ve güvenlik kontrolleri yapılırken kontrol altında tutulmaları normal. Bu işlemler 90 günden fazla sürmemeli. 90 günden fazla sürecekse buna mahkeme karar vermeli. Mahkeme kararı yoksa bırakılmaları gerekir."Ülkeye gelen sığınmacı sayısının Ürdün ve Türkiye'ye gidenlere göre çok az olduğuna dikkati çeken Rothfield, "Buraya gelenler okyanusta bir damla. Gelenlerin kabul edilmemesi utanç verici" diye konuştu.Avustralya tarafından yönetilen ülke topraklarında ve bölgedeki adalarda 24 gözaltı ve transfer merkezi bulunuyor. Bu gözaltı merkezlerinin bir kısmı kapalı durumda. 699'u çocuk olmak üzere 3 bin 624 sığınmacının bulunduğu gözaltı merkezlerinde bekleme süresi 3 ay ile 2 yıl arasında değişiyor.Avustralya'da gözetim merkezlerinde kalan 3 bin 624 sığınmacının dışında, teknelerle gelip kalıcı vize bekleyen mültecilerin sayısı ise 24 bin 500. Bunlardan 5 bini işlemleri tamamlanarak mülteci hakkını elde etmiş olmalarına rağmen henüz vizelerini alabilmiş değil.Sığınma talebinde bulunmak için geldikleri Avustralya'da gözaltı merkezlerinde tutulanlara yönelik saldırılar raporlarla kayıt altına alındı.Adalet Bakanlığına bağlı bağımsız İnsan Hakları Komisyonu, Birleşmiş Milletler ve çocuklara yönelik saldırı iddialarını araştırması için atanan Philip Moss tarafından hazırlanan raporlara göre, gözaltı merkezlerinde özellikle kadınlar ve çocuklar cinsel ve fiziksel saldırıya maruz kalıyor. Avustralya hükümetinin mülteci ve sığınmacılara yönelik uygulamaları, muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları ve insan hakları örgütleri tarafından eleştiriliyor.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Avustralya'nın Sığınmacı Politikası - Son Dakika


Advertisement