Dha İstanbul Bülteni - 3 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha İstanbul Bülteni - 3

18.07.2018 13:07

(geniş haber) 1- ADNAN OKTAR'A OPERASYON: 92 KİŞİ ADLİYEYE SEVKEDİLDİHaber-Kamera: Çağatay KENARLI - Alper KORKMAZ - Enver ALAS / İstanbul DHA Adnan Oktar ve Oktar Babuna'nın da aralarında bulunduğu 92 kişi sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

(geniş haber)

1- ADNAN OKTAR'A OPERASYON: 92 KİŞİ ADLİYEYE SEVKEDİLDİ

Haber-Kamera: Çağatay KENARLI - Alper KORKMAZ - Enver ALAS/ İstanbul DHA

Adnan Oktar ve Oktar Babuna'nın da aralarında bulunduğu 92 kişi sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

Adnan Oktar ve grubuna yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 187 şüpheliden 92'sinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adnan Oktar ve Oktar Babuna'nın da aralarında bulunduğu şüpheliler, Haseki Eğitim Araştırma Hastanesi 29 Mayıs Ek Hizmet binasında sağlık kontrolünde geçirildi. Hastaneye önce kadın şüpheliler getirildi. Kadınların ardından Adnan Oktar sağlık kontrolünden geçirildi. 92 şüpheliler daha sonra polis araçlarıyla Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürüldü.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

Kadınların sağlık kontrolünden geçirilmesi

Oktar Babuna'nın görüntüsü

Adnan Oktar'ın görüntüsü

Adnan Oktar'ın hastane içindeki görüntüsü

Adnan Oktar'ın polis aracına bindirilmesi

-Şüphelileri getiren araçların adliyeye girişi

Detaylar

18.07.2018 - 09.35 Haber Kodu : 180718016

18.07.2018 - 10.05 Haber Kodu : 180718019

18.07.2018 - 10.39 Haber Kodu : 180718025

18.07.2018 - 10.41 Haber Kodu : 180718027

=====================

2- ADİL ÖKSÜZ'ÜN YENGESİNE 10 YIL HAPİS İSTEMİ

MAHKEME BAŞKANINDAN "VİCDAN" CEVABI

Haber: Hayati ARIGAN/ İstanbul DHA

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "Hava Kuvvetleri imamı" Adil Öksüz'ün yengesi sanık Şenay Öksüz'ün yargılandığı davada duruşma savcısı mütalaasını verdi. Savcı, Şenay Öksüz'ün "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne üye olmak" suçundan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ise beraatine karar verilmesini istedi. Mütalaaya karşı "Terör örgütüne üye olmaktansa bin kez ölmeyi tercih ederim" diyen Şenay Öksüz, mahkeme heyetine de "Beni vicdanınızla duyuyor musunuz" dedi. Mahkeme başkanı ise, "Senin vicdanın ne kadar rahatsa benim vicdanım ondan daha fazla rahat" diyerek duruşmayı erteledi.

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmaya,  Adil Öksüz'ün yengesi sanık Şenay Öksüz, tutuklu bulunduğu Tarsus Ceza İnfaz Kurumu'ndan Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmada gelen evrakları okuyan mahkeme başkanı, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan yargılanan Esmaül Hüsna Öksüz'te Şenay Öksüz ve Zeynep Şeyma Öksüz'e ait pasaport ve nüfus cüzdanı fotokopilerinin ele geçtiği ve bu belgeleri kargo yoluyla Amerika'ya göndermek isterken yakalandığını belirtti. Esma Hüsna Öksüz'ün eşinin ablasının kızı olduğunu belirten Şenay Öksüz,  kendisinde yakalanan belgelerden haberinin olmadığını söyledi.

BİR BERAAT BİR CEZA İSTEDİ

Mahkeme savcısı mütalaasında Şenay Öksüz'ün iletişim için bylock'a alternatif "kakao" talk isimli programı kullandığını, Bank Asya'ya destek olmak amacıyla iki hesap açtırarak 5 ve 90 bin TL para yatırdığını, üzerinden 1 dolar çıktığını, örgüt şüphelileri ile yurt dışına giriş çıkış yaptığını, örgütle organik bağ içinde olduğunu belirtti. Savcı Şenay Öksüz'ün "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne üye olmak" suçundan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ise beraatine karar verilmesini istedi.

MAHKEME BAŞKANINDAN CEVAP

Şenay Öksüz savcının mütalaasına karşı, "Terör örgütüne üye olmaktansa bin kez ölmeyi tercih ederim. Ben devletin onayıyla din kültürü ve ahlak öğretmenliği yaptım. Suç işlemedim. Devletin onayladığı kurumda çalıştım. Tahliyemi istiyorum" dedi.

Öksüz mahkeme heyetine, "Beni vicdanınızla duyuyor musunuz" demesi üzerine mahkeme başkanı, "Senin vicdanın ne kadar rahatsa benim vicdanım ondan daha fazla rahat" dedi. Duruşma sanık avukatının son savunmasını yapması için ertelendi.

GEÇMİŞ

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianameye göre, Şenay Öksüz'ün "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Dosya, yetkisizlikle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti.

=================================

3- KADIKÖY'DE İLGİNÇ HIRSIZLIK KAMERADA

Kadıköy'de otoparkın demir bariyeri çalındı.

Hırsızın bariyeri sökmek isterken yere düşmesi de kameraya yansıdı.

Haber: Cemil ÖZDEMİR/ İSTANBUL

Kadıköy'de bir iş yerinin otopark kapısının güvenlik bariyeri çalındı.

Olay geçtiğimiz hafta için Feneryolu Mahallesi'nde yaşandı.  Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, gece saatlerinde gelen bir kişi yanındaki çocukla beraber güvelik bariyerinin olduğu yere yöneldi. El arabasını yol kenarına bırakan hırsız, bariyeri zorlayarak yerinden çıkarmaya çalışıyor. Bu sırada dengesini kaybeden hırsız yere düşüyor. Hırsız demir bariyeri alarak olay yerinden hızla uzaklaşıyor.

Görüntü Dökümü

--------------------

(GÜVENLİK KAMERASI)

-Hırsızın gelişi

-Arabasını kenara bırakması

-Bariyeri zorlarken yere düşmesi

-Kopan bariyeri alıp kaçması

-Detaylar

==================

4- İLK HAC KAFİLESİ DUALARLA UĞURLANDI

Haber-Kamera: Anıl UÇAN/İSTANBUL

Kutsal topraklara hac ibadeti için gideceklerden oluşan ilk kafile Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan dualarla ve gözyaşlarıyla yolcu edildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organizasyonuyla Suudi Arabistan'a gidecek ilk hac kafilesi için Sabiha Gökçen Havalimanı Gidiş Katı Terminali'nde tören düzenlendi. Düzenlenen törene yaklaşık 160 hacı adayının yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Ali Özyiğit, İstanbul İl Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz ve aileler katıldı. Tören boyunca Kuran-ı Kerim ve dualar okundu. Tören sırasında hacı adayları gözyaşlarını tutamadı. İstanbul İl Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz, hacı adaylarını tebrik ederek, "Hiç şüphesiz hac yolculuğu önemli bir yolculuk. İnsan hayatında çok anlamlı ve önemli bir yere oturuyor. 2 milyon 200 bin başvurunun içerisinden seçilerek kura ile 80 bin kişinin arasına girip kutsal topraklara çıkabilmiş olmak rabbimizin bir lütfudur. Allah-u Teala sağlık ve afiyetle tamamlamayı nasip etsin. Hac yolculuğu aslında insanın kardeşliğe, dostluğa yakınlığa ve kulluğa yolculuğudur. Yer yüzünün mekanlar içerisinde en kutsal mekanına, zamanlar içerisinde en kutsal zamanda oluşmak üzere, insanların en güzelinin bulunduğu mekanda onun aşıklarıyla buluşmak üzere bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Gerçekten çok anlamlı bir ortam ve çok anlamlı bir yolculuk" dedi.

Hacca gitmek için 8 senedir beklediğini belirten Pakize Ersöz, "80 yaşındayım. Sevincimden ve üzüntüden ağlıyorum. 8 yıldır bekliyorum" dedi.  Şükrü Demir ise "Duygularımı söyleyemeyecek kadar heyecanlıyım. Cenabı-ı Allah bizi oraya çağırmış. Davet etmiş. Ne mutlu bize. Bizi ağlatan ise Peygamber Efendimizin yanına gidiyor olmamız" diye konuştu.

10 senedir beklediğini belirten Fatma Ceylan da "Çok duygulandım. Allah bu güzel duyguyu hepinize nasip etsin. Herkese nasip etsin. 10 senedir bekliyoruz. Her sene ağlıyordum. Bu sene sevinçten ağlıyorum" dedi.

Görüntü Dökümü

--------

-Hacıların Adaylarının detayları

-Kuran-ı Kerim Okunması

-İstanbul İl Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz Konuşması

-Hacı Adaylarının Gözyaşları

-Pakize Ersöz Röp

-Şükrü Demir Röp

-Cemal Ceylan röp

-Fatma Ceylan Röp

-Detaylar

=======================

(YENİDEN)

5- 50 YIL ÖNCE AMERİKAN ASKERLERİNİ DENİZE ATMIŞLARDI

Aynı yerde tekrar biraraya gelip o günü anlattılar

Haber-Kamera: Gökhan ÇELİK - Taylan YILDIRIM- Yılmaz BEZGİN - Mücahit BEKTAŞ, İSTANBUL

Amerikan askerlerinin  Dolmabahçe'de "denize dökülmesi" olarak bilinen 6'ıncı Filo eylemlerini, o eyleme katılan 68 kuşağının temsilcileri, DHA'ya anlattı. O zamanın tanıkları, halkın büyük desteği olduğunu belirterek "Bugün 6. Filo gelse aynı gösterileri yine yaparız" diye konuştular.

18 Temmuz 1968'de yalnızca Türkiye tarihinin değil, dünya tarihinin en önemli Amerikan karşıtı eylemlerinden biri gerçekleşti. Dolmabahçe rıhtımına yanaşan 6. Filo'nun askerleri Deniz Gezmiş'in başında bulunduğu gençler tarafından denize döküldü. Zamanın gençlik liderlerinden Fikir Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanı bugün ise Vatan Partisi Genel Başkanı olan Doğu Perinçek, ABD askerlerinin 18 Temmuz 1968 tarihinde denize dökülmesinin yıl dönümünde konuştu. Eylemin, 68 hareketinin son büyük eylemi olduğunu vurgulayan Doğu Perinçek, o  dönem halktan büyük destek gördüklerini belirterek, "Kabaran bir gençlik hareketi var ve o gençlik hareketine halktan büyük sevgi vardı. İstanbul'daki arkadaşlarımız önce Taksim Meydanı'nda toplandılar. Oradan Dolmabahçe üzerinden o gençler ABD askerlerinin üzerine arkalarında büyük bir kitleyle yürüdü. Başlarında Deniz Gezmiş, Aslan Kılıç gibi o zamanki gençlik önderleri vardı. Tabii orada bir kısım solcular da barikat kurdu. İnerken bizim arkadaşlarımızı 'efendim faşizm gelir' düşüncesiyle engellemeye çalıştılar ama arkadaşlarımız o barikatı da yararak aşağıya indi. O büyük hareketle Amerikan askerlerini denize döktü" dedi.

50 yıl sonra bu eylemin daha anlamlı olduğunu belirten Perinçek sözlerini şöyle  sürdürdü:

"ABD PKK'yı destekliyor, IŞİD'ı destekliyor. Akdeniz kıyılarında Türkiye'ye karşı İsrail ile Yunanistan ile Güney Kıbrıs'la askeri tatbikat yapıyor Türkiye'yi hedef alan. Norveç'te Türkiye'yi, Atatürk'ü ve cumhurbaşkanını hedef tahtasına koyuyor yani 50 yıl önceden o gençlik hareketi ve o zamanki devrimci hareket, Türkiye'nin ABD ile cephe cepheye geldiğini ve Türkiye'nin bağımsızlaşması için hatta ekonomik gelişmesi için ABD'den kurtulması gerektiğini söylemişti. O nedenle önemli bir gün 18 Temmuz 1968 "

50 YIL SONRA YİNE DOLMABAHÇE'DE BULUŞTULAR

O dönem İstanbul Teknik Üniversitesi'nde öğrenci olan Gökalp Eren, Ferit İlsever ve Gülsen Tuncer 50 yıl sonra Amerikan askerlerini denize döktükleri Dolmabahçe'de buluştu. 1968 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) öğrenci olan Gökalp Eren, "O dönemin bütün sol, anti-emperyalist Türk gençliği, ABD 6. Filosunun Vietnam Savaşı'ndaki 7. Filo'nun kardeşi ve suç ortağı olduğunu bilerek bu mücadelenin içinde yer aldı. 6. Filo'ya duyulan öfke aynı zamanda, Vietnam'daki 7.Filo'ya olan öfkeydi. Amerikan emperyalizmin dünyaya egemen olma çabasına karşı bir eylemdi" diye konuştu.

"YANKE GO HOME DİYEREK KOŞUNCA YÜZLERİ DEĞİŞTİ"

17 Temmuz akşamı İTÜ'nün yurdunun basıldığını ve çıkan olaylarda 1 kişinin hayatını kaybettiği 50 kişinin de yaralandığını söyleyen Eren "O gün Taksim'den çıktık yola, bizim üniversiteye gelene kadar kitle yolda büyüdü. Biz o sıra hızla Amerikalıların olduğu kıyıya geldik. Karşılarında birden 'Yanke Go Home' diyen gençleri görünce bunlar paniğe kapıldı. Kaçmaya çalıştılar ama arkası deniz. Nereye gidebilirsiniz. Bir de bizim ön taraftakiler ellerine geleni denize atmaya başladıklarında onlar başlarına gelecekleri anladı. Hepsi denizci, bir kısmı kendileri suya atladı ve biraz kıyıya yakın yerde bekleyen kayıklara doğru yöneldiler. Yukarıdan gelen kalabalık 'Yanke Go Home'diye bağırınca onların yüzleri bir anda değişti, hiç beklemedikleri şeyle karşılaştılar. Çünkü onlara başka bir şey anlatmışlar demek ki. Buraya eğlenmeye geldik gibi düşündüler ama İstanbul onlar için biraz farklı oldu. Bugün 6. Filo gelse aynı gösterilerin içinde yer alırız.öifadelerini kullandı.

"EYLEMDEN SONRA BİR DAHA GELEMEDİLER"

O günü yaşayan öğrencilerden biri de yine İstanbul Teknik Üniversitesi'nde öğrenci olan Ferit İlsever. "Deniz Gezmiş arkadaşımızın önderliğinde gençler İstanbul Üniversitesi önünde toplanmıştı. Önce bir Taksim'de toplanıldı. Burada miting yaptık. Ondan sonra Taksim'den Gümüşsuyu'na bizim teknik üniversitenin önüne geldiler. Burada da ciddi bir katılım oldu ve yürümeye başladık. Yüzlerce hatta binlerce gençle Dolmabahçe'ye gelindi. Biz buraya geldiğimizde eylem başlamış ve ABD askerleri denize dökülmüş vaziyetteydi. Fakat çok başarılı bir eylem oldu. O kadar önemli ki Amerikan 6 . Filosu bir daha buraya gelip demirleyemedi. O son gelişleriydi" şeklinde konuştu.

"OTELE O GEMİNİN ADINI VERMEK REZALET"

İlsever, o dönem Amerikan askerlerini taşıyan 'Shangri La' gemisinin isminin Beşiktaş'ta bir otele verilmesine tepki göstererek, "Denize döktüğümüz ABD askerinin gemisinin adını bir otele vermek tam bir rezalettir. Onlar istedikleri kadar o isimleri döşesinler, biz Deniz Gezmiş'in adını Vedat Demir'in, Hasan Yalçın'ın adını milletin kalbine yazdık. Bütün halkımız bu isimleri kalbinde yaşatıyorödedi.

1968 yılında konservatuar öğrencisi olan tiyatro sanatçısı Gülsen Tuncer de, o dönem Türkiye Milli Talebeler Federasyonu üyesi olduğunu söyleyerek, "Bu bir yurtseverlik olayıydı. Ülkesine sahip çıkmak esasdı. Siz sağ yada sol  görüşlü olabilirsiniz. Ama önemli olan, ülkesini,  vatanını ve milletini savunmaktır. İşte biz bu bilinçle yetiştirildik ve bu bilinçle ülkemize sahip çıkıyorduk. Aradan 50 yıl geçti ama ben halen aynı düşüncemin arkasındayım" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

--------------

-Doğu Perinçek ile röpörtaj

-Gökalp Eren ile röportaj

-Ferit İlsever ile röportaj

-Gülsen Tuncer ile röportaj

Perinçek'ten ayrıntılar

Eren, İlsever ve Tunver'den ayrıntılar

-Dolmabahçe'nin havadan görüntüleri

17.07.2018 -16.57  Haber Kodu : 180717133

========================

6- BEBEĞİNİ DENİZE ATAN ANNEYE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTEMİ

Hayati ARIGAN/ İSTANBUL, DHA

Eminönü'nde  40 günlük bebeğini denize attığı iddia edilen Fatma Karataş'ın yargılandığı davada savcı mütalaasını verdi. Savcı, anne Fatma Karakaş'ın "Çocuğunu kasten öldürmekö suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı, davanın tutuksuz sanığı baba Mustafa Teneke'nin ise beraatına karar verilmesini istedi.

İstanbul 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanan Hatice Karataş getirilirken, ilk duruşmada tahliye olan baba Mustafa Teneke katılmadı.

Davaya ilişkin görüşünü açıklayan duruşma savcısı 40 günlük Tuğçe bebeği denize attığı iddia edilen Fatma Karataş'ın "Çocuğunu kasten öldürmeö suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı tutuksuz sanık bebeğin babası Mustafa Teneke hakkında ise suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmesini istedi.

Mahkeme heyeti son savunmalarını yapmaları için süre vererek duruşmayı erteledi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Eminönü'ndeki Şehir Hatları iskelesinin yanından geçtiğimiz yıl ocak ayında 40 günlük bebeğini denize attığı iddiasıyla Fatma Karataş ve nikahsız birlikte olduğu Mustafa Teneke  'Kasten öldürme' suçundan tutuklanmıştı. Tuğçe bebek ekiplerin tüm aramalarına rağmen rağmen bulunamamıştı.

Görüntü Dökümü:

------------------

Olayla ilgili arşiv görüntüler

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha İstanbul Bülteni - 3 - Son Dakika


Advertisement