Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan'da yapılacak Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil etmek üzere Musevi asıllı Can Bonomu'nun seçilmesine tepki gösterenleri eleştirerek, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kim olursa olsun temsil eder. Bunları görünce gerçekten utanıyorum" dedi.
AKPM Başkanı Çavuşoğlu, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu'nda verdiği konferansta, Avrupa Konseyi'nin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Türkiye'nin "Yurtta sulh, cihanda sulh" anlayışıyla hareket ettiğini, konsey olarak sadece Türkiye'de değil, bu hedefin tüm ülkelerde gerçekleştirilmesi yönünde çalışmalar yaptıklarını ifade eden Çavuşoğlu, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü prensipleri vizyonunu ortaya koyduklarını belirtti.
Türkiye'nin uzun süre Avrupa Konseyi içinde denetlenen ülke konumunda olduğunu ancak 2002 yılında gerçekleştirilen seçim sonrası iktidar ve muhalefet anlaşmasıyla ciddi reformlar yapıldığını anlatan Çavuşoğlu, başarılı çalışmalar sonunda Türkiye'nin bugün sınıf atladığını, denetlenen ülkeler sınıfından çıkarıldığını kaydetti. Türkiye'nin 2004 yılında Avrupa Birliği müzakere tarihi aldığını hatırlatan Çavuşoğlu, bu dönemi Türkiye'nin batı ülkeleri içinde güçlenmesi olarak değerlendirdi.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi olarak savundukları demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü değerlerinin Avrupa içinde değil, Avrupa dışına da taşınması yönünde önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Çavuşoğlu, Fas ile Filistin'i üye yaptıklarını, Kırgızistan Meclisi'nin de üye olacağını ve yakın zamanda Tunus'u beklediklerini bildirdi.
Üye ülkelerin konsey içindeki tüm haklardan faydalanabildiklerini söyleyen Çavuşoğlu, "Bu ülkelerde demokratik, şeffaf seçimler istiyoruz, çok partili seçim istiyoruz, idam varsa kaldırılsın istiyoruz, kadın erkek eşitliğini istiyoruz. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda başarılı sonuçlar elde ettik." dedi.
Avrupa içinde sorun yaşayan ülkeler de olduğunu, Moldova, Rusya, Bosna Hersek'te sorunlar yaşandığını anlatan Çavuşoğlu, sorunlara çözüm getirebilmek için güven artırıcı adımlar atılabilmesi noktasında parlamenter diplomasiyi çok iyi işlettiklerini belirtti. Türk olmanın avantajını kullandıklarına değinen Çavuşoğlu, "Türk dış politikasına uygun ve Türk geleneğimizden aldığımız hoşgörüyle uzlaşmacı yaklaşımımızla bu ülkeler arasındaki güveni tesis etmede önemli adımlar attık" diye konuştu.
"En Büyük Sorun Irkçılık"
Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa'da ekonomik kriz olduğunu ve bu krizin insan hakları, demokrasi ve demokratik kurumlara verdiği zararların da ilgi alanları olduğunu anlattı. Ekonomik krizin geçici olduğunu, Avrupa'da yaşanan en büyük sorunun ise ırkçılık olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Avrupa'da ırkçılık, başkalarına olan hoşgörüsüzlük ve ötekileştirme, ciddi bir sorun haline gelmeye başladı. Ilımlı partilerin bile ırkçı partilerin eylemleri, söylemleri içinde olduğunu görmeye başladık. Bu söylemlerin teröre kadar vardığını gördük" dedi.
Fransa'da, Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasına ilişkin kararın da yabancı düşmanlığı, ırkçılık, hoşgörüsüzlüğün sonucu olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin, ırkçı tabanın desteğini almaya çalıştığını ileri sürdü. Bunun üzücü ve ucuz bir yöntem olduğunu savunan Çavuşoğlu, sözlerine şöyle sürdürdü:
" Almanya'da 9 Türk'ün neonaziler tarafından öldürülmesi ya da bunların özellikle istihbarat tarafından desteklendiğine dair ciddi şüphelerin olması, kaygı vericidir. Norveç'te bir kişinin çıkıp insanları öldürmesi, ırkçı akımların vardığı noktayı gösteren göstergelerden biridir. Romanların Fransa'dan sınır dışı edilmesi, yine Fransa ve İsviçre'de dini özgürlükler üzerine kısıtlamalar getirilmesi, diğer örnekleri oluşturuyor."
Bunlarla mücadele etmenin en etkili yolunun kültürlerarası diyalog olduğunu belirten Çavuşoğlu, kültürlerarası diyalog artırılarak, artan ırkçılığa dikkat çekilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bununla ilgili sivil toplum örgütleri, öğrenciler, din adamları ve her inanç mensubu insanla bir araya geldiklerini anlatan Çavuşğlu, ilk defa Nisan ayında 5 inanç temsilcisinin katılımıyla bir oturum düzenlediklerini anımsattı.
Artan ırkçılığa karşı birlik içinde çaba gösterilmesi gerektiğini kaydeden Çavuşoğlu, Avrupa'daki basının ise olumsuz bir yol izlediğini ifade etti.
Türkiye'yi Eurovision'da Can Bonomo'nun Temsil Etmesi
Çavuşoğlu, Azerbaycan'da yapılacak Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi Musevi asıllı Can Bonomo'nun temsil edeceğini de hatırlatarak, buna karşı tepkileri de anlamsız bulduğunu kaydetti.
Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
"Geçenlerde bir gazetede gördüm, 'Türkiye'yi bir Musevi mi temsil edecek' diye. Olabilir. İsrail ile sorunumuz olabilir, ülkelerle sorun olabilir. Bize atalardan kalan mirasımız nedir- Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiği zaman o farklı dinlerdeki insanlara haklarını vermemiş midir- Atalarımız hala saygınlık görüyorsa bu hoşgörülülükten kaynaklanıyor. Bize yakışır mı- Peki bu Musevi kardeşim askerliğini yaparken iyi mi- İyi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kim olursa olsun temsil eder. Bunları görünce gerçekten utanıyorum. İnşallah bu çok sınırlı düzeydedir. Bunu yapanları da kınıyorum."
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı Çavuşoğlu, 20 Ocak'ta görev süresinin sona ereceğini, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği konusundan asla vazgeçmemesi gerektiğini bildirdi.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe de Türkiye'nin 1963 yılından bu yana Avrupa Birliği'ne üye olmak için mücadelesini sürdürdüğünü, üye olmasa bile bu sürecin Türkiye'nin güçlenmesine, demokratikleşmesine, gelişmesine önemli katkıları olduğunu bildirdi.
Konferans sonrası Rektör Prof. Dr. Kurtcephe, Mevlüt Çavuşoğlu'na ebru desenli tabak ve plaket sundu.
- ANTALYA
Son Dakika › Güncel › Çavuşoğlu'nun Can Bonomo'yu Eleştirenlere Tepkisi: Bunları Görünce Gerçekten Utanıyorum - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.