Kentsel Sit Alanı Darkale'de Zamanla Yarış: Tarihimiz Yok Oluyor - Son Dakika
Son Dakika Logo
Yerel

Kentsel Sit Alanı Darkale'de Zamanla Yarış: Tarihimiz Yok Oluyor

14.12.2025 13:37  Güncelleme: 16:39

Manisa’nın Soma ilçesine bağlı kentsel sit alanı Darkale Köyü, Bizans dönemine dayanan tarihiyle yok olma riskiyle karşı karşıya. Nüfusunun 77 kişiye düştüğü söylenen ve günden güne hayalet köye dönen köyde, yüzlerce yıla dayanan eserler, asırlık evler için restorasyon çağrısı yapıldı. Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, "Yerel yönetim olarak biz bu işin peşindeyiz ama yetkilerimiz kısıtlı. Hükümet yetkilileri Darkale’nin feryadını duysunlar. Tarihimiz, kültürümüz yok oluyor” dedi.

Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL

(MANİSA) - Manisa'nın Soma ilçesine bağlı kentsel sit alanı Darkale Köyü, Bizans dönemine dayanan tarihiyle yok olma riskiyle karşı karşıya. Nüfusunun 77 kişiye düştüğü söylenen ve günden güne hayalet köye dönen köyde, yüzlerce yıla dayanan eserler, asırlık evler için restorasyon çağrısı yapıldı. Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, "Yerel yönetim olarak biz bu işin peşindeyiz ama yetkilerimiz kısıtlı. Hükümet yetkilileri Darkale'nin feryadını duysunlar. Tarihimiz, kültürümüz yok oluyor" dedi.

Manisa'nın Soma ilçesine bağlı kentsel sit alanı Darkale Köyü, Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan tarihi, kentsel sit statüsündeki yapıları ve kültürel mirası ve turizm potansiyeline rağmen rağmen nüfus kaybı ve bakımsızlık nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya.

Köyde daha önce başlayan restorasyon çalışmaları sonuçsuz kalırken, köyde yaşayanlar ve yerel yöneticiler, Darkale'nin korunması ve turizme kazandırılması için hükümete çağrı yaptı.

Darkale Köyü Muhtarı Önder Uysal, köyün tarihi birçok değeri olduğunun altını çizerek, "Çevresi sit alanı, çamaşırhanesi, camileriyle meşhur. Altından yol geçen evlerimiz de meşhurdur. Kanyonumuz var, kanyon yürüyüşlerimiz olur. İki kalenin arasında kurulmuş bir köydür. Hiçbir yerden gözükmez. Tarihi camimiz var. Darkale Kırkıoluk Camisi, altından dere geçen tek cami olarak söylenir. Tabakhanelerimiz vardı. Deri işçiliği çok meşhurmuş bizim burada. Aydın'a körüklü çizmeler buradan gidermiş diye söylenirdi ama tabii zamanla tabakhanelerde bu işleri yapacak insan kalmayınca tabakhaneler zamanla yıkıldı" diye konuştu.

"Köyümüzün nüfusu 77"

Yıllar içinde köyün nüfusunda ciddi oranda azalma meydana geldiğini kaydeden Uysal, "Köyümüzün nüfusu 1990'dan sonra gitgide, hızlı bir şekilde azaldı. Şu anda köyümüzün nüfusu 77. Köyümüzde ikametgah edenlerin sayısı 55. Toplam 20 haneyiz köyde. Artık giden geri gelmedi" ifadelerini kullandı. Köyün hakettiği değeri görmediğini belirten Uysal, şunları söyledi:

"Köyümüzün tarihi değerleri çoktur. Camimiz harabe vaziyetteydi, restore edildi. Çamaşırhanemiz var, onun da planı ve projesi bitti. Aşağıda bir hamamımız vardı. O tamamen yıkıldı ama orada yine restorasyon çalışmaları başlatıldı. Onun dışında anıt çınarlarımız var. Soma'da, Darkale'deki narekşisi meşhurdur. Dondurmacılık çok meşhurdur. Eskiden Darkale'de gerçekten kar kuyularımız varmış, dondurmayı buradan biz yaparmışız. İlk linyit kömürünü bulan gene biziz. Atlı safarilerimiz oluyor. Köyümüz hak ettiğii değeri bence görmüyor. İzmir'in Şirince'sine gittik. Bursa'nın Cumalı Kazığı'na gittik. Manisa'nın da bir Darkale'si niye olmasın? Bizim onlardan hiçbir farkımız yok. Yetkililere de sesleniyorum, bir el atsalar. Çünkü bizim gücümüzle olacak bir şey değil. Darkale'nin güzelliklerini herkes keşfetsin, gelsinler köyümüze. Ben kendi vatandaşlarıma da sesleniyorum, burada gelsinler köylerine sahip çıksınlar. Darkale'nin daha iyi gelişmesi için bence turizme biraz daha ağırlık verilmesi lazım. İnsanların burayı görmeleri lazım. Ama şimdi maliyetler çok. Vatandaşımızın kendi imkanlarıyla bu evleri yapmaları, bu şartlarda zor. Devletimiz, belediyelerimiz bize bir destek verirse..."

"Oluklardaki işlemelerin bazıları Bizans dönemine ait"

Uysal, köyde yüzlerce yıla dayanan eserlerin, asırlık evlerin bulunduğunu belirterek, "Camimiz Kırkoluk Camisi diye geçer. Kırkoluk Camisi denilmesinin sebebi de kırk tane oluktan su akmasıdır. Altından dere geçen tek cami diye de söylenir. Tamamen ahşap bir cami, çivi kullanılmadan yapıldığını söylüyorlar. Bu oluklardaki işlemelerin bazıları Bizans dönemine ait, bazıları da şu öbür taraftakiler de Selçuklu dönemine ait. Camiler sit alanı" bilgisini verdi.

Köyün gençlerinden Hayninüsa Uysal da "Bu köyde yaşamak güzel bir duygu. Bütün koşullarımız elimizde var. Ama diğerlerinden farkımız da var. Köyümüzün hak ettiği değeri gördüğünü düşünmüyorum. Daha çok insan gelse, turizm olsa çok güzel olur. Daha çok öne atılır köyümüz. Köyümüzde eksik olan tanıtılmaması. Dağlarımızda yürüşlerimiz var, kanyona çıkılıyor, ata biniliyor. Hep beraber at safarisi yapıyoruz" dedi.

Uçankuş: "Evleri geç Osmanlı dönemi mimarisini yansıtmaktadır"

Sanat Tarihçisi Gülşah Uçankuş, Darkale'nin tarihinin Bizans dönemine dayandığını belirterek, restorasyon çağrısı yaptı. Darkale Köyü'nün, İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından kentsel sit ilan edildiğini, köydeki evlerin geç Osmanlı dönemi mimarisini yansıttığını anlatan Uçankuş, şu bilgileri verdi:

"Köyümüz Osmanlı döneminde Tarhala kazası olarak bilinmektedir. Burası da bir kaza merkeziydi önceden. Burada bir tane tescilli hamamı, Kırkoluk Camisi, köyün içerisinde Minareli Camisi ve Kırkoluk Camisi'ne ait bir çamaşırhanesi bulunmaktadır. Şu anda ne yazık ki konutların çoğu yıkım sürecine girdi. Maalesef bugüne kadar çok fazla değer göremedi. Bu köy önceden tabakhanecilikle meşhurmuş. Yerel ürünleri var. Nar ekşisi meşhurdur Darkale'nin. İğne oyaları meşhurdur, üç etekli kıyafetleri çok özeldir.

Bergama Krallığı döneminde burası doğudan gelen saldırılara karşı bir uç cephe karakol yeri olarak düşünülmüş. Bizans geçmişi de var Darkale'nin. Köyün karşısında duvar kalınlıkları yaklaşık bir metreyi bulan sur kalıntıları var. Yine köyün kurulduğu Asartepe mevkisinde de Bizans döneminden kalma su deposu kalıntıları var. Kırkoluk Camisi'nde de çok fazla devşirme malzeme kullanılmış. Karşı tarafta özellikle Bağlararası mevkii dediğimiz alanda da sütun kalıntılarımız var. Muhakkak bir arkeolojik kazı yapıldıktan sonra daha eski çağlara dayanan tarihi gün yüzüne çıkacak diye düşünüyorum. Darkale bugüne kadar hak ettiği değeri bulamadı. 2011–2012 yıllarında bir Darkale Köyü yenileme projesi başlatılmıştı aslında. Ama biz uygulama aşamasında bazı sıkıntılar yaşadık. Belki yerel yönetimin biraz daha ilgisiz kalmasından dolayı oldu bu. Bundan sonrası için ben yine de umutluyum. Restorasyon projesi hazır bekleyen yapılar var köy içinde. Belediyenin mülkiyetinde olan yapılar da var. Bunların uygulaması yapılırsa, turizme kazandırılırsa belki gelecek için faydalı olur."

Okur: "Koruma amaçlı imar planları çabalarımıza rağmen tamamlanmadı"

Soma Belediye Başkanı Sercan Okur da tarihi bir köyün yok olmaya yüz tuttuğunu söyledi.

Darkale Köyü'nün aslında Soma'nın kalbinin ilk attığı yer olduğunu belirten Başkan Okur, "Çünkü Darkale Kazası olarak Soma'dan önce burası Osmanlı kayıtlarında geçen bir bölge. Linyit kömürünün Soma'da ilk bulunduğu ve işletilmeye başlandığı yer olması sebebiyle maden tarihi açısından da önemi var" dedi.

Yapısıyla, evlerinin özellikleriyle mimari bir değere sahip köyün hakettiği değeri bugüne kadar göremediğini ifade eden Okur, "Koruma amaçlı imar planı çalışmaları da bizim bütün gayretimize rağmen tamamlanamadığı için evleri yıkılmaya yüz tutmuş durumda. ve göz göre göre kaybettiğimiz bir tarih burası. Ellerimizin arasından, parmaklarımızın arasından kayıp giden bir tarih var burada. Biz bunun böyle olmasını istemiyoruz. Burası Manisa'nın saklı kalmış hazinesi. Gerekli ilgi alaka gösterildiğinde, yatırım yapıldığında hem madencilik tarihi açısından hem mimari açısından hem kültür ve gastronomi açısından bölgenin bir çekim merkezi haline gelebileceğini düşünüyoruz. Soma'nın buna ihtiyacı var" diye konuştu.

"Gelsinler, gezsinler, ne demek istediğimi anlayacaklar"

Yerel yönetim seviyesinde gerekli çalışmaların yapıldığını kaydeden Başkan Okur, hükümet yetkililerine seslenerek, şunları kaydetti:

"Yerel yönetim olarak biz bu işin peşindeyiz ama yetkilerimiz kısıtlı. Bizim üstümüzde hükümetimiz, hükümetimizin ilgili bakanlıkları, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere Darkale'ye gereken önem gösterilmesi gerekiyor. Ben hükümet yetkililerinin de bu konuda Darkale'ye ilgi duymalarını istiyorum. Onları buraya davet ediyorum. Gelsinler, gezsinler, görsünler, ne demek istediğimi anlayacaklar. Kısım kısım yapılan çalışmalar var burada. Ama bunlar istikrarlı bir şekilde devam ettirilmediği için ve kısım kısım kaldığı için, bir bütünlük arz etmediği için bir gelişme katedilememiş. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana Darkale'yi istikrarlı bir şekilde gündemde tutmaya çalışıyoruz ve tanıtmaya çalışıyoruz. Ama bunlar kültürel etkinlikler, sanatsal etkinlikler, sportif etkinlikler. Bunun yanı sıra burada altyapı noktasında, yani burada bir otel işletmesi açılabilmesi, bir restoran işletmesi açılabilmesi, evlerin restore edilebilmesi, sokakların sağlıklaştırılması… Bunların hepsinin koruma amaçlı imar planına bağlılığı var. ve koruma amaçlı imar planı şu anda artık son aşamasında Anıtlar Kurulu'nda bekliyor. Ancak neden imzalanmıyor? Neden o imza bir türlü atılmıyor ve onaylanmıyor? Ben bir türlü anlamış değilim. Gerekli görüşmeleri de gerçekleştiriyoruz. Ama maalesef bir türlü o koruma amaçlı imar planına imzayı atıp da ilan edemedik. Onu da yapsak gerçekten köyü kurtarmış olacağız. Belediye başkanı olarak Darkale'nin feryadını duysunlar. Tarihimiz yok oluyor burada. Kültürümüz yok oluyor. Yok, yok etmeyelim burayı."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Yerel Kentsel Sit Alanı Darkale'de Zamanla Yarış: Tarihimiz Yok Oluyor - Son Dakika


Advertisement