Kayseri'de FETÖ'nün öğrenci evlerine polis baskını
Kayseri'de polis ekipleri, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında firari olarak aranan örgüt üyelerine yönelik operasyon düzenlendi. Örgütün 'öğrenci evleri' adı altında yeni evler açtıkları ve firari kişilerin, öğrenci ya da aile görüntüsü vererek bu evlerde kaldıkları tespit edildi. Baskında 10 şüpheliden 9'u gözaltına alındı.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, hakkında yasal işlem bulunmayan üst düzey örgüt mensupları tarafından hazırlanan evlerde, örgüte yeni eleman kazandırılmaya çalışıldığı, ayrıca kentte okuyan üniversite öğrencileriyle firari olarak aranan örgüt mensuplarının da kaldığı belirlendi.
Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından belirlenen adreslere bu sabah baskın düzenlendi. Baskında 10 şüpheliden 9'u gözaltına alınırken 1 şüphelinin firari olduğu ve yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğü kaydedildi. Gözaltındaki şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------
Yakalanan şüphelilerin sağlık kontrollerine getirilişi
Diğer görüntüler
Süre: 1.22 Boyut: 154 MB
Haber-Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, -
===================
Dişini çektirdikten sonra fenalaşan genç, yaşam mücadelesi veriyor
Artvin'in Arhavi ilçesinde yaşayan Fatma ve Musa Akdemir'in zihinsel engelli çocukları Atakan Akdemir'in (19) Rize Devlet Hastanesi'nde narkoz verilerek dişi çekildi. Ameliyatından birkaç saat sonra fenalaşan ve kalp krizi geçiren genç, Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altına alındı. Sağlık Müdürlüğü'ne başvuran aile, olayda doktor ihmali olduğunu öne sürerek şikayetçi oldu.
Arhavi ilçesinde yaşayan inşaat işçisi Musa ile ev hanımı Fatma Akdemir, zihinsel engelli 3 çocuğundan Atakan Akdemir'i diş ağrısı nedeniyle dün Rize Devlet Hastanesi'ne götürdü. Muayenesi sonrası narkoz verilerek ameliyata alınan Akdemir'in dişi çekildi. Ameliyat sonrası ayılmayan ve fenalaşan zihinsel engelli gencin kalp krizi geçirdiği belirlendi. Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altına alınan Akdemir'in hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. Sağlık Müdürlüğü'ne başvuran aile, olayda doktor ihmali olduğunu öne sürerek şikayetçi oldu.
Anne Fatma Akdemir, oğlunun Yoğun Bakım Ünitesi'ne alınmasının ardından hastane önünde sinir krizi geçirdi.
Oğlunu ağrıyan dişi için hastaneye getirdiğini anlatan Musa Akdemir, "Dün çocuğumun hastaneye yatışını gerçekleştirdik.Saat 12: 20'de ameliyata alındı, 3 saat sonra ise ameliyattan çıktı.Saat 17: 30'a kadar çocuğum ayılmadı. Benim çocuğuma herhangi bir müdahale yapılmadı. Narkozdan dolayı tepki vermedi. Narkoz tetikleme yapmış, çocuğun kalbi durmuş. Şuan yoğun bakımda tutuluyor. Doktorlardan şikayetçiyiz" dedi.
'SADECE DİŞ ÇEKTİRMEYE GELMİŞTİ'
Oğlunun daha öncede benzer ameliyatla 5 dişinin çekildiğini anlatan Fatma Akdemir ise "Ameliyattan çıktan sonra, çocuğumun yanına gittim. Çocuğun gözleri kapalı, bitkin halde eliyle hareket yapmaya çalıştı. Anlamsız sesler çıkardı. Çocuğumu o şekilde yatağa koydum. Bizimle kimse ilgilenmedi. Hastanede yanlış bir şeyler oldu. Çocuğuma fazla narkoz verildi diye düşünüyorum. Çocuğumuz sadece diş çektirmek için geldiği hastanede şu an yaşam mücadelesi veriyor. Hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Hayat bu kadar ucuz olmamalıö dedi.
Rize İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, diş çekimi başarılı yapılan Atakan Akdemir'in operasyondan 4 saat sonra solunum güçlüğü çekmeye başladığı ve kalp krizi geçirdiğini belirtti. Yetkililer, hayati tehlikesi bulunan Akdemir'in Yoğun Bakım Servisi'nde tedavisinin sürdüğünü bildirdi.
Görüntü Dökümü
---------
Aileden detaylar
Annenin sinir krizi geçirmesi
Fatma ve Musa Akdemir'in açıklamaları
Hastane detayları
Haber-Kamera: Mehmet Can PEÇE RİZE-DHA
=====================
Akdeniz'in kurbağa adamları
Antalya kıyıları, iç sular ve açıklarda görev yapan 'kurbağa adamlar', sularda meydana gelebilecek her türlü suç ve tehlikeye karşı 7 gün 24 saat hazır bekliyor. Yaz sezonu öncesinde yaptıkları eğitimlerle göz dolduran kurbağa adamlar, denize atılan bir suç aletini 20 metreye dalarak çıkardı.
Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, 24 personeliyle 7 gün 24 saat kentin 640 kilometrelik Akdeniz kıyısı ve iç sularında asayiş ve güvenliği sağlama adına hizmet veriyor. Sık sık gerçekleştirdikleri eğitim dalışları ve tatbikatlarla kondisyonlarını koruyan kurbağa adamlar ve şube müdürlüğü personeli, turizm sezonuna yine eğitim tatbikatıyla başladı. Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'nün hazırladığı eğitim senaryosunu başarıyla tamamlayan ekipler göz doldurdu. Senaryo gereği haber merkezi tarafından dünyaca ünlü falezlerden denize bir suç aletinin atıldığı ihbarı yapıldı. İhbar üzerine hazırlanan kurbağa adamlar zodyak botla denize açıldı. Özel kıyafetli iki kurbağa adam, tarif edilen noktada dalış yaptı. 20 metre derinlikte bulunan bir tabancayı kısa sürede bulan kurbağa adamlar, silahı ortam suyuyla birlikte delil torbasına alarak yüzeye çıkardı. Tabanca incelenmesi için ilgili birimlere gönderildi.
DEVRİYE GÖREVİNDE HAYAT KURTARILDI
Sahil bandında sık sık devriye gezen, dalış merkezlerini denetleyen, Antalya Körfezi'nde seyir halindeki teknelerin denetimi, olası boğulma vakaları, arama-kurtarma çalışmalarını da gerçekleştiren ekipler, yine senaryo gereği falezlerin açığında yüzen bir vatandaşın yardım isteğini fark edip hızla müdahale etti. Ayağına kramp giren vatandaş boğulmak üzereyken yardımına koşan iki kurbağa adam bottan atlayarak vatandaşı önce sakinleştirdi, ardından sırt üstü bota aldı. Botta ilk müdahalesi yapılan vatandaş, 112 Acil Çağrı Merkezi'nden istenen bir ambulansla Kaleiçi Yat Limanı'nda teslim edilerek hastaneye sevki sağlandı.
42 METREYE KADAR DALIYORLAR
Sualtı Grup Amiri Vekili Ataman Şekerci, her zaman en hızlı ve güvenli şekilde görevlerini icra edecek şekilde beklediklerini söyledi. Yaz sezonu öncesinde eğitimlerini bir kat daha sıklaştırdıklarını ifade eden Şekerci, "Denize atılan bir suç aletini 20 metreden bulup çıkardık. Mermerli Plajı'nda yardım isteyen bir yüzücünün imdadına yetiştik. Böylece bir eğitim tatbikatı gerçekleştirdik. Kurbağa adamlarımız 42 metreye kadar dalıp arama ve tarama çalışmaları yapabiliyor" dedi.
Kurbaağaadam Mustafa Göğebakan ise 13 dakikada 20 metre derinlikteki suç aletini kolaylıkla bulabildiklerini belirterek, 20 metrenin altındaki derinliklere ancak gerekli ekipmanlarla inebildiklerini söyledi. Bir diğer kurbağa adam Seyfettin Ünal ise dipte görüş iyi olduğu için kısa sürede bulabildiklerini, ancak çoğunlukla dipte görüşün bulanıklık nedeniyle zor olduğunu söyledi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------
Deniz Şube dış plan
Nöbetçi memurun telsizle ihbar alması
Kurbağa adamların hazırlık yapması
Botla olay yerine intikal
Kurbağa adamların denize dalması
Deniz dibi görüntü (su altı)
Suç aleti silahın bulunması ve delil torbasına konulması (su altı)
Sahilde boğulma tehlikesi geçirin vatandaşa mühale
Bota alınması
Röp1: Sualtı Grup Amiri Vekili Ataman Şekerci,
Röp2. Kurbaağaadam Mustafa Göğebakan
Röp3: Kurbağaadam Seyfettin Ünal
Haber: Alparslan ÇINAR- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA)
======================
Türk Dermatoloji Derneği Başkanı: Benler kanser habercisi olabilir
Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu, vücuttaki benlerin cilt kanserinin habercisi olabileceğini belirtti. Çalıkoğlu, "Eğer bir benimiz şekil değiştiriyorsa, aniden büyüyorsa, renginde bir koyulaşma varsa, bununla birlikte renk dağılımı bozulduysa, kenarları düzensizse mutlaka doktora giderilmeli ."dedi.
Aksaray Eğitim ve Uygulama Hastanesinde görevli Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Emel Erdal, vücuttaki benlerin önemli olduğunu belirtti. Benlerin kanserin habercisi olacağı içinde dernek olarak gönülle dermatologlarla her yıl mayıs ayı içinde cilt kanserinin erken teşhisi için 'ben' taraması yaptıklarını belirtti.
Çalıkoğlu şunları söyledi: "Gönüllü dermatologlarımızla 20 Mayıs -31 Mayıs tarihleri arasında 22 ilimizde hizmet veren 36 hastanede ücretsiz ben taraması yapmaya başladık. Ben taramasındaki amacımız, ileride deri kanserine (melanom) dönüşecek benlerin erken teşhisini sağlamak. Erken teşhis olursa, kötüye dönebilecek benleri alarak deri kanserlerini önlemiş oluruz. Burada, bizim çirkin ördek yavrusu dediğimiz, tehlikeli olabilecek benleri ve diğer deri kanserleri tiplerini tespit edimini sağlıyoruz."
Vücuttaki benlerdeki değişikliklerin önemine dikkat çeken Çalıkoğlu, "Deri kanserleri tüm kanserlerinin üçte biri kadar, aslında oldukça sık gördüğümüz kanserler. Bunların tespit edilmeleri çok kolay. Bir dermatoloji uzmanının muayene etmesiyle bu kanserler tespit edilebilir. Tespit sırasında dermoskop dediğimiz özel cihazlar kullanıyoruz. Bunlar elle yapılan muayene ile veya bilgisayarlı dermoskopla tespit edilebilir. Eğer bir benimiz şekil değiştiriyorsa, aniden büyüyorsa, renginde bir koyulaşma varsa, bununla birlikte renk dağılımı bozulduysa, kenarları düzensizse mutlaka doktora gidilmeli. Bunun dışında eğer ailenizde cilt kanseri öyküsü varsa kendimizdeki ben sayısı 50'den fazla ise yine mutlaka bir dermatolojik muayeden geçmeniz gerekir. Bizim burada amacımızda halkımızın benlerini ücretsiz olarak tarayarak bu çirkin ördek yavrularını bulmaya çalışmak.ö diye konuştu.
Görüntü Dökümü
-------------
Tarama için kayıt olanlar
Ben taraması yapılması
Prof. Dr. Çalıkoğlu röp.
Prof. Dr. Çalıkoğlu'nun hastaları bilgilendirmesi
Haber- Kamera: Erkan ALTUNTAŞ AKSARAY DHA))
======================
Bayram öncesi pişmaniye üretimi arttı
İzmit'te pişmaniye imalathaneleri Ramazan Bayramı öncesinde kapasitelerini arttırdı. Üniversite öğrencileri ve memleketlerine gidenler kentin simgesi olan pişmaniyeyi hediye olarak yakınlarına götürüyor.
İzmit'te pişmaniye imalathaneleri Ramazan Bayramı hazırlıklarına başladı. Pişmaniye dünyanın dört bir yanına ihraç edilirken, Ramazan Bayramı nedeniyle yurt içi hazırlıklar yapılıyor. Ramazan Bayramı'nda üniversite öğrencileri ve memleketlerine gideceklerin yakınlarına hediye olarak pişmaniye götürmesi nedeniyle kapasite arttırıldı. İzmit Pişmaniyesini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mustafa Şahin, kentte 15 pişmaniye imalathanesinin bulunduğunu belirterek, ayda yaklaşık 100 ton pişmaniye üretiminin olduğunu, Ramazan Bayramı nedeniyle imalathanelerin üretimlerini arttırdığını söyledi. Şahin, Suudi Arabistan'dan Amerika'ya, Almanya'dan Rusya'ya kadar birçok ülkeye ihraç yapıldığını, Ramazan Bayramı için ise yurt içi talebi karşılamak için üretim yapıldığını söyledi.
Pişmaniye üreticisi Murat Can, "Pişmaniye, İzmit'imizin meşhur, herkesin damak tadına uygun olan tarihi bir tatlısıdır. Ramazan aylarında hafifliği ve sindirimi kolay olması nedeniyle iftar sonrası sofralarımızın vazgeçilmezi pişmaniye rivayete göre bin 600'lü yılların başında ilk yapılan yer İran ve orada da 'Peşmek', 'Peşmin' adlarıyla anılıyor. Bu tatlıyı Kocaeli bölgesine İran ve Ermenistan'dan gelen ustalar getiriyor. 2009 yılında 1040 metre ile dünyanın en uzun pişmaniyesi yapılarak Guiness Rekorlar kitabına girmiş ve 2010 yılında da 'İzmit Pişmaniyesi' olarak coğrafi tescil belgesi almıştır." dedi.
'BAYRAM ÖNCESİ ÜRETİM KAPASİTEMİZİ 2 KATINA ÇIKARTTIK"
Bayram öncesi pişmaniye tüketimi arttığı için üretimlerini arttırdıklarını belirten Murat Can, "Bayramın yaklaşmasıyla yoğunluğumuz başladı. Üretim kapasitemizi 2 katına çıkardık. Yine de siparişleri yetiştirmekte zorlanıyoruz. Bayram tatili nedeniyle, memleketlerine ve tatile gidenler, hediye olarak pişmaniye götürüyorlar. Ayrıca İzmit'te ikamet edip memleketlerine bayram tatili nedeniyle giden üniversite öğrencileri, askeri ve donanma personelleri de ürünlerimizi tercih etmekteler." diye konuştu.
TARÇINLIDAN DAMLA SAKIZLIYA KADAR ÇEŞİTLERİ YAPILIYOR
Murat Can pişmaniyenin çeşitlerini arttırdıklarını söyleyerek, şöyle konuştu:
"Eskiden sadece vanilya ve Antep fıstıklı olarak üretim yapılıyordu. Günümüzde çikolata kaplı, Türk kahveli, fındıklı, meyveli, tarçınlı, damla sakızlı gibi çeşitlerimiz mevcut. Hediyelik ve ikram anlamında son yıllarda pişmaniye tüketimi bir hayli arttı. Artık özel sektör ve kamu kurumlarında da çikolata yerine pişmaniye ikram ve hediye edilir oldu." dedi.
BİRÇOK ÜLKEYE İHRAÇ EDİLİYOR
Pişmaniyenin başta Almanya olmak üzere birçok ülkeye ihraç edildiğini açıklayan Can, şöyle konuştu:
"Pişmaniye yerel bir tatlı olmasına rağmen ünü artık İzmit sınırlarının çok ötesinde. Türkiye'de hemen hemen her yerde bulunabileceği gibi yaklaşık 35 yıldır da pişmaniye ve saray helvası ürünlerimizi yurtdışına ihraç ediyor ülkemize döviz getiriyoruz. Başta Almanya olmak üzere çoğunlukla Avrupa ülkelerine ihraç ediyoruz. Bunların yanında Amerika, Avusturalya gibi çok uzak ülkelere daha gönderiyoruz."
Görüntü Dökümü
-----------
-Pişmaniye imalathanesinde üretim
-Üretici Murat Can ile röp
-Anons
-Pişmaniye üretim detayları
Haber-Kamera: Ergün AYAZ/ Alişan KOYUNCU/İZMİT,
======================
Mezar bakımı için şirket kurdu
Antalya'da Mehmet Çetin (39), yakınları tarafından sık sık ziyaret edilemediği için bakımsız kalan kabirlere, her ay ya da isteğe göre özel günlerde çiçeklerle süsleme yaparak, mezar bakım hizmeti veriyor.
Antalya'da 11 yıl önce pazarlamacılık yaparken dedesinin kabrini sık sık ziyarete giden Mehmet Çetin, bakımsız mezarları fark edince kentte mezar bakımı hizmeti sektöründeki eksikliği hissetti. Kabir bakım ve mezar yapım şirketi kuran Çetin, kısa sürede çok sayıda müşteriye ulaştı. Ticari zekasını girişimcilikle birleştiren Çetin, yakınlarının kabrini sık ziyarete gelemeyenlere hizmet vermeye başladı. Mezar temizliği, çiçeklendirme ve mezar taşı bakımı yapan Çetin, kısa süre sonra 10 çalışan sayısına ulaştı.
Müşterilerinin ölen yakınlarının mezarında, sevgililer günü, anneler günü, doğum günü, evlilik ve vefat yıl dönümü, bayram, kandil gecesi gibi özel günlerde bakım yapan Çetin, talebe göre kabre vefat edenin tuttuğu takımın renginden, sevdiği çiçeklerden, beğendiği eşya veya oyuncağından oluşan düzenleme yaptığını anlattı. Şirketi adına açtığı internet sitesinden müşterilerinin irtibat kurduğu Çetin, mezar bakımında kabirdeki gereksiz otların temizlenmesi, mevsime göre çiçek dikilmesi işlemleri gerçekleştiriyor.
HER GÜNE ÖZEL MEZAR BAKIMI
Çetin, hazırladığı farklı özelliklerdeki hizmet paketinde müşterisinin talebine göre, her ay düzenli, standart ve özel kabir bakımı, anneler, sevgililer günü, vefat yıl dönümü, bayram bakımı ile taraftar mezar bakımı hizmeti sunuyor. Çetin'in hazırladığı hizmet paketine göre istediği seçeneği belirleyen kişiler, belirli periyotlardaki mezar bakımı ile çiçeklendirme hizmetine ayda 50 ile 120 lira ödüyor.
SEVDİĞİNİN MEZARINA İNTERNETTEN TAKİP
Yurt dışında ya da farklı şehirde yaşadığı için kaybettiği yakınının mezarını sık ziyaret edemeyenler ya da kabre geldiğinde mezarın güzel görünmesini isteyenler, mezar bakım hizmetinde en fazla bayram ile özel günler paketlerini tercih ediyor. Her hafta bakımını yaptığı mezara giderek, ot temizliği çevre düzenlemesi gerçekleştiren Çetin, daha sonra kabrin fotoğrafını çekerek internet ortamından müşterisine gönderiyor. Şirketinin internet sitesine kendilerine özel müşteri numarasıyla giriş yapan kişiler de bakım hizmeti aldığı yakınının mezarının son halinin fotoğrafını görebiliyor.
BAYRAM YOĞUNLUĞU
Müşterilerine sunduğu hizmeti anlatan Çetin, "Farklı şehirde ya da yurt dışından müşterilerimiz var. İş yoğunluğundan dolayı yakının kabrine sık sık gelemeyen müşterilerim var. Müşterilerim kabre geldiğinde yakınının mezarını güzel görmek istiyor. İsteğe, bütçeye, müşteri talebine göre ayrı paketlerimiz var. Sevgililer, anneler günü ve bayramda özel talebi olan müşterilerimiz var. Bazı müşterilerimiz vefat eden yakınının tuttuğu takıma göre kabir düzenlemesi istiyor. Sevgililer ve anneler gününde kırmızı çiçek talep ediliyor. Her hafta mezar bakımı ve çiçeklendirme yaptıktan sonra telefondan kısa mesaj gönderiyoruz ve internet sitesinden sadece kişiye özel sayfada yayınlıyoruz. Mezar bakımında ot temizliği, gereksiz taşların atılması gibi işlemler yapıyoruz. Burada önemli olan müşterinin memnuniyeti ve bize güvenmesi. Bayram öncesinde yoğunluğumuz arttı. Yüzlerce kabre bakım hizmeti sunuyoruz" diye konuştu.
STANDART MEZAR BAKIMI AYDA 50 LİRA
Çetin'in müşterilerine sunduğu mezar bakım hizmeti ile fiyatları şu şekilde:
Standart mezar bakımı paketinde yılda iki defa olmak üzere yazın yazlık çiçek, kışın da kışlık çiçek dikimi. Çiçek çalınırsa, kurursa veya yağmurdan zarar görürse ücretsiz yenileme. Toprağının taranıp, temizlenmesi, yabani bitkilerin sökülmesi, haftada bir gün sulama, taşının, sulukların temizlenmesi. Haftada bir kez mezar bakımı yapıldığını belirten telefon mesajı ile müşteriye bildirim yapılması. Sisteme aylık resim yükleme. Ücreti ilk çiçeklendirme ve işçilik 100 lira, sonrasında sürekli yıllık bakımı 600 lira. Özel mezar bakım paketinde ise standarttan farklı olarak yılda dört defa mevsime göre çiçeklendirme. Saksı çiçekleri dikimi yer alıyor. Bakım, düzenleme, bilgilendirme hizmeti aynı olan özel paketin ücreti ise ilk çiçeklendirmede 200 lira, sonrasında yıllık bakım paketi 1200 lira.
ANNELER VE SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL ÇİÇEKLER
Özel günler için farklı türde çiçeklerle mezarın düzenlemesini yapan Çetin'in anneler günü paketi hizmetinde beyaz begonya, sardunya, kırmızı gül ile kırmızı renkteki çiçeklerden kabir çiçeklendirilmesi, bir ay boyunca her hafta toprağının temizlenmesi, yabani bitkilerin sökülmesi, sulama, taşının, sulukların temizlenmesi sonrasında fotoğraflı bildirimin aylık ücreti 250 lira. Sevgililer günü için 250 lira olan mezar bakımı paketinde ise çuha çiçeği, hercai, menekşe, kırmızı gül dikimi, özel taşlarla süslenmesi, kabre bir demet beyaz kesme çiçek konması, her hafta düzenli temizlik bakım hizmeti yer alıyor.
Bayram paketinde ise mevsime uygun çiçek dikimi ile haftalık bakım hizmetini kapsayan dört aylık sürecin ücreti 500 lira. Özel bakım hizmetlerinden taraftar paketinde vefat edenin tuttuğu takımın renklerinde çiçeklendirme, özel taşlarla kabir düzenlemesi gibi isteğe göre bakımlar yer alıyor.
Görüntü Dökümü
-----------
Mezarlıktan görüntü
Çiçekle düzenlenmiş mezarların görüntüsü
Mehmet Çetin'in elinde çiçeklerle mezar başına gelmesi
Mezar üzerine çiçek dikmesi
Çiçekleri sulaması
RÖP: Mehmet Çetin
459 MB -- 04.08/// HD
Haber: Tolga YILDIRIM-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,
===================
'Barbie bebek, kültürel bir ikona dönüştü'
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Selcen Kök, 1959 yılında üretilen Barbie bebeğin cinsel çekici, ideal vücut ölçülerine sahip, modayı takip eden yetişkin kadın görünümü ile masum bir bebekten çok daha fazlasını ifade ettiğini söyledi. Selcen Kök, "Barbie bebek, bu özelliği ile herhangi bir ticari ürün iken, kullananlarda ona benzeme arzusu da yaratmasıyla kültürel bir ikona dönüşmüştür" dedi.
Tarihi Erzurum Kongre binasında düzenlenen Al-Farabi 4'üncü Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi'nde konuşan Dr. Selcen Kök, 'Barbie Bebeklerden İnsan Bebek'lere Gerçekliğin Yitimi: Hipergerçeklik Çağında Tasarlanan Bedenler' konulu bir sunum yaptı. 1959 yılında üretilen ve adına 'Barbie' denilen bebeğin cinsel olarak çekici, ideal vücut ölçülerine sahip, çeşitli giysi ve aksesuarlarıyla modayı takip eden, yetişkin bir kadın görünümü ile masum bir oyuncaktan çok daha fazlasını ifade ettiğini vurgulayan Kök, "Barbie, piyasaya çıktığından bugüne değin, pek çok bilimsel araştırmaya ve tartışmalara konu olmaktadır. Endüstriyel üretim sürecinde sonsuz kez tekrarlanan bir ürün olarak Barbie bebek, bu özelliği ile herhangi bir ticari ürün iken, kullananlarda ona benzeme arzusu da yaratmasıyla kültürel bir ikona dönüşmüştür" diye konuştu.
KIZ ÇOCUKLARINDA ONA BENZEME ARZUSU
Batılı sanayi toplumunda üretilen Barbie bebeğin o zamana kadar kız çocuğunun oynadığı hiçbir bebeğe benzemediğini anlatan Kök, şunları söyledi:
"Cinsel olarak çekici, ideal vücut ölçülerine sahip aksesuarlarıyla modayı takip eden yetişkin bir kadın görünümüyle, masum bir oyuncaktan çok daha fazlasıydı. Barbie bebek dönemin ruhuna uygun olarak ürün tüketici arzı açısından simgesel değeri yüksek bir oyuncak olarak tasarlandı. Barbie silikon malzeme sayesinde pürüzsüz teni, iri parlak gözleri, uzun saçları, son derece ince beli, uzun bacaklarıyla gerçek bir kadına benzeme iddiası taşımaktadır. Bu gerçeklik iddiasıyla oynayan kız çocuklarında ona benzeme azusu yaşatmayı başarmıştır."
HER DÖNEME GÖRE AYRI BARBİE
1959'da üretildikten sonra reklamı yapılan Barbie bebek için yazılan şarkının sözlerini de hatırlatan Selcen Kök, "Bir gün aynen senin gibi olacağım. Ne yapacağımı biliyorum. Benim sen olduğuma herkesi inandıracağız' diye çocuklar Barbie'ye bir söz veriyor. Ancak 1950 modasına uygun tasarlanan Barbie bebeklerin zaman içinde değiştiğini görüyoruz. Firma her dönemin modasına uygun zihniyet değişimini, coğrafya ve kültürleri izliyor. Arzulanan bu nesneyi her dönemde payını artırmak, oyuncak pazarından payını almak için 68 kuşağı hippi Barbieler çıkıyor. Barbie bebek 1980'lerde Türkiye'ye geldi. Annem almama izin vermemiş, çok 'edepsiz' bulmuştu. Dünyada küreselleşmeyle birlikte küresel pazardan pay almaya başlıyor. Ancak annemin bakış açısıyla aynı olduğu için Japonya'da tek bir satış yapamıyor. Bunun üzerine strateji değiştirerek Japon pazarına ürün sunuyorlar. Küreselleşme aynı zamanda yerelleşmeyi de getiriyor. Japonya'da bu başarıyı elde eden firma her ülke için, kültür için ayrı bir Barbie üretiyor. Macaristan, Hollanda, İspanya'ya her ülke için o kültürün özelliğine göre bebek üretiyor. Bu pazardan aldığı dilimi hızla yükseltiyor" diye konuştu.
TÜRKİYE'DE ÇAĞLA KUBAT, GÜLSE BİRSEL
Toplumsal cinsiyet üzerine çalışan yazarlar, sosyologların, bebeğin sarışın, mavi gözlü, renkli gözlü, Avrupa merkezci bakış açısıyla tasarlanmış olması sebebiyle eleştiride bulunduklarını vurgulayan Kök, "Bunun üzerine rengarenk Barbie'ler üretiliyor. En beyazından, en koyu tenlisine kadar. Melez, sarı beyaz. Fakat bakarsanız ince, narin o ideal kadın ölçülerini koruduğunu görüyoruz. 2000'li yıllarda çalışan Barbie, işçi, atsronot, pilot, futbolcu Barbie'yi görüyoruz. Ancak bu yıllarda Barbie'nin payı düşmeye başlıyor. Çünkü çocukların oyuncakla oynama şekli değişiyor. Dijital çağdayız. Çok erken yaşta dijital oyuncaklarla tanışıyor çocuklar. Bunun üzerine ilham veren Barbieler üretiliyor. Her ülkeye göre rol model belirleniyor. Bizim ülkemizden Çağla Kubat, Gülse Birsel'in Barbie bebekleri üretiliyor. Yunanlı bir bilim insanı üretiliyor. Ancak gerçeğiyle bebek arasında çok fark var" dedi.
Görüntü Dökümü
-------------
-Kongreye katılan akademisyenler
-Katılanlardan genel ve detay görüntüler
-Selcen Kök'ün konuşması
-Sunumda gösterilen Barbie bebekler
-Oyuncak Barbie'lerin görüntüsü
-Barbie bebeklerden detaylar
(Süre: 6.10, Boyut: 690.10 MB)
Haber: Hümeyra PARDELİ-Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni - 6 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.