Mersin ablukası
Mersin İdman Yurdu 3 - Adanaspor 0
Bölgenin büyük maçı baştan sona ev sahibi ekibin üstünlüğü ile geçti. Zaten maç sonu Levent Eriş'in açıklamaları sıkıntıyı ve maçın öyküsünü de özetliyordu. Adanaspor muhakkak takviye yapacaktır ama maçta kadroda olan futbolculara da sırt çevirmeden dönüşümü gerçekleştirmek lazım. Adanaspor açısından bakarsak sahada genç oyuncular vardı ama hücum anlamında sıkıntıyı da Levent Eriş'in bile bile lades kıvamında çektiğini söyleyebiliriz. Sami Can'ın yanında orta saha etkileşimlerinde Ali Zorlu olsaydı oyun ne kadar değişirdi bilemeyiz ama daha dirençli bir takım görüntüsü sergilenebilirlerdi. Bu tip mücadelelerde Thaigo'nun forvete vereceği desteği hesap ederek çıkarılan kadro ve kurgulanan oyun tutmuyor. Eldeki kadroya göre kaleyi koruma yerine karşı kaleye bilinçli yüklenme daha faydalı olacak gibi. Sami Can ve Ali kontrolünde oluşacak orta sahanın önünde dizilecek Ömer Can-Thiago-Ömer Karancı üçlüsü ve merkezde yer alacak Ergin ile daha etkili olunabilir (veya Ergin Ömer yerine başlar ve Ahmet Dereli merkezde yer alır).
Mersin ise müsabakayı başından sonuna kadar üstün ve iştahlı götürdü ve bence hak ettiği sonucu aldı. Skor daha da farklı olabilirdi. Hakan Kutlu maddi imkansızlıklar içinde olmasalardı zirvede dahi yer alabileceklerini belirtti -ki mümkün-. Mersin ekibinin zaten Süper Lig'e çıkıp tekrar düştüğünden beri yaşadığı en büyük sorun bu; maddi imkansızlıklar. Eren'in yerine oyuna dahil olan Nduka, Güven Varol, Mehmet Yıldız üçgeni müsabakayı çözdü ama ayrıntı bütün tehlikeli pozisyonların başında Mersin İdman Yurdu'nun oyunu paralel olarak genişletmesinin payı olmasıydı.
Heyecan, asabiyet ve futbol
Karşıyaka 1 - Ankaraspor 1
Müsabakanın yönetim şekline girmek tarzımız değil zira maçı yöneten de bizler gibi anlık reaksiyon göstererek karar veriyor. Hata yaptı mı? Yaptı ama bu kadar. Sonuca etki ediyor ama unutmayalım ki sonuca etki edenler sadece hakemler değil, aynı zamanda o müsabakada oynayanlar ve oyuncuları idare eden teknik direktörler.
Karşıyaka'nın akıcı futbolunda sezonun kendisi adına en etkili performansını gösteren Berkan'ın katkısı büyüktü. Mükemmel bindirmelerle Furkan'ı zor durumda bırakması bir yana Ars'ın asiste çevirdiği pası futbolun temel öğretileri içindeydi; ceza sahasına gir ve penaltı noktasına topu aktar. Karşıyaka'nı golünü temel öğreti gerçekliğinde oluştu. Sonrasında ise Ankaraspor'un baskısı, Karşıyaka'nın ise hızlı hücumları sahada vardı. Ankaraspor'da Dilaver'in attığı gol ise bir başka temel öğretiden uzaklaşılan ana denk geldi; kanat savunucusu veya stoper asla ilk rakip hamlesinde arkasını dönmemeli. Dilaver'in golü de haftanın güzellikleri arasındaydı. Kurulan baskıda Galip Güzel'in rolünü üstlenen Müslüm'ün son vuruşlarda etkisiz kalması ve Bicik'in bu toplara müdahale etmesi Karşıyaka'yı zor durumdan kurtardı ve maçta tuttu. İkinci yarı da Ankaraspor baskısı ile geçti. Unutmayalım ki bu baskıyı Ankaraspor 10 kişi ile kurdu. Akıcı ama doğaçlama futbolun 'heyecanı', hakem kararlarının ise 'asabiyeti' getirdiği ortamda öncelikle Karşıyaka'nın 1 puanı hanesine yazması önemliydi. Devre arası kamp dönemi fazla olmayacak ve maceraya da gerek yok. Feda senesinde transfer döneminde bilinmezliğe yelken açmak var olan sıkıntıyı arttırır.
Skoru Oseni ve Soner belirledi
Kahramanmaraşspor 1 - Samsunspor 1
"Transfer yapmak istiyoruz"
Samsunspor'un Musa Aydın ile bulduğu gol öncesi gerçekleştirilen organizasyon ve Musa Aydın'ın tipik ceza sahası koşusu ile gelen gol sonrası Kahramanmaraş'ta oyuncuların oyundan düşmemesi önemliydi. Oyuna tutunmayı sağlayan isimler ise başta ilk golün sahibi Musa, sonrasında ise Soner oldu. Golün benzeri organizasyonda Musa topu Ersel'in üstüne vurmasa idi Kahramanmaraşspor'un oyundan düşmesi olası idi ama o pozisyon maçın senaryosunu da değiştirdi ve ev sahibi ekip kaybedeceği bir şey olmadığından sebep oyunun hücum yönünü düşündü. Bu zaman diliminde Berat dahi ceza sahası içinde pozisyon bulan oyuncu oldu. Hüseyin Kalpar'ın oyuncu değişikliklerinde önce kurgu sonra oyuncu pozisyon değişikliği ise hayli kafa karıştırdı ve Samsunspor oyunu toparlayamadı. 3 puanı hak eden taraf bence ev sahibi ekipti.
Sammy'nin iki yüzü
Fethiyespor 1 - Gaziantep BB 1
Fethiyespor'un yediği gol öncesi Sammy'nin kurtarışı belki de kendi adına maçın hareketi olacakken Sammy yediği golle anılacak. Evet yağmurun şiddeti ve sahayı zorlaştırması da golde önemli etmenler ama Brezilya'da düzenlenecek 2014 Dünya Kupası'nda Kamerun'un yedek kalecisi olarak turnuvada yer alacak Sammy'nin topa müdahale etmek için aldığı pozisyonda bir o kadar önemli. Sammy'nin Türkiye kariyeri bizi sürekli şaşırtmaya devam edecek.
Oyun anlamında Fethiyespor için 5 maçtır konuştuklarımızı hatırlamak yeterli. Oyundan keyif alan ve olabildiği kadar mahir ve oyun görüşü yüksek oyuncularla oynamak... Bu tercihler Fethiyespor'n oyununu güzelleştiriyor. Gaziantep karşısında son vuruş becerisinden noksan olmasalar veya Deumi çizgi üstünde hayati dokunuşu yapmasa 3 puan Fethiyespor'undu. İsim ayırmaksızın bütün oyuncular en fazlasını veriyorlar. Bu noktada Engin İpekoğlu'nu da kutlamak lazım zira oyun prensibinden vazgeçmiyor. Gaziantep ekibinde ise kadro geniş ama kadro ayarı sıkıntılı. 11 Ocak'ta lig başlayacak ama transfer 3 Şubat tarihine kadar. Bekleyip göreceğiz.
Serdar Dursun durmadı
Denizlispor 0 - Boluspor 2
Serdar Denizlispor'un oyunun kontrolünü ele geçirebildiği kısa zaman diliminde kaleyi bulabilse, belki de beraberliği getiren oyuncu olarak anılacaktı. O girdiği pozisyonlarda zor olanı tercih etti. Besim Durmuş Boluspor'da kadro değişikliği ile dikkat çekti. İskender ve Fatih Şen yerine Emrah ile Fatih Gül'e forma veren Besim Durmuş b maç özelinde haklılığını da ispat etti. Emre Kılınç önderliğinde ne yaptığını bilen taraf Boluspor idi. Hakan Arslan yerine oynayan İlyas Yılmazer ise Pendikspor'dan Fenerbahçe'ye boşu boşuna transfer olmadığını gösterdi ve iyi sayılabilecek bir performans sergiledi.
Denizli tarafında ise klasik devre arası öncesi belirsizliği yaşanıyor; federasyona başvuran oyuncular, oyuncuların serbest kalması gereken son günde bulunup yatırılan borçlar, seçim dedikoduları ve sair. Özellikle son 5-6 yıldır yaşanan olayların benzeri Show Tv-Doktorlar dizisi işbirliği gibi.
İnanç kaybolur ise
TKİ Tavşanlı Linyitspor 0 - 1461 Trabzon 3
İnancı kaybedenler Salih Yorulmaz önderliğindeki teknik ekip. Maç sonrası yaptığı açıklamada Salih Yorulmaz inançlarının kalmadığını ve maçtan önce istifa kararı aldıklarını belirtti. Oyunda bu inançsızlığa paralel gitti. İlk gol zaten yaşananların özeti idi. Barış Memiş'in kullandığı köşe vuruşunu Yakubu göğsü ile indirdi, Mustafa Akbaş vurdu. Gol bile başka izahatın olmadığını gösteriyr. 1461 Trabzon Barış Memiş etkisi kadar var olmaya devam ediyor. Oyuna ağırlığını koyan bambaşka bir figür haline geldi. Sıddık ve Gökhan ayak uydurduğu an hücum opsiyonları çeşitlilik kazanıyor. Batuhan'ın sağlam oyunu ile de savunma yönü dengeleniyor. Bu galibiyetin 1461 cephesinde her şeyin düzgün gittiği algısını yaratmaması gerekir. Hala çetrefilli iç saha yüzdesine sahipler.
İsmail Haktan Odabaşı tehdit edildi mi, tartaklandı mı?
Anıl etkisi
Orduspor 2 - Şanlıurfaspor 0
Daha önceleri de Eren'in ve özellikle de Anıl'ın takım organizasyonu adına ne derece mühim oyuncular olduğunu söylemiştik. Anıl bu hafta alınan galibiyetin başrol oyuncusu idi. Attığı gol haricinde takımın orta saha kurgusuna getirdiği çeşitlilik çok önemliydi. Emre Aygün'ün bu düzende yardımcı rol görevini yerine getirememesi sıkıntı yaratan noktaydı.
Şanlıurfaspor ise Adanaspor karşısında başarı ile uyguladığı organizasyonu dikey düşüşle sergilemekte. Topu rakibe veriyorlar ama oyunu kontrol edemedikleri gibi saha içi yerleşim ve alan parselasyonunda da sıkıntılar yaşıyorlar. Sercan Yıldırım'ın top tutamaması üstüne 2 kez verdiği yanlış kararlardan sebep de -ilkinde çaprazdan girdi ve penaltı nıktasında bulunan arkadaşı yerine uzak direğe plase yaptı, ikincisinde ise aynı bölgede topu ayağında çok tuttu- gol noktasında da sıkıntı yaşıyorlar. Devre arası yapılacak transferler ne derece doğru olacak bilemiyorum zira sezon başı yapılan yanlışlarda da Reha Kapsal hariç bu yönetimin onayı vardı veya yanlışı bu yönetim yapmıştı. Geçen hafta çıkan İsmail Haktan haberi ise tüm olan bitenin tuzu biberi gibi durmakta. Bu sene play-off kovalamak yerine var olan kaynağı -para- yapılanma için harcamak daha doğru olacak gibi. Kısa süreli başarı için kurulan takımlar sadece günü kurtarmakta -bakınız son 3 sezonda Şanlıurfa'ya gelen giden futbolcu sayısı-.
Gençlik aşısı
Manisaspor 2 - Bucaspor 0
Her iki ekibe de futbola gönül veren bir izleyici olarak teşekkür ediyorum. Toplam 15 oyuncu 21 yaş altındaydı (Bucaspor 8, Manisaspor 7 oyuncu ile). Bu tablo karşısında performans veya takım eleştirsi yerine bu karara imza atanlara övgü gerekmekte. 'Tecrübesiz kadro', 'genç kadro' gibi bahanelere sığınmadan futbol oynandı. Bu arada tecrübeli isimler de ellerinden geldiğince, verebilecekleri ölçütler doğrultusunda bu gençlere eşlik etti. Bucaspor kalecisi Çağlar PTT 1. Lig'de ilk maçına çıktı, titremedi. Aynı geçen hafta Batuhan yokluğunda ilk resmi maçına çıkan Abdullah Balıkuv gibi. Manisaspor'un geniş kadrosunda çoğu oyuncu özkaynaktan yetişti veya özkaynak departmanına transfer edilip yetiştirildi. Altınordu ile beraber bu düzenin peşinden gitmeliyiz ki dilimize pelesenk olan "yerli oyuncu havuzuna " katkı yapabilelim. 2 ekibe de tekrar teşekkürler.
Haftanın olayı : Manisaspor ve Bucaspor'un gençlik aşısı
Haftanın golü: Artun Akçakın
Haftanın teknik direktörü: Kemal Özdeş ve Mustafa Bahadır
Haftanın 11'i: İsmail Şahmalı (Ankaraspor), Fuchs (Manisaspor), Lokman Gör (Ankaraspor), Mitroviç (Mersin İY), Berkan Emir (Karşıyaka), Eray Ataseven (Manisaspor), Anıl Taşdemir (Orduspor), Ben Yahia (Mersin İY), Barış Memiş (1461 Trabzon), Karikari (Balıkesirspor), Mehmet Yıldız (Mersin İY)
Son Dakika › Spor › PTT 1. Lig'de 19. Haftanın Ardından - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.