Esra Altınmakas/Ertuğrul Subaşı - Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, mavi kartlı vatandaşların Türkiye'de çok büyük sıkıntılar yaşadıklarını, bu konuda bir çalışmaları olduğunu belirterek, "Bir mavi kart kütüğü oluşturuluyor ve bu kütükte numara verilecek. Dolayısıyla Türkiye'de numaralı işlemlerin tamamını kolaylıkla yapma imkanı, vatandaş gibi yapma imkanı elde edecekler. Türkiye'de kamuda sözleşmeli işçi statüsünde çalışma ve özel alanda da çalışma imkanı getiriyoruz" dedi.
Bozdağ, AA Editör Masası'nda Anadolu Ajansının yurt dışı, yurt içi temsilcileriyle birim editörlerinin sorularını yanıtladı.
"Mavi kart ile Alman vatandaşlığına geçenler, Türkiye ile ilgili tüm sorunlarını çözebilecek mi-" sorusu üzerine Bozdağ, kısa süre önce yurt dışındaki vatandaşlarımızı ve vatandaşlıktan çıkıp, başka ülkenin vatandaşı olan eski vatandaşlarımızı ilgilendiren çok önemli bir tasarının, Anayasa Komisyonunda ön görüşmesini yaptıklarını söyledi.
Tasarının alt komisyona gönderildiğini ve esasen 3 konu bulunduğunu anlatan Bozdağ, bunlardan birinin de mavi kart ile ilgili olduğunu ifade etti.
Bozdağ, mavi kart konusunun yeni olmadığını, ama ciddi sorunlar bulunduğu için uygulanmaz bir hale geldiğini belirterek, "Örneğin vatandaşlıktan çıkan birisi, kimleri devlete bildiriyorsa vatandaşlıktan çıkma anında, sadece onlara mavi kart verilmiş. Çocuklarına, torunlarına, başka şeyler olduğu zaman onlar alamıyorlar" dedi.
Türkiye'de pek çok alanda kimlik numarası istendiğinden ve mavi kartta bir numara olmadığından kart sahiplerinin "akıl almaz zorluklar, sıkıntılar yaşadığını" bildiren Bozdağ, şöyle konuştu:
"Türkiye'de çalışma imkanı bulamıyorlardı, yabancı statüsünde oldukları için. Ona göre bir durum söz konusu. O açıdan, pek çok açıdan, emeklilikle ilgili konularda hakeza, ciddi problemler vardı. Şimdi üçüncü dereceye kadar, mavi kartlıların bütün akrabalarına mavi kart verme imkanı getiriyoruz. Bakanlar Kuruluna daha fazlasını verme yetkisi getiriyoruz. Bunların bir mavi kart kütüğü oluşturuluyor ve bu kütükte numara verilecek. Dolayısıyla Türkiye'de numaralı işlemlerin tamamını kolaylıkla yapma imkanı, vatandaş gibi yapma imkanı elde edecekler. Türkiye'de kamuda sözleşmeli işçi statüsünde çalışma ve özel alanda da çalışma imkanı getiriyoruz. Bu noktada da önemli bir adım atıyoruz."
-Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanma imkanı-
Bozdağ, emeklilikle ilgili de bir adım atacaklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de kazanılmış haklara saygı ilkesi çerçevesinde Türkiye'deki mevzuat şartlarını taşıdığı takdirde bundan istifade etmesini kurallara bağlayan bir düzenleme getiriyoruz. Böylelikle mavi kart ile askerlik yapma, seçme ve seçilme, memur olma, eşya getirme hariç diğer tüm imkanlardan Türk vatandaşı gibi yararlanma imkanı buluyorlar. Bir de bu tasarıda yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimlerinde, bulundukları konsolosluklarda kurulacak sandıklarda veya YSK'nın öngöreceği yerlerde kurulacak sandıklarda vatandaşlarımızın bulunduğu yerde oy kullanma imkanı getiriyoruz. 2014'de ilk seçim yapılacak, cumhurbaşkanlığı seçimi. Avrupa'da, Almanya'da ve başka yerlerdeki vatandaşlarımız konsoloslukta cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanma imkanı bulacaklar. Bu yasa önümüzdeki günlerde Meclisten inşallah çıkacak."
-TİKA'nın faaliyetleri-
AA'nın Saraybosna temsilcisi de TİKA ofisinden AA Editör Masası'na bağlandı. TİKA temsilcisi Zülküf Oruç da buradaki çalışmalar hakkında bilgi verdi.
TİKA'nın Balkanlar'da ve özellikle Saraybosna'da önemli işlere imza attığı hatırlatılarak, bu faaliyetlerin Türkiye'nin dış politikaları üzerindeki etkisinin ne olduğu sorusuna karşılık Bozdağ, Türkiye ve Türk halkına karşı sevgi ve saygının çoğaldığını dile getirdi.
Bozdağ, şöyle konuştu:
"TİKA ofisi olan her yerde gittiğim zaman gördüğüm manzara şu: Gerek AA, gerek büyükelçilik, gerek TİKA, gerek başka kurumlar, ne kadar insanımız varsa hepsi adeta yek vücut halinde çalışıyorlar. Bu tabii Türkiye'nin görünürlüğünü dünyanın her yerinde artırıyor. Türkiye'ye ve Türk halkına karşı, hizmetlerin olduğu yerde hem ülkelerin hem de o ülke insanlarının sevgi ve saygısını çoğaltıyor.
Ülkeler arasındaki her tür, kültürel, siyasi, sosyal, ekonomik, diplomatik köprülerin yardımlaşma ve dayanışmanın güçlenmesine yol açıyor. Bunun pek çok siyasal, ekonomik faydası var. Başka pek çok yararı var. TİKA kurulduğu zaman, esasında Orta Asya eksenli kurulmuş. Çünkü 1992 yılında SSCB'nin dağılmasıyla ortaya çıkan yeni durumda orada bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleriyle işbirliği yapmak, onların yeni yapılanmaya hazırlanmasında bir noktada onlara altyapı desteği vermek düşüncesiyle. Daha sonra Balkanlar'a açılıyor. Biz iktidar olduğumuzda TİKA esasında Orta Asya ve Balkanlar'da hizmet sunan bir kurumumuz, gerçekten yüz akı kurumumuz, her yerde de çok önemli hizmetler yapmış, ama Türkiye'nin değişen nüfuzu, uluslararası planda artan gücü, hem bölgesinde hem de dünyada aktif bir aktör olmasına paralel olarak kasım ayında çıkarılan bir KHK ile TİKA'yı dünyanın her tarafına hizmet sunan bir teşkilata dönüştürdük.
Yapılandırmasını da yeniden yaptık, yeniden bir organizasyon yapıldı. Bu organizasyonla Somali'de, baktığınızda orası Afrika, esasında geçmiş konsepte baktığınızda TİKA'nın orada olmaması gerekiyor, ama artık yeni konseptte her tarafta TİKA olacak. Hatta gelişmiş ülkelerin içinde kalkınmamış, sıkıntıda olan bir yer var, bizden talepte bulunduğu zaman gelişmiş bir ülkenin içinde dahi zorlukta, darlıkta olan insanlara yardım etme, kalkınma desteği sunma imkanı bulmuş olduk."
-"Veren ellerin" olduğu DAC'tan Türkiye'ye davet-
OECD Kalkınma Yardımları Komitesi (DAC) Başkanının kısa süre önce ziyaretine geldiğini ve "Türkiye'nin DAC üyesi olmasını talep ettiğini" söylediğini anlatan Bozdağ, DAC'ın "veren ellerin, profesyonellerin birleştiği bir yer" olduğunu söyledi.
Bozdağ, Türkiye'nin pek çok uluslararası örgütte mücadeleyle, büyük çabalar sarf ettiğini, önüne bariyerler kurulduğunu dile getirerek, bugün Türkiye'nin yaptıkları neticesinde DAC Başkanının "Türkiye DAC'ın üyesi olmalıdır. Türkiye'nin DAC'ın üyesi olmasından onur duyacağız. Bu konuyu ne kadar erkene alır kararınızı verirseniz o kadar iyi olur. Çünkü Türkiye gerçekten büyük işler yapıyor ve bu noktada Türkiye'yi aramızda görmek istiyoruz" diyerek öneride bulunduğunu anlattı.
Bekir Bozdağ, kendilerinin de bunu değerlendireceklerini belirtiğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Bu çok önemli bir aşamadır. Bunda en büyük güç işte Bosna'daki Zülküf gibi, başka yerlerdeki arkadaşlarımızın ve TİKA aracılığıyla yapılan katkıların, elbette yardımların çok büyük etkisi var. Bir ülke sizden futbol topu istiyor. O kadar önemli ki yok orada, sıkıntı var. Yani 'Ne istiyorsunuz-' diye sorduğumuz zaman 'futbol topu' istiyor. Futbol topu gönderdiğimiz ülkeler var, onlar tabii bundan çok mutlu oluyorlar. Bazı yerde gıdada, okulda, yolda, hastanede, ilaçta sıkıntı var. İhtiyaç neyse, sıkıntı neyse onları çözücü adımlar atıyoruz. Balkanlar'da ecdat yadigarı yüzlerce eserimiz var, şimdi onların hepsini ayağa kaldıran adımlar atıyoruz. Önümüzdeki üç beş sene içinde ecdat yadigarı eserlerin neredeyse tamamını yeniden hayata, kültür hizmetine insanlığın hizmetine sunmayı başarmış olacağız."
Bozdağ, şöyle devam etti:
"Orta Asya'da da öyle, şimdi Ortadoğu'da da öyle. Oralara uzun zaman girilmemiş maalesef. Gittiğinizde Mısır'da, Lübnan, Libya, Suriye'de, başka ülkelerde nice ecdat yadigarı eserler var. Biz onlara da yeni dönemde el atacağız. Afrika'da da öyle. Geçen Afrika Birliği Zirvesi'ne gitmiştik. Orada çok ilginçtir, Türkiye dendiği zaman insanların birden yüzü değişiyor. Türkiye'den gelen başbakan yardımcısı dendiği zaman devlet başkanları, başbakanlar, bakanlar ayağa kalkıyor sizi kucaklıyor. Büyük bir saygıyı büyük bir sevgiyi ortaya koyuyorlar. Bu çok önemli. Türkiye'nin hükümetlerimiz döneminde hem ortaya koyduğu ilkeli, haktan hakikatten yana olan dış politika anlayışı, hem de her yere elini uzatan yaklaşımı buralarda Türkiye'ye dönük bakışları olumlu etkilemiştir. Esasında dış politikaların yumuşak gücüdür bunlar.
TİKA olsun, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar olsun, Yunus Emre Vakfı olsun başkaca böyle kuruluşlar, ülkelerin dış politikalarının esasında yumuşak güçleridir. Bunlar ana politikayı besler, güçlendirir, o devlet ile karşı devletin ilişkilerini anlatır. Onun için TİKA, Türk dış politikasının en önemli yumuşak güçlerinden bir tanesidir. Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliğine kabulünde 191 üyeden 152'sinin oyunu almasında bu yumuşak gücün çok büyük katkısı vardır."
-Mısır'a TİKA ofisi-
AA Mısır temsilcisinin Kuzey Afrika'da TİKA temsilciliği açılması hakkındaki çalışmaları sorduğu Bozdağ, "Arap Baharı" başladıktan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011'de Mısır'ı da kapsayan bir ziyareti olduğunu ve kendisinin de bu ziyarette yer aldığını anımsattı.
Bozdağ, görüşmeler sırasında Başbakan Erdoğan'ın Mısır'a TİKA'nın ofisi kurulmasıyla alakalı bir talimatı olduğunu belirterek, bunun üzerine çalışmalar başladığını söyledi.
"Mısır'da önümüzdeki günlerde bir ofisi açacağız, Mısır'da hizmete başlayacaklar" diyen Bozdağ, bazı eserlerin restorasyonuyla ilgili Mısırlı yetkililerle de görüşmeler yapıldığını, TİKA'dan gönderilen görevlilerce incelemeler gerçekleştirildiğini anlattı.
Bozdağ, "Biz hem TİKA'nın ofisini açacağız önümüzdeki günlerde Mısır'da, hem de orada Başbakanımızın talimat verdiği ve talimat dışında da arkadaşlarımızın incelemeleriyle ortaya çıkacak veya Mısırlı kardeşlerimizin talepleri doğrultusunda olacak işleri hayata geçirmek için önümüzdeki süreçte Mısır'da TİKA hem fiilen olacak hem de daha aktif roller üstlenecektir" diye konuştu.
- ANKARA
Son Dakika › Güncel › Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Aa Editör Masası'nda - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.