Trump'ı "topal ördek" yapabilecek seçim! Türkiye’yi nasıl etkileyecek? CAATSA ve F-35 detayı - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE
BBC

Trump'ı "topal ördek" yapabilecek seçim! Türkiye’yi nasıl etkileyecek? CAATSA ve F-35 detayı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Trump\'ı "topal ördek" yapabilecek seçim! Türkiye’yi nasıl etkileyecek? CAATSA ve F-35 detayı

ABD’de bugün yapılacak ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve Senato’nun 35 sandalyesi için sandık başına gidiliyor. Son anketler Cumhuriyetçilerin Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu kaybedebileceğine işaret ederken, Türkiye de seçimleri yakından izliyor. Demokrat ağırlıklı bir Kongre’nin CAATSA yaptırımları, F-35 ve silah satışları gibi konularda Ankara için süreci zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.

ABD’de Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin ortasında yapılan ara seçimler, Washington’daki güç dengelerini değiştirebilir. Seçim sonuçlarının, Trump yönetiminin önümüzdeki iki yıldaki dış politikasını da etkileyebileceği belirtiliyor.

“TOPAL ÖRDEK” İHTİMALİ

Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Trump, 2016'daki seçim zaferi ve 2020'deki yenilginin ardından 2024'te yeniden seçilmiş ve 20 Ocak 2025'te ikinci kez başkanlık koltuğuna oturmuştu. Son kamuoyu araştırmaları, Cumhuriyetçilerin Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu yitirme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde Trump, görevinin son iki yılında Demokratların çoğunlukta olduğu bir Kongre ile çalışmak zorunda kalacak. Amerikan iç siyasetinde bu duruma düşerek yasama gücü ve siyasi etkisi azalan başkanlar için “topal ördek” tabiri kullanılıyor.

DIŞ POLİTİKADA SERTLEŞME YORUMLARI

ABD basınındaki bazı haber ve yorumlarda, Trump’ın olası bir seçim yenilgisinin ardından daha saldırgan ve aktif bir dış politikaya yönelebileceği öne sürülüyor. Bu yorumlara göre İran’a yönelik askeri hareketlilik yeniden gündeme gelebilir. Trump’ın Avrupa ile güvenlik konusundaki görüş ayrılığının derinleşebileceği, Ukrayna’ya askeri yardım ve Rusya ile ilişkiler konusunda NATO ülkeleriyle ters düşebileceği de yorumlar arasında yer alıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise 31 Ekim’de yaptığı açıklamada, Kongre’de çoğunluk kaybedilse bile Trump yönetiminin dış politikasının değişmeyeceğini söyledi. Rubio, dış politikayı yapma ve uygulama sorumluluğunun merkezi yönetime ait olduğunu vurguladı.

TÜRKİYE DE YAKINDAN İZLİYOR

Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki kişisel ilişkinin, Türkiye-ABD ilişkilerinde temel mekanizma olmayı sürdüreceği belirtiliyor. Ancak Kongre onayı gerektiren süreçler ve bölgesel gelişmeler nedeniyle Türkiye’nin de seçim sonuçlarından etkilenebileceği değerlendiriliyor. Bu etkinin en somut olarak, Türkiye’nin uzun süredir kaldırılmasını istediği CAATSA (Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yaptırımlarında görülmesi bekleniyor.

ABD, Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerini 2019'da topraklarına yerleştiren Türkiye’yi önce F-35 ortak savaş uçağı projesinden çıkarmış, ardından 2020'de CAATSA kapsamındaki yaptırımları uygulamıştı.

TRUMP “VAKTİ GELDİ” DEMİŞTİ

Trump, NATO Zirvesi için temmuz ayında Ankara’ya yaptığı ziyarette, ABD’nin dostlarına yaptırım uygulamak istemediğini ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının vaktinin geldiğini söylemişti. Trump, F-35 satışı konusunda henüz karar vermediğini ancak konuya olumlu baktığını da belirtmişti. Ancak NATO Zirvesi’nden bu yana her iki konuda da olumlu bir gelişme yaşanmadı.

YAPTIRIMLARIN KALKMASI İÇİN KONGRE ONAYI GEREKİYOR

Cumhuriyetçilerin Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğa sahip olmasına rağmen Trump’ın yaptırımları kaldıramamasının iki önemli nedeni bulunuyor. Bunlardan ilki, Türkiye’nin S-400 sistemlerini hala envanterinde ve topraklarında tutması. Diğeri ise Kongre’nin hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat kanadında Türkiye’ye yönelik olumsuz bir algının bulunması.

Türkiye’nin İsrail ile son dönemde gerilen ilişkileri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaşanan süreçler ile insan hakları ve ifade özgürlüğüne ilişkin konular zaman zaman Kongre üyeleri tarafından dile getiriliyor ve mektuplarla Beyaz Saray’a iletiliyor. Bu nedenle Kongre’de çoğunluğun tamamen Demokratlara geçmesinin, özellikle CAATSA yaptırımlarının kaldırılması sürecini daha da güçleştirebileceği belirtiliyor.

Yaptırımların kalkması için önce Türkiye’nin S-400 sistemlerini envanterinden çıkararak başka bir ülkeye göndermesi gerekiyor. Ardından yaptırımların kalıcı olarak kaldırılması için yasal bir değişiklik yapılması ve bunun Kongre’den geçmesi şart. CAATSA, ABD Başkanı’na yaptırımları geçici olarak askıya alma yetkisi de veriyor. Ancak Trump’ın bu yetkiyi kullanabilmesi için somut gelişmelere dayalı kapsamlı bir raporu Kongre’ye sunması gerekiyor.

F-35 İÇİN DE YASA DEĞİŞİKLİĞİ ŞART

Türkiye’nin önem verdiği bir diğer konu ise 2019'da çıkarıldığı F-35 programına geri dönmek ya da bu uçaklardan satın almak. Ankara, programdan çıkarılmadan önce 6 savaş uçağının bedelini ödemişti. Bu uçaklar hala ABD’deki hangarlarda bekletiliyor.

ABD Kongresi, 2020'de Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na eklediği bir maddeyle, S-400 sistemlerini bulundurduğu için Türkiye’ye F-35 satışını yasaklamıştı. Bu nedenle F-35 sorununun aşılması için de yasal değişiklik yapılması gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamalarda ABD Başkanı’nın bu konularda söz verdiğini, Türkiye olarak bu sözlerin tutulmasını beklediklerini söylemişti.

KAAN MOTORLARI İÇİN DE ENDİŞE

Kongre’de çoğunluğun Demokratlara geçmesinin, başta KAAN savaş uçağı için gerekli motorlar olmak üzere Türkiye’ye silah satışlarına ilişkin onay süreçlerini de zorlaştırabileceği değerlendiriliyor. Demokratlar seçimi kazanırsa başta Dış İlişkiler Komitesi olmak üzere önemli komitelerin kontrolünü ele alacak. Bu komiteler, silah satışları başta olmak üzere önemli dış politika kararlarının denetlenmesinde kritik rol oynuyor.

İsrail ve Yunanistan’ın da ABD’deki lobileri aracılığıyla yeni Kongre üzerinde Türkiye’ye silah satışı konusundaki baskılarını artırması bekleniyor. İki ülke, geçmiş yıllarda Türkiye’ye F-16 ve F-35 satışının gerçekleşmemesi için hem Beyaz Saray’a hem Kongre’ye baskı yapmıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki güç dengesini Türkiye lehine bozacağı gerekçesiyle F-35 satışının yapılmamasını istemiş, Trump ise “Kimse bana kime ne satıp satamayacağımı söyleyemez” açıklamasını yapmıştı.

İRAN’A YENİ SALDIRI OLASILIĞI GÜNDEMDE

Trump’ın son dönemdeki açıklamalarında, ara seçimlerin ardından İran konusuna yeniden eğileceği ve Tahran’ın anlaşmaya yanaşmaması halinde çok daha sert askeri önlemler alabileceği vurgusu öne çıktı. Türkiye ise bölgede savaşın yeniden başlamaması için diplomatik çaba gösteren ülkeler arasında yer alıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen hafta Washington’da Rubio ile yaptığı görüşmede İran da ele alınan konular arasındaydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da son açıklamalarında ABD-İran savaşının yeniden başlamaması uyarısında bulunarak, “Temennimiz, bölgemizin şiddetin içine sürüklenmesine yol açacak her türlü adımdan kaçınılması. Biz başkalarının çıkardığı çatışmaların bedelini de ödemek istemiyoruz” dedi.

İsrail’de seçimlerde istediği sonucu alamayan Netanyahu’nun Trump’ı yeni bir askeri operasyon için zorladığı belirtiliyor. Bu durumun bölgede yeni bir askeri gerilim çıkma olasılığını artırdığı değerlendiriliyor. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı savaşta İran, bölgede ABD üsleri bulunan ülkelere füzeler göndermiş, Türkiye hava sahasına yönelen füzeler NATO savunma sistemlerince imha edilmişti.

Kaynak: BBC

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.
BBC