AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik."Ak Parti'nin İktidara Geldiğinden Bu Yana... - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik."Ak Parti'nin İktidara Geldiğinden Bu Yana...

14.06.2012 16:14

"Terörle mücadeleye devam edilecek ama bizim Kürt vatandaşlarımızın makul, meşru, kültürel talepleri de dahil olmak üzere karşılandı, karşılanıyor, karşılanacak" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, AK Parti'nin iktidara geldiğinden bu yana Kürt meselesini ayrı bir kategori, terör meselesini farklı bir kategoride ele aldıklarını belirterek,

"Terörle mücadeleye devam edilecek ama bizim Kürt vatandaşlarımızın makul, meşru, kültürel talepleri de dahil olmak üzere karşılandı, karşılanıyor, karşılanacak" dedi.

Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin konuları değerlendirdi ve soruları yanıtladı.

Devlet okullarında Kürtçe'nin seçmeli ders olarak verilebileceğiyle ilgili bir kararın, Kürtçü bölücü ırkçıları ve Türkçü ırkçıları rahatsız ettiğini belirterek, bu kararın çok önemli tarihi bir karar olduğunu, sağduyulu insanların bu adımın başarıya ulaşması yönünde ortaya gayret koymaları gerektiğini söyledi.

BDP'nin seçmeli ders kararından memnuniyetsizliğini ifade ettiğini bildiren Çelik, şöyle devam etti:

"Bu ülkenin yüzde 99'u Müslümandır, ama Kur'an-ı Kerim'i seçmeli ders olarak getiriyorsunuz. Bir insan Müslüman olabilir, Müslüman çocuğu olabilir, ama Kuran-ı Kerim'i seçmeli ders olarak almak istemeyebilir, bu onun Müslüman olmadığı anlamına gelmez veya Müslüman çocuğuna Kuran-ı Kerim'i nasıl seçmeli ders olarak okutuyorsun diyemezsin. Hazreti Peygamber'in hayatını, siyer dersini de aynı şekilde diyemezsiniz. Sadece yabancılara ait olan yabancı diller seçmeli ders olarak okutulur tezi de doğru değildir. Bir insan Kürt bir anne babadan dünyaya gelmiş olabilir, Kürt olabilir, ama seçmeli Kürtçe dersini almak istemeyebilir. Türk çocuğu da 'arkadaş ben bu insanlarla beraber yaşıyorum, Kürtçe öğrenmek istiyorum' diyebilir. Kürtçe dersini bir etnik kökene hapsetmemek gerekiyor.

Hükümetimiz iktidara geldiği günden bu yana ana dil kullanımının önündeki bütün engelleri ortadan kaldırmıştır. Anne çocuğuyla ceza evlerinde ana diliyle konuşamıyordu. Kamu alanlarında Türkçe'den başka dil kullanılmaz deniliyordu. Hükümetimiz o saçma uygulamayı ortadan kaldırmıştır. İnsanlar kendi çocuklarına istediği ismi veremiyordu. AK Parti bu saçmalığı da ortadan kaldırmıştır. İster çocuğunun ismini Suzan koy, ister Sozan koy, bu ortadan kaldırılmıştır. 90'lı yıllarda polis, devletin güvenlik yetkilileri sokakta Kürtçe konuşan avına çıkıyordu, Kürtçe şarkı, türkü çalan düğünler basılıyordu. Bunu yapan insanlara cezalar veriliyordu. Bunlar ortadan kaldırılmıştır. Kültür Bakanlığı tarafından Kürt dili ve edebiyatının önemli eserleri devlet marifetiyle basılmaktadır, devlet tiyatrolarında Kürtçe eserler sahneye konmaktadır, üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümler açılmaktadır, lisansüstü ve lisans düzeyinde eğitim yapılmaktadır. TRT ŞEŞ, bu konuda devrim niteliğinde bir karardır. Bu da bölücüleri memnun etmemiştir, çünkü kendi arzuları doğrultusunda propaganda yapan televizyon istiyorlar. TRT ŞEŞ'in yayınları, 90'lı yıllardaki yayınlar gibi değil, hanımlara yönelik programlar var, yemek tarifleri, sağlık programları var, hayat neyse TRT ŞEŞ'te o var, devletin doğrularını halka dayatmak üzere kurulmuş bir propaganda televizyonu değil. Kürtçe ders de memnun etmedi. Seçmeli olacak ders illede yabancı dil olacak diye bir şey yok. İnsanlar kendi anadillerini seçmeli ders alıyor. Pakistan'da seçmeli ders alıyorlar, İngiltere'de seçmeli ders olarak alıyorlar. İngiltere'de eğitim dili İngilizce'dir, ama Pakistan'da, Bangladeş'te, Hindistan'da insanlar kendi ana dillerini okullarda seçmeli ders olarak alıyorlar, problem de teşkil etmiyor. Bu son derece insanı, demokratik, pedagojik bir tavırdır, bunun takdir ve tebrik edilmesi gerekiyor, desteklenmesi, teşvik edilesi gerekiyor."

-"MHP ve BDP'yi daha makul olmaya davet ediyoruz"-

Yapılan iyileştirmeleri kötüleyenlerin diğer taraftan kendi mensuplarına

"bunlar yapılıyor da kendiliğinden mi yapılıyor. Biz kan döküyoruz, can alıyoruz, can veriyoruz. Bunun bedeli olarak kıymık kıymık taviz koparıyor" dediğini ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

"Böyle bir mantık doğru olsaydı, 90'lı yıllarda yıllık ortalama şehit edilen güvenlik görevlisi sayısı bin kişi, her yıl 4 bin, 5 bin PKK'lı öldürülüyor. O gün siyasi akım bu ve buna benzer meseleleri düşünecek durumda değildi, bu mesele polise ve askere havale edilmişti. Polis ve asker kendi işini yapıyordu. En çok kan dökülen dönemde bunlar gündeme gelmemiştir, çünkü o gün AK Parti gibi bir irade yoktu. AK Parti'nin iktidara geldiğinden bu yana Kürt meselesini ayrı bir kategori, terör meselesini farklı bir kategori olarak ele alıyoruz. Terörle mücadeleye devam edilecek, ama bizim Kürt vatandaşlarımızın makul, meşru, kültürel talepleri de dahil olmak üzerek karşılandı, karşılanıyor, karşılanacak.

Bu tez doğru olsaydı, biz gayrimüslimlerle ilgili çok önemli, hayati, demokratik kararlar aldık. Gayrimüslimler adına eline silah alıp dağa çıkan birileri mi var- Alevi vatandaşlarımızla ilgili açılımlar yaptık, Alevi vatandaşlarımız adına eline silah alıp, dağa çıkan birileri mi var- Mütedeyyin insanların karşıladığı problemlerle ilgili birçok problemi çözdük, çözmeye devam ediyoruz. Onlar adına silahlı mücadele eden birileri mi var- MHP ve BDP'yi bu konularda daha makul olmaya davet ediyoruz. Türkiye'nin bütünlüğü içerisinde sorumluluk almaya davet ediyoruz. En büyük sorumluluk iktidara, hükümete aittir, ancak muhalefetin de bir sorumluluğu vardır. Komşunun evi yansa da ben de yumurtamı pişirsem mantığını terk etmesi gerekiyor bu sorumsuz muhalefetin. Sayın Bahçeli, salı günü konuşuyor. Sağlıklı olmayan bir ruh hali psikolojisidir. 4 sayfa boyunca ya hakaret ya da ruhunuza kasvet basacak şekilde olumsuzluk pompalıyor Sayın Bahçeli."

Çelik, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin 4 sayfalık konuşma metnini de gazetecilere gösterdi.

AK Parti'nin inkar, asimilasyon ve ret politikaların ayaklar altına aldığını dile getiren Çelik, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun ile büyük çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu illeri olmak üzere 2005'ten bu yana vatandaşlara 3 milyar lira ödeme yapıldığını söyledi.

Çelik, "Bu insani bir şey, olması gereken bir şey. Bütün bu yapılanları yapılmamış saymak, yok saymak, vicdan problemidir" dedi.

Gazetelerde ders sayısının artırıldığını ve eğitim süresinin uzatıldığını içeren haberlerin doğru olmadığını açıklayan Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden aldığı bilgiye göre, sınıflar arasında dengeleme çalışmasının yapıldığını, tatilin kısalması ve eğitim süresinin uzatılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını kaydetti.

-HSYK'nın yaz kararnamesi-

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yaz kararnamesi hakkında da farklı yorumlar yapıldığına değinen Hüseyin Çelik, "HSYK tarafından yapılan açıklamayı ben sizlerle paylaşmak istiyorum; İstanbul'da Hrant Dink davasına bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin başkanının dışında, diğer bütün atamalar, kişilerin, hakimlerin ve savcıların kendi istekleri ve müracaatları üzerine yapılmıştır, ama burada HSYK kendi tasarrufunu kullanmıştır. 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkanının tayininde HSYK'nın inisiyatifi, diğerleri de onların talepleri, tercihleri doğrultusunda yapılan tayinlerdir. Meselenin bu bağlamda ele alınması doğru bir tartışma zemini oluşturur" diye konuştu.

Bir gazetecinin "HSYK kararnamesinde bir hesaplaşma olduğu söyleniyor. Yargıda deprem oldu. Ne düşünüyorsunuz-" sorusuna da "Son deprem Silopi'de oldu, yargıda deprem olduğu kanaatinde değilim. Ataması yapılan hemen hemen hiçbirini tanımıyorum. Kim kiminle hesaplaşıyor- Hesaplaşma kanaatinde de değilim. Bir savcı arkadaşımız 5 yıl, 10 yıl boyunca beşinci vitesle gitmişse,

'vitesi küçültmeliyim' diyebilir. Görev yerinin değiştirilmesini isteyebilir. Ben böyle sıkıntılı bir mahkemede uzun yıllar çalışmak istemem. Böyle bir talebin olmasını insani buluyorum, ümit ediyorum endişe edilen bir şey yoktur" yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, salı günü grup toplantısında yaptığı konuşmada, Çukurova Üniversitesi'nde bir profesörün AK Parti aleyhinde konuştuğu gerekçesiyle hakkında soruşturma açıldığı iddiasında bulunduğunu anımsatan Çelik, bu iddiaların da doğru olmadığını belirtti.

Çelik, "Sayın Kılıçdaroğlu'na çala kalem birileri bir bilgi getiriyor. O da maalesef hemen üstüne atlıyor, erken açıklamalar yapıyor ve her seferinde ofsayta düşüyor" dedi.

Adı geçen profesörün Çukurova Üniversitesi Anestezi ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı'nın profesörlerinden biri ve CHP'den milletvekili aday adayı olduğunu kaydeden Çelik, profesörün gelecek süreçte de CHP'den adaylık için çaba gösterecek biri olduğunu ifade etti.

Söz konusu profesörün, derslerinde Başbakan Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve hükümet aleyhinde beyanlarda bulunduğu iddiasıyla öğrencilerinin BİMER'e başvurduğunu ve başvuru sonucunda Çukurova Üniversitesi yönetiminin profesörden konuya ilişkin yazılı açıklamasını istediğini, olayın bundan ibaret olduğunu bulduren Çelik, soruşturmanın söz konusu olmadığını kaydetti.

Hüseyin Çelik, bir gazetecinin, cumhurbaşkanlığı görev süresine ilişkin CHP'nin başvurusunun yarın Anayasa Mahkemesi'nce görüşüleceğini anımsatarak, Mahkeme'nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresini 5 yıl olarak belirlemesi halinde atacakları adımı sorması üzerine, "Biz dereyi görmeden paçayı sıvamıyoruz, çıkan karara göre hareket ederiz" dedi.

Başbakan Erdoğan ve eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün dünkü görüşmelerinin içeriğinin sorulması üzerine de Çelik, Özkök'ün bir nezaket ziyaretinde bulunduğunu söyledi.

Çelik, "Sayın Özkök ve Başbakan 'bu bir nezaket ziyareti' dediklerine göre, onlar daha ileri açıklama yapmadıklarına göre... Ben de daha öte bir şey bilmiyorum, nezaket ziyareti olduğunu düşünüyorum. Özkök, çok başarılı bir süreç yürüttü, birçok engelle karşı karşıya olduğunu kamuoyu yeni biliyor ve biz biliyorduk" diye konuştu.

(Bitti)

Muhabir: Kadir Karakuş

Yayıncı: Tolga Özgenç - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik.'Ak Parti'nin İktidara Geldiğinden Bu Yana... - Son Dakika


Advertisement