CHP Grup Toplantısı... Özgür Özel: "Herkesle İnatlaşılır; Milletle İnatlaşılmaz. Esenyurt, 'Ahmet Özer' Diyorsa İnatlaşmayacaksın" - Son Dakika
Son Dakika Logo

CHP Grup Toplantısı... Özgür Özel: "Herkesle İnatlaşılır; Milletle İnatlaşılmaz. Esenyurt, 'Ahmet Özer' Diyorsa İnatlaşmayacaksın"

03.03.2026 16:07  Güncelleme: 17:02

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in göreve iade için başvurduğunu belirterek “Dilekçe, Sayın İçişleri Bakanı’nın önünde. Sayın Bahçeli, ‘Ahmetler göreve’ derken, Esenyurt ayakta. Gelin, bu pazar bir sandık koyalım. Esenyurt'ta AK Partililer, MHP’liler dahil, yüzde 75 göreve iade çıkmazsa bir şey bilmiyoruz. Kardeşle inatlaşılır, eşle inatlaşılır, herkesle inatlaşılır; milletle inatlaşılmaz. Esenyurt, ‘Ahmet Özer’ diyorsa inatlaşmayacaksın” dedi.

(TBMM) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in göreve iade için başvurduğunu belirterek "Dilekçe, Sayın İçişleri Bakanı'nın önünde. Sayın Bahçeli, 'Ahmetler göreve' derken, Esenyurt ayakta. Gelin, bu pazar bir sandık koyalım. Esenyurt'ta AK Partililer, MHP'liler dahil, yüzde 75 göreve iade çıkmazsa bir şey bilmiyoruz. Kardeşle inatlaşılır, eşle inatlaşılır, herkesle inatlaşılır; milletle inatlaşılmaz. Esenyurt, 'Ahmet Özer' diyorsa inatlaşmayacaksın" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:

"Bir darbe sürecinin içindeyiz. 2026 yılının üçüncü ayının üçüncü gününde üç saat sonra dünyada ne olacak, ülkede ne olacak; bunu bilemediğimiz bir ortamda yaşıyoruz. Kötülük sınır tanımıyor, kötülük saldırıyor. Cesaretle, metanetle hem gayretle hem de kuvvetle karşısında duruyoruz. Yargıya duyulan güvenin yüzde 18'e indiği, Türkiye ekonomisinin 160 milyar dolar kaybettiği bir darbe sürecindeyiz. 19 Mayıs'tan beri, hatta 30 Ekim 2024'ten beri bu darbeyle muhatabız. Bu darbenin ilk adımları atıldığında Türkiye'nin en büyük ilçesi biz kaybettiğimizde nüfusu 90 bin olan, nüfusu 1 milyonun üzerindeyken Ahmet Özer tarafından alınan Esenyurt'a, bir sabah Ahmet Özer'e, 'Sen Esenyurt'u nasıl elimizden alırsın' diye, o günlerde ortamlar başkayken Kürt kimliğini de aşağılayarak onu önce gözaltına, sonra Silivri zindanına koydular. Dimdik bir mücadele verdi. 'Benim suçum yok. Benim suçum bu ilçeyi kazanmak. Benim suçum hizmet etmek. Esenyurt'un varlıklarını benden istediler, vermedim, işlerine gelmedi bana saldırıyorlar' dedi. Bir sbah saldırdılar. Bir yılı aşkın zaman hapiste yattı, eğilmedi bükülmedi. 111 gündür tahliye oldu. Tahliye olduğundan beri de hem Türkiye'nin barışına, demokrasisine katkı sağlamaya çalışıyor hem girdiği cezaevine gerçi izin vermediler en son. Çok enteresan bir durum var bu Ahmet Özer-Silivri ilişkisi, hakikaten kitaplık bir ilişki. Seçilmiş adamı içeri koydular. 'Çıkacağım' dedi, bir yıl çıkarmadılar. Şimdi Ekrem Başkan'ı ziyaret edecek, 'Gireceğim' diyor, yine izin vermiyorlar."

"Esenyurt'un seçilmişi Esenyurt'ta omuzlarda, atanmışı kaşık dağıtarak milletin gönlüne girmenin telaşında"

Şimdi hem arkadaşlarıyla, aileleriyle ilgileniyor ama bir yandan Esenyurt sokaklarında yolda yürüyemiyor. Çünkü herkes 'Çıktın artık, görevinin başına gelmelisin' diyor. Göreve iade için başvurdu. Ama inanılmaz bir durum var Esenyurt'ta. Niye? Her yerde ilçenin kaymakamı, varsa ilin valisi, kayyum olarak atanırken -ki atanmasın hiçbirisi- Esenyurt'un kaymakamına 'Sen yapamazsın' dediler. Beyoğlu kaymakamını bir geceliğine İstanbul Vali Yardımcısı yapıp ertesi sabah Esenyurt'ta kayyum yolladılar. Öyle tuhaf, öyle acayip bir organizma ki her yere 'Esenyurt Belediye Başkanı' diye kendi adını yazdırdı. Ben bir yerde kayyum resmi görmedim, posterler bastırttı, billboardlar giydirdi. Ramazan'da dağıtmak üzere 500 bin tane çatal-bıçak-kaşık yaptırmış, üstüne kendi ismini yazdırmış. Esenyurt'un seçilmişi Esenyurt'ta omuzlarda, o belediyenin atanmışı oturmuş 500 bin tane kaşık dağıtarak milletin gönlüne girmenin telaşında. Millet selam vermiyor. AK Partililer diyor, 'Başımıza dert oldu. Ahmet Özer dönsün, rekabet edelim.' Devletin gücüyle orada belediye başkancılık oynayan birisi var.

"Herkesle inatlaşılır; milletle inatlaşılmaz. Esenyurt, 'Ahmet Özer' diyorsa inatlaşmayacaksın"

Bir de Ahmet Özer'in vermediği, demişler, 'Vergi borcuna karşı ver', 'Nasıl vereyim Esenyurt'un malı, babamın malı mı' dediği milyarlarca liralık arsaları, o vakfa devretmiş, dağıtmış. İşgal ordusu gibi, geldiğinde bir şey bulamazsın. İzmir'i terk ederken yakan kafa neyse Esenyurt'un kayyumunun benden sonra Ahmet Özer'e kalmasın diye, CHP başarılı belediyecilik yapmasın diye böyle bir işin peşinde. Dilekçe, Sayın İçişleri Bakanı'nın önünde. Sayın Bahçeli, 'Ahmetler göreve' derken, Esenyurt ayakta. İnanmayan, açık söylüyoruz buradan: Gelin, bu pazar bir sandık koyalım. Esenyurt'ta AK Partililer, MHP'liler dahil, yüzde 75 göreve iade çıkmazsa bir şey bilmiyoruz. Hatta ve hatta bu kayyumu orada tutamazsınız da tut ki tutmaya karar verdiniz. Gelin o zaman Tayyip Bey, kararı niye sen veriyorsun demokraside, niye ben vereyim demokraside? Sandığı koyalım, istifa ettirelim bütün Esenyurt belediye meclis üyelerimizi, benim adayım Ahmet Özer. Hadi koy bakayım kaşıkçı-çatalcı kayyumu da 100 bin mi fark veriyoruz Başkanım? 50 bin de ben vereyim. 150 bin de avans veriyoruz, çıkın karşımıza. Bir kez daha söylüyorum: Hayrül beşer, insan şaşar. Kardeşle inatlaşılır, eşle inatlaşılır, herkesle inatlaşılır; milletle inatlaşılmaz. Esenyurt, 'Ahmet Özer' diyorsa inatlaşmayacaksın.

"Millet bu haksızlıkları gördükçe yutmaz ve unutmaz, gününü bekler"

Adana, 'Zeydan Karalar' diyorsa bu iradenin karşısında durmayacaksın. Zeydan Karalar'ın göreve iade edilmediği her gün Adana'ya bir kayıptır, siyaseten AK Parti'ye kayıptır; CHP'ye faydadır. Millet bu haksızlıkları gördükçe yutmaz ve unutmaz, gününü bekler. Bu millet adaleti tesis etmek üzere önüne gelmesini bekler. O güne kadar Adana'yı ne kadar kızdırırsan o kadar ağır bedel ödeyeceksin sandıkta. Aklı başında AK Parti'deki insanlara söylüyorum: Biri gitsin, birkaçınız gidin ve anlatın. Diyorsunuz ya 'Beyefendiye.' Anlatın, 'Bir şiir için içeri girdiğiniz de bizim hikayemiz orada başlamadı mı' diye. 'Abdullah Gül'ün önüne engel çıkarılınca millet bir anda bize sahip çıkmadı mı' diye. Söyleyin, 'Tersini biz yaptık. 31 Mart'ta 13 bin 600 farka burun kıvırdık. 45 gün sonra 806 bin farkı yedik. O fark yerken kafa kafaya seçimi 806 bin yaptık, bir sonraki seçim 1,5 milyon yaptık.' Millet dikleşeni, kararına direneni, seçtiğiyle uğraşanı sevmiyor. Çünkü milletin seçtiğiyle darbeciler uğraşır. Millet birini seçtiyse, darbeci onu indirdiyse millet ilk fırsatta onu daha yüksek bir makama bindirir. İlk fırsatta bunu yapar.

"Her seferinde kavgayı çıkarıyor ki bu milletin istediği birlik, beraberlik olmasın"

Tayyip Bey'e buradan, Ramazan mübarek gün, akşam aynı iftar sofrasında buluşsaydık ki balta çekti, her seferinde kavgayı çıkarıyor ki bu milletin istediği birlik, beraberlik olmasın. Bu akşam iftar sofrasında buluşsak belki orada anlatırdım, şimdi buradan anlatayım: Ramazan mübarek gün alınacak ders şudur: İstanbul seçimlerini iptal etmişsiniz. Biz de üç grup başkanvekili üçe bölündük. İkinci bölge bana düştü. Her gün, iki ya da üç ilçeye gidiyorum, grubumuzdan milletvekilleriyle çalışıyorum. Fatih ilçesindeyiz o gün, esnaf geziyoruz. Girdim içeri, bir tane böyle bembeyaz çember sakalıyla, takkesiyle nur yüzlü bir hacı amca. 'Selamünaleyküm.' 'Aleykümselam Özgür Efendi' dedi. Böyle gülümsedi. Öyle bir büktü ki bıyığını, öyle bir güldü ki dedim 'Hacı amca beni de biliyor, her şeyi de biliyor.' Ben hemen lafa girecek oldum. 'Dur, Özgür Efendi, bak' dedi. Bir gösterdi elektronik bir terazi. 'Hacı amcan bununla 40 yıl tarttı' dedi. Arkada bir tane yerde sarı kefeli bir eşit kollu terazi, yamuk yumuk olmuş kefeleri. Dedi ki 'Hacı amcan bunda yıllarca fasulye tarttı, nohut tarttı, buğday tarttı, irmik tarttı. Bu böyle dengeye gelir bilir misin' dedi. Dedim, 'Ben eczacıyım.' 'Bu dengeye geldi ya hacı amcan ucuyla o tarafa biraz daha fasulye attı, nohut attı' dedi. Dedim ki 'Niye?' Dedi ki 'Hak geçmesin' diye.

"Bu memleketin umudu Tayyip Bey'in vicdanında değil, hacı amcanın İstanbul'un seçimine adalet getiren vicdanındadır"

'Şimdi bak sana söyleyeyim Özgür Efendi. Ben Tayyip Bey ne zamandan beri meydana çıktı ona oy verdim, veririm.' 'Ver Hacı amca' dedim. 'Kime dediyse ona da verdim, veririm.' 'Ver Hacı amca' dedim. 'Binali Bey'e' dedi, Binali Bey'e verdim' dedi. 'Olsun hacı amca' dedim. 'Gelecek sefer kimi aday ederse de ona vereceğim' dedi. 'Tamam Hacı amca' dedim. 'Ama bu sefer Ekrem'e vereceğim' dedi. 'Niye hacı amca?' dedim. 'Evladım, hak geçti' dedi. Bu memleketin umudu Tayyip Bey'in vicdanında değildir. Bu memleketin umudu Fatih'te hak geçmesin diye her müşteriye bu kadar fasulye atan, 40 yılda belki iki kamyon fasulyeyi hak yememek için karşıya atan hacı amcanın İstanbul'un seçimine adalet getiren vicdanındadır. Hacı amcaya selamlar olsun. Ramazan'ı mübarek olsun. Hepimizin yolu açık olsun. Hakkı, hukuku ve adaleti getireceğiz. Bu ülkeyi adaletle hep birlikte biz yöneteceğiz."

(SON)

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel CHP Grup Toplantısı... Özgür Özel: 'Herkesle İnatlaşılır; Milletle İnatlaşılmaz. Esenyurt, 'Ahmet Özer' Diyorsa İnatlaşmayacaksın' - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement