Eşi ve çocuğuna yolda şiddet uyguladı - (ÖZEL)
DİYARBAKIR'da bilinmeyen nedenle öfkelenen kişi, eşi ve çocuğunu yolda tartakladı. Çevredekilerin tepkisi üzerine eşi ve çocuğunu zorla otomobile bindiren kişi, bölgeden uzaklaştı.
Olay, Kooperatifler Mahallesi'nde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü önünde meydana geldi. Kimliği belirsiz kişi, otomobilini yolda durdurup, araçta bulunan eşini tartakladı. Kadının, yanında bulunan oğluyla birlikte otomobilden inmesiyle daha çok öfkelenen bu kişi, şiddeti bir süre daha sürdürdü. Çevredekilerin tepki gösterdiği kişi, eşi ve oğlunu zorla otomobile bindirdi. Otomobiline tekme ve yumruklar da atan kişi, uzaklaşarak kayıplara karıştı. Kameraya yansıyan görüntülerde öfkeli kişinin, eşini zorla araca bindirdiği, ağlayan çocuğunu ise kucağına alıp arabayı tekmeledikten sonra içeri attığı görülüyor.
Görüntü Dökümü
--------
Adamın kadını zorla araca bindirmesi
Kaçan çocuğunu yakalayıp aracı tekmelemesi
Çocuğu aracın içine fırlatması
Aracı çalıştırıp uzaklaşması
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 58 MB
Haber-Kamera: Emrah KIZIL/DİYARBAKIR,
===================
Ordu'da sel afetinden sonra heyelan tehdidi arttı
Ordu'da geçen yıl Ağustos ayında meydana gelen ve 1 kişinin hayatını kaybettiği 9 kişinin de yaralandığı sel afetinin ardından zeminde oluşan toprak hareketleri, kentte heyelanları tetitkledi. Geride kalan 8 ayda Altınordu, Çaybaşı, Aybastı, Fatsa, Gölköy, Gürgentepe, İkizce, Perşembe ve Ünye ilçelerinde heyelan sonucu 182 konut tahliye edildi, yol ve tarım arazilerinde hasar oluştu. AFAD tarafından tahyiye edilen her konut sahibine ise 8 bin 500'er lira kira yardımı verildi.
Ordu'da geçen yıl Ağustos ayında meydana gelen sel afetinde 1 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi de yaralandı. 9 köprünün yıkıldığı, 820 noktada heyelanın meydana geldiği kentte, 41 ev boşaltıldı. 43 bin 476 dekarlık alandaki 809 ton fındık selden zarar görürken, 165 milyon TL'lik maddi zarar oluştu. Sel afetinin ardından zeminde oluşan toprak hareketleri, kentte heyelanları da tetitkledi. Geride kalan 8 ayda Altınordu, Çaybaşı, Aybastı, Fatsa, Gölköy, Gürgentepe, İkizce, Perşembe ve Ünye ilçelerinde heyelan sonucu 182 konut tahliye edildi, yol ve tarım arazilerinde hasar oluştu. AFAD tarafından tahyiye edilen her konut sahibine ise 8 bin 500'er lira kira yardımı verildi.
VALİ: KİRA YARDIMI YAPILIYOR
Ordu Valisi Seddar Yavuz, heyelan bakımından oldukça hassas bir bölge olan kentin afet haritasının da AFAD tarafından çıkarıldığını söyledi. Geçmiş dönemlerde çok engebeli arazilere evlerin yapıldığını, arsa bulmakta vatandaşların zorlandığını vurgulayan Vali Yavuz, "Devlet olarak bizim birinci önceliğimiz vatandaşımızın saçının teline zarar gelmemesidir, yani can güvenliğidir. Biz diyoruz ki 'cana gelmesin, mala gelsin'. Malı, büyük devlet olarak telafi ederiz, hep ettik. Aybastı ilçemizde 32 konut, Çaybaşı'da 21, Fatsa'da 17, Gölköy'de 72, Perşembe'de 8, Gürgentepe'de 1, Ünye'de 8, İkizce'de 1 olmak üzere toplam 160 konut için nakil kararı alındı ve tahliye edildi. Tahliye edilen yerler afet bölgesi ilan edildi. Her konut için konut sahiplerine de 8 bin 500'er lira kira yardımı yapılıyor" dedi.
'AFET KONUTLARI İNŞA EDİLECEK'
Tahliye edilen 182 konut sahibine toplam 1 milyon 547 bin lira kira yapımı yapıldığını da belirten Vali Yavuz, "Genel hayata etkililik kapsamında nakil edilen 160 konut sahiplerine hak sahipliği çalışması yapılarak, uygun yerleşim alanlarına yeni afet konutları inşa edilecektir. Altınordu, Aybastı, Çamaş, Çatalpınar, Fatsa, Korkan ve Ulubey ilçelerimizde de 22 konut genel hayata etkisizlik kapsamında değerlendirilmiştir. Geçen yıl Ağustos ayında meydana gelen sel ve heyelan afetinden etkilenen 32 konut içinde önleyici duvar yapılacak" şeklinde konuştu.
Görüntü Dökümü
----------
-Son bir yılda meydana gelen heyelanlardan görüntü (drone)
-Vali Seddar Yavuz'un heyelan bölgelerinde incelemesinden görüntü
-Heyelandan hasar gören binalar ve bahçelerden görüntü
-Heyelanlardan arşiv detay görüntü
Süre: 3.45 DK Boyut: 558 MB
Haber-Kamera: Nedim KOVAN-ORDU,
==================
TÜROFED Başkanı Ayık: Hedef 50 milyonun da üzerine çıkmak
TÜRKİYE Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, 2019 yılında turizmde çift haneli büyüme beklediklerini belirterek, "2019 yılında Türkiye'nin hedefi 50 milyon. Bizim amacımız 50 milyonun da üzerine çıkmak" dedi.
TÜROFED Başkanı Osman Ayık, Türkiye'nin 2018 yılında son derece başarılı bir sezonu tamamladığını söyledi. Türkiye genelinde turizmde yüzde 20'nin üzerinde büyüme gerçekleştiğini, Antalya'da ise bu oranın yüzde 30 seviyesinde olduğunu aktaran Osman Ayık, "2019 yılında da bu trendin devam etmesini bekliyorduk. 2019 yılının başından itibaren hatta bizim 'pre booking' (ön rezervasyon) dediğimiz 2018 yılının sonundan itibaren başlayan rezervasyon akışlarına baktığımızda, 2019'un da Türkiye için iyi bir yıl olmasını öngörüyorduk. Şu ana kadar gerçekleşen rakamlar da bizim bu öngörülerimizi doğrular nitelikte. 2019 yılının haziran ile eylül ayları arasındaki rezervasyon rakamları son derece iyi. Birçok tesisimizde, birçok bölgedeki tesislerimizde yoğun doluluklar oluştu zaten. Burada hem yurt dışından gelen talep hem de yurt içinden gelen taleple birlikte birçok tesisimizde yüzde 100'leri aşan ve yüzde 100'lere yaklaşan doluluklar gerçekleşti" dedi.
'ERKEN DAVRANAN EN UYGUN ALIMLARI YAPAR'
Turizmde erken rezervasyonun önemine işaret eden Osman Ayık, "Bizim hep yıllardır söylediğimiz bir konudur bu. Erken davranan en uygun alımları yapar. Bu hem iç pazar için hem de yurt dışı pazarları için geçerli. Nitekim bu sene bunu çok iyi bir şekilde deneyimliyoruz. Çok iyi bir şekilde de görüyoruz açıkçası. Bunun için de önümüzdeki süreçte erken davranmak her zaman için müşterilerimiz açısından avantajlıdır. Bu onlara her zaman için iyi alım fırsatları yaratır" diye konuştu.
'ANTALYA 15 MİLYONUN ÜZERİNDE BİR RAKAMI GÖRECEK'
2019 yılında da rekor beklediklerine vurgu yapan Osman Ayık, şöyle devam etti:
"2019 yılında da çift haneli bir büyüme gerçekleşmesini bekliyoruz.Türkiye'nin hedefi 50 milyon 2019 için, bizim amacımız 50 milyonun da üzerine çıkmak. 2023 hedeflerimizi revize ettik. 70 milyon hedefini koyduk. Bu seneki rakamlar 50 milyon üzerinde olacaktır. Dolayısıyla 2023 hedefimizde bir sorun olmayacağının en önemli göstergelerinden biri. Önemli iki giriş kapımız İstanbul ve Antalya'da sorun beklemiyoruz. Bu iki kapıdan da Türkiye ortalamalarının yakın ve hatta onun üzerinde büyümeleri bekliyoruz. Dolayısıyla Antalya muhtemelen 15 milyonun üzerinde bir rakamı 2019 yılında görecek. Keza İstanbul'da da 15 milyon civarında bir girişin gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu iki giriş kapısında bu rakamları yakaladıktan sonra diğer noktalarla birlikte Türkiye 50 milyon yabancı misafir sayısını çok rahat bir şekilde sağlayacaktır."
Görüntü Dökümü
--------------
Havalimanından detaylar (Arşiv)
TÜROFED Başkanı Osman Ayık röportaj
477 MB/// 04.19"
Haber-Kamera: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya),
===================
DMD hastası Said'i okuldan soğuttuğu iddia edilen öğretmene soruşturma
Denizli'nin Tavas ilçesinde, kas erimesi hastalığı (Duchenne Müsküler Distrofi-DMD) tedavisi gören ortaokul öğrencisi Sait Şeşe'nin (12), derste gürültü yaptığı gerekçesiyle matematik öğretmeni A.T.'nin kendisine bağırıp, azarlaması nedeniyle okuldan soğuduğu ileri sürüldü. Oğullarının özellikle matematik dersi olduğu günlerde okula gitmek istemediğini belirten ailesinin şikayeti üzerine öğretmen A.T. hakkında idari soruşturma başlatıldı.
İsmail (48) ve Seyyare Şeşe (46) çiftinin iki oğlundan Said, 5 yaşındayken rahatsızlandı. Yürürken dengesini kaybedip düşen Şeşe'ye Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'nde kas erimesi hastalığı olan DMD teşhisi konuldu. Tedavisi olmayan hastalık nedeniyle Şeşe, 7 yaşına geldiğinde tamamen yürüme yetisini kaybedip, tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. Kaymakamlıkta hizmetli olan baba İsmail Şeşe ve bir kız yurdunda hizmetli olan anne Seyyare Şeşe, gözleri önünde her geçen gün eriyip giden oğulları Said'i çeşitli sağlık merkezlerine götürdü ancak bir sonuç alamadı. Sait Kalaycıoğlu Ortaokulu 6-C sınıfı öğrencisi olan Said Şeşe, anne ve babasını da yardımıyla akülü tekerlekli sandalyesi ile okuluna giderek, eğitimini sürdürüyor.
OKULDAN SOĞUDU
Yüzde 97 engelli Şeşe, iddiaya göre, geçen mart ayında, matematik öğretmeni A.T.'nin (35), gürültü yaptığı gerekçesiyle arkadaşlarının önünde kendisine bağırıp, azarlaması nedeniyle okuldan soğudu. Özellikle matematik dersi olduğu günler okula gitmek istemeyen Şeşe'nin ailesi, Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) öğretmen A.T., hakkında şikayetçi oldu. Şikayet üzerine A.T. hakkında İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından idari soruşturma başlatıldı.
Bu olay sonrası psikolojisinin bozulduğunu belirten Said Şeşe, "Öğretmenim A.T., gürültü yaptığım için arkadaşlarımın yanında bana bağırıp, hakaret ve küfür etti. Eliyle bana doğru 'deli' işareti yaptı. Sınıfta ağladım. Bu olaydan sonra da matematik dersinin olduğu pazartesi ve cuma günleri okula gitmek istememeye başladım" dedi.
'BİR ANNE OLARAK KENDİMİ ÇOK KÖTÜ HİSSETİM'
Anne Seyyare Şeşe ise oğlunun yaşadıklarının kabul edilemez olduğunu belirtip, "Said'in hastalığı hızlı ilerliyor. Doktorların söylediğine göre 5 yıl daha ömrü kaldı. Maalesef hastalığının tedavisi yok. Hindistan'da bu hastalığın tedavisi için kök hücre nakli deneme çalışmalarının yapıldığını öğrendik. Artık umudumuzu yitirdik. Elimizden bir şey gelmiyor. Tek yapabildiğimiz, oğlumun moralini yüksek tutup, onu mutlu edebilmek. Bu hastalıktan muzdarip bazı aileler, çocuklarını dışarı çıkarmıyor. 'Okula gidip de ne olacak, umut mu var sanki' diyorlar. Ancak, ben buna rağmen oğlumun hayata küsmesini istemedğim için tüm güçlüklerine rağmen okula götürmeye devam ediyorum. Ancak, şimdi de bu yaşanan olay nedeniyle yıkıldık" diye konuştu.
Matematik öğretmeni A.T.'den şikayetçi olduklarını ve konunun takipçisi olacaklarını belirten anne Şeşe, "Okul çıkışı oğlumu almaya gittiğimde, sınıf arkadaşları Said'in çok ağladığını söylediler. Öğretmeni oğluma sınıfta hakaretler etmiş, sonra oğlum, ağlamaya başlamış. Çocuğumu hiç sakinleştirmeye bile çalışmamış. Okuldaki herkes oğlumun kas hastası olduğunu biliyor. Her ne olursa olsun, benim oğlum özel bir çocuk. Öğretmen hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi ve Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne şikayette bulundum. Bu olay sonrasında bir anne olarak kendimi çok kötü hissettim. Çocuğumu arkadaşlarının içinde küçük düşürmüş, rencide etmiş. Zaten oğlumun durumu belli. Arkadaşları ve diğer öğretmenleri üzerine titrerler. Ama bu öğretmen böyle yaptığı için çok sinirlendim. Oğlumun okula gitme şevki kırıldı. Oysa okulu çok severdi. Şimdi okula gitsek bile matematik dersinde eve dönmek istiyor" dedi.
İDDİALARI KABUL ETMEDİ
DHA muhabirinin telefonla ulaştığı öğretmen A.T. ise öğrencisine iddia edildiği gibi davranmadığını belirtip, "Ailenin şikayatçi olması üzerine gelen müfettişlere ifademi verdim. Soruşturma sürüyor. Ailenin burada başka bir amacının olduğunu düşünüyorum. Hakkımdaki iddiaları ise kesinlikle kabul etmiyorum" dedi.
Görüntü Dökümü
----------
-Akülü tekerlekli sandalyeli Said Şeşe'den evinde detay görüntüler
-Anne Seyyare Şeşe ile oğlu sadi Şeşe'nin birlikte görüntübü
-Said Şeşe ile röp.
-Anne Seyyare Şeşe ile röp.
-Genel ve detay görüntüler
Haber: Ramazan ÇETİN - Kamera : Deniz TOKAT/ TAVAS (Denizli),
==========================
Rus askeri kargo gemisi, Çanakkale Boğazı'ndan geçti
Rus Donanması'na ait, 'Dvinitsa-50' isimli askeri kargo gemisi, Çanakkale Boğazı'ndan geçti. Akdeniz'e doğru yol alan geminin, boğazdan geçişi sırasında, güvertesinde konteyner taşıdığı görüldü.
Rus Donanması'na ait, 'Dvinitsa-50' isimli askeri kargo gemisi, saat 07.00'de, Marmara Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na giriş yaptı. Boğazın manevra yapılması en güç noktası olan Nara Burnu'nu dönen kargo gemisi, saat 09.00 sıralarında, Çanakkale önlerine ulaştı. Kilitbahir köyü dağındaki 'Dur Yolcu' yazısı ile Kilitbahir Kalesi önünden geçen askeri kargo gemisi, Akdeniz'e doğru yol aldı. Rus askeri kargo gemisinin, boğazdan geçişi sırasında, güvertesinde konteyner taşıdığı görüldü.
Görüntü Dökümü
----------
-Rus askeri kargo gemisinden genel ve detay görüntü.
-Geminin güvertesindeki konteynırlardan görüntü.
Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE,
====================
'Tiroit kanserindeki artışın nedeni Çernobil faciası'
Türkiye'de kadınların yüzde 20'sinde görülen tiroit kanseri, son yıllarda meme kanserinden sonra kadın kanserlerinde ikinci sırada yer alıyor. 1986 yılında Çernobil'de yaşanan kazadan yıllar sonra tiroit kanserinde artış olduğunu belirten Doç. Dr. Bülent Dinç, tiroit kanseri 6 kadın hastayı, yeni bir yöntem olan ağız içinden ameliyatla sağlığına kavuşturdu.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nden Doç. Dr. Bülent Dinç, tiroit kanserinin son yıllarda ülkemizde artış gösteren hastalık grubunda yer aldığını belirtti. Doç. Dr. Dinç, Türk Halk Sağlığı verilerine göre kadınlar arasında meme kanserinden sonra en sık görülen kanser türünün tiroit kanseri olduğunu kaydetti.
Türkiye'de kadınların yüzde 20, erkeklerin yüzde 5'inde tiroit kanseri görüldüğünü söyleyen Doç. Dr. Dinç, "Bunun en büyük nedenlerinden biri, 1986 yılında Çernobil'de meydana gelen kaza. Yüksek radyasyon maruziyetinin 20-30 yıl sonra tiroit kanseri sıklığında artma gösterdiği düşünülüyor" dedi. Tiroit kanserlerinde artışın bir başka nedeninin tiroit hastalıkları için ultrasonun günlük pratiğe girmesi ve uygulanması olduğunu belirten Doç. Dr. Dinç, "Bu da hastalara tanı koyma şansımızı arttrıyor" dedi.
İZSİZ AMELİYAT YÖNTEMİ
Tiroit kanserlerinin tedavisinin ameliyat olduğunu kaydeden Doç. Dr. Dinç, "Bu ameliyat dünyada olduğu gibi ülkemizde de açık yapılmakta. Meslektaşlarımız, normal tiroit hastalıklarının dışında tiroit kanserli hastada boynunda daha büyük bir kesi yapmayı tercih ediyor. Ama biz özellikle kadınlarda sık görülmesi nedeniyle bu ameliyatın izsiz yöntemle yapılabileceğini vurguluyoruz" dedi.
2018 yılında başladıkları yöntemde ağız içinden tamamen izsiz ameliyat gerçekleştirdiklerini ifade eden Doç. Dr. Dinç, "Bu ameliyatta özel gelişmiş aletler kullandığımız için dokuları iki kat daha büyük görebiliyoruz. Böylelikle ses tellerine giden siniri ve paratiroit bezlerini görmemiz daha kolay oluyor. Bu ameliyat ile en çok korkulan ses kısıklığı komplikasyonundan da korumuş oluyoruz" diye konuştu.
Ağız içinden yapılan bu ameliyatın tiroit kanseri dışında tiroit bezinde 5 santim büyüklüğünde nodül olanlarda da uygulandığını belirten Doç. Dr. Dinç, "Kanser şüphesi varsa, 2 santimetrenin üzerindeki nodüllerde bu ameliyatı önermiyoruz. Boyuna daha önce radyasyon almış, cerrahi geçirmiş hastalarda da tercih etmiyoruz. Genellikle erken tanıda uyguladığımız bir yöntem" dedi.
Diğer kanserlerde olduğu gibi tiroit kanserinde de erken tanının önemine değinen Doç. Dr. Bülent Dinç, "Nasıl ki kadınlarda meme kanserinde bir farkındalık yaratıldıysa, kadınlar yıllık kontrollerini ihmal etmiyorsa, tiroit kanserinde de bu şekilde rutin doktor kontrolünden geçmeliler" dedi.
6 GÜNDE 6 TİROİT HASTASI KADIN AMELİYAT OLDU
Ağız içinden izsiz yapılan bu ameliyatı bugüne kadar 36 hastaya uyguladıklarını belirten Doç. Dr. Dinç, "Bu hastaların yarısı tiroit kanseri hastasıydı. Daha önce Kepez Devlet Hastanesi'nde yaptığımız bu ameliyatı artık Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapıyoruz. Son 6 günde 6 tiroit kanserli kadın hastamıza başarılı şekilde bu ameliyatı yaptık" diye konuştu.
'ÖNCE ÇOK ÜZÜLDÜM, KORKTUM'
Antalya'da yaşayan bankacı Özlem Akkaya (28), tiroit kanseri tanısının geçen mart ayında konulduğunu belirterek, "İlk önce çok korktum, çok üzüldüm. Ameliyat olmam gerekiyordu. Bu konuda araştırma yaptım. Sonra Bülent hocayı duydum. Ona geldim. Ameliyatım iyi geçti. Gayet iyiyim. Sesimde sorun yok, boynumda iz yok" dedi. Daha önce başvurduğu bir doktorun kendisine "Tiroit kanseri, kanserin en iyisi" dediğini belirten Akkaya, "Kanseri moralle yenebileceğini öğrendim. Bülent hocamın da desteğiyle şu an iyiyim" dedi.
KADIN HASTALARIN DURUMU İYİ
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde son 6 günde tiroit ameliyatı olan kadın hastalardan Nilüfer Tom ise 2 ay önce tiroit kanseri olduğunu öğrendiğini belirtti. Havva Birsen Aksoy da ameliyatın ağız içinden yapılacağını duyduğunda şaşırdığını söyledi. Şubat ayında tanı konulan Ülkü Özdağ, tiroit kanseri olduğunu öğrendiğinde çok kötü hissettiğini, şu an atlattığını ifade ederken, Fatma Otçu da ağız içinden ameliyatı duyduğunda dudak yapısının bozulacağını düşündüğünü, ancak ameliyat sonrası öyle olmadığını gördüğünü söyledi.
Döndü Kamacıhan ise ameliyat öncesi ses kısıklığı yaşayacağını düşündüğünü belirterek, "Ağız içinden yapıldığını duyunca biraz tedirgin olmuştum. Ses tellerimin zarar göreceğinden korkmuştum. Ama şimdi gayet iyiyim. Evde çocuklar 'Anne sus artık' diye beni susturuyor" diye espri yaptı.
ÇERNOBİL KAZASI
Ukrayna'nın Kiev şehri yakınlarında Çernobil Nükleer Santrali, 26 Nisan 1986'da patladı. Bakıma alınan santralin dördüncü reaktöründe meydana gelen patlama, Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarını 200 kat aşan bir etki yaratmıştı.
Görüntü Dökümü
-----------
-Arkada 6 kadın hasta, Doç.Dr. Bülent Dinç ile röp
-Doç.Dr. Bülent Dinç, hasta Özlem Akkaya'yı muayene ederken
-Doç.Dr. Bülent Dinç, Özlem Akkaya ile ilgili bilgi verirken
-Özlem Akkaya ile röp
-Doç.Dr. Bülent Dinç'in ameliyathaneden cep telefonu ile çekilmiş videoları
Haber: Selma KUNAR/ Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni -3 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.