Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni - 10

Dha Yurt Bülteni - 10

5 ay önce

Pülümür Vadisi'nde PKK'lı teröristlerle çatışma/EK TURUNCU LİSTEDE ARANAN PKK'LI ÖLDÜRÜLDÜTunceli'nin Pülümür ilçesi kırsalında düzenlenen operasyonda etkisiz hale getirilen 7 terörist arasında, İçişleri Bakanlığı tarafından arananlar turuncu listede yer alan 1988 Tunceli doğumlu 'Malir' kod...

Dha Yurt Bülteni - 10, System.String[]
Pülümür Vadisi'nde PKK'lı teröristlerle çatışma/EK

 

TURUNCU LİSTEDE ARANAN PKK'LI ÖLDÜRÜLDÜ

Tunceli'nin Pülümür ilçesi kırsalında düzenlenen operasyonda etkisiz hale getirilen 7 terörist arasında, İçişleri Bakanlığı tarafından arananlar turuncu listede yer alan 1988 Tunceli doğumlu 'Malir' kod adlı Cihan Kıt'ın da olduğu öğrenildi. 600 bin lira ödülle aranan örgütün sözde Nazımiye gücü sorumlusu Cihan Kıt'ın, diğer 6 PKK'lı ile birlikte saldırı hazırlığı içerisinde oldukları belirtildi.

Haber: TUNCELİ, 

======================================================

Sur'daki kamulaştırma şerhinin kaldırılmasını istediler

 

Diyarbakır Merkez Sur ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlenen hendek- barikat operasyonlarından sonra Bakanlar Kurulu kararınca Sur'daki 6 bin 400 parsel için konulan 'kamulaştırma şerhi'nin, 2 yıl geçmesine karşın kamulaştırılmayan gayrimenkullerin değerlerini katbekat düşürdüğü öne sürüldü. DİSİAD Başkanı Burç Baysal, ekspertiz firmalarının, 1 milyon lira değerindeki bir gayrimenkule kamulaştırma şerhi nedeniyle 2 bin lira değer biçtiğini söyledi.

Merkez Sur ilçesinde Kasım 2015 ile Mart 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen hendek-barikat operasyonlarından sonra Bakanlar Kurulu kararınca 6 bin 400 parselin kamulaştırılmasına karar verildi. Bu parsellerin bir kısmı kamulaştırıldı. Kamulaştırma şerhi konulan büyük bir kısmı ise 2 yıl geçmesine karşın henüz kamulaştırılmadı. Şerhin konulduğu konut, pasaj, işyeri gibi gayri menkullerin söz konusu kamulaştırma şerhi nedeniyle değer kaybı yaşadığı öne sürüldü.  Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİAD) Başkanı Burç Baysal, kamulaştırma şerhinin kaldırılması gerektiğini belirterek, "Buna göre karşılığında bir finans yaratıyor. Hal böyleyken bir de üstüne 2015 yılında yaşanan çatışmalı ortamın sonrasında 25 Mart 2016'da resmi gazetede yayınlanan tebliğ ile beraber Sur ilçesinin yüksek çoğunluğu bir şekilde kamulaştırıldı. Bununla ilgili de 'kamulaştırma şerhi' tapuların üzerine düştü. Tabii söz konusu bu kamulaştırma şerhinin üzerinden iki yıl gibi bir zaman dilimi geçti ve bu ortamda yurttaşlara bu karar ile ilgili net bir açıklama yapılmazken, burada işverenlerin kendi menkulleri konusunda, ticari hayatlarını devam ettirebilmeleri için söz konusu bu menkullerin değerlendirilmesinde başka bir handikap ortaya çıktı. Bu kamulaştırma şerhi, ekspertiz kuruluşları tarafından çok daha düşük bedelle, raişin çok altında bir bedelle değerlendirme yapılmasına olanak sağladı. Yani, kamulaştırma şerhinden önce 1 milyon lira değerlendirilmesi yapılan bir gayrimenkul, bugün bu kamulaştırma şerhi ve çıkan bu yasanın uygulanmamasından ötürü 200 bin lira gibi bir rakam olarak değerlendiriliyor. Bu da söz konusu gayrimenkulün bugün itibariyle yaklaşık yüzde 80 gibi bir değer kaybı yaşamasına yol açıyor. Mağduriyetlere yol açan kamulaştırma şerhinin kaldırılması gerekir" diye konuştu.Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen ise, Sur içinde 16, Sur dışında ise iki mahalle olmak üzere toplamda 18 mahalledeki 6 bin 400 parsel için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın talebi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından acele kamulaştırma kararının alındığını söyledi. Özmen, şöyle konuştu: Sur'daki kamulaştırma Sur'un yaklaşık yüzde 80'ine tekabül ediyordu ve biz bu kararın alındığı ilk günden beri bu kadar geniş bir alanda yapılan bir kamulaştırmanın hukuka uygun olmadığını dile getirmiştik. Diyarbakır Barosu olarak kamulaştırma işleminin iptali için bir dava açtık. Bu dava Danıştay'da görüldü ve reddedildi. Daha sonra biz temyiz mahkemesi sıfatıyla Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu'na yönlendirildik, ancak temyiz aşamasında da itirazımız reddedilerek kamulaştırma kararının iptaline yönelik karar onandı. Aslında hukukun belirttiği bir süre yok ama, uygulamada makul dediğimiz hayatın olağan akışı içerisinde eğer özel bir mülkiyet kamulaştırılıyorsa ve acele bir kamulaştırmaya tabi ise, bu kamulaştırma işleminden sonra da değer biçilme aşmasında iş ve işlemlerin yapılabilesi için gereken makul süre nedir; diyelim ki 3 aydır. Yani, kriter budur. Ama, o 16 mahallede 25 Mart 2016 tarihinden geçen bu süre zarfında henüz birçok mahallede değer biçme işlemi filan yapılmadı. Dolayısıyla bir acele kamulaştırma kararı var ise ve üzerinden de iki yıl geçmiş ise ve bu süre içinde bir değer tespiti yapılmamış ise makul süre içerisinde bu işlemlerin yapılmadığı anlamına gelir. Bu da mağduriyetlere yol açmaktadır." Merkez Sur ilçesinde işyerleri bulunan Reşit Cantürk de, kamulaştırma şerhi konulan tarihten sonraki ekspertiz firmalarının değerlendirme rakamları ile önceki rakamlar arasında çok fark olduğunu söyledi. Cantürk, "Resmi gazetede yayımlandığı kadarıyla gerçekten kamulaştırılması gereken yerler var, ama kamulaştırma yapılmayacak yerler de mevcuttur. Kamulaştırma yapılmayacak yerlerle ilgili de bir an önce kamulaştırma şerhinin kaldırılması lazım. Çünkü, bu durum ciddi mağduriyetlere sebep oluyor. Ekspertiz firmaları önce değerlendirme yaptığı zaman iki sene önceki değerinin yüzde 70 altında bir değer biçiyor. Niye, kamulaştırma şerhinden dolayı. Buna bir örnek vereyim; bir arkadaşımızın bir milyon TL'lik gayrimenkulüne banka üç sene sonra 200 bin TL değer biçti. Bunun üzerine dediler ki; ya 800 bin TL'lik ek teminat getirin ya da bu farkı kapatın dediler. Eğer bu kamulaştırma şerhi kalkarsa, böyle mağduriyetler de ortadan kalkmış olacak. Tabii bu kamulaştırma şerhinin de kalkması için gereken makul bir süre vardır. Bu süre içinde ya söz konusu gayrimenkuller üzerindeki kamulaştırma şerhinin kalkması ya da kamulaştırmanın yapılması gerekiyor. Yani, kamulaştırma şerhini koydum, üç sene bekliyorum, daha beş sene de beklerim gibi bir yaklaşım olamaz" diye konuştu.

Haber: Ferit ASLAN/DİYARBAKIR,

===============================================

Aldığı protezin parasını ödemeyince icralık oldu

Afyonkarahisar'ın Kızılören ilçesinde 3 çocuk babası Salih Topak (49), geçen yıl yaptırdığı protezlerin parasını ödemeyince icralık oldu. SGK'nın protez için verdiği 18 bin 540 TL ile başka borçlarını kapatan Salih Topak, protezi kullanamadığını ve iade etmek istediğini ancak firmanın kabul etmediğini söyledi.

Kızılören'de oturan, evli 3 çocuk babası Salih Topak, 1999 yılında Eskişehir'de muavin olarak çalıştığı yolcu otobüsünün altında kalıp felç oldu. Ankara'da 107 gün tedavi gören Salih Topak, koltuk değneği kullanmaya başladı. Egzersizle koltuk değneklerinden kurtulan Salih Topak, 2013 yılında bacağındaki damar daralması nedeniyle tedaviye alındı. Sol bacağı diz altından kesilen Topak'a protez takıldı. 2016 Ekim ayında Salih Topak'ın sağ ayağında da yara oluştu. Yara büyüyünce Salih Topak, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'ne (SDÜ) tedavi için gitti. Burada 80 günlük tedavi sonrası Salih Topak'ın sağ bacağı da aynı rahatsızlıktan diz altından kesildi.

İCRA TAKİBİ BAŞLATILDI

Her iki bacağını da diz altından kaybeden Salih Topak, doktorunun yönlendirmesiyle geçen yıl nisan ayında diz altı protez ve karbon ayak yaptırmak üzere Ankara'daki özel bir protez merkezine başvurdu. Salih Topak, ölçü alındıktan birkaç gün sonra parasını SGK kendisine ödedikten sonra verme koşuluyla imza karşılığı protezini teslim alıp evine döndü. 20 bin 600 TL'ye fatura edilen protezi kullanamadığını öne süren Salih Topak, bir süre sonra firmaya protezi iade etmek istedi. Firma iadeyi kabul etmezken Salih Topak da SGK'dan kendisine protez için ödenen 18 bin 540 TL'yi borçlarını kapatmak için harcadı. Salih Topak ödeme yapmayınca protezi aldığı firma da hakkında icra takibi başlattı. Salih Topak'a ihtarname masrafıyla birlikte 20 bin 699 lira 65 kuruşluk ilamsız takipte ödeme emri gönderildi.

'ÇALMADIM, ÇIRPMADIM'

Isparta SDÜ Hastanesi'ne tedavi için gelen Salih Topak, "19 senedir sağlıkla mücadele ediyorum. Hiçbir zaman hayata küsmedim. İnsanlarla iç içe oldum. Kendimi özürlü gibi düşünmedim. Protezci beni icraya verdi. Protez parasını ödemediğim için köye gelecekmiş. Çalmadım, çırpmadım. Protezi de kullanmadım. Yaptırdım, devlet bana o hakkı vermiş ama ben kullanmadığım için protezciye söyledim. 'Geri vereyim' dedim. Kabul etmediler. Ben de parasını ödemedim. Ödemediğim için beni icraya vermiş" dedi.

'PROTEZLER EVDE DURUYOR'

Protezi yapan firmanın icra takibiyle ilgili kendisini aradığını kaydeden Salih Topak, şöyle dedi: "İcrayla ilgili emniyete yazı gelmiş. Bir otomobilim var. Emniyet gördüğü yerde bağlayacakmış. 18 bin 540 TL protez için devletten para aldım. Arayan kişi parayı alamadığı için bana hakaret etti. 'Elinizden geleni ardınıza koymayın' dedim. Ben ona 'protezleri alın para devlete kalsın' dedim. 'Kullanmadığım protezin parasını vermem' dedim. Protez parasını vermedim. Protezler evde duruyor. Borçlarım vardı. Eşim kanser hastası, 3 çocuğum okuyor. Hayatla mücadele ediyorum. Çok mu şey yapmışız? 'İcra' diyor. Ben ondan da korkmuyorum. İcra işlemlerini başlattılar. Devletin bana vermiş olduğu hakkı kullandım. Çocuklarıma da sesleniyorum, korkmasınlar, yürekli olsunlar. Özürlü insanlara da diyorum. Yılmasınlar, hayatla barışık olsunlar."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Salih Topak hastane odasından detay

Salih Topak'ın yataktan tekerlekli sandalyeye binip inmesi

RÖP: Salih Topak

Salih Topak tekerlekli sandalyedeyken detay

382 MB/// 03.27"

HABER- KAMERA: Ali ÇEVİKBAŞ/ISPARTA,

==============================================

Batman'da sığınmacılara hizmet verecek sağlık merkezi açıldı

Batman'da, Suriyeli ve Afganlı göçmenler için birinci basamak sağlık hizmeti verecek bir merkez açıldı. Vali Ahmet Deniz, "Bugün açtığımız birinci basamak sağlık merkezi, kentimizde yaşayan tüm göçmen ailelere hizmet verecek. Burada özelikle misafir vatandaşlarımıza, göçmen kardeşlerimize hem tanı, hem de tedavi merkezi olarak faaliyet verecek" dedi. 

Sağlık Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu ve KAMER işbirliğiyle Batman'da, Göçmen Sağlığı Merkezi törenle hizmete açıldı. Suriyeli Dr. İmad Ahmet ve Muhammet Ceylan'ın görev yaptığı sağlık merkezinde, göçmenler için aşılama, gebe ve psikolojik destek hizmeti verilecek. Merkezin açılışında konuşan Vali Ahmet Deniz, Türkiye'nin komşu ülkesi Suriyeliler'e kapılarını açmak suretiyle merhamet gösterdiğini belirterek, "Bugün açtığımız birinci basamak sağlık hizmeti merkezinde, kentimizde yaşayan göçmen ailelere hizmet verilecek. Burada özelikle misafir vatandaşlarımıza, göçmen kardeşlerimize hem tanı, hem tedavi merkezi olarak faaliyet verilecek. Doktorlar var, hemşireler ve psikologlar var. Türkiye biliyorsunuz 3 milyon 500 bin kişiye misafirperverlik yapılıyor. Biz merhametli, güzel bir milletiz, dünyaya örnek gösteriliyor. Dün de AB'li yöneticiler Türkiye'nin mülteci politikasını öve öve bitiremedi. Türkiye bu konularda dünyaya örnektir. Çünkü, biz merhametli bir milletiz. Öncelikle kendi vatandaşımıza verdiğimiz aynı hizmeti, bu insanlarımıza veriyoruz. Bugün de böyle bir birim açıyoruz" dedi. Sağlık İl Müdürü Osman Sünger ise, hizmete erişimi arttırmak amacıyla Suriyeli misafirlerin yoğun olarak yaşadığı illerde Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, KAMER ve AB İnsanı Yardım'ın katkılarıyla merkezin açıldığını belirterek, merkezde aşılama, gebe çocuk izlemeleri gibi hizmetlerin de verileceğini söyledi.

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Sağlık merkezinden görüntü

-Vali Ahmet Deniz açılış yapması ve konuşması

-Protokol üyelerinin merkezi gezmesinden görüntüler

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Arif ARSLAN-Reşat YİĞİZ/BATMAN,

===============================================

Atatürk Barajı'ndan Harran Ovası'na su verilmeye başlandı

Şanlıurfa'da Atatürk Barajı'ndan Harran Ovası'na su verilmeye başlandı. Kurbanların kesildiği törende konuşan Devlet Su İşleri (DSİ) 15'inci Bölge Müdürü Ahmet Ersin Gökçe, "Bu yıl Atatürk Barajı'ndan gelen suyla, Harran Ovası'nda 1 milyon 850 bin dekarlık bir alan suya kavuşuyor" dedi.

Türkiye'nin ihtiyacı olan pamuğun yüzde 45'i, kırmızı mercimeğin yüzde 38'i, mısırın yüzde 22'si, arpanın yüzde 13'ü ve buğdayın da yüzde 9'unun üretildiği Şanlıurfa'da, kuraklık nedeniyle çiftçiler, DSİ 15'inci Bölge Müdürlüğü'nden kanallara su verilmesi talebinde bulundu. Talebi olumlu karşılayan DSİ, Atatürk Barajı tünellerinin kapaklarını açarak kanallar vasıtasıyla Harran Ovası'na su vermeye başlandı. Kuraklığın sulama ihtiyacı bulunan bölgelerdeki ürünleri etkilememesi için Atatürk Barajı göl rezervuarından alınan su, her biri 26.5 kilometre uzunluğunda, 7.62 metre çapında ve toplamda 328 metreküp kapasiteli 2 tünel yardımı ile ana isale kanallarına, oradan da bu kanallar ile Mardin ve Harran regülatörlerine aktarılıyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından bölgeye yapılan yatırımlar ile Harran Ovası'nda 1 milyon 850 bin dekar alan suyla buluşacak. 2018 yılı sulama mevsiminin açılmasıyla birlikte DSİ bağlı Şanlıurfa Tünelleri Kontrol Merkezi'nde dualar eşliğinde kurban kesilip, tünelin kapağı açılarak Harran Ovası'na su verilmeye başladı. Bölgede son 44 yılın en kurak döneminin yaşandığına dikkat çeken DSİ 15'inci Bölge Müdürü Ahmet Ersin Gökçe, bu yıl sulama sezonunun açılmasıyla birlikte Harran Ovası'nda 1 milyon 850 bin dekar alanın sulanacağını belirtti. Gökçe, şunları söyledi: "Bugün Atatürk Barajı'ndan Şanlıurfa, Harran ve Mardin ana kanallarına su vermeye başladık. Son iki yıldır 44 yılın en kurak sezonu yaşandı. Bölgede 2018 yağış oranı verileri oldukça altlarda seyrediyor. Dolayısıyla GAP Projesi'nin yüzde 85'i kaynağı olan Atatürk Barajımızdaki su rezerviyle ilgili bizler de sezonda çiftçilerimizin sıkıntı çekmemesi için doğru ve tasarruflu su kullanması manasında belli aşamalarda tasarruf yapmak zorunda kaldık. Geçen cumartesi bir yağmur beklentimiz vardı. Ancak beklenen yağış olmayınca bugün Şanlıurfa tünelleri çıkışında bu 3 ana kanalımıza su verdik. Suyumuz Atatürk Barajı'ndan geliyor. 26.5 kilometre çift tünelleri vasıtasıyla su buraya kadar geliyor. İki tünel kapasitemiz yaklaşık 328 metreküp saniyedir. Bugün burada bıraktığımız suyla 1 milyon 850 bin dekarlık bir alan suya kavuşuyor."

'BİZ SU ZENGİNİ ÜLKE DEĞİLİZ'

Bölgede sulanan alanın çok büyük olduğuna dikkat çeken Gökçe, çiftçiye suyun tasarruflu kullanılması konusunda uyarıda bulunarak, "Buradan bütün çiftçilerimize şunu söylüyorum: Öncelikle sulama sezonunda bırakılan bu suyun Allah bereket getirmesini niyaz ediyorum. Ama suyun da tasarruflu kullanılmasını istiyorum. Onların bu konuda daha fazla duyarlı olmasını istiyorum. 'Su ayak izi' dediğimiz bir şey var. Bir A4 kağıdını çöpe attığınızda onda 10 litrelik bir su bulunmaktadır. Her şeyin tasarruflu kullanılması gerekiyor. Şanlıurfalı çiftçilerimiz kuraklığın ne olduğunu çok iyi biliyor. Ülkemizin geleceği bu sudur. Suyumuzu ve toprağımızı verimli kullanmalıyız. Suyu israf etmeyelim. Biz su zengin bir ülke değiliz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü

Bölge Müdürü Ahmet Ersin Gökçe ile röportaj

Su kapaklarının açılması

Sulama kanalarında suyun gitmesi

Törene katılan personeller

Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 350 MB

Haber- Ali LEYLAK-Kamera: Ömer ŞULUL/ŞANLIURFA,

==================================================

Bolu'da serada zambak ve karanfiller çiçek açtı

Bolu Belediyesi tarafından kentte seracılığı yaygınlaştırmak amacıyla kurulan seralarda üretilen zambak ve sprey karanfiller çiçek açtı.

Bolulu çiftçilere öncülük etmesi amacıyla Bolu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Abant İzzet Baysal Üniversitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi iş birliğinde başlatılan seracılık faaliyetleri olumlu sonuç verdi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne bağlı kesme çiçek serasında geçen Eylül ayında dikimi gerçekleşen sprey karanfiller ve zambaklar, rengarenk açtı. Bolu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Aylin Aydın, seralarda üretimi yapılan çiçeklerin gelişimini tek tek incelediklerini ifade ederek, "Bu seramız Bolu Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü'ne ait 600 metrekare jeotermal suyla ısınan bir kesme çiçek serası. Seramızda biz çiftçilerimize birçok kesme çiçekte örnek olmak istiyoruz. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile beraber yürüttüğümüz projemizde gül, cipso (gelin çiçeği), statis (deniz lavantası), gerbera, krizantem, Hüsnü Yusuf, karanfil ve zambak üretimi yapıyoruz. Bunların gelişimini tek tek inceliyoruz. Bolu'da da bunu gerçekten başarılı şekilde yaptığımıza inanıyoruz. Çiftçilerimize halkımıza bunu göstermek istiyoruz. Biz özellikle Bolu'da soğanlı bitki üretimini burada yaygınlaştırmak istiyoruz. Bolu'nun iklimi ve yaygın toprak özellikleri soğanlı bitki üretimine çok uygun. Biz buna zambak ile başladık ama lale soğanı ile devam etmek istiyoruzö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

-Seradan görüntüler

-Açan çiçeklerin görüntüsü

-Park ve Bahçeler Müdürü ile röportaj

-Detaylar

02.38 Boyut: 295 MB

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,



Arjantin'de Açlıktan Ağlayan Bebeği Emziren Polis, Gözleri Yaşarttı Bursa'da Dün Meydana Gelen Zincirleme Kazada Yaralı Kurtulan Sürücü Kabusu Anlattı: 40 Patlama Sesi Duydum!

ABD Savunma Bakanı: Münbiç İçin Türkiye İle Eğitimler 3 Gün İçinde Başlayabilir