Ddk'nın Bağımlılıkla Mücadele ve Yeşilay ile İlgili Raporu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ddk'nın Bağımlılıkla Mücadele ve Yeşilay ile İlgili Raporu

12.02.2014 16:30

"Bağımlılığı bir sorun olarak görmek ve mücadele yöntemi geliştirmek yerine, bağımlılığa konu maddelerin veya kullanımların/davranışların yasakçı bir bakış açısı ile ele alınması veya hayat tarzı yaklaşımları ile savunulması sonucunda hem bağımlılıkla mücadeleye yönelik toplumsal tutum ve davranışların hem de mücadeleye ilişkin amaç ve araçların belirlenmesinde doğru ve müşterek bir zemin oluşturulamamaktadır" "Her bir bağımlılık türü için ayrı ayrı veya tüm bağımlılık türlerini kapsayan 'Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesi' hazırlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir" "(Bağımlılıkla Mücadele Merkezi, Enstitüsü veya Başkanlığı) gibi güçlü birimlerin oluşturulmasının uygun bir çözüm olacağı değerlendirilmektedir" "Söz konusu Merkez, Enstitü veya Başkanlıkların her bir bağımlılık türü itibarıyla ayrı ayrı kurulup ilgili bakanlıklar içerisinde yapılandırılabileceği gibi mevcut teşkilat yapılarının dışında bağımlılıkla mücadele ile ilgili yeni ve bağımsız bir yapı şeklinde (Bağımlılıkla Mücadele Kurumu) gibi de kurulabilecektir" "Bağımlılıkla mücadelede mutlaka gerekli olan sivil toplum katkısının oluşturulması bir yandan kamu yönetiminin bağımlılıkla mücadeledeki geleneksel yaklaşımlarını değiştirmesine diğer yandan da Yeşilay ve benzeri sivil toplum kuruluşlarının bu alandaki rollerini yeniden tanımlamalarına bağlıdır.

Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) madde ve diğer bağımlılıklarla mücadele ve Türkiye Yeşilay Cemiyetinin değerlendirildiği raporunda, bağımlılığı bir sorun olarak görmek ve bununla ilgili mücadele yöntemi geliştirmek yerine, bağımlılığa konu maddelerin veya kullanımların, davranışların yasakçı bir bakış açısıyla ele alınması veya hayat tarzı yaklaşımları ile savunulması sonucunda hem bağımlılıkla mücadeleye yönelik toplumsal tutum ve davranışların hem de mücadeleye ilişkin amaç ve araçların belirlenmesinde doğru ve müşterek bir zemin oluşturulamadığı vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün talimatıyla DDK tarafından hazırlanan "Madde ve Diğer Bağımlılıklar ile Mücadele Kapasitesinin ve Bu Bağlamda Türkiye Yeşilay Cemiyetinin Değerlendirilmesi" başlıklı, 30 Ocak 2014 tarihli, 827 sayfalık araştırma ve inceleme raporunun sonuç bölümü Cumhurbaşkanlığının internet sitesinde yayımlandı.

Bağımlılıkla mücadelede yaşanan temel sıkıntının, sorunu tanımlamaya ve kavramaya yönelik stratejik bir yaklaşım eksikliği olduğu belirtilen raporda, bağımlılık sorununa ilişkin talep, arz ve zarar azaltımını öngören bütünsel bir mücadele stratejisinin belirlenmesi ve uygulanmasıyla ilgili yaklaşımların gözden geçirilmesi gerektiği vurgulandı.

Bağımlılık sorununa ilişkin bütünsel bir mücadele stratejisi belirlenmemesi nedeniyle özellikle bağımlılıkla mücadelede amaçların, hedeflerin belirlenmesinde ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde kullanılacak yöntem ve araçların tümünden etkin şekilde yararlanılamadığı vurgulanan raporda, şunlar kaydedildi:

"Bağımlılığı tezahür ettiği şekliyle bir sorun olarak görmek ve bununla ilgili mücadele yöntemi geliştirmek yerine, bağımlılığa konu maddelerin veya kullanımların/davranışların yasakçı bir bakış açısı ile ele alınması veya hayat tarzı yaklaşımları ile savunulması sonucunda hem bağımlılıkla mücadeleye yönelik toplumsal tutum ve davranışların hem de mücadeleye ilişkin amaç ve araçların belirlenmesinde doğru ve müşterek bir zemin oluşturulamamaktadır. Oluşan bağımlılıkla mücadeleye yönelik toplumsal tutum ve davranışlar, alkol bağımlılığı ile internet kullanımına ilişkin (zararlı içerik) bağımlılık türlerindeki mücadeleye ilişkin zemini ve strateji oluşumunu (alkol tüketim yaşının belirlenmesi, alkole erişimle ilgili düzenlemeler, güvenli internet uygulamaları, müstehcen ve şiddet içerikli sitelerin kısıtlanması gibi) doğrudan etkilemektedir."

-Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesi hazırlanmalı

Bu nedenle, her bir bağımlılık türü için ayrı ayrı veya tüm bağımlılık türlerini kapsayan "Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesi" hazırlanmasının uygun olacağı önerilen raporda, talep azaltımı, arz azaltımı ve zarar azaltımına yönelik amaçları netleştiren, belirlenen amaçlara ilişkin hedefleri tam olarak tanımlayan, tayin edilen hedefleri gerçekleştirmeye yönelik kanıta dayalı eylem ve programları içeren, faaliyetlere yönelik kaynakları etkili ve verimli bir şekilde dağıtan, eylem ve programların sonuçlarının (performans) ölçülmesine imkan sağlayan, bağımlılıkla mücadelede yer alabilecek kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler gibi paydaş ve çözüm ortaklarının tümünü kapsayan, mücadelede yer alan çözüm ortaklarının rollerini tanımlayan, mücadeleyi yürütecek ana çözüm ortağının sahiplik (liderlik) ile ilgili sorunlarını gideren, mücadeleyle ilgili alanlar ve aktörlerle ilgili kapasiteleri kavrayan ve herhangi bir boşluk bırakmayan temel bir belge hazırlanmasının uygun olacağı belirtildi.

-Faaliyetlerin yönlendirilmesi ve koordine edilmesinin önemi

Raporda, bağımlılıkların çok kapsamlı ve çok bileşenli bir sorun olduğu göz önünde bulundurulduğunda, birden fazla kamu kurum ve kuruluşla sivil toplum faaliyetlerinin, belirlenen stratejik yön doğrultusunda yönlendirilmesi ve koordine edilmesinin önemine işaret edildi.

Tüm bağımlılık türlerini kapsayacak nitelikte veya her bir bağımlılık türüne münhasır olacak nitelik ve biçimde kurumsal bir sahipliğin (liderlik) tesisi gerektiği belirtilen raporda, bu kapsamda, gerek kamu yönetiminin mevcut yapısı ve işleyişi içerisinde bazı kurumların sahiplik niteliğinin pekiştirilmesinin veya yeni kurulacak yapılar marifetiyle bu konunun gerçekleştirilmesinin mümkün olacağı vurgulandı.

Bağımlılık türlerine ilişkin sahiplik sorununun çözülmesi ile yetinilmeyip söz konusu müessesenin güçlü bir şekilde tasarlanması gerektiğine de işaret edildi. Raporda, bu kapsamda, bağımlılıklarla ilgili ulusal politika ve strateji belgeleri ile eylem planlarını hazırlamak, kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerin bağımlılıkla mücadele ile ilgili kapasitelerini, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarınca yürütülecek hizmetlerle ilgili standartları belirlemek, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, risk gruplarının belirlenmesine yönelik saha çalışmaları ile ampirik ve akademik çalışmalar yaptırmak üzere "Bağımlılıkla Mücadele Merkezi, Enstitüsü veya Başkanlığı" gibi güçlü birimlerin oluşturulmasının uygun bir çözüm olacağı kaydedildi.

Bu birimin ayrıca, kanıta dayalı uygulamaları teşvik etmek, ülke genelinde bağımlılıkların yaygınlığını ölçmeye yönelik sistematik bir veri toplama sistemi kurmak ve ayrıntılı risk haritaları oluşturmak, uygulamayı takip etmek, sonuçları değerlendirmek ve raporlar yayımlamak, sivil toplum kuruluşlarınca gerçekleştirilen hizmetlere yapılacak kamu katkılarını belirlemek, bağımlılıkla mücadelede görev alacak personel ile gönüllülerin eğitimini sağlamak veya bunlarla ilgili standartları belirlemek, gençleri bağımlılıklardan koruma amacıyla sosyal ve sportif imkanların bulunduğu ortamlar oluşturulmasını ve bedensel, duygusal ve zihni gelişimleri destekleyecek aktiviteler düzenlenmesini tasarlamak ve teşvik etmek, bağımlılıkla mücadele alanında uluslararası gelişmeleri ve iyi uygulamaları takip etmek, uluslararası kuruluşlarla ilişkileri yürütmek gibi görev ve sorumlulukları üstlenmesi gerektiği de ifade edildi.

Raporda, söz konusu Merkez, Enstitü veya Başkanlıkların her bir bağımlılık türü itibarıyla ayrı ayrı kurulup ilgili bakanlıklar içerisinde yapılandırılabileceği gibi mevcut teşkilat yapılarının dışında bağımlılıkla mücadeleyle ilgili yeni ve bağımsız bir yapı şeklinde "Bağımlılıkla Mücadele Kurumu" gibi de kurulabileceği önerildi.

-Yeşilay ile ilgili tespitler

Raporun, Türkiye Yeşilay Cemiyeti'yle ilgili yapılan değerlendirme ve tespitlerle ilgili bölümünde de derneğin etkin hale getirilmesi konusunda son dönemde bazı adımlar atıldığı belirtildi. Ancak, "öteden beri devam eden gelir yetersizliği gibi konular yanında gerek çok sayıda bağımlılık türünün kavranmaya çalışılması nedeniyle oluşan belirli bir bağımlılık alanında odaklanılamaması gerekse bağımlılıkla mücadelede geleneksel yöntem ve faaliyetlerle yola devam edilmesi gibi tercihlerin, Derneğin tarihi süreç içerisinde şekillenen güçlü marka değerine uygun bir kurumsal kapasitesinin gelişimi önünde ciddi engeller oluşturduğu" değerlendirilmesi yapıldı.

Bu nedenle, derneğin faaliyet ve işlemlerinin madde bağımlılıklarıyla mücadele alanında sınırlandırılması, uluslararası örneklerde olduğu gibi doğrudan bağımlılarla ve risk taşıyan gruplarla yakın temas imkanı sağlayan danışma, yönlendirme ve rehberlik hizmetleri, ilkadım, tedavi ve rehabilitasyon merkezleri işletilmesi ve gençlik kampları düzenlenmesi gibi saha faaliyetlerine yönelik kapasitenin oluşturulması, mevzuatta öngörülen kamu kaynaklarının elde edilmesi konusunda aktif çaba gösterilmesi ve bu doğrultuda kamu yönetiminin ikna edilmesi, kamu ve uluslararası kuruluşlar ile ortak projeler yürütülmek suretiyle Derneğin gelir yaratma kapasitesinin geliştirilmesi gerektiği belirtildi.

-"Yeşilay Derneği devlet tarafından bir çözüm ortağı olarak görülmeli"

Mevcut marka değeriyle kamuoyu algısını yükseltecek, klasik faaliyetler yerine operasyonel faaliyetlere yönelinmesi gerektiği vurgulanan raporda, "Bu durum, Derneğin varlığına ve gerekliliğine ilişkin kamuoyu algısını pekiştireceği gibi uzun dönemde gelir yaratma kapasitesini de olumlu yönde etkileyecektir. Derneğin mevcut mali yapısı ile söz konusu dönüşümü gerçekleştirme şansı son derece düşük görülmektedir. Bu itibarla, Yeşilay Derneğinin devlet tarafından bir çözüm ortağı olarak görülmesi ve bu doğrultuda çabalar gösterilmesi gerektiği değerlendirilmektedir" denildi.

Bu amaçla, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 29. maddesinde yer alan genel düzenlemeye ilave olarak 28 Mart 2013 tarihinde 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 8. maddesine eklenen "Her türlü uyuşturucu madde, alkollü içki, tütün ve tütün mamulleri bağımlılığı ile mücadele etmek amacıyla Türkiye Yeşilay Cemiyetine 5018 sayılı Kanunun 29. maddesi hükmüne tabi olmaksızın yardım yapılmak üzere, Sağlık Bakanlığı bütçesinde gerekli ödenek öngörülür" şeklindeki hükümle bu doğrultuda önemli bir adımın daha atıldığı belirtildi.

Raporda, Gerek 5018 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile ilgili genel düzenlemeye gerekse 4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinde yer alan özel düzenlemeye işlerlik kazandırılabilmesi için bağımlılıkla mücadele alanında kamu yönetimi tarafından gerçekleştirilme imkanı bulunmayan veya sivil toplum kuruluşları marifetiyle yürütülmesinin daha çok fayda sağlayacağı düşünülen faaliyetlerin, Yeşilay eliyle yürütülmesi yönünde kamu yönetiminde ve Yeşilay yönetiminde temel bir yaklaşım değişikliğine ihtiyaç bulunduğu vurgulandı.

DDK raporunda, "Bağımlılıkla mücadele konusunda eleştiri konusu yapılan kamu yönetiminde var olan tekelci yaklaşım nedeniyle siyasal kararlılıklar, kanun yapım süreçleri itibarıyla belirginleşse de bürokratik tutumlar henüz değiştirilememiştir. Kamu kurumları tarafından şu ana kadar bağımlılıkla mücadelede sivil toplum kapasitesinden yararlanılmasına yönelik 5018 sayılı Kanun'da öngörülen ve geliştirilmiş finansal araç ve gereçlerden hiçbir şekilde yararlanılmamıştır" denildi.

Raporda, 5018 sayılı Kanun'un 29. maddesinde yer alan "… Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir" hükmü ve söz konusu maddeye istinaden çıkarılan yönetmelik düzenlemelerinin öteden beri kamu idarelerine ve Yeşilay'a önemli bir fırsat alanı yarattığı, ancak, söz konusu fırsat alanından yeterince yararlanılamadığı kaydedildi.

-"Kamu yönetimi derneği işletmeli"

Kamu yönetiminin, bağımlılıkla mücadeleyle ilgili temas edemediği veya verimli çalışamadığı tüm alanlarda ve faaliyetlerde derneği işletmesi gerektiği vurgusu yapılan raporda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Özellikle, kamu yönetimince temas edilmesi güç olan faaliyet ve alanlar ile kamu yönetiminin yeterli verimlilik üretemediği faaliyet ve alanlarda başta Yeşilay olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının çözüm ortağı olarak görülmesi ve buna yönelik davranışlar gösterilmesi icap etmektedir. Bağımlılıkla mücadelede yürütülmesi gereken faaliyetlerin bir bölümünün geliştirilecek projeler marifetiyle Yeşilay ve/veya diğer sivil toplum kuruluşlarının ortaklığı ile yürütülmesi imkan dahilindedir. Bu kapsamda, kamu yönetiminin elinde bulunan bağımlılıkla mücadeleye hizmet edebilecek bazı altyapı kapasitelerinin, geliştirilecek çeşitli formüllerle (kiralanması, bedelsiz kullanıma açılması gibi) Yeşilay'ın ve/veya diğer sivil toplum kuruluşlarının kullanımına sunulması mümkün bulunmaktadır."

-"Kamplar kullandırılsın"

Raporda, kamunun envanterinde yer alan gençlik kamplarının bağımlılıkla mücadele alanında oluşturulabilecek faaliyetlerde kullanılmak üzere Türkiye Yeşilay Cemiyetinin istifadesine sunulması veya bağımlılarla doğrudan temas imkanı sağlayacak rehberlik veya danışmanlık hizmetleri gibi faaliyetlerin yürütülmesi için kamuya ait fiziksel mekanlarda yer temin edilmesi gibi konularda kamu yönetiminin geleneksel yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiği belirtildi.

Bu amaçla, yaklaşım değişikliğinin sağlanması amacıyla Başbakanlıkça, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını yönlendirmeye ve teşvik etmeye yönelik aktif bir çabanın gösterilmesinde yarar görüldüğü belirtilen raporda, "Bağımlılıkla mücadelede mutlaka gerekli olan sivil toplum katkısının oluşturulması, bir yandan kamu yönetiminin bağımlılıkla mücadeledeki geleneksel yaklaşımlarını değiştirmesine diğer yandan da Yeşilay ve benzeri sivil toplum kuruluşlarının bu alandaki rollerini yeniden tanımlamalarına bağlıdır. Bu açıdan, özellikle Yeşilay'ın kamu yönetimince sunulabilecek imkan ve fırsatları değerlendirmeye yönelik bir vizyon içerisinde hareket etmesi gerekmektedir" denildi.

- Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Ddk'nın Bağımlılıkla Mücadele ve Yeşilay ile İlgili Raporu - Son Dakika


Advertisement