Dha Yurt Bülteni -19 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni -19

28.02.2019 17:35

Bakan Gül'den 'halı saha tartışması' açıklaması: Gözaltı yok, inceleme başlatıldıADALET Bakanı Abdulhamit Gül, Diyarbakır'da 'halı saha' tartışması sonrası savcının, 14 öğretmeni gözaltına aldırdığı iddiasıyla ilgili açıklama yaptı.

Bakan Gül'den 'halı saha tartışması' açıklaması: Gözaltı yok, inceleme başlatıldı

ADALET Bakanı Abdulhamit Gül, Diyarbakır'da 'halı saha' tartışması sonrası savcının, 14 öğretmeni gözaltına aldırdığı iddiasıyla ilgili açıklama yaptı. Gül, "Elde ettiğimiz bilgiye göre, halı saha maçı saatinin çakışmasından kaynaklı. Gözaltı olmadı; ama karakolda tutulduğuna ilişkin bilgiler geldi. Konuyla ilgili benim imzamla inceleme başlatmış durumda. Olayın gerçek mahiyeti tüm gerçekliğiyle ortaya çıkacaktır" dedi.

Adalet Bakanı Gül, ziyaretlerde bulunmak ve açılışa katılmak üzere Van'a geldi. Vali Mehmet Emin Bilmez, Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Keskin ve ilçe belediye başkanları tarafından karşılanan Bakan Gül, Başsavcı Keskin'i makamında ziyaret ettikten sonra basın mensuplarına açıklama yaptı. Van Adliyesi'nde önemli mesafeler katedildiğini belirten Gül, şöyle konuştu:

"Lojmanla ilgili hususları arkadaşlarımla değerlendirdik. Bu konu ile ilgili en yakın zamanda gerekli neticeleri almış olacağız. Bugün 28 Şubat. Bugün Türkiye'de bir postmodern günü. Türkiye demokrasiye ne zaman yaklaştıysa hep darbelerle hep muhtıralarla demokrasi kesintiye uğratılmış hatta ortadan kaldırma istendi. 27 Mayıs darbesi, 12 Mart muhtırası, 12 Eylül darbesi, 28 şubat darbesi ve 27 Nisan muhtırası, 15 Temmuz darbe girişi milli iradeye karşı ve demokrasiyi ortadan kaldırmak girişimleri oldu. '1000 yıl sürecek' denilen bu darbe süreci aradan çok uzun bir zaman geçmeden Cumhurbaşkanım Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, milletimizin desteğiyle 28 Şubat'ın tüm uygulamaları sona erdirilmiş. Bu konuda çok önemli mesafeler katedilerek Türkiye'nin demokrasisi güçlendirilmiştir. Elbette demokrasinin daha da güçlenmesi için mücadelemiz sürecektir. Geçmişte 28 Şubat brifinglerine selam duran darbecileri, vesayetçileri ayakta alkışlayan 27 Mayıs'ın darbe hukukunu meşrulaştıran, ülkenin seçilmiş başbakanını idam sehpasına götüren, bir sağdan, bir soldan gençlerimizi idama götüren, hapse attıran bir zihniyet ve darbecinin yanında duran bir yargı vardı. Bugün 15 Temmuz darbe girişimi, 28 Şubat darbecilerini yargılayan bir yargı var."

'HAKKANİYETTEN ŞAŞMADAN HUKUK MÜCADELESİ VERİLİYOR'

Yargının temel çizgisinin, adalet ve hakkaniyet olduğunu vurgulayan Bakan Gül, şunları söyledi:

"Adliye personelinden yargı mensuplarına kadar 15 Temmuz'da başlayan demokrasi nöbetini hala sürdürmeye devam etmektedirler. Tüm mücadele yapılırken, terörle mücadele edilirken, demokrasiyi tahkim ederken, temel çizgimiz; kararlılık vurgusudur. Temel çizgimiz, adalet ve hakkaniyetten ayrılmamaktır. Bu ülkede yargıyı bir güç manivelası olarak gören zihniyetler hep boğuldu. En yakın zamanda FETÖ, bunun temel göstergesidir. FETÖ'cüler kendisinden olmayanları fişleyerek, dinleyerek, usulsüz birtakım deliller oluşturarak, kumpaslar kurarak, Türkiye'de sandıkta çıkmayan bu anlayışı iktidara getirmek için 17- 25 Aralık darbe girişimi yaptılar. Türkiye'de bir 'korku imparatorluğu' oluşturarak, bunu kullanmaya çalıştılar. Bizim yargımız, Türk yargısı; adaletten şaşmadan, hakkaniyetten şaşmadan hukuk mücadelesi vermektedir. Hiçbir şekilde zerre kadar taviz vermeden, hukuktan taviz vermeden, hukuki güvenceyi koruyarak, bu mücadele verilecektir ve bu mücadeleyi verirken de masum ile suçluyu ayırt ederek, mücadeleyi yapmak en önemli kırmızı çizgimizdir. Milletimizin beklentisi ve bizim de takip edeceğimiz konu budur. Diğeri de kararlılıktır. Kararlılıkla Türkiye'nin anayasasını, hukukunu geriletmek isteyenlerle mücadelemiz devam edecek. Bugün adliyelerde yaptığımız çok önemli reformlar var. Elbette tüm sorunları çözdük, diyemeyiz. Yargı mensuplarımızın bu konuda hem nitelik itibarıyla özellikle FETÖ'cülerin tavsiyesi, ihraçlarıyla birlikte yeni alınan hakim savcılar var."

'YARGIYA GÜVENİ ARTIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Hakim ve savcı olunabilmesi için 70 puanlık baraj getirildiğini kaydeden Bakan Gül, "Onların tecrübelerini artırmak, bizim temel yaklaşımımızdır. Bu hususlarla ilgili çok önemli adımlar var. İşte 1 Ocak itibarıyla başlattığımız uygulama, bunlardan biri. Yargıda hedef uygulamasını başlattık. Bugün Van Adliyesi'nden çıkan Ahmet amca, Ayşe teyze, davasını açtığı zaman mahkemede bir belge veriliyor. Bu, güven veren adalet anlamında önemli bir gelişme. Vatandaşın davasının ne kadar süreceğini ve ne zaman biteceğini önceden öngörülebilmektedir. Bu çok önemli bir reform. Vatandaşlarımız adliyeden huzur ve güven içerisinde elbette girip çıkacaktır. Bunu da hep beraber sağlayacağız. Eksikliklerimizi gidereceğiz. Yargı mensuplarımızın niteliğini artırmada, avukatıyla hakim, savcısıyla bu konuyla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hakim ve savcılar için 70 puan barajını getirdik. Bu da Cumhurbaşkanı'mızın onaylamasıyla yürürlüğe girdi. Yargıya güveni her geçen gün artırmaya devam edeceğiz" dedi.

'GÖZALTI OLMADI'

Adalet Bakanı Gül, Diyarbakır'da 'halı saha' tartışması sonrası savcının, 14 öğretmeni gözaltına aldırdığı iddiasıyla ilgili ise şunları söyledi:

"Dün akşam saatlerinde Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde talihsiz bir olay yaşandı. Bunun bilgisini alır almaz, gerekli incelemeler yapıldı. Elde ettiğimiz bilgiye göre, halı saha maçı saatinin çakışmasından kaynaklı. Bir gözaltı olmadı; ama karakolda tutulduğuna ilişkin bilgiler geldi. Konu ile ilgili benim imzamla inceleme başlatmış durumda. Hukukun cumhuriyet savcısına tanıdığı yetki sınırları aşıldı mı? Olayın gerçek mahiyeti tüm gerçekliğiyle ortaya çıkacaktır. Elbette bunun neticesinde de tüm süreç takip edilecektir. Yargı mensuplarımızın da hiç kimsenin de hukukun üzerinde olmadıklarını ifade etmek isterim. Esasen yargı mensupları hukuku uygulamak ve dağıtmakla yükümlüdür ve en fazla özeni göstermesi gerekenler de yargı mensuplarımızdır. Bu tür hadiselerle esasen yargı töhmet altında bırakılmaktadır. Bu konuda en özenli davranması gereken yine meslektaşlarımızdır. Mesleki etik kurallar, hakim ve savcılarımızın onuru, itibarı için getirilen prensiplerdir. Başta tüm yargı mensuplarımız, bu meslek ilkelerine elbette uymalıdır. Hakimler Savcılar Kurulu'muz bununla ilgili gerekli soruşturmanın ardından bir sonuca varacaktır. Mesleki statü ne olursa olsun, herkes kanun önünde eşittir. Esasen haksızlığa uğranıldığında gidilecek kapı adalet ve yargı. Yargı mensuplarımızın bütün vatandaşlarınıza ne olursa olsun daha özenli davranması gerekir. Elbette bu konuyu hep birlikte takip edeceğiz. Adalet Bakanı ve HSK Başkanı sıfatıyla da bu konunun yakinen takipçisi olacağız. Asla görmek istemediğimiz, duymak istemediğimiz hususlardır. Umarım her geçen gün çıtayı yükselterek, benzer hadiselerin takipçisi olacağız."

Adliye Bölge İdare Mahkemesi'ni ziyaretinin ardından Bakan Gül, Van Valiliği'ni ziyaret etti.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Behçet DALMAZ-Orhan AŞAN/VAN,

=============

Bakan Gül'den 'halı saha tartışması' açıklaması: Gözaltı yok, inceleme başlatıldı (2)

'AK PARTİ'YE GELİNCEYE KADAR ÖTEKİLEŞTİREN SİYASET OLDU'

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Van'da AK Parti'nin Tuşba, İpekyolu ve Edremit ilçelerindeki seçim bürolarının açılışlarına katıldı. Ülkede Türk'üyle Kürt'üyle herkesin kardeş olduğunu, dağıyla ceylanıyla da güzel bir coğrafyada yaşadıklarını kaydeden Bakan Gül, şunları söyledi:

"Avcıların burada işi yok, diyeceğiz. 31 Mart'ta AK Parti'ye destek vereceğiz. Bu coğrafyada ne zaman milletin başı dik olsa, milletin karşısına hep vesayetçiler ve darbeciler çıktı. Bu millet bilmez, diye hep tepeden baktı. Bu milletin her zaman sandıktan çıkan iradesini engellemeye çalıştılar. Bu milleti her zaman 'makbul vatandaş' ve 'makbul olmayan vatandaş' diye ayırdılar. 'Sen şöylesin, şu tarafı geç', 'Sen böylesin, bu tarafa geç' diye hep ayırdılar. Bu ülkede AK Parti'ye gelinceye kadar vatandaş, ikiye ayırılıyordu. 'Makbul' ve 'makbul olmayan' vatandaş. 'Sen dindarsın, şu tarafa geç', 'Sen Kürt'sün, şu tarafa geç' diye benim insanımı bölmeye ve ötekileştirmeye çalışan bir siyaset oldu. Bu siyaset anlayışını sizlerin oylarıyla Recep Tayyip Erdoğan geldi ve o zihniyetleri tarihin çöplüğüne attı."

'TÜRKİYE'NİN EKONOMİSİNİ BOĞMAYA ÇALIŞIYORLAR'

Türkiye'deki 82 milyon vatandaşın, birinci sınıf olduğunu vurgulayan Bakan Gül, şöyle konuştu:

"AK Parti ile birlikte şehrimizdeki huzur arttı, memleketimiz daha da büyüdü. Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'ye karşı ittifak kuranların 'Türkiye' diye bir derdi yok. Onlar kendi iktidarları sürsün ve eski Türkiye gelsin istiyorlar. Türkiye'nin ekonomisini boğmaya çalışıyorlar. Eski Türkiye'de inkar ve asimilasyon politikaları vardı. AK Parti geldi, 'Bu milletin diliyle kültürüyle uğraşmayın' dedi. Eskiden insanlar cezaevi ziyaretine gittiğinde benim Vanlı annem, oğluyla Kürtçe konuşamazdı, mahkemede savunma yapamazdı. 'Bilinmeyen bir dille savunma yaptı' derlerdi hakimler. Sen Ahmed-i Hani'yi, Fekiye Teyran'ı bilmiyorsan biz ne yapalım kardeşim? Bu anlayışı kabul etmiyoruz, dedik. Bin yıldır Kürt- Türk et ve tırnak gibi beraber yaşıyor. Bin yıldır dilimizle kültürümüzle biz böyle büyüdük, böyle Türkiye olduk. İşte bu birlikteliği çekemeyenlere, aramıza fitne sokanlara, kardeşliğimizi bozanlara en büyük cevabı, eski Türkiye özlemi içerisinde olanlara en büyük cevabı 31 Mart'ta sandıkta vereceğiz."

'ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ'

Bölgede 'çukur siyaseti' yapanların çukura gömüldüğünü kaydeden Adalet Bakanı Gül, "Hiç kimse, benim vatandaşımın huzurunu bozamaz. Biz buna asla izin veremeyiz. Biz bu mücadelemizi el birliğiyle başarıyla sürdüreceğiz. 31 Mart seçimlerinde bunun cevabını sandıkta vereceğiz. Bu ülkeye yaparsa yine AK Parti yapar, diyoruz. Biz özgürlüklerin önünü açacağız. Van'da gençlerimize iş imkanı sağlayacağız. Babalar huzurla evlerine gelecek" dedi.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ...

Behçet DALMAZ-Orhan AŞAN/VAN,

==================

'TURCOİN' VURGUNUNDA 11 BİN 760'AR YIL HAPİS İSTENDİ

Kocaeli'de, yerli kripto para 'Turcoin' ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, 1176 kişiyi dolandırdıkları iddia edilen Sadun Kaya ile ortağı Muhammet Satıroğlu'nun yargılanmasına başlandı. Sadun Kaya ve Muhammet Satıroğlu'nun müşteki sayısınca 3'er yıldan 10'ar yıla kadar olmak üzere, toplam 3 bin 530'ar yıldan 11 bin 760'şar yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'nün yerli kripto para 'Turcoin' ile ilgili yürüttüğü soruşturma kapsamında geçen yıl Haziran ayında Sadun Kaya ile Muhammet Satıroğlu gözaltına alındı. Merkezi Kocaeli, Eskişehir ve Kıbrıs'ta bulunan şirketler aracılığıyla 'piramit satış' yöntemiyle sanal para 'Turcoin' kullanılıp, yüksek kazanç vaadi sunularak dolandırıcılık yapıldığı tespit edilirken, Sadun Kaya ve Muhammet Satıroğlu tutuklandı.

Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1176 kişiyi dolandırdıkları iddiası ile Sadun Kaya ve Muhammet Satıroğlu ile 35 kişi hakkında dava açıldı. 37 sanığın yargılanmasına başlandı. Davaya tutuklu sanıklar Sadun Kaya ve Muhammet Satıroğlu, tutuksuz sanıklar ve mağdurlar katıldı.

11 BİN 760 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTEMİ

Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianame kapsamında tutuklu sanıklar Sadun Kaya ve Muhammet Satıroğlu'nun, 'Tacir veya şirket yöneticileriyle kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı', 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçlarından, dosyadaki müşteki sayısınca 3'er yıldan 10'ar yıla kadar olmak üzere toplam 3 bin 530'ar yıldan 11 bin 760'şar yılla cezalandırılması talep edildi. Diğer 35 sanığın ise, 'Tacir veya şirket yöneticileriyle kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı', 'Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma' suçundan 4'er yıldan 13'er yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

TOPLANTILARDA MANKENLER KULLANILDI

İddianamede, güven mekanizmasının uluslararası referanslar gösterilerek sağlandığı belirtilerek, toplantıların masraftan kaçınılmadan ünlü sunucu ve mankenler tarafından yapıldığı ve yüksek kar payı ve komisyon oranlarının bir şekilde insanlara makul gösterildiği bilgileri yer aldı. İddianamede deliller hakkında, Sisteme dahil olan bir yatırımcı, eğer sistemde kendi cüzdanı yoksa, bağlı olduğu lider vasıtasıyla şirketten asgari paket (asgari bin 500 lira, 2018 yılı itibarıyla 2 bin lira) almak suretiyle parayı Sadun Kaya'nın Kıbrıs'ta bulunan şirket hesabına göndermektedir. Üstelik bu para yatırma işlemi henüz Kaya'nın şirketine yasal olarak ortak olmadan önce de bu şekilde gerçekleştirilmektedir. Nitekim yine Kaya'nın ortak olma tarihinden önce iki şirket arasında para transferi gerçekleştirilmektedir. Tüm bu hususlar Gümrük Müsteşarlığı ve BDDK Denetim Raporları'nda teyit edilmiştir ifadelerine yer verildi.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Duruşmada dinlenen Sadun Kaya, suçlamanın örgüt kapsamından çıkarılmasını talep ederek, hakkındaki tüm suçlamaları reddettiğini söyledi. Sadun Kaya, Turcoin karşılığında 61 kişi benden hizmet satın aldı. Daha sonra hakkımda yapılan şikayetlerin ardından ben bu 61 kişiye parasını iade ettim. Elimde dekontlar mevcuttur. İddianamede 1176 kişiden bahsediliyor. Bu 61 kişi dışında kalan 1115 kişi benim şirketime 1 kuruş dahi ödeme yapmamıştır. Bu 1115 kişi, iddianamede geçen liderlere ödeme yapmıştır. Bu durumun da benimle bir alakası yoktur. Ben elektronik para satıyorum. Bu durum tamamen yasaldır ve BDDK tarafından gerekli izinler alınmıştır. Bu sistemi tasarlayan kişi Muhammet Satıroğlu'dur. Bu işin planlayıcısı da o dur. Kendisi 15 liralık kalemi 70 bin lira olarak şirkete fatura etmiştir. Muhammet Satıroğlu daha sonra hakkımda bir takım söylentiler çıkarmıştır. Aldığım 111 bitcoin ile 110 milyonluk bir kar elde ettiğimi söylemiştir. Ancak bu rakam gerçek değil. Olsa olsa 1 milyonluk bir kar olur. Benim Türkiye'de 3, yurt dışında ise 22 şirketim bulunuyor. Bugüne kadar benim şirketime 20 milyon 500 bin liralık yatırım yapıldı. Bu suçlamaların benimle bir ilgisi yok. 9 aydır tutukluyum. Beraatimi talep ediyorum. dedi.

Duruşma diğer sanıkların dinlenilmesi ile devam etti.

Görüntü Dökümü

---------

-Olaya ilişkin arşiv görüntüler

Haber Selda Hatun TANİZMİT (Kocaeli), -

===============================================

Gazinoda çıkan silahlı çatışmada gözaltına alınan 13 kişi adliyeye sevk edildi

KONYA'nın Ereğli ilçesinde 1 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı  gazinodaki silahlı çatışma olayına karıştığı iddiasıyla gözaltına alınan 13 kişi adliyeye sevk edildi.

Olay, dün saat 01.00 sıralarında Bahçeli Mahallesi'ndeki bir gazinoda meydana geldi. İddiaya göre Bilgin T., kardeşleri Hüsnü T., Süleyman T.  ve arkadaşı Timur Ü. ile gazino çalışanları arasında  bilinmeyen bir nedenle kavga çıktı.  Kavga kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü.  Çatışmada Süleyman T. ve Hüsnü T. ile gazino çalışanı Yusuf S. çeşitli yerlerinden vurularak, yaralandı. Yaralılar, Ereğli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. İki grup arasında çatışma Doğualagözlü Mahallesi Kuran Kursu Caddesi'nde de devam etti. Başka gazino çalışanlarının da katıldığı çatışmada Bilgin T.,  kavganın ilk çıktığı gazinoda çalışan Mümin Gülger'i tabancayla başından vurarak, öldürdü.

Olayın ardından polis, Bilgin T. ve  Timur Ü. ile ile olaya karıştığı ileri sürülen 11 şüpheliyi gözaltına aldı. 1'i öldürülen Gülger'in üzerinde olmak üzere 6 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Gözaltına alınan 13 kişi yapılan sorgularının ardından bugün adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Şüphelilerin adliyeye getirilmesi

Adliye binasına alınması

Haber- Kamera: Atilla ATMACA EREĞLİ KONYA DHA))

===========================================

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni -19 - Son Dakika


Advertisement