Suça Sürüklenen Çocuklar: Erken Müdahale Gereksinimi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Suça Sürüklenen Çocuklar: Erken Müdahale Gereksinimi

Suça Sürüklenen Çocuklar: Erken Müdahale Gereksinimi
17.02.2026 21:02

TBMM komisyonu, suça sürüklenen çocuklar için önleyici mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonunda, Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği ile İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası temsilcileri sunum yaptı.

Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı.

Durgut, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, suça sürüklenme olgusunun çok boyutlu ve aktörlü alanda şekillendiğini belirterek, sivil toplum kuruluşlarının bu alandaki rolünün erken uyarı mekanizmaları, saha temelli gözlem, aile destek çalışmaları ve sosyal uyum faaliyetleri bakımından önemli olduğunu söyledi.

İnternet kafelerin kritik bir gözlem alanı sunduğunu belirten Durgut, "Komisyonumuzun amacı, suç ortaya çıktıktan sonra müdahale eden bir anlayıştan ziyade risk alanlarını erken tespit eden, önleyici ve koruyucu mekanizmaları güçlendiren bir çerçeve oluşturmaktır. Bu noktada, kamu kurumları kadar sivil toplumun ve sahadaki meslek örgütlerinin katkılarını önemsiyoruz." dedi.

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Kerimoğlu, düzenledikleri "Suça sürüklenen çocuklar fail mi, kurban mı?" konulu çalıştaya işaret ederek, çalıştayda suçun çoğu zaman bir çocuğun "beni görün, duyun" çığlığı olduğunu gördüklerini, failin aslında çoğu zaman daha önce mağdur olmuş bir çocuk olduğunu belirtti.

"Casper çetesi" ile ilgili basına yansıyan bir habere dikkati çeken Kerimoğlu, "Bu haberde çete mensubu şöyle diyordu; 'Bana yolunu kaybetmiş çocuklar bulun.' İşte, bu 'yolunu kaybetmiş çocuklar' dediği çocukların hangi nedenlerle yolunu kaybettiğinin araştırılması ve önleyici mekanizmaların burada devreye girmesi çok önemli çünkü son yapılan istatistiklere baktığımızda yolunu kaybetmiş oldukça fazla çocuğumuzun olduğunu görüyoruz." diye konuştu."

Kerimoğlu, TÜİK'in 2024 yılı verilerine göre, çocukların yer aldığı 612 bin 651 olay olduğunu, fail çocuk sayısının 202 bin 785, mağdur sayısının ise 279 bin 620 olarak tespit edildiğini aktararak, fail çocukların yüzde 86'sının erkek ve en yoğun yaş grubunun 15-17 olarak tespit edildiğini anlattı. Kerimoğlu, erken müdahalenin 10-14 yaş arasında olduğu düşünüldüğünde, bu durumda erken müdahale şansının kaçırıldığını gördüklerini söyledi.

Mağdur çocuğun sisteme fail olarak dönme riskinin çok fazla olduğunu vurgulayan Kerimoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yetişkin ceza sistemimiz var ve bu sistemimizde oransal olarak cezaları azalttığımızda, eşittir çocuk adalet sistemi olduğunu düşünüyoruz. Bunun doğru olmadığını ifade etmek istiyoruz. Çocuğun yüksek yararını merkeze alan, onarıcı diversiyon teknikleri omurgasına koyan, çocuğun katılımını sağlayan, çocuk haklarını yine önemseyen, çocuğa özgü usul, kurum, infaz ve rehabilitasyonla ancak çocuk adalet sisteminin gerçekleşebileceğini düşünüyoruz."

Mevcut sistem aynı zamanda çocuğu etiketleyen bir işlev de görüyor. Çocuk adaletinde 'unutulma hakkı'nın mutlak ilke olması gerektiğini düşünüyoruz. Yaptığımız çalıştaya katılan sokaktan gelme 2 çocuğumuz vardı. Bunlar adli ve arkadaki süreçleri yaşamışlar. Onların ifadesi şuydu: 'Cezaevleri bir okuldur, suçu öğreten okullardır. Küçük bir hırsızlık yaparak girdik ama çok fazla suç çeşidiyle karşılaştık, onları da öğrendik orada. Bizleri, çeteler çok içlerine almak istedi ama girmek istemedik.' Eğer çocuk adalet sistemini bütüncül olarak gerçekleştirebilirsek suç okulu etkisinden de kurtulmuş oluyoruz."

"Ceza artışı, suçu önlemiyor"

Kerimoğlu, yoksulluğun da suç oluşumunda önemli bir faktör olduğunu belirterek, "Bir cep telefonuna özense, çalışacak olsa bunu 10 yılda alamayacak, en kolay yol bunu bir biçimde bir yerden temin etmek. Bu yolla başlıyorlar. Bir de bu lüks hayat illüzyonu, çocukların gerçeklikle arasında uçurum oluşturuyor ve yapısal şiddeti üretmiş oluyor. İnternetle ilgili önleyici tedbirlerin muhakkak alınması gerekiyor. Artık yaş doğrulama ve içerik regülasyonu milli güvenlik meselesi haline gelmiş durumda. Okula ara verilen her bir yılda suç riskinin 2-3 kat arttığı bulgulanmış." ifadelerini kullandı.

Türkiye'deki "suça sürüklenen çocuk" tabirinin uluslararası standartlarda "hukukla çatışma halinde olan çocuk" tanımı olarak öne çıktığını söyleyen Kerimoğlu, şunları kaydetti:

"Önerdiğimiz şey, cezalandırıcı mantıktan onarıcı geleceğe, onarıcı adalete geçişin olması gerektiği, cezalandırıcı perspektiften koruyucu ve rehabilite edici bir yaklaşım. Bir çocuğun bir çocuğu öldürmüş olması toplumda bir infial yaratıyor ve her birimiz o ailenin, o öldürülen çocuğun acısını hissediyoruz ancak öldüren kişinin çocuk olduğunun da gözden kaçırılmaması gerekiyor. Ceza artışı suçu önlemiyor. Ne kadar çok suçlu çocuğumuz, suça bulaşmış çocuğumuz varsa, bunların yarın öbür gün karşımıza daha profesyonel suçlular olarak çıkmasına engel olabilmek için rehabilite edilmesi lazım, yoksa bu, bir ulusal risk alanı haline de gelecektir."

Diversiyon yöntemi çocuk adalet sisteminin merkezinde olması gereken yöntemlerden bir tanesi. Özellikle hafif ve ilk kez suç işlemiş çocuklarımızda çocukta kalıcı suçlu kimliği oluşmadan, damgalama ve mükerrer suça çocuk yönelmeden, bunu tamamen adalet sisteminin dışından yürüterek çocuğu o sistemin içerisine bile sokmadan çocuğu farklı şekillerde rehabilite etmek."

"Çocuk adalet sistemi kurulmalı"

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Hukuk Komisyonu üyesi Refia Kaya, Kanada ve İspanya'da bu konuda sivil toplum kuruluşlarının yaptığı uygulamalarla ilgili bilgi verdi.

İspanya'daki sistemin takip ve rehabilitasyonun sürekliliği ile vaka takibinin kolaylığının sağlanması için özellikle çocuğa psikososyal desteğin, travma çalışmalarının koordineli ve uzun dönemde sonuç alınacak şekilde işlemesi için geliştirildiğini ve devletin yükünü azalttığını söyleyen Kaya, Türkiye'de, çocuğun ceza sürecinin sona ermesinin ardından takibine yönelik sistem olmadığını ifade etti.

Ortak gayelerinin ve çağrılarının "çocuk adalet sisteminin kurulması" olduğunu bildiren Kaya, "Mağdurun zararının onarılması, çocuğun rehabilitasyonu, mükerrer suçun azaltılması ve toplum güvenliğinin güçlendirilmesinin tek yolunun, en etkili yolunun bu olduğunu düşünüyoruz. Cezaların artırılması sadece olay bazlı geçici bir çözüm sağlar ama asıl çözüm rehabilitasyondur, onarılmadır." dedi.

İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası Başkanı İlhan Taşkıran, sahada birebir gözlem yapabilen ve gençlerle sürekli iletişim içinde olan bir meslek grubunu temsil ettiklerini belirterek, kullanıcı profilinin yaklaşık yüzde 80'ini 13-25 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin oluşturduğu bir hizmet alanında olduklarını söyledi.

Taşkıran, internet kafelerde denetimli ortam, kimlik ve yaş kontrolünü sağladıklarını, süre ve içerik takibi ve filtreleme programı kullandıklarını belirtti.

TikTok için "sosyal medya değil, sosyal felaket" ifadesini kullanan Taşkıran, şöyle konuştu:

"Bugün sahadan gördüğümüz tabloyu, açık ve net ifade etmek istiyoruz: gençlerimizin önemli bir kısmı, şiddeti normal görmeye başlamış, hızlı ve kolay para kazanma beklentisine yönelmiş, sosyal medyanın oluşturduğu gösteriş ve popülerlik baskısı altında kalmıştır. Özellikle TikTok ve benzeri platformlarda yayılan riskli ve suça eğilimli paylaşımlar, gençler üzerinde ciddi bir özenti ve yönelim oluşturmaktadır. Sahadaki en önemli tespitimiz şudur: Gençlerimiz suç işlemeye meyilli doğmuyor ancak yönsüzlük, değersizlik duygusu ve kontrolsüz dijital etki, onları riskli alanlara itiyor. Bugün dijital ortamlar, büyük ölçüde kontrolsüzdür."

Mafya dizilerinin gençlerin rol model algısını etkilediğini dile getiren Taşkıran, "Son 5 yılda, suç işleyen çocukların yüzde 90'ının bir saç şekli var. Mafyatik dizilerden oluşmuş saç şekilleri, 2016'da başlamış bu saç şekli, oradan gelme. Mafya ve suç temalı yapımların artışı, suçun güç ve prestijle ilişkilendirilmesi, şiddetin normalleştirilmesi, gençlerde olumsuz rol model etkisi suç davranışına yönelik psikolojik eşiği düşürmektedir." ifadelerini kullandı.

"'Kanunla ihtilaflı olan çocuk' tanımı daha bilimsel ve vicdani geliyor"

Komisyon Başkanı Durgut, sunumların ardından yaptığı konuşmada, "suça sürüklenen çocuk" tanımının çocuğu suçtan ari bir noktaya taşıdığını belirterek, şunları kaydetti:

"Tamamen edilgen. Atlas'ı gaddarca öldürmüş ama 'suça sürüklendi' diyoruz. Bu çocuklara bir şeyin hata olduğunu söylemek, davranışıyla ilgili sorumluluk yüklemek, çalışma ve gelişme ortamını temin edecek bir şey. Çocuğa hiç sorumluluk yüklemezsen, 'hiçbir şey suç değil, sen ancak suça sürüklenirsin, yapmazsın' duygusunu işlersen, suç kavramının oturması açısından ne kadar makul bilemiyorum. 'Kanunla ihtilaflı olan çocuk' tanımı bilimsel ve vicdani geliyor. Bir çocuğu defalarca bıçak darbesiyle öldürmek çocukça suç tanımına girmiyor benim dünyamda. Bizim çocukluğumuzdaki çocuk suçları yok. Bu konuda somut ve caydırıcı tedbirleri önemsiyorum."

Durgut, bütün risk faktörlerini analiz ve tespit eden, bunlara yönelik politikalar geliştiren yaklaşımı savunduğunu dile getirerek, "Şuna rastladım: İnternet ortamında çok ağır küfürler ediyor, sonra cevaben karşıdaki 'sen bana nasıl böyle dersin' diye yazıyor, 'ben 18 yaşın altındayım' diyor. Bu suça sürüklenme konusunda sizden benden daha mahirler. 'Suça sürüklenmek' diye bir kavram var. Bunun karşısında bir cezasızlık algısı var ve bunun farkındalar. Korkunç bir cinayetin failini de 'suça sürüklenen çocuk' diye saflaştırmak. Kavramlar çok önemlidir." değerlendirmelerinde bulundu.

Sunum yapan temsilciler daha sonra milletvekillerinin sorularını da yanıtladı.

Komisyon Başkanı Durgut, 22 yaşındaki Hakan Çakır'ın Ankara Keçiören'de çıkan kavgada bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin, Çakır'ın kız kardeşine sarkıntılık yapanlarla arasında çıkan tartışmada öldürüldüğünü söyledi. Durgut, Çakır'ın faillerinin daha önceden suç kaydı bulunduğunu, rehabilitasyon sürecinden geçmeleri halinde bu elim olayın yaşanmamış olabileceğini dile getirerek, Çakır ölene kadar faillerinin tutuksuz yargılandığını anımsattı.

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Suça Sürüklenen Çocuklar: Erken Müdahale Gereksinimi - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement