Çetenin Oyununu Bozacak Savcı Aranıyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

Çetenin Oyununu Bozacak Savcı Aranıyor

Çetenin Oyununu Bozacak Savcı Aranıyor
19.05.2015 11:45  Güncelleme: 12:14

Şanlıurfa'da içerisinde resmi kurum elemanlarının da bulunduğu Mera Çetesi, tapu sözü vererek ağaçlandırma sahalarını parsel parsel satıyor.

>> İçerisinde resmi kurum elemanlarının da bulunduğu Mera Çetesi, köylerdeki meraların vasfını değiştirip ağaçlandırma sahası yapıyor sonra da ellerinde muhtarlardan aldıkları vekaletlerle ileride tapu yapmak vaadiyle burayı parsel parsel satıyor.

>> Hemen hemen tüm ilçelere bağlı köylerde aynı durum söz konusuyken en büyüğü ve en fazlası Karaköprü'de gerçekleşiyor. Sadece Bölücek Köyü'ndeki 8 bin dönümlük meranın en ölü fiyatı 400 milyon TL. Karaköprü'deki vurgun milyarlarca liralık.

>> Meraların illegal yollardan satılmasıyla hem devlet hem köylü hem müşteri dolandırılıyor. Aynı zamanda köylerdeki hayvancılık bitiriliyor. Bu yüzden mevsimlik tarım işçisi adayı da giderek artıyor. Vurgun engellenmezse kanlı olaylar da çıkacak.

>> Vurgun yapılmasa dahi muhtarlıklara devri yapılan araziler yüzünden kanlı olaylar da çıkabilir. Bugüne kadar elinde çok imkan bulunmadığı halde muhtarlık seçimlerinde silahlar konuşuyor, çok sayıda insan ölüyordu. Bundan sonrası daha da tehlikeli.

YAZI DİZİSİ -I- MUSTAFA ARISÜT/ İPEKYOL

Hem devletin hem köylünün hem hayvanların hakkına tecavüz ediliyor. Her ilçenin mera çetesi birbirinden ayrı ancak yapılan vurgunun yöntemi aynı. Muhtar ortak ediliyor, karar defterinden vekalet alınıyor, orman müdürlüğü ve mera komisyonuna başvuru yapılıp ağaçlandırılması isteniyor, bir yandan da eldeki vekaletle henüz tapusu olmadığı için değerinden biraz düşük rakamlarla meralar parsel parsel satılıyor. Buraların mera vasfını yitirmediği ve hayvancılığın devam ettiğini bildikleri halde vasıf değişikliğine "onay veren" Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Valiliğe bağlı Mera Komisyonu, Orman İşletme Müdürlüğü, Jandarma Karakolları, Tapu Kadastro İl Müdürlüğü ve ilçe kaymakamlarının tamamı aslında bilerek yada bilmeyerek usulsüzlüğe alet oldu. Şanlıurfa'nın en uyanık köyü ise yine Karaköprü'ye bağlı Horzum Köyü çıktı. Burada bir ailenin itirazı sonucu mera talan edilmekten kurtarıldı. Yine merası "ağaçlandırılma" adı talan edilmek istenen Gölpınar Köyü'nde ise, Mera Çetesi uzak tutularak köylüler arasında pay edildi. Yaylacık Köyü de vurgunu bir çobanın fark etmesi sonucu açığa çıkardı. Ancak geç kalındığından vasfı "ağaçlandırma sahası" olarak değiştirilen mera, bu arada parsel parsel satılmaya başlandı. Köylü savcılığa suç duyurusunda bulundu. Soruşturma başlatıldı. Mera Çetesi elemanlarının ifadesi alındı. Bu nedenle Yaylacık'taki meranın akıbeti henüz belli değil.

KÖYLÜDEN ÖNCE VURGUNCULARIN HABERİ OLUYOR

2012 yılında bir karar alınıyor. Mera vasfını yitirmiş arazilerin köylülerin müracaatı halinde iklim ve gelir koşullarına göre Orman İşletme Müdürlükleri tarafından ağaçlandırılıp, "bakması" ve "koruması" için muhtarlıklara teslim edilmesi öngörülüyor. Böylece hem ağaçlık alanların artması hem de köylünün bundan ortak bir gelir elde etmesi hedefleniyor. Çoğu zaman olduğu gibi, bu gelişmeden köylüden önce arsa vurguncuları haberdar oluyor. İki yıldır ortaya çıkan Mera Çetesi, muhtarları bir şekilde kandırıp hem köylüyü hem devleti hem de buldukları müşterileri aynı anda dolandırmaya başlıyor.

JANDARMA HAREKETE GEÇMEYİNCE KENDİSİ SİLAHLANIYOR

Gazete İpekyol'un ortaya çıkarmak için yaklaşık iki aydır takip ettiği bu vurgunu, bir ay önce Yaylacık Köyü'nde bir çoban da fark etti. Şanlıurfa'nın hemen hemen tüm ilçelerindeki bu meralar arsa vurguncuları olan Mera Çeteleri tarafından talan edilirken, Yaylacık'taki Reşit Avcı isimli çoban, koyunlarını otlatmak için götürdüğü meranın sürüldüğünü ve çukurlar kazıldığını görünce araştırma yapmaya başlıyor. İzini sürdüğü 200 dönümlük meranın başka bir köyde yaşayan İ.B. tarafından 49 yıllığına kiralandığı bilgisini alıyor. Ayrıca İ.B. adına işin takipçisi olarak M.Ç.'nin muhtarlık karar defterinden muhtar vekili olarak yetki belgesi aldığını, hem mera vasfından çıkarılması için resmi kurumlar bazında girişimde bulunduğunu hem de elindeki vekaletle araziyi parsel parsel satmaya başladığını öğreniyor. Durumu köylülere anlatıyor. Hem hayvanlarını otlatacak meradan hem de köylerinin ortak kullanım alanı olan 200 dönümlük araziden olacaklarını anlayan köylü defalarca Jandarma Karakoluna şikayette bulunuyor. Jandarma harekete geçmeyince tüfeğini kuşanan Reşit Avcı, merada çalışma yapan Orman Müdürlüğü işçilerini İ.B.'nin elemanları olduğunu sanıp uyarı ateşi açıyor.

KENDİLERİNİ UYANIK SANIP UCUZ ALIYORLAR

Başvuru sonucu 2014 yılının 3'üncü ayında hazineden arazinin ön tahsisini alan Orman İşletme Müdürlüğü, Yaylacık'ta 195 ve 196 nolu 200 dönümlük meranın büyük bir kısmında fıstık ve çam ağaçlandırma çalışması yapıyor. Yasaya göre bakımı ve korunması için 2014 yılının 11'inci ayında muhtarlık tüzel kişiliğine "taahhüt senedi" ile devrini yapıyor. Arazinin muhtarlığa devriyle birlikte kontrolü tamamen ele geçiren Mera Çetesi, 5'er, 10'ar dönüm satışları hızlandırmaya başlıyor. "Şimdilik arazinin işletim hakkı bizde ancak ileride tapu da yapılacak" denilerek yarı fiyatına satış yapılıyor. Bazı kendini uyanık sanan yatırımcılar ucuz arsa aldığını sanıp avunurken bazı bilinçli yatırımcılar ise resmi kurumlara giderek yaptığı araştırma sonucu buranın hiçbir zaman tapusunun verilmeyeceğini anlıyor ve satın almaktan vazgeçiyor. Çete ilk etapta elde ettiği avanslarla resmi kurumlara yönelik rüşvet için kaynak elde ediyor.

OKUMA-YAZMASI DAHİ OLMAYAN MUHTARIN İFADESİ

Bundan sonra kısmen şikayetleri dikkate alan Akziyaret Jandarma Karakolu, Yaylacık'taki merada traktörle bir kişinin çalışma yaptığı ihbarını alması üzerine köye geliyor. İki köylünün şikayeti üzerine başta İ.B. olmak üzere H.D., M.Ç. ve M.A. adlı dört kişi hakkında şüpheli olarak işlem yapar. Şüpheli dört kişiyi tutuklanmaktan kurtaran ise okuma-yazması dahi olmayan 65 yaşındaki Muhtar Halil Avcı'nın ifadesine dayandırılır.

İFADE SONUCU JANDARMA SUÇ OLMAĞINA KANAAT GETİRİYOR

Jandarma Karakolu'nun 02.01.2015 tarihli tutanağında yer alan ifadede şunlar yer aldı: "Komutanlığımızın sorumluluk alanında bulunan Yaylacık Mahallesinde ikamet eden bir şahsın komutanlığımızı arayarak köyün merasının İlyas B. ve Mehmet Ç. isimli şahıslar tarafından zorla sürüldüğünün ve bu nedenle köyde çok büyük bir olayın çıkacağını bildirerek telefonu kapatmıştır. İhbarın alınmasına müteakip belirtilen adrese yeterince kuvvetle gidildiği, köyün merası olarak bilinen ve Orman Müdürlüğüne ait olan ancak mahalle muhtarlığına teslim edildiği bildirilen arazinin olduğu yere gidildiği, tarladan çıkan bir traktör görüldüğü, traktörün durdurularak neden bu tarlaya sürüldüğünün sorulduğu, traktör şoförü olan Hasan D. isimli şahsın beyanında bu tarlayı kendisine Hamurkesen Mahallesinde ikamet eden Mehmet Ç. isimli şahsın para karşılığında sürdürdüğünü beyan etmiştir. Tarlada yapılan incelemede arazinin etrafının telle çevrili olduğu, içerisinde fıstık ve çam ağaçları fidanlarının ekili olduğu tarlanın Hasan D. isimli şahıs tarafından sürülmüş olduğunun görüldüğü, mahalle muhtarı olan Halil Avcı isimli şahsa bu arazinin neden bu şahıs tarafından sürüldüğünün sorulduğu, Mahalle muhtarı olan Halil Avcı isimli şahsın beyanında belirtilen arazinin; üç yıl bakım ve koruma sorumluluğunun köy tüzel kişiliğinde olduğunu, sorumlusunun kendisinin olduğu, yaşlı olmasından dolayı bakımını yapamadığı ücret karşılığında bakımını kardeşi Mehmet A. ile yeğeni olan Mehmet Ç. isimli şahsa verdiğini beyan ettiği, olay mahallinde gerekli emniyet tedbirleri alınarak herhangi bir olayın olmasının önlendiği olay mahallinde başka bir suç ve suç unsuruna rastlanılmamıştır."

VURGUNA ORTAK OLMAYACAK AZANIN YERİNE SAHTE İMZA!

Köylünün şikayeti üzerine ifade veren muhtar azalarından Abdulkadir Avcı, kendisinin bu konuda ne imzasının alındığını ne de olaydan haberdar olduğunu belirtti. Avcı, Akziyaret Jandarma Karakolu'na verdiği ifadede, "Yaylacık Mahallesinin üçüncü azasıyım, iddia edilen hususların hiç birinden haberim yoktur. Şikayet edilene kadar bu konuda ne olduğunu bilmiyordum. Bu olayın ne zaman nasıl olduğunu bilmiyorum. Ben bu işi Büyükşehir yasası çıktıktan sonra Büyükşehir belediyesinin mesire yeri olarak yapıldığını sandım sonra belirtilen bölgenin kazıldığını gördüm. Ancak nasıl veya kimin tarafından ekildiğini bilmiyorum. Belirtilen bölgeyle ilgili başka bir bilgim veya ilgim alakam yoktur. Bu konuyla ilgili attığım herhangi gibi bir imza da yoktur, belirtilen bölgeyi de ben kimseye kiraya vermedim. Verildiğini de duymadım." dedi.

İŞİN EN VAHİM KISMI İSE AĞAÇLANDIRMA HİKÂYE!

Meralar ağaçlandırma adı altında talan edilirken aslında büyük oranda ortada böyle bir şey de yok. Yaylacık Köyü'nde meranın bir kısmında külliye yapıldığı bir kısmında ise tapusuz bir şekilde şahıslara satılan arsalarda ev yapıldığı görülürken burada yere atılan çam fidanlarının da kuruduğu ortaya çıktı. 200 dönümlük arazinin büyük bölümünde çukurlar kazıldığı halde fidanlar dikilmemiş. Binlerce çam fidanı tüplerinden dahi çıkarılmadan toplu bir şekilde bırakılıp kurumaya terk edilmiş.

Kaynak: Temsilci

Son Dakika Güncel Çetenin Oyununu Bozacak Savcı Aranıyor - Son Dakika


Advertisement