Suriyeliler IMPR ile Türkiye'yi Öğreniyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

Suriyeliler IMPR ile Türkiye'yi Öğreniyor

Suriyeliler IMPR ile Türkiye\'yi Öğreniyor
23.11.2015 15:43

Uluslararası Ortadoğu Barış Araştırmaları Merkezi, Şanlıurfa'da yılda 34 bin Suriyelinin hayata kazandırılmasında başrol oynuyor.

Suriyelilerin Türkiye'de bölge halklarıyla dil aktivitesi başta olmak üzere ekonomik sıkıntılarını aşması amacıyla Uluslararası Ortadoğu Barış Araştırmaları (IMPR) Merkezi tarafından üç yıl önce Şanlıurfa'da kurulan Urfa Toplum Merkezi'nde yılda ortalama 34 bin sığınmacı hayata bağlanıyor.

Suriyelilerin yoğun ilgi gösterdiği merkezde dil eğitiminden güzel sanatlara, mesleki kurslardan çocuk gelişimi ve psikolojik destek yardımına kadar her türlü imkan sunuluyor.

25 farklı branşta kurs verilen merkezden küçük çocukların yanı sıra yetişkinler de yararlanıyor. Okuma yazma, el becerileri, müzik, el sanatları ve dil kurslarının açıldığı bölümlerde Suriyeliler, periyodik olarak üç bölümden oluşan eğitimlere katılıyor.

Psikolojik desteğin de sağlandığı merkezde gönüllü eğitmenler tarafından Türkçe, Arapça ve İngilizce dersleri verilerek Suriyelilerin yerel halkla adaptasyonu sağlanmaya çalışılıyor.

YÜKSEL: TEMEL AMAÇ ENTEGRE

Uluslararası Ortadoğu Barış Araştırmaları Merkezi Proje Sorumlusu Umutcan Yüksel, çalışmalar ile ilgili yaptığı değerlendirmesinde temel amaçlarının Suriyelilerin bölge halkı ile entegre olmasını sağlamak olduğunu söyledi.

Yüksel, "Suriye'den savaştan kaçıp buraya gelmiş Suriyeli topluluğun, Türkiye halkına biraz daha entegre olması, psiko-sosyal durumlarının iyileştirilmesi, hayata adapte olabilmeleri ve savaş travmalarını atlatabilmeleri için onlara çeşitli farkındalılık eğitimleri veriyoruz. Bununla birlikte yaşam becerilerini kolaylaştırmak ve onlara iş alanlarına yönlendirebilmek için de aktiviteler düzenlemeye çalışıyoruz. Aynı zamanda psikolojik durumlarını iyileştirmeye yönelik çeşitli aktiviteler ve kampanyalar gerçekleştiriyoruz. Temelde 5-6 farklı branşta eğitim veriyoruz. Bunlardan birincisi farkındalılık çalışmalarıdır. Hem yerel halkın hem Suriyeli topluluğun hem entegrasyonu adına hem de birbirleriyle iletişim kurabilmeleri ve topluma adaptasyon adına bir farkındalılığa ihtiyaçları var ve bunun dışında çeşitli kampanya konularımız var. Burada aile planlamasının önemi, çocuk evlilikleri ve erken evliliklerinin toplum ve birey üzerinde yarattığı etkiler veya çocuk işçiliği ve topluma nasıl etkilediği yönünde çalışmalarımız var. İkinci olarak yaşam becerilerini geliştirmeye yönelik aktiviteler düzenliyoruz" diye konuştu.

'İŞ OLANAĞI ÇOK ÖNEMLİ'

Merkezde Suriyelilere farklı iş alanlarında hayata atılabilmeleri için eğitimler verdiklerini sözlerine ekleyen Yüksel, şunları kaydetti: "Kamp dışında yaşayan Suriyelilerin herhangi bir gelir kaynağı yok ve bu gelir kaynağını Türkiye'de yaratabilmek biraz zor. Ayrıca çalışma izinleri yok. Bunun için kendilerine bir gelir kaynağı oluşturabilmeleri için yaşam becerisi kazandırmayı amaçlıyoruz. Dil kursları da veriyoruz. Dil kurslarımızda Türkçe, Arapça ve İngilizce okuma yazma bilmeyen çocuklara Arapça okuma yazma kurslarımız var. Dil kurslarımızda temel amaçta topluma entegrasyonu kolaylaştırmak ve daha çok yaşama yönelik dil nasıl kullanılabilir bunu öğretiyoruz. Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin toplum hayatında kendilerini ifade edebilmeleri için dil sorununu aşmaları gerektiğini de dile getiren Yüksel konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü: "Bizim buradaki temel felsefemiz, insanlar artık Türkiye'de yaşıyorlar, çarşı pazara çıkıyorlar, bununla birlikte yerel halkla iletişim kurmak zorundalar. Bu nedenle dili öğrenmek zorundalar. Tüm bunlarla birlikte dili bir yandan profesyonelce öğretmeye çalışırken diğer bir yandan da dili hayata adapte edebilmek açısından öğretiyoruz.

EN ÖNEMLİ SORUNLARI EKONOMİK SIKINTI

Suriyelilerin Türkiye'de yaşadığı en önemli sorunların başında ekonomik sıkıntılar geliyor. Bizim buradaki çalışmalarımızın ardından Suriyelilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların hassasiyeti en asgari düzeye çekiliyor. Çünkü biz Suriyelilere düzenlediğimiz kurslarla birlikte onların iş hayatına atılabilmesi için olanaklar sağlıyoruz. Urfa toplum merkezi olarak bizler birey odaklı çalışıyoruz. Ama biz bir bireyin toplumu etkileyebileceğini, toplumunda algıları değiştirebileceğine inanıyoruz. Ve bu algıların, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelebileceğine, inanıyoruz. Bu nedenle bireyi eğiterek toplumu, toplumu eğiterek de ülkenin kalkınmasını amaçlıyoruz.

SOSYAL PATLAMA RİSKLERİNİN ÖNÜNE GEÇİLMESİ AMAÇLANIYOR

Bilindiği gibi Suriyeliler ilk olarak Türkiye'ye geldikleri zaman, Türkiye toplumunda Suriyeliler için 'Bir Misafir olgusu vardı'. Bu evimize gelen bir misafir gibi. Hani evimize bir misafir geldiği zaman bizler, 'Geldiler, biraz oturacaklar sonradan da gidecekler' deriz. Ama süreç uzayınca muhakkak ki bazı sosyal patlama riskleri oluştu. Bu riskler özellikle yerel halkın tümünü söyleyemeyiz ama Suriyelileri ucuz iş gücü olarak gören bir kesim de var. Bunun dışında bizler kadın kaçakçılığı ile de karşılaşıyoruz.

'ÇOCUK İŞÇİLİĞİ VE ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK HASSASİYETİMİZ'

Ucuz çocuk işçiliği de var tabi. Bunun gibi çok çeşitli vakalarımız var. Günlük 5 liraya insani olmayan şartlarda çalıştırılan çocuklar var. Bu büyük bir problem oluşturuyor. Buna yönelik bizlerde çalışmalarımız var. Devlet ile ve STK'larla birlikte bir kanaat oluşturmaya çalışıyoruz. Mesela bizim hastanelerde karşılaştığımız belli başlı sorunlar var. Bazı sağlık personellerinin Suriyelilere karşı yaklaşımının çok olumlu olmaması sorun oluyor. Bunda dil de etkili. Ama çeşitli olumsuz davranışlar var. Çocuklara yönelik genelde dilencilik vakaları var. Bunun dışında ekmek fırınlarında çok ucuz işçilik sonucu çalıştırmalar var. Çocuk evlilikleri vakaları var. Bizim burada tabiki Türkiye kanunlarını esas almamız gerekiyor. Türkiye kanunları gereği 18 yaş altı çocuklar kanunen evlenemez ve evlendirilemez. Ama böyle vakalarla karşılaşabiliyoruz. Biz de bunun için danışmanlık hizmeti veriyorlar. Sağlıkta yaşanan sorunlar nedeniyle bizlere gelen Suriyelilere Suriyeli doktorlara yönlendiriyoruz ve burada istedikleri gibi dille anlaşabiliyor ve bu sorunu aşmış oluyorlar."

ÇAKMAK: EN ÇOK DİL KURSLARI RAĞBET GÖRÜYOR

Merkezin İletişim ve Dış İlişkiler Sorumlusu Sara Şimal Çakmak, ise savaş sonrası Suriyeliler üzerindeki travmalara tanıklık ettiklerini ve bunun aşılması için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirerek, "Merkezimizde öncelikle dil kursları yoğun ilgi görüyor. İnsanların en fazla karşılaştıkları sorun dille ilgili problemler. Gerek halkların ulaşımda, sağlık ve eğitim haklarının ulaşımlarında en çok karşılaşılan sorun dil olduğu için çok fazla bir şekilde dil kurslarına talep oluyor. Bunun yanı sıra yaşam aktivitelerini genişletici çalışmalarımıza da talep var. Suriyeliler genellikle evde geçirdikleri vakitlerde savaş sonrası tramvayı atlatabilmeleri için bu tarz toplum merkezlerine gelip aktivite süreçlerinde bu travmaları atlatabilecekleri için yaşam biçimi aktivitelere talepler çok oluyor" diye konuştu.

KURSLARDA YAŞ SINIRLAMASI YOK

Ayrıca düzenlenen kurslarda yaş sınırlaması gözetmediklerini de belirten Çakmak, "Sadece çocuk bölümünde 5 ila 13 yaş arası çocuklarımızı kabul ediyoruz onun dışında kadın ve erkek bazında hiçbir yaş sınırlamamız yok. 9 dil sınıfımız bulunuyor. Her bir sınıfta 15-20 kişi arasında katılımcı oluyor. Yıllık olarak toplum merkezimizde 34 bin kişiye dil eğitimi veriyoruz. Buradaki en fazla sorunumuz entagrasyon. Biz bununla birlikte iki toplumun da birbirleri ile tanışmalarını ve uyum içerisinde yaşamlarını sürdürmelerini sağlıyoruz. Biz yaşamın entagrasyon sorununu çözmekle birlikte daha iyi olacağını düşünüyoruz" dedi.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci

Son Dakika Güncel Suriyeliler IMPR ile Türkiye'yi Öğreniyor - Son Dakika


Advertisement