AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, 25 program ve 1200 eylem planından oluşan Ekonomide Yapısal Dönüşüm Programı'nın dokuzunu perşembe günü açıklayacaklarını belirterek, "2018'e kadar uygulayacağımız dönüşümle emek yoğun alandan, teknoloji yoğun alana, ihracatta daha nitelikli ve az hacimli ama çok karlı alanlara dönük çalışmalarımız sürecek" dedi.
Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin ilk kez iktidara geldiği 3 Kasım 2002'de aldığı 10 milyon 800 bin oyu düzenli olarak artırdığını ve 21 milyona yükselttiğini belirtti.
Bunun güneşin yükselmesinin işareti olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Güneş doğdu mu yükselmesi onun kaderidir. Güneş doğmuştur ve yükselmesini kimse engelleyemeyecektir" diye konuştu.
Türk ekonomisi üzerinde zikredilen felaket senaryolarına rağmen son 1 haftada gelen verilerin ekonomideki canlılığın, dünya ekonomisine göre nasıl olumlu seyrettiğini ortaya koyduğunu dile getiren Davutoğlu, 1990'lı yıllarda dünya ekonomisi gelişirken sağlanan gelişmenin normal olduğunu, buna rağmen Gayrisafi Milli Hasıla'nın yerinde saydığını söyledi. Dünya ekonomisinin 2008'deki küresel krizden sonra daralmaya başladığına dikkati çeken Davutoğlu, Türk ekonomisinin büyümeye devam ettiğini vurguladı.
Dünya piyasalarındaki daralmaya rağmen Türkiye'nin bu yıl Ekim ayı ihracatının 12 milyar 598 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ekim ayı ihracatı olduğunu anlatan Davutoğlu, felaket senaryolarına izin vermedikleri için ihracatçıları kutladı. Davutoğlu, TÜİK rakamlarına göre geçen yılın 9 aylık ihracat rakamının 112 milyar 173 milyon, bu yılın 9 aylık ihracatının 118 milyar 543 dolar olduğunu, ithalatta ise geçen yıl aynı dönemde 187 milyar 675 milyon dolardan 179 milyara gerileme olduğunu kaydetti.
"Ne yaptığını bilen iktidar var"
Türk ekonomisinin akıllı, önceden planlanmış doğru stratejiyle büyüdüğünü belirten Davutoğlu, küresel ekonomik krizde Avrupa'da tıkanma düşüncesi egemen olunca Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlar'a açılarak yoğun ticari ilişkilere girdiklerini, Ortadoğu'da "Arap Baharı" istikrarsızlığa neden olunca ise Afrika'ya, Latin Amerika'ya, uzak doğuya açıldıklarını söyledi. Davutoğlu, "Devletle iş dünyası öylesine entegre strateji takip etti ki, Sayın Cumhurbaşkanımız'ın vaktinde söylediği tabirle küresel kriz bizi teğet geçti. Şimdi de Türk ihracatı hala bu ölçüde büyüyorsa, dikkat edilmesi gereken husus; bir, Türkiye'de ne yaptığını bilen siyasi iktidar vardır, ikincisi iktidarın gösterdiği vizyonda yürüme kararlılığına ve gelişim kapasitesine sahip ihracatçılar kitlesi vardır. Bu birlik ve bütünlük devam edecek" dedi.
Davutoğlu, bu durumun doğal sonucu olarak ekonominin en ciddi sıkıntısı olan cari işlemler açığında önemli azalma görüldüğünü belirtti. Cari işlemler açığının GSYH'ye oranının geçen yıl yüzde 7,9 iken bu yıl yüzde 5,7'ye düştüğünü anlatan Davutoğlu, bunun da ekonomideki sıhhat işaretinin ve reel sektördeki canlanmanın yansıması olduğunu söyledi.
İstihdamın son bir yılda 1 milyon 187 bin kişi arttığını, bunu gerçekleştirebilen Avrupa ülkesi olmadığını dile getiren Davutoğlu, ülke kaynaklarının en iyi şekilde kullanıldığını ifade etti. Davutoğlu, "17-25 Aralık operasyonlarındaki ithamlarla bizi suçlamaya kalkanlara soruyorum, dedikleri gibi ülke ekonomisinde bu denli yolsuzluk yaşanmış olsaydı, acaba bu kalkınma sağlanabilir miydi? Niye bu kalkınma 90'lı yıllarda sağlanamadı? Çünkü onların iktidarında ülke kaynakları bir grup elitin elinde talan, tarumar edildi. Bizim dönemimizde ülkenin dar imkanlarından mucizeler gerçekleştirdik ve bütün bu imkanları halkımızın hizmetine sunduk, sunmaya da devam edeceğiz" diye konuştu.
"Mali disiplin devam edecek"
Bütçe açığının da önceki yıla göre düşeceğinin tahmin edildiğini anlatan Davutoğlu, mali disiplinin devam edeceğini vurguladı. AK Parti iktidarından önce seçim dönemlerinde popülist yaklaşımlarla bütçe dengelerinin alt üst edildiğini belirten Davutoğlu, şunları söyledi:
"AK Parti döneminde bütçe disiplininden siyaset disiplininde olduğu gibi hiçbir taviz vermedik. Eski Türkiye'de iktidara gelenler tekrar iktidara geleceği ümidi taşımazdı. Onun için 'ne kadar oy kazanırım' hesabıyla bütçede ciddi açıklar verecek uygulamalara giderlerdi. Biz ise nasıl olsa şunu biliyoruz, her seçimden sonra tekrar iktidarız. Popülizme girmemizi gerektirecek bir durum söz konusu değil. Üç seçim geçirdik, şimdi de 2015 seçimlerine gidiyoruz, bütçe açığı düşüyor. Biliyoruz ki 2015 haziranından sonra da AK Parti iktidarları yola devam edecek. Kısa ve orta vadede, içerideki ve dışarıdaki gözlemciler, siyasetçiler, iş dünyası biliyor ki AK Parti iktidarı bu ülkede söz sahibi ve güç sahibi olmaya devam edecek. İktidara devam edeceğimiz konusunda kendimizden o kadar eminiz ki sağlam bir bütçeye sahip olabilmek ve bu sürekliliği temin edebilmek için bütçe disiplinini sürdürmeye devam edeceğiz. Uzun vadede başka beklenti olduğu intibası doğmasın, tevazuen söylüyorum, uzun vadede de AK Parti iktidarları bu ülkenin geleceğini şekillendirmeye devam edecektir."
"2023 vizesi alacağız"
Davutoğlu, Başbakan olduğu dönemden beri 9-10 ilde büyük tesislerin açılışını yaptıklarını anlatarak, bu dönemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Ankara'da kapalı kapılar arkasında basın önünde AK Parti'ye saldırmakla meşgul olduklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'ye, "siyaset yapacaksanız milletinizle buluşun" çağrısı yapan Davutoğlu, "Sadece kendi kendinize konuşan, kendi kendinize propaganda yapan, sonra da kendi partiniz içindeki türbülanslarla uğraşma siyasetinden vazgeçin ve alana inin. AK Parti'ye milletin verdiği emanet öyle takdir görmüştür ki 2015 seçimlerine giderken, inşallah 2023'e kadar sürecek iktidarımızın vizesini hiç şüphesiz alacağız" dedi.
Türkiye'nin AB tanımlı borç stoğunda dünyanın en iyi ülkelerinden biri olduğunun altını çizen Davutoğlu, bu miktarın Gayrisafi Milli Hasıla'ya oranının Japonya'da yüzde 245, Avro bölgesinde yüzde 96, ABD'de 105, Türkiye'de yüzde 33 olduğunu kaydetti.
"Kılıçdaroğlu, aynayla konuşuyor"
Davutoğlu, Ocak-Ağustos döneminde Türkiye'ye 8,6 milyar dolar dış yatırım geldiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Kılıçdaroğlu, 'Avrupa'da, Asya'da kiminle konuşsam Türkiye ile ilgili endişe beyan ediyor' diyor. Sormak lazım, Ocak-Ağustos döneminde 8,6 milyar dolar yatırım yapan uluslararası yatırımcılar neden endişe duydular acaba? Kılıçdaroğlu'nun kiminle konuştuğunu bilmiyoruz. Muhtemelen aynayla konuşuyor ama birileriyle konuştuğunu zannediyor. Çıkıp açıklasın, bizim Asya'da, Avrupa'da kiminle konuştuğumuz belli. Siz iki ayda Kılıçdaroğlu'nun Asyalı ve Avrupalı veya maruf herhangi bir liderle, herhangi bir siyasetçiyle, entelektüelle konuştuğunu gördünüz mü, Allah aşkına? Herhangi birinin, merak edip, 'Türkiye'de anamuhalefet partisi ne düşünüyor' diye tenezzül edip Kılıçdaroğlu'nu arayıp fikir sorduğunu gördünüz mü? Bizim kimlerle konuştuğumuz, dünyaya nasıl her yerde hitap ettiğiniz malumdur. Biz Brüksel'de Avrupalı gibi konuşuruz, Ortadoğ'ya gittiğimizde Ortadoğulu Müslüman olarak Ortadoğulu olara bu kadim kültürden konuşuruz. Taşkent'e, Semerkand'a, Buhara'ya, Aşkabat'a, Bakü'ye gittiğimizde Türk olarak konuşuruz. Balkanlar'a gittiğimizde Üsküp'te, Saraybosna'da evlad-ı Fatihan olarak konuşuruz. Herkesle gönül diliyle konuşmayı biliriz. Bizi buradan eleştirenler acaba kimlerle konuşuyorlar, kimlere ne mesaj veriyorlar? Dünyaya verdikleri bir mesaj var mı? Ümidi bir kenara bırakalım, umut vermek zaten kitaplarında yok da, herhangi bir mesaj var mı? CHP'nin, MHP'nin ya da HDP'nin siyaset felsefesi şudur diye herhangi bir yazı okudunuz mu? Sadece akademik literatürde AK Parti'nin son 12 yılıyla ilgili yazılanlara baksalar, başka hiçbir siyasi hareketle ilgili bu derece yoğun yazı, makale kaleme alınmamıştır dünyada. Bir kısmı bunu büyük bir övgüyle ve kadirşinaslıkla ifade ediyor, bir kısmı eleştiriyor. Biz eleştirenin eleştirmesinden, kınayanın kınamasından korkmayız çünkü tarihe ağırlık koyan, özne olanlar dostlar da kazanır, düşmanlar da kazanır. Hiçbir düşman kazanmayayım diye yola çıkmışsanız, aslında hiçbir iş yapmayacağız anlamına gelir. Biz mazlumların yanındayız, zalimlerin düşmanlıklarından da korkmayız."
Davutoğlu, Türkiye'de orta sınıfın büyüklüğünün son 10 yılda iki kat arttığını belirterek, OECD rakamlarına göre gelir dağılımının en doğru yönde düzeldiği ülkelerin başında Türkiye'nin geldiğini söyledi. Türkiye'de günde 2,15 doların altında günlük geliri olan nüfus kalmadığının altını çizen Davutoğlu, 2002'de yüzde 30 olan günlük 4,3 doların altındaki nüfusun yüzde 2,3'e gerilediğini belirtti. Davutoğlu, bir kaç yıl içinde bu oranı da günlük 4,3 dolar standardının üzerine çıkaracaklarını söyledi.
Ekonomide yapısal dönüşüm programı
Başbakan Davutoğlu, Ekonomide Yapısal Dönüşüm Programının 25 program ve 1200 eylem planından oluştuğunu, çalışmanın büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti.
Programın dokuzunu perşembe günü açıklayacaklarını belirten Davutoğlu, sonraki bölümü her ay dokuz ya da sekizerli paketler halinde açıklamaya devam edeceklerini bildirdi.
Açıklayacakları dokuz madde arasında ithalata olan bağımlılığın azaltılmasının bulunduğunu söyledi. İthalata bağımlılığı azaltmanın hem reel sektörün üretimini artıracağını hem de cari işlemler açığını minimize edeceğini kaydetti.
Davutoğlu, öncelikli teknoloji alanlarında ticarileştirme programı başlatacaklarını da anlatarak, "Nitelikli ve teknoloji yoğunluklu kalkınma alanında yepyeni bir yapısal değişimin işaretini sağlıyor" dedi.
Başbakan Davutoğlu, yerli kaynaklara dayalı enerji üretim programının ekonominin en yapısal sorunlarından birine işaret eden husus olduğunu belirterek, "Cari açığımız büyük ölçüde enerjiye olan bağımlılığımızdan kaynaklanıyor. Yerli kaynaklara dayalı enerji üretimi bu bağımlılığı azaltacak, milli ekonominin milli enerjiyle tahkim edilmesini sağlayacak" dedi.
Enerji verimliliğinin geliştirilmesi, tarımda su kullanımının etkinleştirilmesi programının da dokuz madde arasında yer aldığını dile getiren Davutoğlu, "Özellikle su kaynakları itibariyle iklim değişiklikleriyle gelen meydan okumalara karşı şimdiden hazırlanmak için tarımda suyun etkin şekilde kullanımı yönünde kapsamlı değişim programını açıklayacağız" diye konuştu.
Sağlık endüstrisinde yapısal dönüşüm programına da değinen Davutoğlu, bu alanda son 10 yılda büyük reformlar gerçekleştirildiğini, sağlığı artık ekonomik sektör olarak dünya standartlarının üzerinde cazibe merkezi haline getireceklerini söyledi.
Davutoğlu, diğer programların da sağlık turizminin dönüştürülmesi, taşımacılıktan lojistiğe dönüşüm programı olduğunu ifade etti. Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün bunlar Türkiye'nin geleceğiyle ilgili AK Parti vizyonunun nasıl titizlikle hazırlandığını gösteriyor. İş dünyamıza sesleniyorum, siyasi istikrardan en büyük faydayı ülke ekonomisi temin eder. Bu iki ay içinde iş dünyasıyla yoğun görüşmelerimiz oldu, onların taleplerini de göz önüne alarak, ekonomik hayatı canlandırabilmek için yapısal olarak hangi adım atılması gerekiyorsa, atmaya kararlıyız. Türkiye artık Gayrisafi Milli Hasıla'daki artışla değil, Gayrisafi Milli Hasıla'nın kaynağı olan faktörlerdeki değişimle de anılacak ülke olacak. 2018'e kadar uygulayacağımız dönüşümle emek yoğun alandan, teknoloji yoğun alana, ihracatta daha nitelikli ve az hacimli ama çok karlı alanlara dönük çalışmalarımız sürecek. Türkiye 1 Aralık'tan itibaren G-20 dönem başkanlığını devralacak. Bütün bu yapısal dönüşüm programlarıyla G-20'nin yükselen ülkesi olmaya karar vereceğiz. Bu yükselişteki temel dinamikler bütün dünya tarafından takdirle anılmaya devam edecek."
Başbakan Davutoğlu, Mayıs ayında 9,66 olan enflasyonun Ekim'de 8,96'ya gerilediğini dile getirerek, "Daha fazla düşüş için çok çaba sarfettik. Ama özellikle iklim şartları ve bundan kaynaklı gıda fiyatları dolayısıyla istediğimiz ölçüye gerilemedi. Enflasyonun tekrar çift haneli rakamlara çıkacağına ilişkin felaket tellallığı yapanlara, karamsar tablo için bütün enerjilerini sarfedenlere kötü haberimiz var, inşallah bu ülke bir daha onların döneminde olduğu gibi iki haneli, üç haneli enflasyonlarla yönetilmeyecek. Enflasyon önümüzdeki dönemde gittikçe artan hızda düşecek" diye konuştu.
Davutoğlu, bu ekonomik gelişmelerden ülkenin doğusunun da batısının da kuzeyinin de güneyinin de payını aldığını söyledi.
- TBMM
Son Dakika › Politika › AK Parti TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.