KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekatı'nın sonucunda Kıbrıslı Türklerin Kuzey'de topluca yaşamaya başladıklarını belirterek "Bu, iki kesimli, iki toplumlu bir çözümün de altyapısını hazırlamıştır. Harekatın yarattığı önemli sonuçlardan birisi budur" dedi.
Lefkoşa'da 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 41. yıl dönümü çerçevesinde Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda tören düzenlendi.
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın törende yerini almasının ardından Yavuz Çıkarma Plajı'ndan tören alanına getirilen ve Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığını simgeleyen bayraklar, Akıncı ve Erdoğan'a sunuldu. Bayrakları alan cumhurbaşkanları atletleri tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Akıncı, konuşmasına Ramazan Bayramı'nın hemen ertesinde kutladıkları KKTC'nin Barış ve Özgürlük Bayramı etkinlikleri için gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclis Başkanı İsmet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Türk Silahlı Kuvvetleri temsilcilerine teşekkür ederek başladı.
Akıncı, Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki terör saldırısını kınadığını belirterek kayıp yakınlarına ve tüm Türkiye'ye Kıbrıs Türk halkı adına başsağlığı dileklerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Akıncı, 15 Temmuz 1974'teki faşist Yunan cuntasının askeri darbesinin her şeyi içinden çıkılmaz hale getirdiğini, iki asır öncesine ait çılgın Enosis ülküsüyle Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yıkılmak istenmesinin Kıbrıslı Türkler tarafından kabul edilmediğini vurguladı.
"Bu askeri darbe ancak askeri bir harekatla önlenebilirdi. 20 Temmuz 1974'te yapılan da bu oldu" diyen Akıncı, "Kuşkusuz ki biz adına 'Barış Harekatı' desek de bu bir savaştı. ve savaşın koşulları hiç kuşkusuz zor ve çetindi. Kimimiz yaşamını, kimimiz yakınını kaybetti. Ocaklar söndü, aileler dağıldı. Ayrıca binlercemiz göçmenlik travmasıyla başa çıkmak durumunda kaldık" ifadesini kullandı.
Kıbrıs'ta Enosis'i ve darbe rejiminin kökleşmesini engelleyen 20 Temmuz'daki harekatın olduğunu söyleyen Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"20 Temmuz sonucunda Kıbrıslı Türkler Kuzey'de topluca yaşamaya başlamışlardı. Bu, iki kesimli, iki toplumlu bir çözümün de altyapısını hazırlamıştır. Harekatın yarattığı önemli sonuçlardan birisi budur. Ancak iki harekat arasında Türk tarafınca sunulan çok bölgeli federal yapı önerisi Rum yönetimi ve Yunanistan tarafından kabul görseydi binlerce insan yer değiştirmek zorunda kalmayabilirdi. Ama olmadı. Şimdi kendi bölgemizde güvenlik içinde yaşadığımız bir gerçektir ve bu durum 20 Temmuz 1974'te sağlanmıştır. Bu yönüyle 20 Temmuz önemli hedeflerinden birine ulaşmıştır diyebiliriz. Ancak olayın bir diğer yönü daha vardır ki o da dünyanın kabul edebileceği iki toplumu yeni bir yapıda buluşturacak anayasal bir düzen 41 yıldır tesis edilememiştir. 2004 yılında Annan Planı ile yakalanan fırsat da ne yazık ki liderliğinin Rum toplumunu yanlış yönlendirmesiyle sonuçsuz kalmıştır."
Kıbrıs müzakere süreci
Cumhurbaşkanlığı makamına geçtikten sadece dört gün sonra BM Genel Sekreteri'nin Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile temaslara başladığını söyleyen Akıncı, "15 Mayıs'ta ise Rum lideri Nikos Anastasiadis ile kapsamlı müzakere sürecini başlattık. O günden beri gerek liderler olarak biz, gerek müzakerecilerimiz olsun, yoğun biçimde çalışmaktayız. Umarım bu çabalarımız makul bir sürede sonuç verir ve eş zamanlı referandumlarda bu defa iki toplumun onayını alabilecek bir anlaşmayla sonuçlanır" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Akıncı, amacının 11 Şubat 2014 tarihli ortak açıklamada belirtildiği gibi, iki kesimli, iki toplumlu, siyasal eşitlik ve güvenlik içinde federal bir çözüme ulaşmak olduğunu belirterek bu amaç doğrultusunda ve güven yaratıcı önlemlerle de desteklenen bu süreçte samimiyetle çaba harcadıklarını kaydetti.
Kıbrıs Türk toplumunun AB'ye hazırlık sürecinin bir an önce ilerletilmesinin gerektiğine işaret eden Akıncı, AB'nin teknik düzeyde görüşme sürecine yapacağı katkıyı da memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
Akıncı, müzakere sürecini Türkiye ile de yakın istişare içinde yürüttüklerini söyleyerek "Müzakere sürecinde, sadece Türkiye'nin değil, Yunanistan'ın da güçlü desteğine ihtiyaç olacak. Bu çerçevede Yunan ekonomisinin yaralarını en kısa sürede sarmasını ve müzakere sürecine bir an önce olumlu katkı yapmasını içtenlikle diliyorum" dedi.
Türkiye ve Yunanistan'ın desteğinin yanında ve ondan da öncelikli olarak iki toplumun birbirini anlaması ve birbirine yardımcı olmasının da son derece önemli olduğuna işaret eden Akıncı, "Artık birbirimizi, yıllarca süren ayrılıkların, kavganın, kin ve öfkenin tanımladığı düşmanlar olarak değil, geleceğin ortakları olarak görmek durumundayız" diye konuştu.
"Kıbrıslı Türkler ve Rumlar olarak bu adada beraberce yaşamaya mecburuz" diyen Akıncı, şunları kaydetti:
" Doğu Akdeniz'in bu güzel adası çok acılar çekti. Bizim de dahil olduğumuz kuşaklar bu acıları paylaştılar, artık genç kuşakların bu adanın nimetlerini paylaşmasını istiyoruz. 1963'ü bilen, 1974'ten günümüze, tüm süreçlerin içinde bire bir yaşamış bir kişi olarak, bu adada artık yeni 15 Temmuzlar da olmasın, 20 Temmuzlar da yaşanmasın diyorum. Bu adada artık kederler veya tek taraflı sevinçler yerine, kederler hiç yaşanmasın, sevinçler de ortak olsun diyorum. Geliniz bunu el birliğiyle yaratalım. Kıbrıs Türk, Kıbrıs Rum, Türkiye ve Yunanistan olarak el ele verelim, bunu başaralım. Doğu Akdeniz'de ve Ege'de örnek bir işbirliği ve dayanışmanın temellerini atalım.
Bir yandan çözüm için yoğun uğraş verirken öte yandan iç bünyemizin sağlam olması için gerekli adımların atılması zorunluluğu vardır. Gelecekte federal yapıda ve Avrupa Birliği'nde var olabilmek için bugünden yapılması gerekenler vardır. Kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kendini yönetme becerisine sahip, ekonomisi ve demokrasisi ile gelişen bir yapı, yarınlarımızın en büyük teminatı anlamındadır. Bu çerçevede görev üstlenmekte olan geniş tabanlı yeni hükümetimizin reformlarla toplumsal gelişim yönünde önemli adımlar atması halkımızın beklentisidir."
Çözüme en çok Kıbrıs Türkünün ve adanın diğer yarısının ihtiyaç duyduğuna işaret eden Akıncı, bu ortak ihtiyaçtan hareket ederek ortak vizyonla ortak yarar temelinde çözüme ulaşmanın tüm ilgili taraflar için olumlu olacağını söyledi.
Konuşmaların ardından Gençlik Dairesi Halk Dansları Ekibi, Polis Motorlu Tim Ekibi ve Türk Silahlı Kuvvetleri Mehteran Birliği gösteri sundu. Paraşütçüler ise 2500 metreden atlayış yaptı, bayraklarla tören alanına indi. Türk ve KKTC bayraklarıyla alana inen paraşütçüler, Şeref Tribünü'nü selamladı. İstanbul Mehteran Birliği'nin konser vermesinin ardından tören sona erdi.
Bu arada tören sonrası KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan makam aracına doğru yönelen vatandaşların yoğun isteği üzerine onlarla selamlaşarak bir süre sohbet etti.
Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC Başbakanı Ömer Kalyoncu, bakanlar, milletvekilleri, askeri yetkililer ve vatandaşlar katıldı.
Son Dakika › Güncel › KKTC'de Barış ve Özgürlük Bayramı Kutlamaları - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.