(ANKARA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Erdoğan, milletin takdiriyle birtakım görevler üstlendi. Ama her işin bir kararı var. Erdoğan'ın bu işin sonuna geldiğini kabul etmesi ve Türkiye'de bir iktidar değişimi noktasında serbest seçimlere daha fazla direnmemesi lazım. Erdoğan'ın bugün Trump'la kurduğu ilişkinin kendisi de, Venezuela bagajı da, Rusya ile kurduğu ilişkinin kendisi de Türkiye açısından taşınması güç bir bagaj haline gelmiştir" ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV'de katıldığı programda "Yerel seçimlerde 105 miting yaptık. Bu mitinglerin neredeyse tamamı emekli mitingleriydi. Çünkü o zaman ilk olarak emekliler dayanılamayacak kadar düşük bir maaşa mahkum edilmişti. Burada bir emekli toplantısı yapmıştık. Gün oldu meydanın yüzde 70'i, 80'i emekli oldu. Yerel seçimlerde emeklilerin iktidara en büyük darbeyi vuran seçmen grubu oldukları ortaya çıktı. Samimiyetle söylüyorum bir sosyal patlamanın eşiğindeyiz. 2009 yılından beri otobüsün üzerinden konuşuyorum. Ben otobüsün üzerinden bu kadar öfkeli gözbebeklerini ilk kez görüyorum. Öfke var ve dindirilemez bir öfke var. Emekli sürünüyor. Emeklinin durumu her şeyden farklı. Devletin sözüne güvenmiş, emekli olmuş, 19 bin TL maaş veriyorsun, sen bununla geçin. Kira değil. Bugün emekli maaşı dediğiniz şey, maaş değil harçlık bile değil. İşi gücü yerinde olanlar çocuklarına daha fazla harçlık veriyor" ifadesini kullandı.
Özel, "Yarın AK Parti gelip de hiç olmazsa bir asgari ücret yapıyorum, biz yarın nöbeti bırakırız. Korkarım ki yarın AK Parti'nin 20 bin lira gibi bir teklifi olabilir. O zaman biz nöbetimize devam ederiz. Komisyonda mücadelemizi veririz, Genel Kurul'da mücadelemizi veririz. Kanunlaştıktan sonra döner tekrar sokağa çıkarız. Zaten Mecliste bütün milletvekillerimiz duracak değil. Grubumuzdan 20 kişi nöbetleşe duracağız. Genel Kurul salonunu açık tutuyoruz ki emeklilerle ilgili bir şey yapalım diye. Emekliler, AK Parti'den umudunu kesti ama emekliler yaşama sevincini kaybetti. Emekliyle sohbet ederken temel duygu, öfke. Emekliler isyan halinde. Kaldı ki asgari ücret de tarih boyunca ilk kez ilan edildiği gün açlık sınırının altındaydı, alınacağı gün çok daha altında olacak" diye konuştu.
"Millet bunu yutmuyor"
Özel, son dönemde yapılan operasyonlarda bazı sanatçılara itibar suikastı yapıldığını, bu konuda şerhinin olduğunu ifade ederek, "Toplumun yüzde 60'ı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan operasyonun siyasi olduğunu, Erdoğan'ın siyasi geleceği için yapıldığını düşünüyor. Bunun için 'sadece İBB'ye yapmıyoruz, topçuya da yapıyoruz, popçuya da yapıyoruz' diye paçal yapıyorlar. Millet, bunu yutmuyor. Bu suçlarla mücadele edilmeli. Kiminle uğraşıyor? Torbacıyla, kullanıcıyla uğraşıyor. Türkiye'nin baronu kim? Escobarları kim? Bu işler böyle olmaz. Türkiye'de adalete güven yüzde 18'e indiğinde senin yaptığın operasyonda hele hele ucuz işlere karışıyorsan sana kimse güvenmez. Burada bir algı operasyonu var. Dünya kadar görevi ihmal suçu var. Dağ gibi büyüyen borçlar karşısında ya piyango çıkacak, ya miras kalacak. Hiçbirisi yoksulluktan, geçim zorluğundan bağımsız değil. Sanal kumar da öyle, şans oyunları da öyle" ifadesini kullandı.
Özel, şunları kaydetti:
"Anayasaya uymayanlarla anayasa yapmayacağımızı, hükümetin birinci vazifesinin AYM ve AİHM kararlarına uymak olduğunu, kaldı ki anayasa değişikliği dediğiniz mesele, bugünden yarına askere adam topluyormuş gibi milletvekili toplayarak yapılabilecek bir iş de değil. AK Parti'nin sayısı belli, toplamları 330. Kolay olmaz. Anayasa dediğin toplum sözleşmesi. Toplum sözleşmesini toplumun vicdanına ve rızasına rağmen değiştiremezsiniz. Bu ekonomik programla ne bir istikrar, ne bir rahatlama... Gelir adaletsizliğini çözmeyen, vergide adalet getirmeyen bir bütçenin başarılı olması mümkün değil. Bu şartlar altında bunların seçime gitmesi mümkün değil. Varıp da bir erken seçime Erdoğan'ın gideceğini normal şartlarda görmüyorum. Ama biliyorsunuz ki erken seçimin tarihini siyasetçiler konuşur, millet kararlaştırır. Millet erken seçim isterse bunun karşısında kimse duramaz. Öyle bir noktaya gelinir ki erken seçimden başka bir çare kalmayabilir. Siyasi denklemler bir erken seçim üretebilir. En önemlisi millet, bıçak kemikteyken sandığı isterse, hiçbir kuvvet milletten sandığı kaçıramaz.
"Adayımızla hazırız"
Biz adayımızı belli ettik. Ama aday, benim adayım değil. Türkiye'de bir genel başkanın aday olma imkanı vardı. Ben aday olabilirdim. Aday olmayacağımı söyledim. Ben aday gösterebilirdim, öyle de yapmadık. Adayımızı PM ile belirleyebilirdik, yapmadık. Ön seçim dedik. 15,5 milyon kişi oy verdi. Aday ne benim, ne partinin, aday milletin adayı. Adayın bile kendini çekmeye bence hakkı yok. Ekrem İmamoğlu'nun adaylığı milletin adaylığıdır. İmamoğlu'nun adaylığına millet razı olmuş. Karşıda AK Parti'nin adayı tartışması var. Evladı mı olacak, damadı mı olacak, bakanı mı olacak, eski bakanlardan biri mi olacak tartışması var. Bana bu tartışmayı keyifle izlemek düşer. Adayımızla hazırız.
CHP, insan kaynakları kıtlığı çekmeyen bir partidir. Farklı alternatifler olabilir. En doğru aday ve seçimi kazanacak adayla yola çıkacağız. O, şudur diyemem. Olsa bugün söylerim. Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı Ekrem İmamoğlu'dur. Adaylığının önünde şu an için bir engel yoktur. İmamoğlu'nun adaylığına birileri mani olacaksa, onun siyasi bedelini göze alıp mani olsunlar. Son dakikaya kadar İmamoğlu aday. Millet, korkanı da görsün, korkmayanı da görsün. İmamoğlu'nun adaylığının önündeki tek engel, Tayyip Erdoğan'ın elinde bulundurduğu ve bulundurmadığı tüm yetkileri kullanarak bu adaylığa engel olmak için kendini parçalamasıdır, İmamoğlu'ndan korkuyor olmasıdır. Ekrem İmamoğlu harıl harıl çalışıyor. Çok okuyor, çok çalışıyor, çok yazıyor. Türkiye siyasetine dair, dünya siyasetine dair çalışıyor. Biz de istifade ediyoruz. Ekrem Başkan, tutukluluk halini kendisi değilse de ülkesi adına en iyi şekilde değerlendiriyor.
Siyaseten kendimize doğru olarak belirlediğimiz hat, şartların yarattığı zorlukları mevzubahis ederek meseleyi romantize etmek yerine meseleyi doğru bir siyasi karşı çıkışla göğüslemek. Dosta güven, olmayana kaygı verecek bir tutumu göstermek en doğrusu. O cezaevlerinde yıllardır neler çeken ve seslerini duyuramayanlar var. 3 ayın 5 ayın sonunda bunlarla değil, davamızın haklılığıyla dışarıya çıkmak istiyoruz.
Paris'te kent lokantası lazım mı? Bu kadar yoksulluk olmasa, bu sosyal projeler, protein destekleri, süt destekleri genel iktidarın eksikliklerinden oluyor. Genel iktidara hazırlık mı, evet. Biz iktidarda olduğumuzda da önce yoksullukla mücadele edeceğiz. Beslenmeyi çözeceğiz, barınmayı çözeceğiz. İktidarın eksik yaptığı için yapmak zorunda olduklarımız. Her şeye para bulanlar, bir bakıyorsunuz, okulda temizliğe, güvenliğe para bulmamış. Sosyal belediyecilik işi, sosyal demokratların eline yakışıyor. Başarılı AK Partili belediyelere baktığında da uygulamalar sosyal belediyecilik anlayışından örnek alınarak yapılan işler."
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkiye neden tehdit dediğine yönelik bir soru üzerine, "Trump'la görüşmeden önce oğluyla görüşeceksiniz, 250 Boeing almanın sözünü vereceksiniz. Şirketin vermesi gereken kararı Erdoğan veriyor. Görüşmeden bir gece önce Çin mallarına vergi koyduk, Amerikan mallarından vergi indirdik. İktidarda kalmak için Trump'a istediklerini vermeye kalkıyor. Erdoğan'a söylüyorum, muhalefete itibar suikastı yapmaya benzemez bu işler. Böyle bir ilişki Türkiye açısından riskli bir ilişkidir. Maduro'nun belli konulara açıklık getirmesi durumunda AK Parti'nin taşıdığı riskleri biliyoruz. Erdoğan, milletin takdiriyle birtakım görevler üstlendi, birilerine çok yetki verdi, FETÖ'cüler başımıza musallat oldu. Sonrasında güç zehirlenmesiyle, OHAL şartlarında bir noktaya geldi. Ama her işin bir kararı var. Erdoğan'ın bu işin sonuna geldiğini kabul etmesi ve Türkiye'de bir iktidar değişimi noktasında serbest seçimlere daha fazla direnmemesi lazım. Erdoğan'ın bugün Trump'la kurduğu ilişkinin kendisi de, Venezuela bagajı da, Rusya ile kurduğu ilişkinin kendisi de Türkiye açısından taşınması güç bir bagaj haline gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu.
"Düşman kamplarına ayrılmış bir ülke görüntüsüne son vermek lazım"
Özel, "İlk yapılacak iş de inşallah birazcık bu ülkenin insanlarının birbirine sıkı sıkıya sarıldığı bir bayramlaşma, kucaklaşma, helalleşme, iyi günde kötü günde birlikte olan, Milli Takım kazanınca birlikte sevinenler, düğünü de cenazeyi de birlikte yapacak kardeşim. Öyle düşman kamplarına ayrılmış bir ülke görüntüsüne son vermek lazım. En büyük arzum da şudur; ülkeyi yöneten partinin Genel Başkanı olarak ve seçimleri kazanmış partinin Genel Başkanı olarak, o gün siyasi muhataplarımız kimse genel merkeze gelirken, 'Çek kardeşim bakalım Milliyetçi Hareket Partisi'ne bir sabah kahvesini genel başkanla içelim.' veya arayıp da 'Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanı müsaitse bir çayını içmeye geliyorum' diyerek, iktidar sorumluluğunda muhalefete kucak açan, alan açan, muhalefeti düşman görmeyen, hor görmeyen, hele hele seçmenini hiç ötekileştirmeyen, şeytanlaştırmayan bir yönetim anlayışının sahibi olmak lazım. Bu ülkede yaşayan insanlar Anadolu'da yaşayan, Trakya'da yaşayan insanlar komşusunu düşman görmüyor. Komşunun partisini de düşman görmüyor. Görmemeli, görmemelidir. 'İç cepheyi kuvvetlendirmek' dediğim meselenin kendisi budur. Biraz önce söyledim, bir siyasi partiyiz. Siyasi parti olduğumuz için birbirimizden ayrıyız ama partiyiz. Düşman değiliz. Düşman olsak Cumhuriyet Halk Ordusuyla Adalet ve Kalkınma Ordusu olur savaşırdık. Partiler rekabet ederler ve toplumun farklı kesimlerini temsil ederler. Onlar için siyasi mücadele ederler. Ama birbirlerini yok etmeye çalışmazlar. Daha iyi yönetmeye çalışırlar. Biz böyle bir fikrin insanlarıyız. Böyle bir fikrin partisiyiz. Bunun egemen olduğu, bunun yerleşmiş olduğu yarınlara ülkemizi taşımak isteriz" ifadesini kullandı.
"Sorumluluk almaya davet ediyoruz"
Özel, şunları kaydetti:
"Son mesajım şu; 'Nasıl olacak bu işler?' deyip enseyi karartanlara, morali bozanlara şu kadarını söyleyeceğim: Sen bu cümleyi kurmak yerine, çağrıldığın yere gidersen, işte tepkiliysen, birileri bir yerde tepkiliyse; emekliysen ve emekliler hak arıyorsa emeklilerin yanına. İşçiysen, işçiler hak arıyorsa oraya. Bu gidişattan rahatsız olan bir muhalif seçmensen, İstanbul'daki mitinglerimize, Anadolu'daki mitinglerimize, çağrıldığın yere koşarsan, o mücadeleye omuz verirsen karşında hiçbir güç duramaz ve senin değişsin istediğin şey tekrar değişir. Benim tek sitemim pijamayla evden bizi izleyenlere, pijamalılara. O pijama çıkarılacak, o pantolon giyilecek, ayakkabı giyilecek, sokağa çıkılacak. Bu eylem her şeyi çözecek. Evde oturmakla çözülmüyor, sessiz kalmakla çözülmüyor, susmakla çözülmüyor. Sen sustuğun zaman, başka birisi yerine konuşuyor, senin hakkını da başkaları alıyor. 'Ben haksızlığa uğradım' diyenin, hakkını arayacağı yer, demokratik, barışçıl yollarla sokaktır, meydandır, eylemdir. Gün o gündür. Herkes tüm mücadelelere, karınca kararınca katkı verecek güçtedir. Bunu yapmak için kimse elini korkak alıştırmasın. Bunu yapıp elini taşın altına koyarsan, kimse senin elini ezemez. Ama sen elini sakınırsan, o taşı getirir, eline de vururlar, başına da vururlar. O yüzden, herkesi sorumluluk almaya, mücadelede pay almaya davet ediyorum. Önümüzde hep birlikte yürüteceğimiz, dünya siyasi tarihinin en büyük seçim kampanyasını ki şu an 295'inci günündeyiz. Herhalde bininci gününe kadar sürme ihtimali de var. Bu uzun soluklu koşuya, omuz vermeye, gelip birlikte koşmaya davet ediyoruz. Sorumluluk almaya davet ediyoruz."
Özel, Houston Rockets forması giyen Alperen Şengün'ün all star oylamasına destek olma çağrısında bulunarak, "Biz hepimiz Alperen'i destekliyoruz. Ben sözümüze değer veren herkesi, bizi sevsin - sevmesin, aynı partiden olsun - olmasın tüm vatandaşlarımızı Alperen kardeşimize oy kullanmaya, destek olmaya ve onu NBA'in en değerli basketbolcuları arasına sokmaya, basketbolcusu yapmak için, oy kullanmaya davet ediyorum" dedi.
(SON)
Son Dakika › Güncel › Özgür Özel: 'Erdoğan'ın Bu İşin Sonuna Geldiğini Kabul Etmesi ve Serbest Seçimlere Daha Fazla Direnmemesi Lazım' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?