Cevdet Yılmaz: Kalkınmada Denge Sağlanmalı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cevdet Yılmaz: Kalkınmada Denge Sağlanmalı

11.04.2026 13:48

Cevdet Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kalkınma hedeflerini ve yatırımları değerlendirdi.

Haber: Ahmet ÜN – Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN

(DİYARBAKIR) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Son 23 yılda biz iki şeyi aynı anda yapmaya çalıştık. Bir taraftan uzun bir geçmişin ihmallerini gider çalıştık. Bir taraftan da güncel ihtiyaçları karşılamaya çalıştık. Şimdi bizim birçok bölgemizde güncel ihtiyaçları karşılamaya çalışıyoruz. Ama Doğu Güneydoğu'da hem geçmişin ihmallerini telafi etmeye uğraşıyoruz. Hem de bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Bu kolay bir iş değil ama büyük oranda başardığımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır'da, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Vakfı, ev sahipliğinde düzenlenen "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Tarım, Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı"na katıldı. Yılmaz, çalıştayda yaptığı konuşmada ekonomi yatırımları ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Bölgesel kalkınma, ekonomik büyümenin ülke geneline dengeli bir şekilde yayılması, yerel potansiyelin etkin kullanılması ve toplumsal refahın arttırılması bakımından stratejik önem olduğuna işaret eden Yılmaz, şunları söyledi:

"Bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılması bir yönüyle bölgelerin refahını yükseltirken diğer taraftan genel kalkınma sürecimiz içinde sağlam bir zemin teşkil etmektedir. Türkiye Yüzyılında kapsayıcı ve topyekun bir kalkınma anlayışıyla hareket etmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştireceksek bunu sadece birkaç metropol şehrin enerjisiyle başaramayız. Tüm illerimizin, 81 vilayetimizin, tüm bölgelerimizin enerjisini harekete geçirmemiz potansiyelini maksimum düzeyde kullanmamız gerekiyor. Bu iddialı hedeflere Türkiye'yi yüzyılı hedeflerine ulaşabilelim. Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz. Kuşkusuz bu hedefe giden yol güçlü altyapı yatırımları, üretimi büyüten destekler ve bölgenin potansiyelini harekete geçiren kalkınma hamleleri kadar huzur ve güven ikliminin kalıcı şekilde tesis edilmesinden geçmektedir."

"Tüm Türkiye kayıplar yaşadı ama kalkınma anlamında ekonomik anlamda en büyük kaybı Doğu ve Güney Doğu yaşadı"

"Terörsüz Türkiye" hedefleri doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde oluşan güven ve istikrar ortamı, tarımdan sanayiye, yatırımdan istihdama kadar her alanda çok daha güçlü bir ilerlemenin kapılarını araladığını söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:"

"Geçtiğimiz 40 yıla aşkın süreçte yaşadığımız ortam, terör ve güvenlik meseleleri maalesef insani kayıplarımızın yanı sıra ekonomik olarak kalkınma bakımından da büyük maliyetler üretmiştir. Doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetlerle ilgili yaptırdığımız bazı hesaplamalarda şunu görüyoruz. Bu da minimum rakam onu söyleyeyim. En az 2 trilyon dolarlık bir kayıptan bahsediyoruz. En az, en hafifinden bu hesaplayabildiğimiz iyi kötü kısmı. Dolayısıyla bu kaynaklar boş yere sarf edilmemiş olsa. Bu bölgenin ve ülkemizin genelinin kalkınmasına kullanılmış olsa bugün Türkiye Cumhuriyeti çok daha farklı bir noktada olacaktı. Önümüzdeki süreçte şunu düşünmemiz lazım. Nasıl ki geçmişte bu kayıplar yaşandıysa özellikle de Doğu Güneydoğu Anadolu en büyük kaybın yaşandığı, en büyük kalkınma kaybının yaşandığı bölgede Doğu Güneydoğu Anadolu. Tüm Türkiye elbette kayıplar yaşadı ama kalkınma anlamında ekonomik anlamda en büyük kaybı Doğu ve Güneydoğu yaşadı. Şimdi de tam tersini düşünmemiz lazım."

"Terörün çekildiği yerde üretimin canlandığını, şehirlerin nefes aldığını, umutların büyüdüğünü açık biçimde göstermektedir."

Terörün gündemden düştüğü huzur ve güven ortamının kalıcı bir şekilde pekiştiği bir dönemde tüm Türkiye kazanacağını dile getiren Yılmaz, şöyle devam ettii:

"81 vilayetimiz, 86 milyon insanımız kazanacak ama en çok da Doğu ve Güneydoğu Anadolu kazanacak, kalkınması, gelişmesi, ivme kazanmış olacak. Bugün sahada gördüğümüz olumlu tablo, terörün gölgesinin çekildiği yerde üretimin canlandığını, şehirlerin nefes aldığını, umutların büyüdüğünü açık biçimde göstermektedir. Hayata geçirdiğimiz projeler, attığımız kararlı adımlar ve illerimizin sahip olduğu büyük imkanlarla bu sürecin önümüzdeki dönemde çok daha ileri bir noktaya taşınacağına yürekten inanıyorum. Bugün geldiğimiz noktaya kalkınmayı tek boyutlu bir mesele olarak ele alarak gelmiş değiliz. Üretim kapasitesinin arttırılmasından beşeri sermayenin güçlendirilmesine, altyapının geliştirilmesinden rekabet gücünün yükseltilmesine kadar geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu çerçevede 12. Kalkınma planında bölgesel gelişmişlik düzeylerinde yakınsama sağlanarak toplumsal refahın yaygınlaştırılması hususunu temel bir amaç olarak ortaya koymuş durumdayız. 23 yıllık hükümetlerimiz döneminde bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması hususunda yürüttüğümüz çalışmaların meyvesini vermeye başladığını ve bölgeler arası farklılığın azaltılması yönünde önemli mesafe kat ettiğimizi net bir şekilde görüyoruz."

"Bütün illerimize, bütün bölgelerimize, bütün vatandaşlarımıza eşit bir nazarla bakıyoruz"

"Son 23 yılda biz iki şeyi aynı anda yapmaya çalıştık. Bir taraftan uzun bir geçmişin ihmallerini gider çalıştık. Bir taraftan da güncel ihtiyaçları karşılamaya çalıştık" diyen Yılmaz, "Şimdi bizim birçok bölgemizde güncel ihtiyaçları karşılamaya çalışıyoruz. Ama Doğu Güneydoğu'da hem geçmişin ihmallerini telafi etmeye uğraşıyoruz. Hem de bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Bu kolay bir iş değil ama büyük oranda başardığımıza inanıyorum. Bunu yaparken de bir zihniyetle hareket ettiğimizin altını çizmek istiyorum. O zihniyet de şu. Batıda ne varsa doğuda da o olacak dedik. Kuzeyde ne varsa güneyde o olacak. Bütün illerimize, bütün bölgelerimize, bütün vatandaşlarımıza eşit bir nazarla bakıyoruz ve hepsini kucaklayıcı, kapsayıcı bir anlayışla hareket ediyoruz. İşte bu yatırımlar, bu gelişmeler, bu zihniyetin bir yansımasıdır. Bunun da altını çizmek isterim" ifadelerini kullandı."

"Coğrafyamızın avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz"

Orta Doğu'da savaşlar başta olmak üzere krizlerle sık sık karşılaşıldığını kaldeden Cevdet Yılmaz, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla işte Ukrayna, Rusya, İran, ABD, İsrail bunun son dönemdeki örnekleri. Biz de coğrafyamızın da avantajlarını kullanarak lojistikte çeşitlendirme, alternatifleri geliştirme stratejisi izliyoruz. Bu noktada önümüzde üç tane ben kritik lojistik görüyorum. Bunların üçü de aslında Doğu-Güneydoğu ile ilgili. Birincisi Kalkınma Yolu Projesi. Türkiye'den aşağıya, Orta Doğu'ya inen son dönemde yaşananlar bu projenin ne kadar anlamlı olduğunu herkese gösterdi. Sadece bir otoyol değil, yeni enerji güzergahları açısından da tartışılması gereken bir güzergah. İkincisi Zengezur koridoru. Bu da Türk Cumhuriyetleriyle Türkiye'yi doğrudan bağlantılı hale getirecek. Orta koridor dediğimiz geniş bir networkü güçlendirecek bir çalışma. Bu konuda da belli bir yere gelmiş durumdayız. Üçüncü stratejik ulaşım ağı olarak şunu görüyorum Suriyeb Suriye'de yeni oluşan ortamla birlikte geçmişte de Hicaz Demiryolu vardı biliyorsunuz. Türkiye'den Suriye'yi geçerek Ürdün'e oradan Hicaz bölgesine inen hat. Şimdi ona da modern bir çerçevede yeniden bakmamızda büyük fayda var diye düşünüyorum. Otoyollarıyla, demiryollarıyla, başka birtakım projeleriyle Suriye'de bizim için yeni bir lojistik perspektif açmış durumda. Buna da mutlaka daha yakından bakmak durumundayız."

"Terörsüz Türkiye, daha güvenli bir ortamda, entegrasyonun güçlendiği bir ortamda herkes için refah vaat ediyor"

"Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye'ye değil, bütün bölgeye daha müreffeh bir gelecek vaat ettiğini söyleyen Yılmaz, şöyle konuştu:"

"Terörsüz Türkiye, daha güvenli bir ortamda, entegrasyonun güçlendiği bir ortamda herkes için refah vaat ediyor. Avrupa'da bir refah varsa bunun bölgesel boyutunu mutlaka görmemiz lazım tek tek ülkelerin çabalarının yanı sıra oluşan bölgesel atmosferin de bu refaha zemin oluşturduğunu unutmamamız lazım. Dolayısıyla bugün belki çok sıcak çatışmalar, hiç arzu etmediğimiz manzaralar görüyoruz bölgemizde. Ama az önce altı çizildi. Bu bölge dünya tarihinde çok farklı bir bölge, bereketli hilal dediğimiz bir bölge. Buranın yine tarihinde olduğu konuma yakışır şekilde refah üreten, ilim üreten, sanat üreten, insanlığa değerler üreten bir bölge haline gelmesi hepimizin mutlaka ortak amacı olmalı diye düşünüyorum. Enerjimizi boş yere sarf etmeden bizi etnik kimlikler, mezhebi kimlikler üzerinden çatıştırıp enerjimizi israf etmeye çalışanlara prim vermeden birlik içinde, kardeşlik içinde yolumuza devam etmemiz gerekiyor. Bunu da reel projelerle, programlarla bütünleştirmemiz gerekiyor. Biz de bu perspektifle hareket ediyoruz. Ulaştırmada havayolları, demiryollarına yaptığımız yatırımlar çok çeşitli yatırımlarımız yine devam ediyor. Tabii az önce söyledim, tek sektör üzerinden artık gitmiyoruz. Çoklu bir sektörel yapı, burada tarım ve sanayi kadar turizm de çok önemli."

"Güvenlik ortamının yansımalarını önümüzdeki dönemlerde daha fazla göreceğiz"

Özellikle huzur ve güven ortamından en çok etkilenen sektör belki turizm sektörü, hızlı bir şekilde etkilenen. Dün söylendi Diyarbakır'a geçen sene 1milyondan fazla turist gelmiş, ziyaretçi gelmiş. Geçmişte nasıl bir ortam olduğunu hepimiz hatırlıyoruz. Bugün çok şükür çok farklı bir atmosfer var. Bu daha da iyi olacak. Güvenlik ortamının yansımalarını önümüzdeki dönemlerde daha fazla göreceğiz inşallah. Bir anda belki o ortaya çıkmıyor ama hani suyun kaynaması gibi belli bir eşiği geçtikten sonra bu etkiler çok daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır diye ifade etmek istiyorum. Bunun en hızlı ortaya çıktığı alanlardan biri turizm sektörü. Bu fiziki inşanın ötesinde zihinsel bir dönüşüme de ihtiyacımız var. Medya üzerinden bu bölgemizin algılanmasının bitmesi lazım. Turizm de buna bence ciddi katkı sunuyor. Bu bölgeyle ilgili oluşmuş birtakım algılar var. Bu algıların dönüşmesi lazım. Hem bölgede yaşayan insanların zihninde dönüşmesi lazım, hem tüm Türkiye'de dönüşmesi lazım. Dolayısıyla bu biraz zaman alacak ama turizm buna ciddi katkı sunuyor."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Cevdet Yılmaz: Kalkınmada Denge Sağlanmalı - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement