Torba Kanun Teklifi Bayındırlık Komisyonu'nda...Chp'li Şevkin: "Akp'yi Tüm Vatandaşları Kucaklayan Kanun Teklifleri Getirmeye Davet Ediyoruz" - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

Torba Kanun Teklifi Bayındırlık Komisyonu'nda...Chp'li Şevkin: "Akp'yi Tüm Vatandaşları Kucaklayan Kanun Teklifleri Getirmeye Davet Ediyoruz"

15.01.2026 17:06  Güncelleme: 18:15

CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, kanun teklifinin üniversiteler, sivil toplum örgütleri, ilgili meslek odaları ve yerel yönetimlerin görüşü alınmadan getirildiğini belirterek "Öyle bir tablo yaratılıyor ki, sanki ülkede yerel yönetimler başka bir ülkenin vatandaşları tarafından seçilmiş, merkezi yönetim ise bambaşka bir yere hitap ediyor. Toplumsal olarak gerçekçi ve samimi önlemler almak yerine, ne yazık ki yerel yönetimlerin yetkilerinin kısıtlandığı, devre dışı bırakıldığı ve tüm sürecin merkezileştirildiği bir sistemi görüyoruz. Bu kabul edilebilir değildir. AKP'yi bu konuda samimi olmaya ve Meclis'e, tüm vatandaşları kapsayan ve kucaklayan kanun teklifleri getirmeye bir kez daha davet ediyoruz" dedi.

(TBMM) - CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, kanun teklifinin üniversiteler, sivil toplum örgütleri, ilgili meslek odaları ve yerel yönetimlerin görüşü alınmadan getirildiğini belirterek "Öyle bir tablo yaratılıyor ki, sanki ülkede yerel yönetimler başka bir ülkenin vatandaşları tarafından seçilmiş, merkezi yönetim ise bambaşka bir yere hitap ediyor. Toplumsal olarak gerçekçi ve samimi önlemler almak yerine, ne yazık ki yerel yönetimlerin yetkilerinin kısıtlandığı, devre dışı bırakıldığı ve tüm sürecin merkezileştirildiği bir sistemi görüyoruz. Bu kabul edilebilir değildir. AKP'yi bu konuda samimi olmaya ve Meclis'e, tüm vatandaşları kapsayan ve kucaklayan kanun teklifleri getirmeye bir kez daha davet ediyoruz" dedi.

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu'nda, belediye şirketlerine Cumhurbaşkanı onayı şartı düzenlemesinin de yer aldığı 32 maddelik Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.

Kanun teklifine ilişkin eleştirilerini sıralayan DEM Parti Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, "Bir kanun, bazı kurallarda değişiklik yapmanın ötesine geçip artık gerçek anlamda halkın sorunlarına temas etmelidir. Maalesef her gelen kanun, bir öncekini aratır bir pozisyonda, daracık zamanlara ve kısıtlı sürelere sıkıştırılarak önümüze getirilmektedir" diye konuştu.

DEM Partili Sarıtaş: "Ne halkın cebini düşünen ne de halkın gerçek sorunlarını gözeten bir kanun teklifi"

"Bizler her il ve meslek kanunlarında ilerleme sağlanması, halkla görüşülmesi, parlamentoda halkı temsil eden temsilcilerle görüş alışverişi yapılması ve ortak kanunlar hazırlanması gerektiğini söyledikçe; hükümet, bazı kanunlar diyerek birçok kanunda değişiklik yapıp kendi lehine, kendi çıkarı çerçevesinde teklifler getirmektedir" diye Sarıtaş, şöyle konuştu:

"Ne halkın cebini düşünen ne de halkın gerçek sorunlarını gözeten, sadece kendini, maliyesini ve çevresini düşünen bir kanun teklifidir bu. Bugün görüştüğümüz bu kanun teklifi de maalesef bunlardan biridir. Afet riski, yapı güvenliği ve sosyal konut gibi herkesin hassasiyet gösterdiği başlıklarla önümüze getirilmektedir. Elbette güvenli yapı ve nitelikli barınma hakkı hepimizin ortak talebidir. Ancak mesele bu değildir. Bugüne kadar baktığımızda, bu hedeflerin arkasında gizlenmiş başka bir yaklaşım da görüyoruz. Bu teklif, sorunları gözetmekten çok yetkileri merkezde toplamaktadır. Yerel yönetimleri, meslek odalarını ve yurttaşın kendisini sürecin dışına iten bir anlayışı kurumsallaştırmaktadır. Torba yasa yöntemiyle 17 ayrı kanunda değişiklik yapılmaktadır. Bu bile başlı başına Meclis'in yetkisini zayıflatan bir tercihtir. Esas sorun ise bu değişikliklerin ortak yönünün, bakanlık ve TOKİ'yi güçlendirirken yurttaşın mülkiyet hakkını ve yerel demokrasiyi geriletmesi olmasıdır. Örneğin, tapu ve kadastroda tutulan değerlerin merkezi bir sistem üzerinden belirlenmesi öngörülmektedir. Taşınmazın değeri, o mahallenin ve o kentin gerçek koşullarından koparılarak Ankara'dan belirlenmektedir. Bunun bedelini kimin ödeyeceği sorusu ise açıktır: Yurttaş ödeyecektir. Daha yüksek vergiyle, daha yüksek harçla vatandaş yine bu yükün altında kalacaktır. Üstelik belediyelerin kullanma yetkileri de fiilen devre dışı bırakılacaktır.

Sosyal konut gerekçesiyle Bakanlık ve TOKİ'ye özel mülkiyet üzerinde acele kamulaştırma yolu açılmaktadır. Acele kamulaştırma istisnai bir araçtır; olağan bir uygulama haline getirilemez. İnsanların yaşadıkları yerlerden rızaları olmadan koparılması, barınma hakkını güçlendirmez; aksine daha büyük bir güvencesizlik yaratır."

"Belediyelerin Anayasal haklarının budanması anlamına gelmektedir"

Kanun teklifinde yer alan ve Cumhurbaşkanı'na belediyelerin dolaylı ya da bedelsiz şekilde şirket edinmesi ve kooperatiflere ortak olmasına dair onay yetkisi getiren 17'nci maddeye ilişkin de eleştirilerini sıralayan Sarıtaş, "Belediyelerin anayasal haklarının budanması anlamına gelmektedir. Bu yetkinin genel ve mutlak bir merkezi izin rejimine tabi bulunması, yerinden yönetim ilkesi ilkesini zayıflatan açık bir yetki devridir. Seçilmiş yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinin tek kişinin onayına bağlanması siyasal bir müdahale mekanizmasına dönüşmektedir" ifadelerini kullandı.

SAADET'li Atmaca: "Torba yasa anlayışından artık vazgeçilmesi gerekiyor"

Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca ise kanun teklifine ilişkin etki analizinin paylaşılmamasına tepki gösterdi. Atmaca, "Neden bize vermediniz? Bunun yasal bir gerekçesi var mı, yok mu? Açıkça söylüyorum, bu son derece keyfi bir durumdur. Biz bunu her dönemde talep ediyoruz ama bize iletilmiyor. Eğer yasal bir zorunluluk varsa, lütfen bu sorumluluğu yerine getirin. Biz görmek istiyoruz. Talep ettiğimiz halde 'yok' denilmesini kabul etmiyoruz" diye konuştu. Atmaca, şöyle devam etti:

"Komisyona havale edildikten sonra bu kanunun etki analizinin ortada olmaması son derece mümkündür deniliyor. 'Varsa neden bize vermiyorsunuz' diye sorduğumuzda tatmin edici bir yanıt alamıyoruz. Bu durum gerçekten ciddi bir rahatsızlık yaratmaktadır. Ayrıca yine aynı mantıkla hazırlanmış bir torba yasa ile karşı karşıyayız. Torba yasa anlayışından artık vazgeçilmesi gerekiyor. Bunun memlekete fayda sağlaması mümkün değildir. Önümüzde 14 farklı kanunu etkileyen bir torba düzenleme bulunmaktadır. Her kanunun kendi içinde bir bütünlüğü, bir mantığı ve maddi gerekçesi vardır. Bir kanunun yalnızca bir maddesiyle oynandığında, bunun bütün sistemi nasıl etkileyeceğini görmeden yorum yapmak ne kadar sağlıklı olabilir? Pazartesi günü önümüze gelen bu torba yasa ile bu kadar kısa sürede 14 farklı kanunda yapılan değişikliklerin neyi, nasıl etkileyeceğini görmemiz mümkün değildir. Utanç verici bir durumdur."

İYİ Partili Aydın: "Amaç yasama sürecini hızlandırmak değil, Meclis'in elini kolunu bağlamak ve itirazları etkisizleştirmek"

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın da konuların bütünlüklü bir yaklaşımdan ziyade parçalı bir şekilde ele alındığını söyledi. Aydın, "Birden fazla kanunda yapılan kapsamlı değişiklikler tek bir teklif içine sıkıştırılmakta, bu yöntemle Meclis'in sağlıklı tartışma ve denetleme imkanıhı bilinçli bir biçimde sınırlandırılmaktadır. Amaç yasama sürecini hızlandırmak değil, Meclis'in elini kolunu bağlamak ve itirazları etkisizleştirmektir" dedi. Teklifte bir çok maddesinde idare lehine tek taraflı işlemler yapılarak yargı denetiminin dolaylı olarak zayıflatan hükümler yer aldığını, etki analizinin komisyon üyelerine sunulmadığını belirtti.

CHP'li Şevkin: "AKP'yi Meclis'e, tüm vatandaşları kapsayan ve kucaklayan kanun teklifleri getirmeye bir kez daha davet ediyoruz"

CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin ise kanun teklifinin üniversiteler, sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri, ilgili meslek odaları ve özellikle yerel yönetimlerin görüşü alınmadan getirildiğini söyledi. Şevkin, "Öyle bir tablo yaratılıyor ki, sanki ülkede yerel yönetimler başka bir ülkenin vatandaşları tarafından seçilmiş, merkezi yönetim ise bambaşka bir yere hitap ediyor. Toplumsal olarak gerçekçi ve samimi önlemler almak yerine, ne yazık ki yerel yönetimlerin yetkilerinin kısıtlandığı, devre dışı bırakıldığı ve tüm sürecin merkezileştirildiği bir sistemi görüyoruz. Bu kabul edilebilir değildir. AKP'yi bu konuda samimi olmaya ve Meclis'e, tüm vatandaşları kapsayan ve kucaklayan kanun teklifleri getirmeye bir kez daha davet ediyoruz" diye konuştu.

Türkiye'deki ağır yıkımlı ve can kayıplarının yaşandığı depremleri hatırlatan Şevkin, "1959'dan bu yana yürürlükte olan Afet Yasası üzerinde neden kapsamlı bir çalışma yapılmıyor? Bu ülkede onlarca büyük afet yaşandı. Neredeyse her yıl yüzlerce insanımızı kaybediyoruz. Buna rağmen köklü ve kalıcı düzenlemeler yerine, günü kurtaran palyatif adımlar atılıyor. 1953'ten bu yana fay zonları üzerine yapılaşmayı yasaklayan kanun var. Peki bugüne kadar neden etkin biçimde uygulanmadı? Neden önlem almadınız? 1968'den beri zemin etütleri zorunlu. Aradan 58 yıl geçmiş; kaç zemin etüdü yapıldı, kaçı denetlendi, kaçı bilimsel kriterlere uygun şekilde hayata geçirildi" ifadelerini kullandı.

"Binlerce jeoloji mühendisi işsizken, getirilen düzenlemelerle serbest mühendislik ortadan kaldırılmakta"

CHP'li Şevkin, "En azından su basman seviyesine kadar yapıların jeoloji mühendisleri tarafından denetlenmesi zorunlu olmalıdır. Bu öneriler raporlarda yer almasına rağmen hayata geçirilmedi. Ayrıca imar planlarında jeolojik-jeoteknik etütler ve mikro bölgeleme çalışmaları zorunlu olmalıdır. Fay zonları ve sıvılaşma riski olan alanlarda imar kısıtlamaları getirilmelidir. MTA verileri ve İl Risk Azaltma Planları karar süreçlerinde esas alınmalıdır. Buna rağmen gerekli adımlar atılmamaktadır. Bugün belediyelerde, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinde ve AFAD'da yeterli sayıda jeoloji mühendisi bulunmamaktadır. Binlerce jeoloji mühendisi işsizken, getirilen düzenlemelerle serbest mühendislik ortadan kaldırılmakta, meslek tamamen bakanlığa bağlanmaktadır. Bu, hem istihdam kaybına hem de bilimsel denetimin zayıflamasına yol açacaktır. Üç tarafı faylarla çevrili bir ülkede, yer bilimlerinden yeterince yararlanılmaması kabul edilemez. Bu nedenle, afetlere karşı bilimsel, şeffaf, katılımcı ve kamucu politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyorum" dedi.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Torba Kanun Teklifi Bayındırlık Komisyonu'nda...Chp'li Şevkin: 'Akp'yi Tüm Vatandaşları Kucaklayan Kanun Teklifleri Getirmeye Davet Ediyoruz' - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement