AK Parti'nin Doğu ve Güneydoğu kökenli milletvekilleri, görevi Diyarbakır'a ve bölgeye hizmet olanların şiddeti körükleyen, tansiyonu yükselten açıklamalarının, Kürt halkının geleceğine bir şey katmayacağını belirterek, "Onlar da Kürt milletvekilleri, biz de Kürt milletvekilleriyiz. Bizler ve onlar arasındaki fark, siyahla beyaz arasındaki fark gibidir" dedi.
AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Cuma İçten ve Galip Ensarioğlu, Batman Milletvekili Ziver Özdemir, Bingöl Milletvekili Eşref Taş, Şırnak Milletvekili Emin Dindar ve Van Milletvekili Mustafa Bilici, TBMM'de basın toplantısı düzenledi.
Grup adına açıklama yapan İçten, başkalarının baskıları altında siyaset yapanların konuşacak yüzleri olmadığı halde, Kürt halkının gerçek temsilcisi olan AK Parti milletvekillerini tehdit etmeye çalıştığını belirtti.
İçten, "Biz böylesine bir çözüm için çaba harcarken, böylesine gayri insani ve edepten yoksun bir dille AK Partili Kürt milletvekillerine saldırıda bulunmak, insanlığa ve barışa ihanettir. Biz asla alçakların seviyesine inmedik, inmeyeceğiz. Birilerinin arkasına aldığı silahlı güçlere güvenerek, yaptığı açıklamaları da deli saçması olarak görüyoruz" diye konuştu.
Kürtler'in, kimsenin tekelinde olmadığını ifade eden İçten, sözde değil özde Kürt olduklarını, kimseyi galeyana getirmediklerini söyledi.
İçten, sözlerini, "Elinde silah olanlardan metin alıp okuyan, sözde siyasilerin alçak seviyelerine inmek bizlerin işi değil. Görevi Diyarbakır'a ve bölgeye hizmet olanların şiddeti körükleyen, tansiyonu yükselten, seviyesiz açıklamaları, Kürt halkının geleceğine bir şey katmaz" diye sürdürdü.
-"Siyah ile beyaz arasındaki fark"-
Kendileriyle siyasi arenada konuşamayanların, siyasi söylemleri olmayanların, halkı galeyana getirmeye çalıştığını ifade eden Cuma İçten, şunları kaydetti:
"Amiyane deyimle; artık bunu kimse yemez. Çünkü ortalığı karıştırıcı zihniyetlerin söylemleri, gerçek Kürt halkı tarafından kabul edilmiyor. Onlar da Kürt milletvekilleri, biz de Kürt milletvekilleriyiz. Bizler ve onlar arasındaki fark, siyahla beyaz arasındaki fark gibidir. Biz her gün halkın içindeyiz. Onlar yurt dışında koca şehirlerde, lüks otellerde gezip tozuyor. Bizler Ramazan ayında gecekondulardaki halkımızla birlikte iftar açarken, onlar evli oldukları halde, sevgilileriyle birlikte ellerinde içki şişeleriyle Antalya ve Bodrum'da tatil yapıyorlar. Onlar ellerine taş alıp esnafa ve emekçilere atıyorlar. Bizler, taşlara, molotoflara ve mermilere siper oluyoruz. Onlar sabahlara kadar kumarhanelerde zar atıyorlar. Bizler, hastanelerde yatanların refakatçileri oluyoruz. Biz asla elinde silah olanlardan korkmayız. Bizler Allah'tan korkmayanlardan korkmayız. Bizlerin korkusu sadece Allah korkusudur."
-" Leyla Zana'ya kulak vermeli"-
Galip Ensarioğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı'nın, Kürt milletvekillerine yönelik hakaretinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Ensarioğlu, yeri geldiğinde "anadilde eğitim haktır" diyebildiklerini, KCK tutuklamalarında siyasetçilerin, belediye başkanlarının tutuklanmasını eleştirebildiklerini, cezaevindeki milletvekillerinin yerinin Meclis olduğunu söyleyebildiklerini belirtti.
Ensarioğlu, "Onların, içeri girerken iradelerini teslim ettiklerini biliyoruz. Birileri bizi öldürebilir ama suratımıza tükürmek o kadar kolay değil. Hakaret ederek, insanları sokaklara dökerek, çocuklara işi havale ederek, kan üzerinden siyaset yaparak bugün halen şiddeti reddedemeyen anlayışın, dönüp Leyla Zana'ya kulak vermesi lazım" dedi.
Ziver Özdemir, bu işin yavaş yavaş agresif hareketlere dönüşmesinin, Türkiye'de yüzyılı aşkın süren sorunun çözümüyle ilgili ciddi, yerinde, büyük adımların atıldığı döneme denk geldiğini ifade etti. Özdemir, birilerinin, seçimler yaklaştıkça yerlerini sağlamlaştırmak, talimat aldığı yerlere şirin görünmek adına başkalarına hakaret etme gayretine girdiğini söyledi.
AK Parti'nin bu sorunu çözeceğini belirten Özdemir, "Onların korkusu da budur" diye konuştu.
Emin Dindar, kendilerine muhalefet eden milletvekillerine, "Gelin güneş gibi olalım. Pencereden güneş girdiğinde, pencereyi kırmıyor, içeri aydınlatıp, ısıtıyor. İnsanları öldürmeye değil, yaşatmaya çalışalım" diye seslendi.
Eşref Taş da Kürt, Zaza, Arap, Çerkezler'in de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, eşit hakka sahip olduğunu belirterek, "İnsan odaklı siyaset yapan AK Parti'ye karşı, arkadaşlarımızın bu açıklamaları esefle karşılanıyor" dedi
-AK Parti Şanlıurfa Miletvekili Gök:
-"Türkiye açlıkla mücadele eden
ülkelerin yanındadır"
TBMM (AA) - 14.06.2012 - AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök, Türkiye'nin açlıkla mücadele eden ülkelerin yanında olduğunu söyledi.
Gök, Afrika'daki açlığa dikkat çekmek için ABD'de düzenlenen kompozisyon ve resim yarışmasında dereceye giren öğrencileri TBMM'de kabul etti.
Dereceye girenlerin yoksullukla ilgili etkinliklerine uzak olmadığını belirten Gök, Şanlıurfa Milletvekili olduğunu hatırlatarak, yoksulluk ve işsizlikle mücadele adına Şanlıurfa'da mikro kredi projesi yürüttüklerini kaydetti.
Gök, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin yoksulluk ve açlıkla mücadele eden ülkelerinin yanında olduğuna konuşmalarında yer verdiğini dile getirerek, "Açlıkla mücadele eden ülkelerin yanında olduğumuzu, bizlerin bu ülkelere çok büyük katkılar sunduğumuzu bütün dünya izlemektedir" dedi.
Muhabir: Meltem Yılmaz - Erdal Çelikel
Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM
Son Dakika › Güncel › TBMM'de Basın Toplantıları - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.