28 Şubat'ta Demokrasi Mücadelesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

28 Şubat'ta Demokrasi Mücadelesi

28 Şubat\'ta Demokrasi Mücadelesi
28.02.2026 21:04

AK Parti, 28 Şubat'ın etkilerini tartışan bir program düzenledi. Bakan Tekin, o dönemde yaşananları anlattı.

AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığınca, 28 Şubat "postmodern darbesi"nin 29. yıl dönümü dolayısıyla "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu program düzenlendi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın'ın moderatörlüğünde AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda gerçekleştirilen programda, 28 Şubat sürecinin siyasi ve toplumsal etkileri, vesayet ve darbe mekanizmalarının millet iradesine verdiği zararlar ve bu karanlık döneme karşı verilen demokratik mücadele ele alındı.

Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 28 Şubat sürecinde toplumun her alanında mağduriyet oluşturan ve muhafazakar insanları karşısına alan bir darbe ortamıyla karşı karşıya kalındığını ifade etti.

Kendisinin de o dönemde üniversitede asistan olduğunu aktaran Tekin, "Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar, bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyorlar. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, hepsi bir öncekinden ders çıkartarak 'Nerede hata yaptık, niye bu insanlar bir daha geldiler?' sorusuna cevap verecek tedbirlerle dolu. 28 Şubat'ı 12 Eylül'den ayıran ana fark şurası, 12 Eylül'ü yapanlar silah zoruyla darbe yaptı, anayasa yaptı ama topluma sirayet etmemişti, toplumun kılcal damarlarına girememişti." diye konuştu.

Tekin, 28 Şubat sürecinde toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da dershane, okul ya da benzeri yöntemlerle sirayet edilebilecek bir alan oluşturulmak istendiğini ve paydaş olarak FETÖ'nün seçildiğini anlattı.

Bir hususun altınının çizilmesi gerektiğini dile getiren Tekin, "Peki imam hatip okulları ile ilgili alınan kararlarla bunun bir bağlantısı var mı? Çok bağlantısı var. O tarihlerde mütedeyyin insanlar, çocuklarını imam hatip okullarına gönderiyorlardı. O kitleye ulaşmanın yolu o kişilerin çocuklarını FETÖ okullarına göndermesini sağlamaktı. 'O zaman imam hatip okullarını kapatırsak onlar çocuklarını oraya verirler.' Bu da böyle bir projeksiyonun ürünü." değerlendirmesini yaptı.

Bakan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığının ramazan genelgesine ilişkin bazı eleştirilere de değinerek, "Bugünlerde bilhassa CHP geleneğinden gelenler veya CHP'yi yönetenler, bizim ramazan genelgesinden hareketle 'FETÖ'den ders çıkarmadınız mı?' önermelerini kuruyorlar. Ben de şunu hatırlatıyorum. Biz FETÖ'den ders çıkardık ama 2014 yılında dershane kanununu Anayasa Mahkemesine FETÖ avukatlarıyla beraber taşıyan CHP'ydi. Bankasının önünde kapatılmaması için eylem yapanlar, CHP'lilerdi. Dolayısıyla 28 Şubat iradesiyle burası arasında çok ciddi bir bağlantı kurmak mümkün." ifadelerini kullandı.

"Vesayetçilerin Türkiye'de bir geleceğinin olduğu kanaatinde değilim"

Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 28 Şubat'ın 12 Eylül, 27 Mayıs gibi açık, sert ve görünür bir darbe olarak tezahür etmediğini, Türkiye ve dünyanın şartlarının böyle bir askeri müdahaleye müsait olmadığını söyledi.

Bu nedenle daha farklı bir usulle asker, sivil bürokrasi, yargı, sivil unsurlar ve medyanın içinde olduğu bir müdahalede bulunulduğunu anlatan Şentop, adını da yine 28 Şubat'ın önemli aktörlerinden birinin "postmodern darbe" olarak koyduğunu aktardı.

Şentop, 27 Mayıs 1960'taki darbeden itibaren farklı zamanlarda darbelerin yaşandığına değinerek, "Türkiye'de vesayetçi bir sistem var. Bu sistem kendi kontrollerinin azaldığını düşündükleri noktada bu şekilde müdahalede bulunmuşlar. 28 Şubat'ta da bir müdahalede bulunuyorlar ama müdahale sadece siyasete değil, topluma karşı bir müdahaleye dönüşüyor. Neden? Çünkü toplumda onları rahatsız eden bir değişiklik var. Nedir o değişiklik? Müdahale ettikleri şeylere bakarsanız, Müslümanlığın, İslam'ın görünür unsurlarına, tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var." diye konuştu.

Geçmişten bugüne bu zihniyetin varlığını sürdürdüğünü ve korunduğunu dile getiren Şentop, şunları kaydetti:

"Buna güçleri yeter mi? Asla. Bundan sonra onların Türkiye'de bir geleceğinin olduğu kanaatinde değilim ama biz yine bu anlayışa prim vermemek ve bu anlayışın gelişmesine, hatta bu darbeci görüşlerin dile getirilmesine müsaade etmeyecek bir demokratik çıkış ortaya koymalıyız. Küçümsememeliyiz ama Türkiye'de zamanı geçmiş bu vesayet anlayışının kafasını kaldırması ve Türkiye'yle ilgili söz söylemesini zayıflatacak, etkisizleştirecek hamleleri de gözden kaçırmamalıyız."

"Bu olay 'postmodern' ismiyle asla yumuşatılmamalı"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya da 28 Şubat'ın bu ülkenin değerlerine meydan okunan bir darbe teşebbüsü olduğunu ifade etti.

Medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversite ve akademisyenlerin içerisinde olduğu bir sürecin yaşandığını anımsatan Kaya, "Bu olay 'postmodern' ismiyle asla yumuşatılmamalı. Buna özellikle kadınlar olarak dikkat çekmeliyiz. Ben o dönemi yaşamış lise talebesiydim. Kadın olarak her yıl dönümünde yutkunuyoruz, o dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki bunu unutmayacağız, unutturmayacağız." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise 28 Şubat sürecinde üniversite öğrencisi olduğunu ve derslere girerken zorluk yaşadığını anlatarak, "Bugünlere gelirken şunu düşünüyor insan: 'Neden yaptılar bunu, hedef ne?' Toplumun değiştiğini gördüler. Kendileri gibi olmayan birilerinin de bu ülkede söz sahibi olmaya başlayabileceğini fark ettiler. Buna 'dur' demek gerekiyordu. Yoksa kendi koltukları gidecekti. Yeri geldiğinde laiklik, yeri geldiğinde Atatürkçülük, yeri geldiğinde çağdaşlık ve demokrasi diyerek, toplumu ötekileştirerek toplum mühendisliği çalışmasıyla üzerimizden tanklarla geçtiler." şeklinde konuştu.

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ve teşkilat üyeleri katıldı.

Kaynak: AA

Son Dakika Politika 28 Şubat'ta Demokrasi Mücadelesi - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement