AYM, HDP Davasında Sona Yaklaşıldığını Açıkladı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AYM, HDP Davasında Sona Yaklaşıldığını Açıkladı

AYM, HDP Davasında Sona Yaklaşıldığını Açıkladı
26.02.2026 13:37

AYM Başkanı Özkaya, HDP'nin kapatılması davasında incelemenin tamamlanmakta olduğunu duyurdu.

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca HDP'nin kapatılması istemiyle açılan davaya ilişkin, "Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini söyleyebiliriz. Yani tamamlanma sürecine yaklaşılmış durumda. Bir başka ifadeyle, Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine başlanmasına gelme durumunda. Çok uzun zaman almadan değerlendirme yapılabilecektir." dedi.

Özkaya, Ankara Vilayetler Evi'nde basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftarda bir araya geldi.

Buradaki konuşmasında, hak arama yollarının etkinliğini artırmak için teknolojik dönüşüme önem verdiklerini belirten Özkaya, AYM'ye bireysel başvuruların 1 Ekim 2025 itibarıyla elektronik ortamda ve UYAP Avukat Portalı üzerinden yapılabilmesine imkan sağladıklarını anımsattı.

Yüksek Mahkemeye 1 Ekim 2025'ten bu yana bu yöntemle 6 bin 686 bireysel başvuru yapıldığını aktaran Özkaya, söz konusu uygulamayla hem erişilebilirliğin arttığını hem de başvuru süreçlerinin daha hızlı, etkin ve şeffaf şekilde yürütülmesinin önünün açıldığını vurguladı.

Özkaya, görev alanlarındaki işlere ve raportörlük müessesesine yardımcı olmak adına yapay zekanın kullanımı konusunda da ciddi çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Anayasa Mahkemesine 2025'te 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldığını, 71 bin 175 başvurunun da sonuçlandırıldığını bildiren Özkaya, verilen karar sayısının yapılan başvuru sayısından fazla olduğunu ortaya koyan bu verilerin, artan iş yüküne rağmen AYM'nin büyük bir özveri ve gayretle çalıştığının göstergesi olduğuna işaret etti.

"Bireysel başvuruların yüzde 87,2'si karara bağlandı"

Özkaya, AYM'ye yapılan bireysel başvurulara ilişkin şu bilgileri verdi:

"Uygulamaya girdiği 23 Eylül 2012'den 31 Aralık 2025'e kadar bireysel başvuru sistemi kapsamında 714 bin 774 başvuru yapıldı. Bunların yaklaşık 623 bin 88'i, yani yüzde 87,2'si karara bağlandı. Halen 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır. 2025 yılında karara bağlanan başvurulardan 5 bin 268'inde ihlal kararı verildi. Bunların içerisinde makul süre ihlali yok. Bunlar nitelikli haklara ilişkin ihlal. 23 Eylül 2012'den 31 Aralık 2025'e kadar verilen ihlal kararı sayısı ise 84 bin 519. Bunların da 56 bin 443'ü makul sürede yargılanma hakkına ilişkin. Hak bazlı verilen ihlal kararı sayısı ise 28 bin 76. Bu 28 bin 76 ihlal kararı içerisinde ağırlıklı sıralamayı adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkından verilen ihlal kararları almaktadır."

Bugüne kadar verilen ihlal kararlarının toplam başvuruya oranının, makul süre hariç yaklaşık yüzde 3,9 olduğunu belirten Özkaya, "Bunun da aslında Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru incelemelerinde bir süper temyiz mercii olarak görev yapmadığını, yalnızca bir hakkın anayasal anlamda ihlal edilip edilmediğine baktığı sonucunu ortaya koyduğu anlaşılmaktadır." ifadesini kullandı.

"Mahkememiz, bireysel başvuruda verdiği önemli kararlarla anayasal ilkelerin daha görünür ve işlevsel hale gelmesine katkı sağlamıştır." diyen Özkaya, bu yönüyle bireysel başvurunun, Anayasa'nın yaşayan bir metin olmasına imkan tanıyan dinamik ve dönüştürücü bir mekanizma niteliğine haiz olduğuna dikkati çekti."

"Bireysel başvuru sistemi başarıyla devam etmektedir"

Bireysel başvuru kapsamında verilen ihlal kararlarının hayata geçirilmesinin belirli usul ve süreçler çerçevesinde yürütüldüğüne işaret eden Özkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu bağlamda verilen ihlal kararlarından 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olanların sayısı 83'tür. Bunların önemli bir kısmının icra süreci halen devam etmektedir. Kalan az bir kısmının ise icra sürecinin henüz tamamlanmamış olmasının nedeninin ihlal kararlarında belirtilen ihlal gerekçelerinin ya da ihlal kararı sonrası uygulanması gereken mevzuatın Anayasa Mahkemesinden farklı yorumlanması olduğu görülmektedir. Tabii burada gereği yerine getirilme süreci henüz tamamlanmamış olan dosyalara ilişkin oranın düşüklüğü bu konunun önemsiz olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Elbette ki bunlar çok çok önemli kararlardır."

Diğer taraftan yine ifade etmeliyim ki 31 Aralık 2025 itibarıyla mahkememiz tarafından verilen ihlal kararlarının yüzde 99,7'sinin gereğinin yerine getirildiğini görüyoruz. Esas itibarıyla bu tablo bize, temel hak ve özgürlüklerin korunması bağlamında bireysel başvurunun etkili ve işlevsel bir hak arama yolu olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki Anayasa Mahkemesi necip milletimizin 2010 yılında verdiği yetkiye dayanarak hayata geçirilen bireysel başvuru sistemini büyük bir kararlılıkla ve başarıyla uygulamaya devam etmektedir."

"Derdest Yüce Divan dosyası kalmamıştır"

"Norm denetimi" kapsamında 2025'te AYM'ye 51'i iptal davası, 226'sı itiraz olmak üzere 277 başvurunun yapıldığını aktaran Özkaya, buna karşılık 2025'te 278 iptal davası ile itiraz başvurusunun karara bağlandığını ve 472 kuralın Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapıldığını söyledi."

Özkaya, "2012'den 31 Aralık 2025'e kadar ise toplam 2 bin 328 iptal davası ve itiraz başvurusu yapıldı. Aynı süre zarfında sonuçlandırılan dosya sayısı 2 bin 322'dir. Bu tarih itibarıyla derdest dosya sayısı ise 114'tür." bilgisini verdi.

Yüksek Mahkemenin bir diğer görevinin de Yüce Divan yargılamaları olduğunu anımsatan Özkaya, Türkiye'nin 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından olağan dışı bir süreç yaşadığını, yargısal faaliyetlerin de bu süreçten etkilendiğini ifade etti.

Bu sürecin, Yüce Divan yargılamalarına da yansımaları olduğunu anlatan Özkaya, "Bu kapsamda mahkememiz, 2017'den bu yana yürüttüğü yargılamalar sonucunda 12 Yüce Divan dosyasını karara bağlarken, söz konusu yargılamalarda 32 kişi hakkında hüküm tesis etmiştir. 2025 sonu itibarıyla ise derdest Yüce Divan dosyası kalmamıştır." açıklamasında bulundu.

"Parti kapatma davalarına ilişkin derdest dosya sayısı 5 oldu"

AYM'nin siyasi partilere ilişkin mali denetim de yaptığını aktaran Özkaya, bu kapsamda 2025'te 164 dosyanın sonuçlandırıldığını kaydetti.

Özkaya, siyasi partilerin mali denetimiyle ilgili Sayıştay Başkanlığıyla koordineli çalışma yürüttüklerini dile getirerek, "Şu an itibarıyla faal olan 188 siyasi partinin mali denetimi yapılmaktadır. Ayrıca siyasi partilerin mali denetiminde, siyasi partilere kolaylık sağlamak amacıyla bu denetimde Anayasa Mahkemesince verilen kararlar ve Anayasa Mahkemesince gözetilen ölçütlerin de ortaya konulduğu Siyasi Parti Mali Denetim Rehberi hazırlanması çalışmaları, mahkememiz bünyesinde bir başraportör arkadaşımızın koordinatörlüğünde yürütülmekte olup, yakın zamanda inşallah bu rehber tamamlanacak." diye konuştu.

Özkaya, "Anayasa ile mahkememize verilen görevler arasında siyasi partilere ilişkin kapatma davalarını karara bağlamak var. 2025 yılı sonu itibarıyla parti kapatma davalarına ilişkin derdest dosya sayısının 5 olduğunu ifade etmek isterim." dedi.

AYM'deki HDP kapatma davası

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özkaya, "Anayasa Mahkemesi, HDP hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili henüz bir karar vermedi. Davayla ilgili son durum nedir?" sorusuna şu cevabı verdi:

"Çok kapsamlı bir dava. İddianamede ileri sürülen hususların incelenmesi ve araştırılması çok zaman alacak bir boyuttaydı. Baştan itibaren dosyada 4 raportör görevlendirdik. Bugüne kadar Anayasa Mahkemesine çok sayıda kapatma davası açılmış olmasına rağmen, HDP kapatma davasının niteliğinde bir başka dava yok. 520 kişinin eylemi kapatma davasına gerekçe olarak gösteriliyor. Bunların 451'i hakkında yasaklılık kararı isteniyor. 520 kişi hakkında 4 bin eylemden bahsediyoruz. Bu eylemlerin tamamı soruşturma ve kovuşturma konusu olmuş."

Bu da yaklaşık 3 bin davaya tekabül ediyor. 840 sayfa iddianame, ekinde 60 klasör ve bu klasörlerin içinde yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunan bir davadan söz ediyoruz. Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini söyleyebiliriz. Yani tamamlanma sürecine yaklaşılmış durumda. Bir başka ifadeyle, Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine başlanmasına gelme durumunda. Çok uzun zaman almadan değerlendirme yapılabilecektir."

Özkaya, "Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla" ilgili soruya ise "Anayasa Mahkemesi tarafından herhangi bir sözlü ya da fiili eylemde bulunulmadı. Süreç de zaten devam etmedi. Yani sadece o kararın alınmasıyla kaldı, sonrasında başka bir gelişme olmadı. Anayasa Mahkemesi de bu konuda bir tutum içerisine girmedi." yanıtını verdi.

"AİHM'in ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etme yetkimiz yok"

"Milletvekilliği düşürülen Can Atalay ile eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında AYM ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince (AİHM) verilen ihlal kararlarının, mahkemelerce yerine getirilmemesine" ilişkin değerlendirmeleri sorulan Özkaya, AYM'nin Atalay ile ilgili verdiği 3 kararı bulunduğunu anımsattı."

AYM üyesi olarak söz konusu kararlarda yargısal görüşünü ifade ettiğini anımsatan Özkaya, "Can Atalay'ın milletvekili olarak yargılanmasının özel usule tabi olduğunun ve Anayasa Mahkemesinin Anayasa'nın 14 ve 83. maddeleri yorumu çerçevesinde milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiğinin ifade edildiği iki kararın altında imzam var." dedi.

AYM olarak AİHM'in verdiği ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine yapılan başvurularda işin esasını incelediklerini ve ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediğini tespit etmeleri durumunda ihlal kararı verdiklerini belirten Özkaya, "Bizim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etmeye yönelik yetkimiz yok. Dolayısıyla bu konudaki değerlendirmelerimiz de farklı yorumlanabiliyor. O nedenle bu tür konularda kararlarımızla değerlendirme yapmanın daha doğru olacağını düşünüyorum." diye konuştu.

"Eylül itibarıyla yapay zekayı hayata geçirmeyi hedefliyoruz"

"Anayasa Mahkemesi olarak yapay zekayı hangi alanlarda kullanacaksınız ve yapay zekaya geçiş için bir tarih verebilir misiniz?" sorusu üzerine Özkaya, şunları kaydetti:"

"2026'nın eylül ayı itibarıyla yapay zekayı hayata geçirmeyi hedefliyoruz. İlk aşamada bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesi noktasında yapay zekadan yararlanmayı planlıyoruz. Burada şu hususa dikkat çekmek isterim, yapay zekanın çalışmalarına ve bu çalışmalara bağlı olarak ortaya çıkan ürüne hukuki bir değer atfetmeyeceğiz. Yani yapay zeka, raportörlerimize hazırlık çalışması niteliğinde katkılar sağlayacak. Yapay zekanın üreteceği ürün, raportörler tarafından mutlaka kontrol edilecek, bu çıktıların doğruluğu test edilecek ve gerekli kontrollerin ardından o çalışmalardan istifade edilecek."

İkinci aşama olarak ise dosyaların kategorize edilmesinde, dosyaların değerlendirme safhasının öncesinde yapay zekadan yararlanmayı hedefliyoruz. Bu noktada yapay zeka, Anayasa Mahkemesinin benzer konularda daha önce verdiği kararlardan hareketle dosyalara ilişkin önerilerde bulunabilecek. Bu süreç de aynı şekilde kontrolden geçtikten, denendikten ve hata oranı çok düşük olduğu tespit edildikten sonra uygulamaya girecek. Bütün bu uygulamalar dosyaların ilk inceleme aşamasında devrede olacak, dosyanın esasının inceleme aşamasında, yani dosyada ihlal var mı yok mu gibi hukuki değerlendirme gerektiren durumlarda yapay zekanın devrede olması gibi bir husus şu an itibarıyla söz konusu olmayacak."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AYM, HDP Davasında Sona Yaklaşıldığını Açıkladı - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement