Gediz Nehri kirliliği için Manisa ve İzmir'den ortak mücadele - Son Dakika
Son Dakika Logo

Gediz Nehri kirliliği için Manisa ve İzmir'den ortak mücadele

04.06.2026 16:15  Güncelleme: 16:58

Manisa ve İzmir Büyükşehir belediye başkanları, Dünya Çevre Günü'nde bir araya gelerek Gediz Nehri'ndeki kirliliğe dikkat çekti, 59 noktadan numune alındığını ve ortak çözüm için iş birliği yapacaklarını açıkladı.

(MANİSA) - Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi'yi anma etkinlikleri ve Dünya Çevre Günü kapsamında bir araya geldi. İki başkan, Gediz Nehri'nde yaşanan çevre kirliliğine dikkati çekerek çözüm için ortak mücadele mesajı verdi.

Manisa'da bir otelde düzenlenen programda, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Gediz'e, Toprağa ve Geleceğimize sahip çıkıyoruz" konulu ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi'yi anma etkinlikleri ve Dünya Çevre Günü kapsamında düzenlenen toplantıda, Gediz Havzası'ndaki çevre sorunları ele alınırken, sürdürülebilir çevre politikalarının önemine vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen toplantıda konuşan iki başkan, Gediz Havzası'nın bölge için taşıdığı hayati öneme dikkati çekerek, çevre sorunlarının çözümünde kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

59 NOKTADAN NUMUNE ALINIYOR

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Gediz Havzası, Türkiye'nin en bereketli tarım alanı. Kula'dan Alaşehir'e, Salihli'den Turgutlu'ya kadar bu nehir bizim sadece suyumuz değil; kültürümüz, geçmişimiz ve geleceğimiz. Ancak birbirimizin yüzüne bakarak çok acı, çok çıplak bir gerçeği itiraf etmek zorundayız. Gediz can çekişiyor. İnsan eliyle yaratılan kirlilik, sanayi atıkları ve bilinçsiz ilaçlama artık tahammül sınırlarını çoktan aştı. Üzülerek söylüyorum ki bin yıldır bu toprakları besleyen nehir, kirlilik yüzünden sulama suyu olma özelliğini bile kaybetmek üzere. Eğer bir an önce önüne geçmezsek, yarın evlatlarımıza sunacağımız bir damla içme suyu bulamayacağız. Biz ilk günden beri suyun siyaseti olmaz, suyun parti sınırı olmaz diyoruz. Bu durumda sessiz kalamayız. Doğanın idari sınırı olmaz dedik, İzmir Büyükşehir Belediyesi'yle yan yana geldik, omuz omuza geldik ve bilimsel bir güç birliğine imza attık. Kula'dan İzmir Körfezi'ne kadar tam 59 stratejik noktadan her ay düzenli olarak su numuneleri alıyoruz. Bu numuneleri uluslararası akreditasyona sahip laboratuvarlarda en hassas bilimsel yöntemlerle analiz ediyoruz" dedi.

"GEDİZ ARTIK NEFES ALAMIYOR"

"MASKİ ve İZSU olarak yürüttüğümüz bu ortak çalışmanın sonuçları, Gediz'deki kirliliğin ne kadar korkunç boyutlara ulaştığının bilimsel bir kanıtı" diyen Dutlulu, "Karşımızdaki kirlilik artık bir tahmin, bir iddia değil; laboratuvar verileriyle önümüze konan acı bir gerçek. Açık konuşacağım. Çıkan sonuçlara göre nehrin neredeyse tamamı üçüncü ve dördüncü sınıf, yani orta ve ağır kirli su kalitesine gelmiş durumda. Gediz artık nefes alamıyor, kendi kendini temizleyemiyor. Nehir yatağından akıp giden sadece su değil; ağır metaller, endüstri atıkları ve ne yazık ki tarımda bilinçsizce kullanılan zirai ilaçlar. Gediz sadece suyunu kirletmiyor. Toprağa bereketi el veren ellerimizle ne yazık ki bilinçsiz gübrelemeyle kendi geleceğimizi, kendi yarınımızı zehirliyoruz. MASKİ Genel Müdürlüğümüz ve İZSU'nun başlattığı bu izleme çalışması sadece bir raporlama işi olmakla sınırlı kalmayacak. Tüm havzanın kurtuluş reçetesini oluşturmaya çalışacağız. Manisa'da nehre karışan bir zehir, Menemen'de toprağa, İzmir Körfezi'nde denize ulaşıyor. ve nihayetinde hepimizin tabağına, çocuklarımızın gıdasına geliyor. Bu kirlilik noktasal bir sorun olmaktan çıkmıştır. Biz Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak elimizi taşın altına koymaya sonuna kadar hazırız. Değerli çiftçilerimizin eğitiminden başlayarak tarımsal ve endüstriyel kirliliği kontrol edecek her türlü iş birliğine hem bakanlığımızla hem başka belediyelerle sonuna kadar kapımız açık. Gelin bu şeffaf ve bilimsel raporu ortak bir rehber kabul edelim. Havza üzerindeki tüm kurumlar, tüm bakanlıklar, tüm belediyeler amasız fakatsız bir araya gelsin. Gediz temiz akana, Manisa'nın ve İzmir'in ovaları sağlıklı ürünler saçana kadar bu bilimsel ve vicdani mücadeleden vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu."

İZMİR VE MANİSA "GEDİZ" İÇİN BİR ARADA

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İzmir Körfezi'nde çok uzun yıllara dayanan bir geçmişin getirdiği kirlilik var. İzmir Körfezi'nin ağzına dökülen kirli bir Gediz Nehri şu anda İzmir Körfezi'nin kirlenmesinden önemli ölçüde sorumlu bir su kaynağıdır. Murat Dağı'nda tertemiz bir su olarak akmaya başlayan bu nehir, sonraki yolculuğunda nelere maruz kalıyor da en sonunda gerçekten pek çok toksik, kimyasal içeriği olan bir akıntıya dönüşüyor ve hem geçtiği yoldaki toprakları kirletiyor? Pek çok noktada bu nehirden çiftçilerimiz su alıyorlar, sulama için kullanıyorlar. Onların bu kirli suyu kullanmasıyla toprakta, tarım topraklarında kirlilik oluşuyor. Aslında gıda güvenliğiyle ilgili sorunlar oluşuyor. Çünkü bu sularla sulanmış tarımsal ürünlerin sağlıklı olduğunu söylemek mümkün değil. Yani bunun biraz detaylı çalışılması lazım ve bazı şeylerin netleşmesi lazım diye bir çalışma başlattık. Bir süredir Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ile beraber çalışıyor. İZDENİZ de bu işin bir parçası. Bu süreci takip ediyorlar. Yine Besim Başkan'ın huzurunda ifade ettiğimiz gibi, Manisa il sınırına girdiği noktadan Körfez'e kadar olan hat boyunca, yani hem Manisa'da hem İzmir'de 59 farklı noktadan şu anda her ay su numuneleri alıyor arkadaşlarımız ve bunların ayrı ayrı analizlerini gerçekleştiriyorlar. Bu da bize hangi noktalarda kirliliğin arttığını, hangi noktalarda ne tür bir kirlilik olduğunu ortaya koymamızı sağlıyor. Amacımız zaten bizim sorumluluk alanımızda olan bölgelerde kirliliğin hangi noktalarda ve nasıl olduğunu ortaya koymak" diye konuştu.

Tugay, konuşmasına şu şekilde devam etti:

"Biz duyarlılığımızla ve bu konuda nehrin kirlenmesine sebep olan faktörlerin hepsinin büyükşehir belediyelerinin sorumluluğunda olan konular olmadığını biliyoruz. Maalesef bazıları doğrudan bakanlıkların sorumluluğunda olan konular. O nedenle bugün yaptığımız toplantı, bilimsel ölçekte ve analitik olarak bu süreci takip ettiğimizi insanların bilmesi içindir. Gediz'in kirliliği geçici sorunlara yol açmıyor, kalıcı sorunlara yol açıyor. Özellikle topraktaki kirlenme, düzeltilmesi çok zor boyutlara geliyor. Bu, il bazında yapılacak bir iş değil. Havza bazında, yani Gediz'in doğduğu noktadan denize döküldüğü noktaya kadar olan bütün havzanın bütüncül olarak takip edilmesi ve çalışılması lazım. O nedenle Manisa ve İzmir Büyükşehir Belediyelerinin sınırları dışına taşan bir boyutu olduğunu da unutmamak lazım. Sadece bugünün konusu değil, tekrar söylüyorum; geleceğin konusu. Bu konu çözülmezse ileride çok daha ağır sonuçları olacaktır. Geç kalınmış bir konudur."

İzmir Körfezi'nde, en çok Gediz'in getirdiği kirlilikle gelen ama kısmen diğer akarsuların etkisiyle ortaya çıkan biyolojik sonuçlar var. Çoğunuzun bildiği gibi İzmir Körfezi'nin temizlenme çalışmaları yapılıyor. Bir milyon 200 bin tonu geçen bir dip çamuru çıkarıldı. Bunu da çok zor şartlarda yaptığımızı söylemek isterim. Körfez'de yapılacak bu tür dip tarama çalışmaları tamamen bakanlık izinlerine tabi olan bir durum. Oralarda pek çok kısıtlamaya maruz kalıyoruz. Ancak suyun temizliği için, suyun ilave kirlenmemesi için rekor sayılabilecek düzeyde deniz marulu temizliği yapıyoruz şu anda. Amfibi araçlarımız var. 2026 yılının başından itibaren bugüne kadar bin tondan fazla deniz marulu temizledik. Yine günlük olarak Körfez'in suyunun temizliğini hem uydu görüntüleriyle hem de doğrudan takip ediyoruz. Bunu da açıklamak isterim. Yani Gediz'in temizliğinde pek çok kişiye ve kuruma düşen görev var. İzmir ve Manisa dışında diğer illerimizde de bu konuda çalışma yapılmasına ihtiyaç var. Onlara çağrımızdır; gelin hep beraber Gediz'in pırıl pırıl bir nehir olarak akması için kirlilik noktalarını birlikte bulalım. Hepsinin üzerine birlikte gidelim. Hem topraklarımız temiz kalsın, hem Körfezimiz ve denizimiz temiz kalsın, hem de insanlarımız bugün ve gelecekte sağlıklı ve güvenli tarımsal ürünlerle beslensinler."

ÇİĞLİ ARITMA TESİSİNE VURGU

"Çiğli Arıtma Tesisi'nin dördüncü fazı açıldığından itibaren arıtma kaynaklı bir kirlilik kesinlikle olmuyor. Eskiden yoğun yağışların olduğu, yükün arttığı zamanlarda kapasiteyi aşan bir problem oluyordu ama artık o kesinlikle halloldu. Bir yıldan uzun süredir, geçen yılın nisan ayından beri dördüncü faz devreye girdiğinden beri artık kesinlikle böyle bir sorun yok" diyen Tugay, "Gediz'in Körfez'i kirletmediği söylemi kesinlikle doğru değil. Bunu söyleyenler sorumluluktan kaçan insanlar. Gediz temiz akmadıkça Körfez'in de tamamen temiz olması mümkün değil. Körfez geçmiş yıllara göre daha iyi durumda. Geçen yıldan daha iyi bir hale geliyor. Ama kirliliğe neden olan bütün faktörlerin ortadan kalkması lazım. Bir de uzun yıllardır oluşan kirliliğin yarattığı dip çamurunun ve birikmiş materyalin temizlenmesi lazım. Bu konuyu çokça konuştuk. İzmit Körfezi'nde yapılan bir çalışmada, yanlış bilmiyorsam, maliyetin en az üçte ikisini bizzat Bakanlık karşıladı. Ayrıca daha hızlı işleyen bir model uygulandı. Aslında Körfez konusuna siyasi bakıyor Bakanlık. İzmit Körfezi'nde maliyetin büyük oranını kendisi karşılayarak 'Bu Körfez bizim Körfezimiz, Türkiye'nin Körfezi' yaklaşımını gösterdi" dedi."

"ÇEŞME PROJESİ İÇİN KİMSE BİZE SÖYLEMEDİ"

Çeşme Projesi'yle ilgili konuşan Tugay, "Bana bugüne kadar 'Biz Çeşme'de böyle bir proje yapmak istiyoruz' diye gelen olmadı. Yani ne yapılmak istendiğine dair hiçbir bilgim yok. Herhangi bir milletvekiliyle ya da Bakanlıktan biriyle bu konuda görüşmedik. Bir niyet olduğunu anlıyorum. Ben ve arkadaşlarım hemen her şeye 'olmaz' diyen insanlar değiliz. Şehrimizin ve insanlarımızın yararına olan her konuyu konuşmaya hazırız. Bu tür meselelere rant gözüyle bakanlara değil, gerçekten şehrimizin ve insanlarımızın iyiliği için gelişmeyi amaçlayan bir bakış açısına ihtiyaç var. Ama ne yazık ki çok uzun süredir bu tür konular her konuşulduğunda çevresel etkileri gerçekten hesaplanmadan, şehre ne getireceği ne götüreceği değerlendirilmeden planlamalar yapılmaya çalışılıyor. Yerel yönetimler tamamen devre dışı bırakılarak Bakanlık eliyle bu planlamalar yapılmaya çalışılıyor. Böyle bir yaklaşıma olumlu bakmamız mümkün değil. Ama bu konuyu ciddiyetle konuşmak isteyen herhangi birisinin gelmesi gereken yer İzmir Büyükşehir Belediyesi'dir. Konuşması gereken kişi de öncelikle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'dır. Bugüne kadar kimse gelip bize bir şey söylemedi" diye konuştu.

"MANİSA'YA ZARAR VERECEK BİR DURUM YOK"

İzmir'in çöplerinin Manisa'ya gönderme durumuyla ilgili de konuşan Tugay, "Geçici olarak yürütülen bir süreç, kesinlikle kalıcı değil. İkincisi, Manisa'ya herhangi bir olumsuz yük getirdiğini düşünsek böyle bir şeyi kesinlikle kabul etmeyiz. Zaten böyle bir durum da yok. Var olan bir tesisin bir kısmının İzmir için kullanılması ve bunun geçici olarak değerlendirilmesiyle ilgili bir konu. Biz İzmir'de şöyle bir sıkıntı yaşıyoruz. Şu ana kadar 11 farklı noktada bir çöp bertaraf tesisi, yakma tesisi ve benzeri tesisler yapmak için başvuruda bulunduk. Her biri ayrı bir gerekçeyle reddedildi. Yani ısrarla İzmir'de bu konu sorun olsun diye uğraşan bir anlayışla mücadele ediyoruz. Bizler komşu kentleriz. Biz İzmir'de Manisa'yı bir bütün olarak görüyoruz. Gün oluyor bizim Manisa'ya ihtiyacımız oluyor, gün oluyor Manisa'nın bize ihtiyacı oluyor. Geçen yıl bir kuraklık konusu oldu biliyorsunuz. O kuraklık döneminde şunu konuştuk; deniz suyu arıtma tesisini beraber kuralım. Hatta bunu Manisa için de çalıştıralım gibi fikirler üzerinde durduk. Bu konuların bugünü de, yarını da var. Kesinlikle Manisa'ya zarar verecek bir durum söz konusu değil" ifadesini kullandı.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Gediz Nehri kirliliği için Manisa ve İzmir'den ortak mücadele - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement