Dha Yurt Bülteni 4 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni 4

24.07.2018 11:47

1 - (ÖZEL) - Bakırcılar ve kalaycılar ne müşteri, ne çırak bulabiliyorMALATYA'daki tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda, bakırcılık ve kalaycılık yapan ustalar, hem müşteri, hem de mesleklerini gelecek nesillere taşıyacak çırak bulamamaktan şikayet ediyor.

1 - (ÖZEL) - Bakırcılar ve kalaycılar ne müşteri, ne çırak bulabiliyor

MALATYA'daki tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda, bakırcılık ve kalaycılık yapan ustalar, hem müşteri, hem de mesleklerini gelecek nesillere taşıyacak çırak bulamamaktan şikayet ediyor. Geçmişte 300 işyerinden çekiç seslerinin yankılandığı çarşıda, şimdilerde sadece 7 işyerinde bakırcılık yapılıyor.

'Bir zamanlar en iyi meslek dallarından bir olan bakırcılık, şimdilerde unutulmaya yüz tuttu. Malatya tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda bakırcı ustası giderek tükenmeye başladı. Babadan oğula geçen bakır ve kalaycılığın son temsilcileri, bugünlerde eleman bulmakta ve iş yapmakta zorlandıklarını söyledi. Yaptıkları işin tarihe karışmasından korkan ustalar, mesleklerini yaşatmak için eleman arıyor. İş olmadığı için birçok ustanın dükkanlarına kilit vurduğunu söyleyen ustalar, tek korkularının bakırcılık sanatının bitmesi olduğunu vurguladı.

Çocukluğundan bu yana bakırcılık yapan Ramazan Demirhan (53), mutfaklarda artık bakır ürünlerin bulunmamasından şikayet ederek, "Bakırın tadını bir şey vermiyor. Bakırın özelliğini de hiçbir şey vermiyor. Misafir geldiğinde kullanılmasında, yemek pişirmede, yoğurt pişirmede her şeyde bakır iyidir. Bakır altınla yarışıyor. Çünkü 1 kilo bakır 70 lira. Sağlık için bakır iyidir. Vatandaşlar sağlık için yemeklerini bakırda yesinler" dedi.

Bakır fiyatlarının pahalı olduğundan dolayı, bakırcılık ve kalaycılık mesleğin bittiğini kaydeden Hasan Yıldırım ise bir an önce yeni çırak bularak mesleklerini gelecek nesillere taşımayı arzuladıklarını ifade etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------------

Kent merkezinde Malatya yazılı tabela

Bakırcılar çarşısından görüntüler

Bakırcılar

Ramazan Demirhan röp.

Kalaycılarda detay görüntünler

Hasan Yıldırım röp.

Bakırlardan görüntü

Genel ve detay görüntüler

(KJ: Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA)

530 MB

==============

2 - Evrim'in babası 'Traktörden düşüp öldü' demiş

TOKAT'ın Turhal ilçesinde, 10 Temmuz'da yaylada kaybolan Evrim Atış'ın (3,5) dün gece tutuklanan babası Burhan Atış'ın ifadesinde önce "Traktörden düşüp öldü, babamın mezarına gömdüm" dediği, daha sonra ifadesini geri çekerek kızının nerede olduğunu bilmediği yönünde çelişkili ifadeler verdiği ortaya çıktı.

Dilek-Burhan Atış çiftinin 2 çocuğundan büyüğü olan Evrim Atış, 10 Temmuz günü sabah saatlerinde, Yenisu köyü yaylasındaki çadırdan hayvanları suya götürmek için ayrılan babaannesi Satı Atış'ın peşinden gitti. Evrim'in arkasından geldiğini gören Satı Atış, gelini Dilek'e seslenerek, torununun çadıra bırakılmasını istedi. Evrim'i çadıra götüren ve en son çadırın önünde kardeşi Satı Atış (1,5) ile oynarken gören Dilek Atış, ahıra girdi. Bir süre sonra dönen Satı Atış, torununun çadırda olmadığını fark etti. Çevrede aranan Evrim, bulunamayınca komşulardan da yardım istenirken, jandarmaya haber verildi. İhbar üzerine yaylaya jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. 70 bin metrekarelik alanda 14 gündür süren arama çalışmalarında küçük Evrim'e ait hiç bir ize rastlanamadı.

BABA, 'TRAKTÖRDEN DÜŞÜP ÖLDÜ' DEMİŞ

Öte yandan 2 gün önce gözaltına alınan ve dün gece tutuklanan Evrim'in anne-babası Dilek-Burhan Atış çiftinin ifadeleri de netleşmeye başladı. Arama çalışmalarının sürdüğü dönemde güvenlik güçleri ile temas halinde olan ve bir kaç kez ifadesine başvurulan Burhan Atış'ın farklı ifadeler verdiği ortaya çıktı. 4 gün önce Burhan Atış'ın ifadesinde, "Kızım traktörden düşüp öldü, ben de onu babamın mezarına gömdüm' şeklinde ifade verdiği ortaya çıktı. Bunun üzerine ekiplerin 1 yıl önce yaşamını yitiren Evrim'in dedesi Sadık Atış'ın Yenisu köyü mezarlığında bulunan mezarı kazıldı. Ancak babanın verdiği ifadenin aksine Evrim'e dair bir bilgiye rastlanmadı. Bir kez daha ifadesi alınan Burhan Atış'ın bu kez farklı yerler söylediği, daha sonra da ifadesini geri çekerek kızının nerede olduğunu bilmediğini, kaçırılmış olabileceği yönünde beyanlarını değiştirdiği ortaya çıktı. Dilek Atış'ın da ifadesinde kızını en son çadırın önünde küçük kızı ile oynarken gördüğü, daha sonra çıktığında çadırın önünde olmadığını fark ettiği yönündeki ifadelerini tekrar ettiği ancak, bu ifadenin doğruluğu için 'yemin' etmediği ortaya çıktı. Atış çifti, çelişkili ifadelerinin şüpheli bulunması üzerine savcılığın talebi ile sevk edildikleri mahkemede tutuklandı. Çift, dün gece Zile Cezaevine konuldu.

'ORTADA CENAZE YOK'

Evrim'in babaannesi Satı Atış ise oğlu Burhan Atış'ın Evrim'i traktörden düşmesi sonucu öldüğü şeklinde savcılığa ifade verdiğini ve daha sonra ifadesini geri çektiğini söyledi. Oğlunun korktuğu için çelişkili ifadeler verdiğini, zor günler geçirdiklerini belirten babaanne Satı Atış, "15 gün oldu çocuk kaybolalı. Ortada bir cenaze de yoktur. Evrim'e mi yanayım, yoksa annesine ve babasına mı yanayım. Benim çocuklarım 1 hafta önce köyde traktörle ekin biçiyorlardı. Herkese sorabilirsiniz. Oğlum kafası bir kez dalmış ve söylemiş. Benim oğlum öyle bir şey asla yapmaz. Savcıya böyle bir şey söylemiş ama daha sonra kendisi yeniden ifadesini geri çekip 'özür dilerim' demiş. 'Kafam yerinde yoktu' demiş. Allah yardımcımız olsun. Biran önce çocuğumuzu ya ölü ya da diri bulun bize teslim edin" dedi.

TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZ

Bu arada, Dilek-Burhan Atış çifti hakkında tutuklama kararı çıkması yakınlarının tepkisine neden oldu. Evrim'in amcası Niyazi Ateş, kardeşi ve gelinlerinin tutukluluk kararına itiraz edeceklerini söyledi. Mahkemenin kararına karşı bir üst mahkemeye bugün tutukluluğa itiraz başvurusu yapılacağı öğrenildi.

ARAMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Yaşanan gelişmelere rağmen, kendisine ait her hangi bir ize rastlanmayan küçük Evrem Atış'ı arama çalışmaları ise bölgede bu sabah yeniden başladı. İl Jandarma Komutanlığı ve AFAD ekipleri, yayla yakınlarındaki dere yatağında yeniden arama çalışması başlattı.

Görüntü Dökümü:

-Yayladan görüntüler

-Ekiplerin Evrim'i arama çalışmaları

-Babaannenin görüntüsü

-Yaptığı açıklamalar

-Detaylar

Haber-Kamera:  Hüsnü Ümit AVCI-Fatih YILMAZ/TURHAL (Tokat),

==============

3 - Can Gürzap yoğun bakımdan çıkarılacak

ADAPAZARI (Sakarya), - SAKARYA'nın Sapanca ilçesinde motosikletin çarpması sonucu yaralanan tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Can Gürzap'ın (74) sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi. Ünlü oyuncunun yarın yoğun bakım ünitesinden çıkarılıp sevise alınacağı öğrenildi.

Sapanca'da önceki gece motosikletin çarpması sonucu yaralanan tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Can Gürzap'ın tedavisi, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Servisi'nde sürüyor. Ünlü oyuncunun sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi. Beyninde, 'subdural hematom'(beyin kanaması) tespit edilen Gürzap'ın kanamasının ufak çapta olduğu belirtildi. Can Gürzap'a iki gündür ilaç ve gözlem ağırlıklı tedavi uygulandığı öğrenildi. Beyin zarı ve beyin arasındaki kanamanın çok ufak çapta olduğu öğrenilen Gürzap'ın bilincinin açık olduğu, yoğun bakımda doktorlar ve ünite görevlileriyle sohbet ettiği belirtildi. Can Gürzap'ın yarın yoğun bakım ünitesinden normal odaya çıkarılacağı öğrenildi.

============

4 - Kapuzbaşı Şelaleleri klima gibi

Oktay ENSARİ/KAYSERİ, - UGANDA'daki Victoria şelalelerinden sonra dünyanın en yüksekten dökülen ikinci şelalesi ünvanına sahip olan Kayseri'nin Yahyalı ilçesindeki Kapuzbaşı Şelaleri, bunaltan yaz sıcağında yerli ve yabancı turistler için klima görevi görüyor.

?Milli Parklar içinde yer alan Orta Torosların, Hacer Ormanları'nın kar sularını, yaz aylarında suyun gücüyle deldiği kayaların arasından Zamantı Irmağı'na bırakan ve daha sonra bu suları Seyhan Irmağı'na taşıyan Kapuzbaşı Şelalesi, Türkiye'nin önemli doğa cennetleri arasında yer alıyor. Aladağlar üzerinde, Kayseri- Adana il sınırında yer alan Kapuzbaşı Şelalesi, doğal klima görevi görüyor. Yerli ve yabancı turistler, şelalenin döküldüğü noktada buz gibi suda ellerini, yüzlerini yıkayıp, paçalarını sıvayıp çıplak ayakla dolaşarak serinliyor. Ancak, suyun soğukluğu nedeniyle, çıplak ayakla uzun süreli yürümek mümkün olmuyor. Kapuzbaşı Şelalesi'nin güney yamacı yakınındaki Büyük Çakır Mahallesi'nde bulunan Güney Şelale de doğaseverlere ayrı bir güzellik sunuyor.

Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, Kapuzbaşı Şelalesi ve çevresiyle ilğili Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin turizm master planı yaptırdığını belirtti. Öztürk, "Deniz seviyesinden 700 metre yükseklikteki Kapuzbaşı Şelalesi, yaz aylarında gündüzleri normal sıcaklıkların en az 5-6 derece altında seyrediyor. 70 metre yükseklikten akan sular doğal bir serinlik ve saçtığı su zerrecikleriyle kilima etkisi yapıyor. Sıcaklardan bunalanları Kapuzbaşı'na davet ediyoruz. Hem, bu dünyaca ünlü doğal güzelliği yakından görüp, hem de şelalemizde serinlemelerini bekleriz" dedi.

KAPUZBAŞI ŞELALESİ

Kayseri'nin Yahyalı İlçesi, Kapuzbaşı Mahallesi'nde bulunan Kapuzbaşı Şelaleleri 500 metrekarelik alan içerisinde 7 ayrı şelaleden oluşuyor. Doğa çatlağından, kayalar arasından fışkırıp 70 metre yükseklikten Zamantı Irmağı'na dökülüyor. İrtifa akışı itibari ile Uganda'da 100 metre yüksekliğinden dökülen Victoria çağlayanından sonra, dünyanın en yüksek ikinci şelalesi konumunda bulunuyor. 'Tepe' adlı blok kayadan çıkan şelalelerin beşi tepenin doğusunda, ikisi güneyinde bulunuyor. Şelalelerin suları, Aladağ-Aksu suları ile birleşerek Zamantı Irmağı'na, oradan da Seyhan Nehri'ne karışıyor. Aladağ zirvelerinde bulunan kar ve buzulların erimesiyle beslenen, yaz-kış suları hiç kesilmeyen şelalelerden doğudaki 3 şelale, Takım şelale adını alıyor. Debisi yaz aylarında saniyede 27 bin 500 litreye ulaşan ve deniz seviyesinden 700 metre yükseklikte olan Kapuzbaşı takım şelaleleri, çağlayan sularının sesi ve süt beyaz rengi ile doğanın görkemli görüntüsünü ortaya koyuyor.

Görüntü Dökümü:

--------------

-Kapuzbaşı şelalelerinden  genel görüntü

-Kapuzbaşı şelalesinde serinleyen yerli turistlerden görüntü

-Drone görüntüsü

-Genel detay

Haber-kamera : Oktay ENSARİ  KAYSERİ,

3 Dakika 32 Saniye/ 403 MB

=============

5 - Buraya çıkmak cesaret istiyor

GÜMÜŞHANE'nin Torul ilçesinde, 240 metre irtifasıyla Türkiye'nin en yüksek cam seyir terasları arasında yer alan Torul cam seyir terası, ziyaretçilerin korku dolu anlar yaşamasına sebep oluyor. Seyir terasına çıkan vatandaşlar, korkudan camın üzerinden değil de, özellikle güçlendirilmiş platformdaki çelik kirişlerin yer aldığı kısımlardan yürümeyi tercih ediyor.

Torul ilçesinde 240 metre ile Türkiye'nin en yüksek cam seyir terası tamamlanarak ziyarete açıldı. Zigana tüneliyle Karaca Mağarası güzergahı üzerinde bulunan Torul Kalesi'nin bulunduğu tepenin zirvesine yapılan seyir terası, 90 metrekarelik alanı ve 50 kişiyi aynı anda taşıyabilecek güçlendirilmiş cam platformuyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Cam seyir terasına çıkan bazı ziyaretçiler, cam platformun üzerinde yürümek yerine, kirişlerin üzerinde yürümeyi tercih ediyor. Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte cam seyir teras, hafta içi 500-600,  hafta sonları ise bin 500 ile 2 bin arasında ziyaretçinin akınını uğruyor.

'ADRENALİN TUTKUNLARININ MERKEZİ OLACAK'

Torul Belediye Başkanı Nidai Köroğlu, seyir terasıyla ilçenin turizm konusunda önemli bir ivme kat ettiğini söyledi. Köroğlu, "Burada binlerce ziyaretçiyi ağırladık. Onlara daha iyi bir hizmet verebilmek için,  cam seyir terasımızın olduğu alana Otak kurduk. Bura da birçok kahvaltı ve ızgara çeşitleri bulunduruyoruz. Burayı adrenalin tutkularının merkezi yapmak için 2 hatlı zipline projemizi hazırladık. Küçük bir ilçeyiz, maddi kaynakları kısıtlı olduğu için, bu projeleri hemen hayata geçiremiyoruz. Yaptığımız ve yapacağımız projelerle birlikte Karadeniz Bölgesinin en fazla turist çeken noktası olacakö dedi.

'BİR MACERA OLARAK AİLECE GELDİK'

Cam seyir terasını görmek için İstanbul'dan Torul'a geldiğini anlatan Uğur Ülker,  "Yöremize hayırlı olsun, kim düşünmüşse o insandan Allah razı olsun. Yöremizde turizm açısından çok keşfedilmemiş yerler var. Biran önce de onları şirin ve küçük olan Gümüşhane'mize sunmalarını bekliyoruz. İstanbul'dan geldik. Bir macera olarak ailece geldik, gezdikö diye konuştu.

'GERÇEKTEN HARİKA BİR YER'

İlçeye Kastamonu'dan geldiğini belirten Muazzez Ülker de dağlık bir alanda bu gibi yapıların vatandaşları memnun edeceğini ifade etti. Ülker, "Burayı dağ olarak tanıdığımız için çok fazla dikkatimizi çekmiyordu. Şuan da böyle güzel bir yapı olduğu için ilgimizi çekti. Bir turist olarak gerçekten harika bir yer. Ben televizyonda gördüm. Dağların tepesine böyle güzellikler olursa bizlerde memnun kalırız. Daha da olmasını istiyoruz. Çok güzel, harikaö ifadelerini kullandı.

'BİRAZ ÜRKÜTÜCÜ'

Cam seyir terasına ilk kez çıkan minik Zeynep Beyza Uçar ise manzaranın ürkütücü olduğunu ama sonradan alışıldığını dile getirdi. Uçar, "İlk geldiğimde korkum vardı. Tehlike korkusu vardı. Giderken çok korkuyordum, düşecek gibi oldum. Camları gördüm, çok alıştım. Biraz ürkütücü ama gezdim çok güzeldi, herkes gelsinö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Cam seyir terası görüntüleri

Torul Bld Başkanı konuşma

Ziyaretçilerden görüntüler

Ziyaretçiler konuşma

Dorne görüntüleri

Detaylar

Boyut: 377 mb

HABER KAMERA:  Sinan UÇAR/TORUL(Gümüşhane),

============

6 - Buca'da, Teknolojik Uyku Festivali heyecanı

İZMİR'de, Buca Belediyesi'nin bir radyo işbirliği ile düzenlediği Teknolojik Uyku Festivali'nin üçüncüsü 27-29 Temmuz tarihleri arasında Buca Kaynaklar'da yapılacak. Cep telefonu, tablet gibi dijital dünyaya açılan hiçbir teknolojik cihazın alınmayacağı, bir nevi 'dijital detoks' programının uygulanacağı festivale kurayla belirlenen 200 kişi ve yanlarında getirebilecekleri misafirleri katılacak.

Buca Belediyesi'nin bir radyo işbirliği ile gerçekleştirdiği 'Teknolojik Uyku Festivali'nin 3'üncüsü için gün sayılıyor. 27-28-29 Temmuz tarihleri arasında Buca'ya bağlı Kaynaklar'ın eşsiz doğasında hayata geçirilecek ve tüm ihtiyaçlarının ücretsiz olarak karşılanacağı festival için çalışmalarını hızlandıran Buca Belediyesi, 200 şanslı aday ve misafirleri için teknolojiden ve onun getirdiği bilgi kirliliğinden arınmış, yüz yüze iletişimin, dostluğun, arkadaşlığın egemen olduğu bir dünya yaratıyor.

KATILIMCILAR NOTER HUZURUNDA BELİRLENDİ

Bu yıl iki kez düzenlenecek Festivalin 27-29 Temmuz'da sadece Bucalıların katılımıyla yapılacak ilk etabına, 1062 kişi başvuruda bulundu. Katılımcılar Buca Belediyesi Meclis Salonu'nda İzmir 16. Noteri huzurunda, Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina'nın da katıldığı kura ile belirlendi.

DİJİTAL DETOKS

27 Temmuz Cuma akşam üstü başlayacak ve tüm ihtiyaçların ücretsiz olarak karşılanacağı 3.Teknolojik Uyku Festivali'ne katılma şansı yakalayan katılımcılar, sanal dünyanın bilgi kirliliğinden ve ilişkileri kopartıp yalnızlaştıran yapısından 48 saat kopma cesaretini gösterecek. Yaşayacakları ilginç deneyim öncesi cep telefonu, tablet gibi teknolojik cihazlarını festival alanı girişinde yetkililere teslim edecek olan katılımcılar, 2 gün boyunca doğanın, arkadaşlığın, yüz yüze iletişimin ve lezzetli yiyeceklerin keyfine varacak.

TEKNOLOJİK UYKU

Buca Kaynaklar'ın doğasında teknolojik uykuya dalacak olan Uyku Festivali misafirleri, doğa ve yepyeni insanlarla baş başa kalacakları unutulmaz zamanlar için heyecanla çadırlarını kurup, 'teknolojik uykuya' geçecek. Festival, doğanın kendine has sessizliğinde kitap okuyup dinlenmek isteyenler için kitaplarla çevrili okuma bölümü, yeşile ve oksijene doymak isteyenler için ise doğa yürüyüşleri ve çeşitli spor aktiviteleri sunuyor. Yakan top, ip çekme, çuval yarışı gibi unutulmaya yüz tutmuş onlarca oyunu hep birlikte oynama fırsatı da yakalayacak olan festival katılımcıları, dev kamp ateşi etrafında hep birlikte şarkılar söyleyip, organik ürünlerle hazırlanan lezzetleri tatma fırsatı yakalayacak.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Daha önceki festivaldan ve yapılan etkinliklerden görüntüler

Haber-Kamera: İZMİR,

================

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni 4 - Son Dakika


Advertisement