Görüntü Dökümü :
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konuşması Başbakan Davutoğlu büyükelçilerle buluştu
Davutoğlu: (3)
(Bir grup akademisyenin imzaladığı bildiri) "Sabahki konuşmadan bu yana, bir kaç saat içinde değişik yerlerden gelen mesajlarla bu akademisyenler içinde, 'Biz metnin çoğunu da görmeden dostlarımıza, akademisyen arkadaşlarımıza güvendiğimiz için imza attık' diyen çok sayıda akademisyen oldu"
"Bu akademisyenlere bir çağrıda bulunuyorum, kendinizi bir doktora jürisi yerine koyun, o metni siyaset bilimi ve bu ülkenin gerçeklikleri açısından, demokratik hukuk devleti açısından, yaşananlar açısından, en önemlisi de aklınız ve vicdanınız açısından bir sınavdan geçirin"
"Bizler eğer bu ülkenin demokratik meşruiyetini tartışmaya açarsak, bu ülkedeki en temel insan haklarını, meşru yönetim dışındaki insanlara sanki pazarlık konusu yapılacakmış gibi bir duruş sergilersek, ondan sonra demokratik hukuk devletinden bahsetmek mümkün olabilir mi"
Başbakan Ahmet Davutoğlu, bir grup akademisyenin imzaladığı bildiriye ilişkin, "Sabahki konuşmadan bu yana, bir kaç saat içinde değişik yerlerden gelen mesajlarla bu akademisyenler içinde, 'Biz metnin çoğunu da görmeden dostlarımıza, akademisyen arkadaşlarımıza güvendiğimiz için imza attık' diyen çok sayıda akademisyen oldu" dedi.
Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'nda yaptığı konuşmada, bir grup akademisyenin imza attığı bildiriye değindi.
Söz konusu bildiriyi imzalayan akademisyenlere bildiriyi tekrar okumaları tavsiyesinde bulunan Başbakan Davutoğlu, bildiride devleti suçlayan ifadelere karşı, bölücü terör örgütüne karşı, imalı da olsa bir tek eleştirinin olmamasının olgusal objektiflikten uzaklık gösterdiğini belirtti.
Bildiriyi imzalayanların güvenlik güçlerine yönelik ifadelerini Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde 5 aylık bebeğin de aralarında bulunduğu sivillerin ölümüne sebep olan bölücü terör örgütü için kullanmamasını eleştiren Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Olgusal olarak siz Türkiye gerçekliği içinde yaşıyor musunuz? Siz acaba kendi üniversitelerinizde, rahat odalarınızda akademik çalışma yaparken ya da evlerinizde bulunurken, semtinizde silahlı bir terör örgütü sizin okula ulaşmanıza engelleyecek barikatlar yapsaydı, el yapımı bombalarla sizin hayatınızı her gün tehdit etseydi, çukurlar kazsaydı, Cizre'de olduğu gibi sizin hastaneye gitmenizi dahi engelleyecek şekilde bir hastaneye 20 roket atılmış olsaydı, siz o ortamda yaşasaydınız acaba dönüp bize, 'Biz size bu siyasi emaneti verdik, niye bizim can ve mal özgürlüğümüzü sağlamıyorsunuz' diye sormaz mıydınız?"
"Devletin birinci görevi kamu düzenini tesis etmek"
Bildiriyi imzalayan akademisyenlerden, dünyada kendi egemenliği altındaki topraklarda silahlı terör örgütüne müsaade eden bir demokratik ülke göstermelerini isteyen Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bize, 'Devlet operasyonları durdursun' diyenler aslında bir adım ötede şunu söylüyorlar, 'Siz çekilin oraya PKK egemen olsun'. Düşünün ki eğer Cizre'de, Silopi'de, Sur'da devletin meşru güçleri çekilse, oralarda nasıl bir düzen olacak? Bunu herhangi bir demokratik Avrupa ülkesinde, meşru yönetime dönüp teklif edebilecek bir tek akademisyen çıkar mı? Teklif edilen şey eğer buysa, sadece Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak değil, bir akademisyen olarak olgusal gerçekliğin bütününe vakıf bir vatandaş olarak da devletin birinci görevi kamu düzenini tesis etmek ve vatandaşların her birinin canını ve malını emniyet altına almaktır. Kavramsal düzlemde metne bakıyorsunuz, birbirinden kopuk ve siyaset bilimi açısından, kesinlikle modern, demokratik, çağdaş ilkelere hiçbir şekilde uymayan kavramlar kullanılıyor. Diyor ki 'Devlet Kürt siyasi iradesini tanımalı'. Türk ya da bu Alevi veya Sünni herhangi bir demokratik toplumda vatandaşlıkla birlikte oluşan meşru siyasi irade dışında kimliklere dayalı bir irade oluşursa, buna demokrasi diyebilir miyiz? Kim Kürtler adına söz söyleme ve irade kullanma hakkına sahip? Yarın Alevi vatandaşlarımız Alevi siyasi iradesi, Sünni vatandaşlarımız Sünni siyasi iradesi tanımlamaya kalkarlarsa bunun adına demokrasi ve barış ortamı denebilir mi?"
"AK Parti her vatandaş kesiminin iradesini temsil ediyor"
Vatandaşlık dışında dünyanın hiçbir ülkesinde kimlik temelli siyasi irade tanımlaması bulunmadığını anlatan Başbakan Ahmet Davutoğlu, akademisyenlerin eleştiri kültürünün yanında insan onuru ve hayatını savunma sorumluluğunun olduğunu belirtti.
"İlkesel duruş bağlamında, bizler eğer bu ülkenin demokratik meşruiyetini tartışmaya açarsak, bu ülkedeki en temel insan haklarını, meşru yönetim dışındaki insanlara sanki pazarlık konusu yapılacakmış gibi bir duruş sergilersek, ondan sonra demokratik hukuk devletinden bahsetmek mümkün olabilir mi? Bugün Irak ve Suriye niçin parçalara ayrıldı? Çünkü her etnik grup, ülkenin meşru siyasi iradesini değilde kendi siyasi iradesini tanımlamaya ve dikte etmeye kalktığı için bugün Irak ve Suriye parçalanıyor" değerlendirmesini yapan Davutoğlu, Kürt kökenli vatandaşlar hakkında hiç kimsenin kendisinden menkul bir siyasi iradeden bahsedemeyeceğini bildirdi.
AK Parti'nin üç il dışında 78 ilde milletvekili çıkardığını anımsatan Davutoğlu, Türkiye'de her vatandaş kesiminin iradesini temsil eden bir parti olduklarını vurguladı.
Başbakan Davutoğlu, vatandaşlık dışında ve vatandaşlık bağı dışında hiçbir kimlik temelli iradeden bahsedilemeyeceğini, bütün vatandaşların eşit olarak iradesini seçimler ve siyasi mekanizmalar üzerinden kullandığını ifade etti.
Sabah katıldığı programda, imzalanan bildiriyle ilgili görüşlerini dile getirmesinin ardından, memnun olduğu bir gelişme yaşadığını aktaran Davutoğlu, konuşmasını söyle sürdürdü:
"Sabahki konuşmadan bu yana, bir kaç saat içinde değişik yerlerden gelen mesajlarla bu akademisyenler içinde, 'Biz metnin çoğunu da görmeden dostlarımıza akademisyen arkadaşlarımıza güvendiğimiz için imza attık' diyen çok sayıda akademisyen oldu. O zaman bu akademisyenlere bir çağrıda bulunuyorum, kendinizi bir doktora jürisi yerine koyun, o metni siyaset bilimi ve bu ülkenin gerçeklikleri açısından, demokratik hukuk devleti açısından, yaşananlar açısından, en önemlisi de aklınız ve vicdanınız açısından bir sınavdan geçirin. Kavramlara, kullanılan dile bakın. Bu metni, bırakın çok sayıda profesörün imza attığı metin olmayı, acaba siyaset bilimine giriş dersinden geçiş belgesi verir miydiniz, demokrasiye giriş dersinden geçiş belgesi verir miydiniz?"
(Sürecek)
Başbakan Ahmet Davutoğlubir grup akademisyenin imzaladığı bildiriBüyükelçiler Konferansı
Son Dakika › Güncel › Davutoğlu: 'Devletin Birinci Görevi Kamu Düzenini Tesis Etmektir' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.