Geri dönüşüm fabrikasında yangın
Tekirdağ'ın Ergene ilçesinde bir geri dönüşüm fabrikasında çıkan yangında maddi zarar meydana geldi.
Ergene ilçesi Yeşiltepe Mahallesi'nde bulunan geri dönüşüm fabrikasında gece saatlerinde yangın çıktı. Fabrikadan alevlerin yükseldiğini gören çevre sakinleri itfaiyeye haber verdi. Alevler kısa sürede tüm fabrikayı sardı. Bölgeye sevk edilen çok sayıda itfaiye ekipleri, yangına müdahale etti. Ekipler, uzun uğraşlar sonucu yangını kontrol altına alarak söndürdü.
Fabrikada büyük çapta maddi zarara neden olan yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Yanan fabrikadan detaylar
İtfaiye ekiplerinin gelmesi
İtfaiyenin söndürme çalışmaları
Yanan fabrikadan görüntü
Detaylar
Haber: Mehmet YİRUN/ERGENE(Tekirdağ),
===============================
Yüksekovalı genç, drone tasarladı
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yaşayan Bedran Tüner (19), 4 kilogram ağırlığında ve 30 dakika havada kalabilen drone tasarladı. Tüner, hava aracının büyük bir bölümünü hurdadan yaptığını belirterek, "Diğer kalan kısımlarındaki parçaları da piyasadan temin ettim. 4 aylık çalışma sonucunda tasarladığım drone, 5 kilometreye kadar yükselebiliyor" dedi.
Yüksekova'nın Güngör Mahallesi'nde yaşayan Bedran Tüner, demir hurdalardan tasarladığı drone yaptı. Tasarladığı drone'un yaklaşık 4 kilogram ağırlığında olduğunu ve yerden 5 kilometreye kadar yükselebildiğini anlatan Tüner, drone'un aynı zamanda 30 dakika havada kalabildiğini söyledi. Projesine destek verilmesi durumunda daha farklı şeyler icat edeceğini anlatan Tüner, yaptığı drone'un rüzgara karşı daha dayanıklı olma özelliğiyle diğerlerinden ayrıldığını söyledi.
YAPTIĞIM DRONE, RÜZGARA KARŞI DAYANIKLI
Tüner, "Elektrik ve elektronikle ilgili çok merakım vardı. Kendi drone'mu, kendim yapmaya çalıştım. Yaptığım drone 1 ile 5 kilometreye kadar gidebiliyor. Diğer drone'lardan farklı olması için her türlü ayarları yaptım. Rüzgara karşı daha dayanıklı olması için, 3D yazıcı ile farklı modlar ekledim. Kumanda konumu kesilince, ev konumuna veya kalktığı konuma inme özellikleri ekledim. Daha kaliteli görüntü kaydetmek için de altına profesyonel kamera monte ettim. Sürekli bir kırımlar, kazalar yaşandı. Bu gibi motorlar normal olmadıkları için, ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyorlar. Hem zor, hem de kalite isteyen bir iştir. Hurdadan birçok parçalarını temin ettim. Normal bir drone göre çok daha ucuza mal oldu" dedi.
DRONE MERAKIM VARDI
Çocukluğundan beri drone merakının olduğunu söyleyen Tüner şöyle dedi:
"Bunların maliyeti çok oluyor. 3D yazıcı kendi malzemesini yapabiliyor. Bu makine kafanızdan düşündüğünüz veya tasarladığını herhangi bir şeyi nesnel bir yargıya dönüştürebiliyor. Yüksekova'da bazı hasta insanlar için uzuvlar, protez bacak ve el yapamaya başlayacaktım. Ancak malzemelerim olmadığı için yapamadım. Bunu daha da genişleterek hem Türkiye'de, hem de diğer ülkelerde daha fazla yardımcı olabileceğini düşüyorum."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------------
-Yüksekovalı Bedran Tüner'in hurdadan yaptığı drone
-Droneyi çalıştırırken
-Tasarladığı droneyi havaya uçururken
-Kumandayla droneyi hareket etmesi
-Havanan droneden görüntü
-Dronenin indirilmesi
-Droneden genel ve detaylar
-3D makinesinde yapılan işler
-Makinenin çalışması ve kotlanması
-3D makinesinden genel ve detaylar
-Bedran Tüner ile röportaj
Yaşar KAPLAN- Mehmet ÖZKAN/YÜKSEKOVA (Hakkari), -
===============================
Önce ameliyat etti sonra dondurma yedirdi
Alagille sendromuna (AGS) bağlı karaciğer yetmezliği teşhisi koyulan, Cezayirli Mohammed Hussam Ghrabli (3), Antalya'da annesinden nakledilen 150 gramlık karaciğer dokusuyla hayata tutundu. Operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, hastalığı nedeniyle doğumundan beri sadece sütle beslenen Mohammed'e dondurma yedirdi.
Cezayir'in Tiaret kentinde yaşayan Oumelkhir Mohri (28) ile Khaled Ghrabli (44) çiftinin ikinci çocukları Mohammed, 3 yıl önce dünyaya geldi. Doğduğunda her şeyi normal görünen Mohammed'in karaciğer değerlerinde, bir süre sonra sorun olduğu belirlendi. Sarılığın başladığı Mohammed, ülkesinde tedaviye alındı. Bir türlü iyileşmeyen ve her geçen gün sağlık durumu kötüye giden çocuk, sürekli kusmaya başladı. Doğduğundan bu yana sadece sütle beslenen Mohammed'de, yetersiz beslenme nedeniyle de gelişme geriliği baş gösterdi. Ailesinin hastane hastane gezdirdiği Mohammed'e yapılan biyopsi sonunda, geçen yıl AGS'ye bağlı karaciğer yetmezliği teşhisi koyuldu. Doktorları, Mohammed'i tedavisi için Türk meslektaşlarına yönlendirdi.
ANNESİ HAYATA BAĞLADI
Kaşınmaktan derisi tahriş olan Mohammed, ülkesindeki doktorların tavsiyesi üzerine ailesi tarafından Antalya'ya getirildi. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi'nde tetkikleri yapılan Mohammed'e acil olarak karaciğer nakli yapılması gerektiği söylenince anne verici oldu. Ağustos ayı başında Oumelkhir Mohri'nden alınan 150 gramlık karaciğer dokusu, Doç. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ve ekibi tarafından Mohammed'e nakledildi. Sağlığına kavuşan Mohammed, doğumundan beri sadece sütle beslendiği için daha önce tatmadığı yemeklerle tanıştı. En çok dondurmayı seven Mohammed'e ilk dondurmayı ise operasyonu yapan Doç. Dr. Aliosmanoğlu yedirdi. Hastanede kontrol altında tutulan Mohammed, ne zaman Doç. Dr. Aliosmanoğlu'nu görse dondurma istiyor. Sağlığına kavuşan Mohammed, ülkesine dönmeye hazırlanıyor.
'SARILIKTAN 24 SAAT KAŞINIYORDU'
Organ Nakli Merkezi Karaciğer Nakli Sorumlusu Doç. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Mohammed'in kendilerine getirildiğinde sağlık durumunun çok kötü olduğunu belirtti. AGS'ye bağlı karaciğer yetmezliği hastası olan çocuğun doğduğundan bu yana sarılıkla mücadele ettiğini belirten Doç. Dr. Aliosmanoğlu, "Bize geldiğinde sarılık düzeyi çok yüksekti. Buna bağlı olarak tüm vücudunda sararma ve aşırı kaşıntı vardı. Neredeyse 24 saat sürekli kaşınıyordu" dedi.
'KİLOSU YAŞITLARININ YARISI KADARDI'
Çocukta yetersiz beslenmeye bağlı gelişme geriliği olduğunu da kaydeden Doç. Dr. Aliosmanoğlu, "Mohammed 3 yaşında olmasına rağmen 9-10 kilo civarında bir bebek. Kilosu yaşıtlarının yarısı kadardı; çünkü doğduğundan bu yana sadece sütle beslenmiş. Yemek yediği anda kusuyormuş. Aile de bundan korktuğu için sütten başka bir şey vermemeye başlamış. Hastalığına 2 yaşına kadar tanı konulmamış. Biz anneden karaciğer dokusu naklettik. Şu an gayet iyi durumda" diye konuştu.
DOKTORUNU GÖRÜNCE DONDURMA İSTİYOR
Nakilden sonra Mohammed'in artık yaşıtları gibi normal çocuk olduğunu belirten Doç. Dr. Aliosmanoğlu, "Artık istediğini yiyebiliyor. Tabi bu yaşa kadar sütle beslendiği için başka yemekleri bilmiyordu. Yeni tatlar tatmaya başladı. En çok dondurmayı sevdi" dedi.
Her muayenede Mohammed'e dondurma alan Doç. Dr. Aliosmanoğlu, minik çocuğun sağlığına kavuşmasının, hekim olarak kendisini çok mutlu ettiğini söyledi.
'OĞLUMA YENİ HAYAT VERİLDİ'
Anne Oumelkhir Mohri, yaşadıkları zor günleri anlatırken, "Cezayir'de pek çok doktora gittik ama geçen yıla kadar tanı konulamadı. Onların tavsiyesi üzerine Antalya'ya geldik. Çok şükür artık iyi. Doktorumuza çok teşekkür ediyoruz. Oğluma yeni bir hayat verdi" diye konuştu.
Baba Khaled Ghrabli da oğlunun sağlığına kavuşması dolayısıyla çok mutlu olduğunu belirterek, "Biz oğlumu buraya ölü gibi getirmiştik ama şimdi sağlıklı. Doktorumuza, herkese teşekkür ederiz" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------
Küçük Mohammed annesinin kucağında telefonla oynarken görüntüsü
Ailenin koridorda yürürken görüntüsü
Doç. DR. İbrahim Aliosmanoğlu küçük Mohammedi muayene ederken görüntüsü
RÖP 1: Doç. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu
Doktor Aliosmanoğlu küçük hastasına dondurma yedirirken görüntüsü
RÖP 2: Oumelkhir Mohri ( Anne )
RÖP 3: Khaled Ghrabli ( Baba )
Anne oğluna dondurma yedirirken
Ailenin muayene sonrası koridorda yürümeleri
Haber: Selma KUNAR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,
===============================
Dünya zenginlerine 90 metrelik ultra lüks yat
Antalya Serbest Bölge'nin (ASBAŞ) geçen yılın 7 aylık dönemde 387 milyon dolar olan ticaret hacmi, bu yılın aynı döneminde yüzde 9 büyümeyle 422 milyon dolara ulaştı. 19 yılda 1 milyar 920 milyon dolarlık ultra lüks yat üretilen Serbest Bölge'de, yapımı 2020 yılında tamamlanacak 'çek çek' yeri sayesinde 90 metre uzunlukta, 2 bin ton ağırlığında ultra lüks yat üretimine başlanacak.
Konyaaltı ilçesinde 1989 yılında kurulan ve 2000'li yılların başından itibaren süper lüks yat üretiminde kümelenmenin yaşandığı ASBAŞ, bugün dünyanın en önemli üç süper lüks yat üretim merkezinden biri. Bölgede faaliyet gösteren 100 civarındaki firmanın yarısını yat üreticileri oluşturuyor. 50 firmanın 43'ü yat üretimi yaparken, 7'si ise bu firmalara hizmet sağlayıcı konumunda. Firmalar, başta Ruslar olmak üzere ABD, İngiltere, Hollanda gibi birçok ülkedeki zengin iş insanları için süper lüks yat yaparken, Katar, Umman, Jamaika ve Norveç gibi ülkeler için de sahil güvenlik teknesi ve ticari tekne üretiyor.
YÜZDE 9 BÜYÜME
ASBAŞ Genel Müdürü Zeki Gürses, Serbest Bölge'de 2000 yılından itibaren başlanan süper lüks yat ve tekne üretiminde şu ana kadar toplam 422 yatın denize indirildiğini söyledi. 19 yılda sadece ultra lüks yat üretiminden 1 milyar 920 milyon dolar gelir elde edildiğini belirten Gürses, geçen yıl 7 aylık dönemde 387 milyon dolar olan ticaret hacminin, bu yılın aynı döneminde yüzde 9 büyümeyle 422 milyon dolara yükseldiğini kaydetti.
2019'DA 27 ULTRA LÜKS YAT TESLİM EDİLDİ
Bu yılın ilk 7 ayında 27 ultra lüks yatın denize indirilerek teslim edildiğini kaydeden Gürses, bölgenin dinamikleri arasında ilk sırada yat, ikinci sırada ise medikal sektörünün yer aldığını vurguladı. Bölgenin ticaret hacmindeki artışı tetikleyen başlıca sektörün yat üretimi olduğuna değinen Gürses, bu sektör için 20 milyon dolarlık altyapı yatırımı planladıklarını ifade etti.
Zeki Gürses, bu yatırımların, 90 metre uzunluğunda, 2 bin ton ağırlığındaki ultra lüks yatların denize indirilip karaya çıkartılmasını mümkün kılan 'çek çek' yeri, 30 bin metrekare alan üzerine kurulacak 'bakım onarım alanı' ve 400 tonluk 'travil lift' havuz projesi olduğunu söyledi. Projelerin hayata geçirilmesi için son viraja girdiklerini belirten ASBAŞ Genel Müdürü Zeki Gürses, birkaç bürokratik işlemin ardından çalışmalara başlanacağını kaydetti. Gürses, projelerin tamamlanmasının ardından bölge ticaret hacminin katlanarak artacağına işaret etti.
'90 METRELİK YATLARI DENİZE İNDİRECEĞİZ'
Yat siparişlerinin her geçen gün arttığını, yatırımcıların önünü açmak için 3 projeyi hayata geçirmek için çalıştıklarını kaydeden Zeki Gürses, Yapımı 2020 yılında tamamlanması planlanan 'çek çek' yeri sayesinde 90 metre uzunlukta, 2 bin ton ağırlığında ultra lüks yat üretimi yapabileceklerini söyledi. Gürses, "Hali hazırda görevini yerine getiren çek çek yerimizin kapasitesi 600 ton civarında. 50-55 metre uzunluğunki yatları denize indirip, karaya çekebiliyoruz. Bahsettiğimiz proje Türkiye'de bir ilk olacak. 400 tonluk 'travil lift' havuzu projesiyle daha küçük yatları daha hızlı karaya çekip denize indirebileceğiz. Bize zaman kazandıracak" diye konuştu.
BAKIM ONARIM ALANI, ZENGİN TURİSTİ ANTALYA'YA GETİRECEK
ASBAŞ'ın en büyük eksiklerinden birisinin bakım onarım alanı olduğunu vurgulayan Gürses, şöyle konuştu:
"30 bin metrekare alan üzerine kuruyoruz. Bölgemize yatırım yapan yatırımcıların talebi olan alan, çok önemli. Özellikle Akdeniz çanağında çok sayıda yabancı bayraklı tekne bulunuyor. Bu teknelerin her yıl periyodik bakımlarının yapılması gerekli. Bu yatırımlarla birlikte serbest bölgemize ciddi sayıda yat gelecek. Bu yatların bakım onarımları yapılırken, sahipleri de buradaki otellerde konaklayacak. Yat sahipleri gelir seviyesi yüksek, golf oynayan, kayak yapan yani para harcayan insanlar. Kısacası parası olup, lüks tatilin tadını çıkarmak isteyen insanlar. Antalya turizmi de bu yatırımların faydasını görecek."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------
Serbest bölge girişi genel görüntü
Yapılan yatların görüntüsü
İnşaat alanlarından görüntü
RÖP: Zeki Gürses ( ASBAŞ Genel Müdürü )
Haber: İbrahim LALELİ-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,
Son Dakika › Güncel › Dha yurt bülteni- 4 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.