CHP'li Sarı, doğal gazda 1 metreküp aşımın faturayı iki katına çıkaracağını söyledi - Son Dakika
Son Dakika Logo

CHP'li Sarı, doğal gazda 1 metreküp aşımın faturayı iki katına çıkaracağını söyledi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
CHP\'li Sarı, doğal gazda 1 metreküp aşımın faturayı iki katına çıkaracağını söyledi
 Güncelleme: 

CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, TBMM'de doğal gazda ikili kademe sistemine geçildiğini, referans tüketim 1 metreküp aşılırsa faturanın iki katına çıkacağını söyledi. Düşük gelirlilere yakacak desteği için Meclis'e önerge hazırladıklarını belirtti.

(ANKARA)- CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, Türkiye'de beş haneden birinin evini ısıtamadığını belirterek "Enerji enflasyonuyla baş edemeyen iktidar enerji fiyatlarında kademeliye geçiş yaparak fiyatları katlamayı, vatandaşı daha da soğuk günlere mahkum etmeyi planlıyor. Eğer kullanılan doğal gaz miktarı belirlenen referans fiyattan 1 metreküp artarsa fatura direkt iki katına çıkıyor" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, bugün TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Sarı'nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"İktidarın ekonomik anlamda zorluklarla mücadele eden emekliye, asgari ücretliye kış için bir destek olması gerekiyor. Çünkü emeklimiz zaten geçinemiyor. Asgari ücretlimiz zaten pazarda, manavda, evinin masraflarında, çocukların okul masrafı, hastane masrafı dediğimizde, kış ayı geldiğinde bütün emekçilerimiz ve emeklilerimiz kara kara düşünmeye başlıyor. Bu anlamda ne yazık ki AKP iktidarının karnesi gerçekten çok kötü. Yıllardan beri aldıkları ekonomik tedbirler, attıkları naraları hep birlikte dinliyoruz. 'Şöyle şahlandık, bütün Avrupa bizi kıskanıyor, herkes bizi kıskanıyor'. Ama ülkenin içine gelip gerçeklerle yüzleştiğimizde bunların böyle olmadığını görüyoruz.

"BEŞ HANEDEN BİRİ EVİNİ ISITAMIYOR"

Emekli, emekçi, çiftçi, işçi, çalışan ne yazık ki kış geldiğinde evini ısıtmakta, evinde çocuğuna sıcak bir yuva kurabilmekte güçlük çekiyor. Bunun en önemlilerinden biri de ısınma masrafları. Bugün doğal gaz, kömür, odun gibi ısınma masrafları göz önüne bulundurulduğunda ülkemizin içinde bulunmuş olduğu tablo çok acı. Bunu da Eurostat verilerine bakarak ifade etmem gerekirse şu anda ısınma masrafları tespit edilen ülkeler arasında Türkiye her zaman olduğu gibi birinci sırada. Ne yazık ki acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Burada her beş kişiden biri evini ısıtamadığı gerçeğiyle ortada. Yani yüzde 19,5 hane evini ısıtamıyor bu ülkede. Beş haneden biri evini ısıtamıyor. Ortalamalarına baktığımızda Avrupa Birliği'nde (AB) 8,8. Neredeyse iki katından fazla bir oranda ülkede evini ısıtamıyor haneler, çocuklarını evlerini ısıtamadıkları gerçeğini görüyoruz. Isınamayan evler, ödenemeyen faturalar, soğukta geçirilen bir kış halkımızı bekliyor.

"ENERJİ MALİYETLERİ OECD ÜLKELERİNDEN ÜÇ KAT DAHA FAZLA ARTTI"

Bunun için iktidara bir destek çağrısında bulunacağız. Bir çözüme ortak olması gerekiyor. Herkesi kaderine bırakırsak yarın öbür gün birçok evinde çocuğunu ısıtamayan annelerin yaşadığı dramları geçmiş yıllarda yaşadık. Bu sene bu tablo daha da ağır bir şekilde canına kıyan, çocuklarına kıyan tablolara şahit oldu bu ülke, bu millet. Eğer bugün bir tedbir almazsak bu tabloları yeniden bu kış ayında yaşayacağımız gerçeğini görüyoruz. Ülkenin durumu ortada, vatandaşın ekonomik alım gücü ortada. Ama ne yazık ki alınmayan tedbirler sebebiyle de sağlıklı bir yol alamıyoruz. Biz, 'Ülkede enerji maliyetleri artıyor dediğimizde,' 'Savaş var. Türkiye savaş bölgesinde. Rusya'da savaş var, İsrail'de savaş var. Bu savaşlardan dolayı coğrafyada ciddi etkileniyoruz.' Ama OECD ortalamalarına baktığımızda tam da böyle olmadığını görüyoruz. Türkiye'nin enerji enflasyonu geçen yıldan bu yıla yüzde 46,1 artmış durumda. Emsal olacak ülkelere baktığımızda, Rusya savaşından en çok etkilenen çevresindeki ülkelere baktığımızda, OECD ülkelerine baktığımızda bu rakam 13,6. Yani neredeyse yaklaşık üç katından fazla bir oranda enerji maliyetlerinde ciddi bir artış var. Enflasyonu önemli tetikleyen unsurlardan bir tanesi de enerji maliyetleri.

"REFERANS DEĞERİN 1 METREKÜP ÜSTÜNDE TÜKETİM DURUMUNDA FATURA İKİ KATINA ÇIKACAK"

Bugün iktidar ne yazık ki bu anlamda tedbirler almadığı için enerji maliyetleri katlanarak artıyor. İşte bunun sonucunda da beş haneden bir tanesi evini ısıtamıyor, çocuğunu ısıtamıyor. Bunun sorumlusu AKP iktidarının ta kendisidir. Acı bir haber var. Artık AKP iktidarından müjde bekleme dönemi bitti. Yaşanan her konunun sonucunda fatura gariban vatandaşımıza kesiliyor. Bugün de bu enerji enflasyonuyla baş edemeyen iktidar enerji fiyatlarında kademeliye geçiş yaparak fiyatları katlamayı, ısınamayan vatandaşın faturasını arttırarak vatandaşı daha çok, daha da soğuk günlere mahkum etmeyi planlıyor. 4 Nisan 2026 itibarıyla doğal gaz faturalarında ikili kademe sistemine geçildi. Bu kademe sistemiyle beraber yüzde 50'ye yakın faturalar artacak. Uygulama da çok trajik bir şekilde planlanmış. EPDK konutlar üzerinden il il tüketim fiyatları belirlemiş. Dört kişilik bir aile üzerinden. Mesela Ankara'da ocak ayı için 344 metreküplük bir referans belirlemiş. 'Bu kadar tüketilsin' diye. Eğer 345 metreküp olursa, 1 metreküp artarsa bu fatura direkt iki katına çıkıyor. Yani birinci kademe 17,35, ikinci kademe 26,20. Doğal gazı yaklaşık 1 metreküp arttırdığınızda fiyat yüzde 50 artacak. Vatandaşımız daha bu faturalarla karşılaşmadı. Bu kara tabloyu yaşamadı. Evindeki faturayı ödeyemeyen vatandaşın sırtına AKP iktidarı bir yük daha bindiriyor. Zam yükü. Her sene olduğu gibi bu sene de doğal gaz fiyatlarında tarifeler artıyor. Bu daha uygulamayla ilgili. Önümüzdeki günlerde metreküp fiyatına yansıyacak zamlar hariç.

"İNSANLAR DOĞAL GAZ SAYACININ BAŞINDA BEKLEYECEK"

İktidarın burada aldığı tedbir vatandaşa destek olmak veya vatandaşın evinin ısı yalıtımını sağlamak, vatandaşın ısınma imkanlarını güçlendirmek yerine onun faturasına zam yapmayı tercih etti. Ayıptır, günahtır, yazıktır. Ama ne yazık ki iktidar ne ayıptan ne günahtan ne yazıktan anlamıyor. Ankara'da ocak ayında 344 metreküplük bir doğal gaz faturası 5 bin 950 lira geliyor. Eğer 345 metreküp olursa, 1 metreküp artarsa 9 bin 036 liraya çıkacak fatura. Bu demek oluyor ki evin ekonomisinden sorumlu olan anne, baba doğal gaz sayacının başında bekliyor olacak. 'Aman bu sınırı geçmeyelim. 1 metreküp daha yakarsak faturamız iki katına çıkacak. Bu saat itibarıyla vanaları kapatıyoruz' diyerek evdeki ısınmasını durdurmak zorunda kalacak. Alabileceği tek tedbir bu. Çünkü sizin dayatmış olduğunuz tablonun sonucu bu.

"BU ADİL BİR TAVIR DEĞİL"

Bu adil bir tavır değil. İnsanların gelirlerini, evinin yalıtımını, hanede yaşayan kişi sayısını, sağlık durumunu, bu evin koşullarını görmeden oldu bittiye getirerek merkeziyetçi bir anlayışla aldığınız kararların faturasını ne yazık ki gene vatandaş ödüyor. Bu adaletsizlik bir cezalandırma aracına dönüşmüş oluyor. Ay ay baktığımızda ekim ayında 1 metreküp aşarsa faturalar 744 lira, kasım ayında bin 400 lira, aralık ayında 2 bin 500 lira, ocak ayında 3 bin lira, şubat ayında 2 bin 500 lira daha faturaların üstüne eklenmiş olacak. Zaten bu faturaları ödeyemiyor vatandaş. Kasım ayındaki ısınma giderleri emekli aylığının yüzde 19'una geliyordu. Aralıkta yüzde 34'üne, ocakta yüzde 41'ine, şubatta yüzde 39, martta yüzde 36. Yani yaklaşık yüzde 35-40 oranında, zaten maaşının önemli bir kısmı ısınma giderlerine harcayan vatandaşın elinde bu zamlarla beraber ne maaş kalacak ne para kalacak. ya ısınmayı tercih edecek ya karnını doyurmayı tercih edecek. Kara kışın önünde vatandaşlarımızı rahatlatacak bir tedbir almak zorundayız. Yoksa bu alınmayan tedbirlerden dolayı borç sarmalında olan vatandaşımız daha da batağa batacak, daha da zor durumda kalacak.

"GELİRİ YÜZDE 27 ARTAN VATANDAŞIN DOĞAL GAZ MALİYETİ YÜZDE 103 ARTTI"

Kademeden bağımsız olarak doğal gaz fiyatlarına her yıl zam yapılıyor. 2022'de 5 lira olan doğal gaz 2023'te 6,5, 2024'te 9,5, 2025'te 12,5, 2026'da 17,35 olarak zamlanıyor. Bu da yetmiyor, kademe koydular. Şimdi 26,20'ye gelmiş oluyor. Yani geçen senenin neredeyse iki katından fazla. Yaklaşık olarak düşük kademelerde yüzde 204, yüksek kademelerde yüzde 360 zam yapılmış durumda. Bu oranlarla vatandaşımızın bu artışı karşılaması mümkün değil. Geçen seneden geliri yüzde 27 artan vatandaşın kademeye takıldığındaki doğal gaz maliyeti yüzde 103 artmış oluyor. Bunu tolerate edebilecek ne bütçe ne ekonomi ne de imkan halkımızda yok.

"KARADENİZ DOĞAL GAZININ KİME NE YARARI OLDU"

Vatandaşımızın gelirlerindeki artış, enerji maliyetlerindeki yükselişle karşılanamazken bu yükü hafifletmek için hangi kalıcı politikaları uyguluyorsunuz? Müjdelerle çıkardığınız Karadeniz doğal gazından kim faydalanıyor, nasıl faydalanıyor, kime ne yararı oldu? Kademeli uygulama tarifesinden en azından evlerdeki, en azından düşük gelir seviyesine sahip olan asgari ücretlimizin evlerindeki bu uygulamadan vazgeçin. Evler zaten zor ısınıyor. Zaten bu faturalar zor ödeniyor. Kendinizce tasarruf yapmak adına almış olduğunuz bu tedbir hangi aklı evvel tarafından alındıysa bu uygulamanın bedelini bu vatandaş karşılayamaz. Bunu görmüyor, duymuyorsanız bu ülkeden de haberiniz yok demektir.

"MECLİS'E ÖNERGE HAZIRLADIK"

Peki her yerde doğal gaz mı var? Odun, kömürle ısınan vatandaşlarımız da var. 2022'den günümüze baktığımızda 1 ton kömür bin 800 liradan 7 bin 500 liraya, 1 ton kömür de 2 bin liradan 6 bin liraya çıkmış, yani üç katından fazla artmış durumda. Bugün yaklaşık 22 milyon doğal gaz abonesi var ama bir o kadar da evini kömürle, odunla ısıtmaya çalışan vatandaşlarımız var. Kömüre, oduna yaşatılan faiz zamları sonrasında vatandaşımız bu yükü taşımakta güçlük çekiyor. Bu sebeple bir çağrıda bulunuyoruz, Meclis'e de bir önerge hazırladık. Düşük gelir seviyesinde geçim ortalamasının altında kalan vatandaşlarımıza bir yakacak desteği sağlanması gerekmektedir. Neredeyse maaşının üçte birine denk gelen oranlarda ısınma maliyeti olan evlerin bunu destekleyecek bir yasal altyapıyla beraber bu ayrılacak bir bütçeyle desteklenmesi gerekiyor. Yoksa ekim ayında bir hanenin 20-36 bin lira arasında neredeyse bir yakacak maliyeti olacak. Bunu vatandaşların karşılaması mümkün değil.

"O KEMERLERİ SİZ SIKIN"

Kışa hazırlık için iktidara çağrıda bulunuyoruz. Dikkate alacaklar mı? Çok sanmıyorum. Çünkü onların başka dertleri var. Onların dertleri yandaşlarını zengin edebilmek, bu ülkenin kaynaklarını talan edebilmek, zenginliğine zenginlik katmak, zengin yandaş sayısını arttırmak. Fon skandalında 187 milyar liralık bir rakamdan bahsediliyor. Fon skandalıyla İsviçre'ye kaçırılan 4 milyardan bahsediliyor. Dört dörtlük eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya 2 milyar TL. Yahşihan Belediyesi çıktı ortaya, 5 milyardan bahsediliyor. Esenyurt Belediyesi'nde 231 milyondan bahsediliyor. Son bir aylık mevzuların sonucunda oluşan rakamlar gerçekten akıl alır gibi değil. Bahsetmiş olduğumuz rakamlar 193 milyar lirayı buluyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yapmış olduğu 1-16 Eylül arasında 401 milyar liralık bir işlem olduğu da ifade edildiğinde yaklaşık şu süreç içerisinde dile getirilen 595 milyar liralık bir rakam vurgulanıyor. Kamuoyuna yansıyan rakamlar bunlar. 'Bu ülkede kaynak yok. Bu ülkede ekonomik anlamda kriz var. Kemerleri sıkmamız lazım' diyorsunuz. O kemerleri hep vatandaş sıkıyor. Ama ki sizin kemer sıktığınız yok. Kemerin her düğmesini bir gün daha genişletiyorsunuz. Bir delik daha açtırıyorsunuz. Siz büyüyerek, genişleyerek gidiyorsunuz. Vatandaşımız da küçülerek, daralarak yoksulluğa mahkum ediliyor. O kemerleri siz sıkın arkadaş. Bu işin sorumlularından da hesap sorun.

"17 MİLYON EMEKLİYE 35 BİN LİRA YAKACAK DESTEĞİ VERİLEBİLİRDİ"

Eğer sadece bir hafta, 10 günde gelişen rakamları zor gündeki emeklimize paylaştırmış olsaydık yaklaşık 17 milyon emekliye kış için 35 bin lira yakacak desteği verilebilirdi. Her emeklimizin hesabına bugün 35 bin lira kış yardımı olarak destek verilebilirdi. Ama siz tabii kendi yandaşlarınızla paraları bölüşmek, kendi zenginliğinize zenginlik katmak... Bir de ahkam kesiyorsunuz, 'Bu iş nereye varırsa varsın hesap soracağız. Kime dayarsa dayasın hesap soracağız.' Hiç de öyle olmuyor. 'Bu yolsuzluğun faturasını asla kamudan karşılamayacağız. Bu yoksullaşmanın bedelini vatandaşımıza ödetmeyeceğiz' diyorsunuz. Daha aldığınız ilk kararda yalan. İlk uygulamada yalan söylediğiniz gerçeğiyle karşı karşıyayız. Katılımevim kamu kaynaklarıyla kullanılarak yapılmış, Pusula Evim. Emlak Katılım'dan 12'şer milyar TL para aktarıldı. Emlak Konut, Emlak Bankası üzerinden aktarılan bu para kamu kaynağı. Siz kimi kandırıyorsunuz? Kimle alay ediyorsunuz siz?

"YOLSUZLUĞU ÖRTME KANUNU"

Bu zor durumdaki vatandaşımızın umutlarını, hayallerini yok edip evinde bir sobayı yakamayan, evini ısıtamayan vatandaşımızla milyarlarca liralık yapmış olduğunuz yolsuzluğu, onlara aktarmanız gereken paradan alarak bu yaratılmış olan yolsuzluk düzenini kapatmak için kullanıyorsunuz. Yalan söylüyorsunuz. Kameraların karşısına çıkarak yalan söylüyorsunuz. Yaptığınız her iş yalan, her iş düzmece. Hep üzerini örtmek üzerine. Dün sabah 10.00'da geldi yasa. Akşam 22.00'ye kadar komisyonda alelacele, oldubittiye getirerek, verilen önergelerin hiçbiri dikkate alınmaksızın hummalıca bir kanun geçirdiniz. Bu kanun ne kanunu? İşte bu yolsuzluğu örtme kanunu. Bu yolsuzluğu fonlama kanunu. Bu yolsuzluğun para akışını düzenleme kanunu. Yani yarın öbür gün bu kanun vesilesiyle eğer yapılan uygulamalardan dolayı kimse de suçlu olmasın. Muafiyet verelim bunlara. Herkese yetki dağıtıyorsunuz kanunla. SPK'yı mahkemeye çevirdiniz. SPK ceza mahkemesi oldu. Kime nasıl ceza keseceğini veya kimi nasıl affedeceğini belirliyor. Neymiş? Aldığı paranın belli bir oranını yatırırsa hiçbir şekilde yargılanmıyor. Niye? Bizim belediye başkanlarımızın aldıkları paraların daha tespiti bile yok, ortada doğruluğu bile tartışmalı. Hepsi cezaevinde. Kimin gasbedilen hakkının karşılığını siz affediyorsunuz? SPK kim? Bu işin sorumlusu, yolsuzluğun mimarı, paydaşı. Kendince birilerini boyacı küpüne daldırıp çıkarıp aklayıp, paklayıp sokağa salacaksınız. Bu konudaki ısrarımız ve irademiz de devam ediyor. Takipçisi olacağız.

"VATANDAŞI KANDIRAMADIĞINIZI SANDIKTA GÖRECEKSİNİZ"

Siz oldubittiye getirerek, demokrasinin arkasından dolanarak bugün sayısal olarak Meclis'teki çoğunluğunuzla bu yasaları çıkarıyor olabilirsiniz. Meclis'te kendinizce tiyatro oynayarak kendi kendinizi kandırıyor olabilirsiniz. Ama sokaktaki vatandaşı kandıramadığınızı göreceksiniz. O sandık geldiğinde hep birlikte evini ısıtamayan o emeklinin, çocuğunu battaniye altında ısıtmaya çalışan o işçinin alnının terini gasbetmenizin bedelini o sandıkta ödeyeceksiniz. Bundan da hiç şüpheniz olmasın."

Kaynak: ANKA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.