Otomobil ile öğrenci servisi çarpıştı: 1 ölü, 9 yaralı
Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde, otomobil ile karşı yönden gelen öğrenci servisinin çarpışması sonucu 1 kişi öldü, 8'i çocuk 9 kişi yaralandı.
Kaza sabah saatlerinde, Kandıra Yolu Sucuali Sapağı mevkiinde meydana geldi. Ceyhun Çapar idaresindeki 34 PE 1066 plakalı otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu İzmit istikametine giden Şaban Taşdemir idaresindeki 41 P 5466 plakalı servis minibüsü ile çarpıştı. Minibüs ile otomobil çarpışmanın etkisiyle yol kenarına savruldu. Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 Acil, itfaiye ekipleri geldi. İtfaiye ekipleri minibüs içerisinde sıkışan sürücü Şaban Taşdemir ile kapıların kapalı kalması sonucu mahsur kalan öğrencileri araçtan çıkartarak sağlık ekiplerine teslim etti. Bu sırada sağlık ekipleri de otomobil sürücüsü Ceyhun Çapar'ı ambulansa alarak ilk müdahalede bulundu. Otomobil sürücüsü Çeyhun Çapar ambulansta yapılan tüm müdahalelere rağmen hastaneye ulaştırılamadan hayatını kaybetti. Servis sürücüsü Şaban Taşdemir ve araçtaki 8 öğrenci ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Jandarma kazayla ilgili soruşturma başlattı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------
-Kaza yerinden görüntüler
-Kazaya karışan araçlar
-Jandarmanın olay yeri inceleme çalışması
-Detay
Haber: Dinçer AKBİR-Kamera: Alişan KOYUNCU/KANDIRA(Kocaeli),
====================
Cinayetten 20 yıl ceza aldı, suçsuz olduğuna dair 11 bin 800 dilekçe yazdı
Antalya'nın Manavgat ilçesinde ormanlık alanda cesedi bulunan Adem Kibar'ın (23) katil zanlısı Hayri Salcan (40), 20 yıl 10 ay ağır hapse mahkum edildi. 7 yıl önce tahliye edilen Salcan, 2003 yılından bu yana çeşitli kurumlara, cinayeti kendisinin işlemediğini belirten 11 bin 800 dilekçe yazdı.
Manavgat ilçesi Sorgun Ormanı'nda 5 Kasım 2003 tarihinde Adem Kibar'ın cesedi bulundu. Araştırma yapan jandarma, Kibar'ın öldürülmeden birkaç gün önce Manavgat'a gelerek Hayri Salcan aracılığıyla bir pansiyona yerleştiğini belirledi. Olay yerindeki araç lastik izleri Side tatil bölgesinde ayakkabıcılık yapan Hayri Salcan'a ait otomobilin lastik iziyle eşleşince, cinayet şüphelisi olarak Salcan ile halasının oğlu Mehmet T. ve amcası Şükrü S., 12 Kasım 2003 tarihinde tutuklandı.
20 YIL 10 AY HAPSE MAHKUM EDİLDİ
Antalya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın Mayıs 2004'teki karar duruşmasında Mehmet T. ve Şükrü S. beraat ederken, Hayri Salcan 'kasten öldürmek' suçundan 20 yıl 10 ay hapse mahkum edildi. Dava sürecinde sürekli suçsuz olduğunu iddia eden Hayri Salcan, Yargıtay'a itirazından da sonuç alamadı. Mahkeme kararı, Yargıtay tarafından 22 Eylül 2005 tarihinde onandı. 9 yıl cezaevinde yatan Hayri Salcan, şartlı tahliye hükümleri kapsamında 2012 yılında tahliye edildi.
AKIL HASTANESİNE SEVK EDİLDİ
Hayri Salcan, hem cezaevindeyken hem de tahliye olduktan sonra Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı, Yargıtay, Antalya Cumhuryet Başsavcılığı başta olmak üzere ilgili kurumlara 'suçsuz' olduğunu, cinayeti kendisinin işlemediğini belirten dilekçeler yazdı. Yazdığı dilekçeler nedeniyle 2 defa akıl hastanesine sevk edildiğini, Antalya Cezaevi'nden Mart 2006'da Nazilli Cezaevi'ne sevk edildiğini kaydeden Hayri Salcan, nakilden bir ay sonra saldırıya uğradığını, aldığı şiş darbeleriyle yaralandığını söyledi. Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı'na suç duyurusunda bulunduğunu anlatan Salcan, başkanlığın girişimleri sonucu Antalya'da 'işkence davası' açıldığını, cezaevinde olması nedeniyle davayı takip edemediğini, sonucu hakkında da kendisine bilgi verilmediğini kaydetti.
11 BİN 800 DİLEKÇE YAZDI
Hayri Salcan, 16 yıldır suçsuz olduğunu ispatlamaya çalıştığını, bu nedenle 11 bin 800 dilekçe yazdığını ancak sesini duyuramadığını anlattı. Olayla ilgili arandığında eşi ve çocuklarıyla Adana'da olduğunu kaydeden Hayri Salcan, "Ağabeyim telefonla beni arayarak pansiyona yerleştirdiğim Adem Kibar'ın Sorgun'da öldürüldüğünü, bu nedenle jandarmanın ifade için çağırdığını söyledi. Biz 7 Kasım'da Adana'ya gitmiştik. Eşim ve çocuklarımla otobüsle Adana'dan Manavgat'a geldik. Saat 04.30 sıralarında karakola başvurdum" diye konuştu.
'BİRKAÇ SAATLİK TANIŞIKLIĞIMIZ OLDU'
Adem Kibar'la 4 Kasım'da Antalya'da parkta tanıştıklarını ve beraber Manavgat'a geldiklerini, kalacak yeri olmadığını söylediği için tanıdığı bir pansiyona yerleştirdiğini anlatan Hayri Salcan, "Öldürülen şahsı daha önceden tanımıyorum. Birkaç saatlik tanışıklığımız var. Onun öncesinde tanımıyordum. Pansiyona yerleştirdiğimin ertesi günü öldürülmüş. Benim bu cinayeti işlemem için bir sebep yok" dedi.
'CİNAYETLE TEK BAĞIM LASTİK İZİ'
Cinayetle kendisi arasındaki tek bağın olay yerindeki lastik izi eşleşmesi olduğunu kaydeden Hayri Salcan, "Ortada gerçekten bir lastik izi var. Ama benim aracım kesinlikle olay mahalline gitmiş değildir. Gözaltına alındığımda aracım babamın evindeydi. Tutanak tutulmadan aracıma el konuldu. Ben saat 04.30'da gözaltına alındım. Saat 08.00'da bana 'Senin aracın olay mahallinde tespit edildi. Artık senin kurtuluş şansın yok' denildi. Aracımın olay mahalline gitme şansı yok. Olay yerinde 85 santimetre sert fren izi, 9.5 metre patinaj izi olduğu belirtildi. Aracımda inceleme yapılmadı. Olay mahalli kumluk. Patinaj esnasında mutlaka kum taneleri aracın kartel ve amortisör bloklarına, tampona ve aracın alt takımlarına yapışır. Ayrıntılı inceleme yapılsaydı aracımın olay yerine gitmediği belirlenmiş olurdu."
Haksız yere yargılandığını, ceza aldığını, asıl katil veya katillerin serbestçe dolaştığını öne süren Hayri Salcan, "Gözaltına alındığım andan cezaevinden çıktığım tarihe kadar herkese yalvardım. Devletin tüm kurumlarına da yalvardım. Bir yardım, bir aman diledim. Bu suçu gerçekten ben işlemedim. Adem Kibar'ı öldürmem için herhangi bir sebep yok. Böyle bir cinayeti işlemedim" dedi.
'ADIMA KİMLİK ÇIKARILDI, HACİZLERLE UĞRAŞIYORUM'
Cezaevindeyken, 2005 yılında adına kimlik çıkarıldığını, bu kimlikle bankalarda çeşitli işlemler yapıldığını, krediler çekildiğini belirten Hayri Salcan, "Ben hükümlüyken, hakkımdaki bütün her şey dondurulmuştu. Ancak bu kimlikle Türk bankalarının yanı sıra yurt dışındaki bankalardan işlem yapılmış. Bu kimlikle Çin Devlet Bankası ile Singapur merkezli bir bankadan kredi çekilmiş. Singapur bankası ödemeleri düzenli yaptığım için 'Bana iyi müşteri olduğum için teşekkür belgesi gönderdi, o bankayı da o zaman duydum. Şimdi Türk bankaları ve Çin Devlet Bankası'nın hakkımda başlattığı haciz işlemleriyle boğuşuyorum" diye konuştu.
Yaşanan olaylar nedeniyle büyük mağduriyet yaşadığını ifade eden Hayri Salcan, "9 yıl. Gelin siz bana sorun, ben gençliğimi yitirdim. 2 çocuğumun büyüdüğünü göremedim" dedi.
Hayri Salcan, gerçek suçluların bulunması için yardım beklediğini söyledi.
Görüntü Dökümü
------------
Hayri Salcan arabasından inip caddede yürürken
RÖP: Hayri Salcan
Evraklar ve dilekçeleri incelemesinden detay
529 MB/// 04.47ö
Haber-Kamera: Mithat ABAKAN/MANAVGAT (Antalya),
==================
Vücudunun üst tarafı olmayan erkek cesedi kıyıya vurdu
ANTALYA'nın Kemer ilçesinde vücudunun üst tarafı olmayan erkek cesedi kıyıya vurdu.
İlçe merkezindeki Ayışığı Plajı'nda saat 08.30 sıralarında kıyıya vurmuş halde ceset gören işletme çalışanları durumu 112 Acil çağrı merkezine bildirdi. Cesedin 24 Ocak'ta hortum faciasında denize sürüklediği araçta kaybolan Kader Buse Acar'a (20) ait olabileceği ihtimali üzerine olay yerine polis, sahil güvenlik ve il jandarma komutanlığına bağlı su altı timi ekipleri zodyak botlarla geldi.
Yapılan incelemede cesedin, vücudunun üst tarafının olmadığı ve bir erkeğe ait olduğu belirlendi. Savcının incelemesi sonrası Kemer Devlet Hastanesi morguna konulan ceset buradan da otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu'na gönderilecek.
Görüntü Dökümü
-------------
Polislerden detay görüntü
Sahil Güvenlik ve jandarma zodyak botları detay
Olay yeri inceleme logosu detay
Cenaze aracından görüntü
Cesedin cenaze aracına konulması
Cenaze aracının gidişi
Haber- Kamera: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya),
===================
Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı: Yerli tavuk firmaları desteklenmeli
Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, yakın zamanda bölgenin önemli tavuk firmalarından birinin konkordato ilan ettiğini hatırlatarak, devletin, tavukçuluk sektörünü yeterli desteklenmemesi halinde yerli firmaların kapanacağı ve yabancı sermayenin sektöre girişiyle beyaz et fiyatının yükseleceğini söyledi. Köse, "Yerli üretimin sonuna kadar desteklenmesi hayati önem taşımaktadır" dedi.
Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Köse, halkın, kırmızı etin yüksek fiyatı nedeniyle protein ihtiyacının büyük kısmını tavuk etinden karşıladığını kaydetti. Önlem alınmazsa tavuk eti tüketiminde de sıkıntılar çekileceğini savunan Köse, tavuk firmalarının artık fason çalıştığını, bunun da maliyetlerin artmasından kaynaklandığını söyledi. Köse, bazı tavuk firmalarının konkordato ilan etmesi üzerine devlet tarafından bazı önlemler alındığını ve bunun gelişerek, sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
'FİYATLAR SERBEST PİYASADA FAZLASIYLA YÜKSELİR'
Türkiye'de tavukçuluk sektörünün yeteri kadar desteklenmemesi durumunda tavuk kıtlığı yaşanmasa da yerli üreticiler maliyetlerini kurtaramadığı için piyasadan çekilirken, onların yerine gelen yabancı sermayeyle ucuz ve sağlıklı tavuk bulmanın zorlaşacağını kaydeden Nihat Köse, şöyle konuştu:
"Yem fiyatları arttı. Bunun karşısında tavuk fiyatları aynı oranda artmadı. Tavuk firmaları maliyetlerinin altında satış yapmak durumunda kaldılar. Bu da bir firma için sürdürülebilir bir şey değildir. Tavukçuluk sektörü ekonomik sıkıntılarla boğuştuğu için beyaz etin fiyatının yükselmesi insanların protein ihtiyacını yeterli şekilde karşılayamamasıyla sonuçlanabilir. Bu nedenle devletimizin mutlaka tavukçularımızı desteklemesi gerekiyor. Eğer ülke olarak yeterince tavuk üretemez duruma gelirsek ileride tüketecek sağlıklı tavuk bulamayabiliriz. Türkiye'de önlem alınmaz ise belki tavuksuz kalmayız ama yerli firmalarımız batar ve yerini yabancı sermaye alır. Adana'da batan firmanın yerini Brezilyalı bir firma aldı. Bu durum tavukçulukta tekelleşmeyi beraberinde getirir. Fiyatlar da serbest piyasada fazlasıyla yükselir. Yerli üretimin sonuna kadar desteklenmesi bundan dolayı hayati önem taşımaktadır."
Görüntü Dökümü
------------
Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse ile röp.
Tavuklardan detaylar
SÜRE: 03'24" BOYUT: 378 mb
Haber-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,
==================
'Hamilelik tarihleri çiftleri çelişkiye düşürüyor'
Konya'da Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Naim Ünsal, gebelik haftasının en son adet tarihinin birinci gününe göre hesaplandığını, hamile kalanların da en son cinsel ilişkiye girdiği tarihi dikkate alarak, hamilelik hesabı yaptığı için aradaki gün farkının çiftlerde çelişkiye neden olduğunu söyledi.
Dr. Ali Kemal Belviranlı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde görevli Doktor Naim Ünsal, hamilelik tarihi hesaplama metodunun, hamile kadın ile ailesinde tam olarak anlaşılamadığını belirtti. Bunun da özellikle çiftler arasında çelişki ve şüphe uyandırdığına dikkat çeken Ünsal, şunları söyledi:
"Uluslararası gebelik haftası hesaplama standardı var. Bunu yaparken de bir kadının adet döngüsünün 28 günlük periyodu ana eksen alınıyor. Bu sistem de bir kadın, gebelik haftası hesaplanırken en son adet tarihinin birinci gününden başlanır. Hastalar ise en son cinsel ilişkiye girdiği tarihi baz alıyor. O nedenle sistemin hesapladığı hamilelik günüyle, kendi hesapladığı günün farklı çıkması, çitler arasında şüphe uyandırıyor. Bu sistemin ya düzeltilmesi gerek ya da hastalara ve ailelerine açıklayıcı bilgilendirmeler yapılmalı."
'KAFALARDA SORU İŞARETİ KALIYOR'
Kendisine başvuran gebelerin ve yakınlarına bu sistemi anlattığın, ona rağmen hep bir soru işareti oluştuğunu belirten Dr. Naim Ünsal, "Hastanelerle, hastalar arasında hesaplama farkı oluyor. Burada hastalara anlatılması gereken bir durum var. Hekim en son adet tarihini soruyor ve cihaza da ona göre giriliyor. Bir hastam vardı. Kendi hesaplaması ve hastanenin hesaplaması arasında iki hafta fark var. Dolayısıyla aile bireyleri nasıl olur, bu diye sormaya başlıyorlar. Ben sonra bu hesaplama döngüsünü anlatıyorum. Anlatılınca anlıyorlar ama yine de kafalarda soru işareti kalıyor" diye konuştu.
'LİTERATÜRDE DÜZELTİLMESİ GEREK'
Gebelik hesaplamayla ilgili oluşan düzensizliğin, düzeltilebileceğini belirten Dr. Naim Ünsal, "Bu konuyla yıllardır karşılaşınca, diğer hekimlerle de konuştum. Bunu düzeltilmesi gerektiğini söyledim. Sonra hastaneye ve tabip odasına başvurdum. ya bu cihazları ayarlama yoluna gidelim ya da her hekim bunu oturup her hastaya anlatması lazım. Ama bu hasta yoğunluğunda mümkün değil. Elbette uluslararası literatürde de bu revize edilebilir. Edilemeyecekse bile, birebir hastalara anlatılması gerek. Adet döngüsü nedir? Ne zaman yumurtlama olur. Ne zaman gebe kalınır gibi konuları hastalara anlatılması gerekir" dedi.
Görüntü Dökümü
----------------
Dr. Naim Ünsal röp.
Dr. Naim Ünsal detay
Haber- Kamera: Hasan DÖNMEZ KONYA DHA))
=====================
Kadife kaplama otomobil ilgi çekti
Tokat'ta sanayide çalışan Can Şahinoğlu'nun kadife kaplama yaptığı otomobili kentte ilgi çekti.
Kent merkezinde Sanayi Sitesinde oto kaplama dükkanında çalışan Can Şahinoğlu iş arkadaşı Sinan Özdilek ile birlikte lüks otomobilini kadife ile kapladı. Avrupa ülkelerinde lüks otomobillerde rastlanan ancak Türkiye'de çok yaygınlaşmamış kadife kaplama ilgi çekti.
Modifiyeli araçları sevdiğini, bu yüzden kendi aracını kadife ile kapladığını söyleyen Can Şahinoğlu, "İnsanlar folyoya kaplamaya önyargılı yaklaşıyor. Biz hem işyerimizin tanıtımı için hem de kendi aracımızda görsünler ki bize güvensinler diye kendi aracımıza böyle bir şey yaptık. Aracımız tamamen kadife kaplama. Bunun herhangi bir zararı yoktur. İnsanlar bunu yanlış biliyor. Yıkatmasında veya ruhsata işletmesinde herhangi bir sıkıntı çıkartmıyor. Araçta modifiyeyi seviyorum. Biz de bu modifiyeyi ilk olarak kendi aracımızda denedik. Çok güzel oldu. Beğenenler oldu. Kötü yorum yapanlar da oldu ama herkesin kendi düşüncesidir" dedi.
Bir akım başlatmak istediklerini ifade eden Sinan Özdilek ise "Biz bunu diğer yabancı ülkelerde gördük. Bizim ülkemizde birçok lüks araç sahibi dokundurmaya kıyamıyor. Baktık ki diğer ülkelerde bunları yapanlar var. Biz de yapalım, bir akım başlatalım dedik. Türkiye'de bundan önce bildiğim kadarıyla 3-4 tane yapıldı. Bir yenisini de biz Tokat'ta yapalım dedik. Avrupa da bunu yapan insanlar sadece modifiye amaçlı değil de bir bakıma arabayı da koruma amaçlı yapıyor. Arabayı hem taş atığından hem çizilmeden koruyorsunuz hem de dolu gibi olası bir doğal afetten koruyorsunuz" diye konuştu.
Görüntü Dökümü:
-----------
-Dükkandan görüntü
-Kadife kaplama otomobilin görüntüsü
-Konuşmalar
Haber-Kamera: Halil İbrahim YEL/TOKAT,
================
Berkay: Yıldız Tilbe'nin ömrünün uzaması için her gün dua ediyorum
Kış turizminin en önemli merkezlerinden biri olan Uludağ'da sahne alan Berkay hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Konser esnasında seyirci ile sohbet eden Berkay, "Yıldız Tilbe'nin ömrünün uzaması için her gün dua ediyorum' diyerek ünlü şarkıcının da sevilen parçalarını seslendirdi. Berkay, Reynmen'in videosu içinse "Youtube'da şarkıyı yayınlayan kanalın ve şirketin sadece kendi görebildiği bir analitik raporu var. Varsa öyle bir delikanlı çıksın açıklasın ona göre konuşalım" dedi.
Kış Turizminin göz bebeği olarak bilinen Uludağ'da gerçekleşen TikTok Whitefest'te festivalin beşinci gününde Berkay sahne aldı. 'Gel Gel' şarkısı ile sahneye çıkan Berkay daha sonra çeşitli sanatçıların şarkılarını da seslendirerek geceye damga vurdu. Berkay, "Yıldız Tilbe'nin ömrünün uzaması için her gün dua ediyorumö diyerek ünlü şarkıcının da sevilen parçalarını seslendirdi. Yaklaşık 2 saat sahnede kalan Berkay söylediği şarkılar ile hayranlarına unutulmaz bir gece yaşatırken, hayranlarından bir kadını sahneye alarak şarkı söylemesini istedi.
BERKAY: "ANALİTİK RAPORLARI AÇIKLASINLAR"
Konser öncesinde basın mensupları ile bir araya gelen Berkay Şahin, gençler ile bir arada olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu ve kendisini bu durumun ekstra motive ettiğini dile getirdi. Berkay Şahin, Youtube'da izlenme rekorları kıran şarkıların doğru olmadığını söyleyerek "Reynmen'i yaptığı güzel işlerden dolayı tebrik ediyorum. Kendisini de çok seviyorum ama on gün gibi kısa sürede yaklaşık seksen milyon gibi bir rakama ulaşmış olmasını da inandırıcı bulmuyorum. Üç yüz, beş yüz milyon izlenmiş şarkıların ilk bir haftasının bana analitik raporlarını açıklasınlar. Youtube'da şarkıyı yayınlayan kanalın ve şirketin sadece kendi görebildiği bir analitik raporu var. Varsa öyle bir delikanlı çıksın açıklasın ona göre konuşalım" diyerek iddialı bir açıklamada bulundu.
YENİ ALBÜMÜNDE KIZLARI İÇİN ŞARKI SESLENDİRECEK...
İkinci kez babalık heyecanı içerisinde olan Berkay Şahin, "Eşimin hamileliği çok iyi gidiyor. Evde zaten bir tane kaymaklı ekmek kadayıfı var. İkincisi de yolda... Tarif edemeyeceğim kadar çok güzel bir duygu, inşallah bu muhteşem duyguyu Allah herkese nasip eder" diye konuştu. Öte yandan yeni albümünde kızı Arya Şahin ve yeni doğacak kızı Zeynep Şahin ile ilgili bir şarkı seslendireceğini söyleyen yakışıklı sanatçı "Çok da güzel bir şarkı olacak" dedi.
Görüntü Dökümü
------------
Berkay sahne öncesi röportaj
Berkay sahneden görüntüler
Seyirciden Görüntüler
Süre: 06.03 Boyut: 677 MB
Haber- Kamera: Serkan AKKUŞ/BURSA,
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni -4 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.