Dha İstanbul Bülteni - 2 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha İstanbul Bülteni - 2

19.07.2018 12:58

(ÖZEL) 1- ADNAN OKTAR CEZAEVİNE GİRMEDEN ÖNCE SON KEZ GÖRÜNTÜLENDİHaber-Kamera: Alper KORKMAZ - İSTANBUL DHAAdnan Oktar cezaevine girmeden önce son kez DHA kamerasına yansıdı.

(ÖZEL)

1- ADNAN OKTAR CEZAEVİNE GİRMEDEN ÖNCE SON KEZ GÖRÜNTÜLENDİ

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ - İSTANBUL DHA

Adnan Oktar cezaevine girmeden önce son kez DHA kamerasına yansıdı.

Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturma kapsamında aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 168 kişi tutuklandı. Tutuklananlar adliyeden otobüslerle çıkarılarak sağlık kontrolü için hastanelere getirildi. Adnan Oktar ve Oktar Babuna da sağlık kontrolünde görüntülendi. 5 polis otobüsüyle hastaneye getirilen şüpheliler arasında yer alan Adnan Oktar ilk olarak  sağlık kontrolünden geçirildi. Oktar otobüse alındıktan sonra uzun süre diğer şüphelilerin sağlık kontrolünden geçirilmesini bekledi. Otobüste otururken görüntülenen Oktar, perdeyi kapatarak görüntü çekilmesini engellemeye çalıştı. Oktar polis minibüsüyle Silivri Cezaevi'ne götürüldü

Görüntü Dökümü:

-----------

-Adnan Oktar'ın otobüsteki görüntüsü

-Oktar Babuna'nın sağlık kontrolünden geçirilmesi

-Diğer kadın ve erkeklerin sağlık kontrolünden geçirilmesi

-Otobüsün gidişi

-Detaylar

.07.2018 - 12.55 Haber Kodu : 180719081

==============================

2- ADNAN OKTAR SORUŞTURMASINDA 168 KİŞİ TUTUKLANDI

Adliyedeki işlemler yaklaşık 24 saat sürdü, 182 şüpheliden 168'si tutuklandı

Haber: Alper KORKMAZ - Serpil KIRKESER - İSTANBUL DHA

Adnan Oktar grubuna yönelik düzenlenen operasyonda adliyeye sevk edilen şüphelilerden toplam 168'si tutuklandı

Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturma kapsamında 187 kişi gözaltına alındı. Aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 182 kişi adliyeye sevkedilirken 5 kişi ise emniyetteki sorgusunun ardından serbest kaldı.

24 SAATTE 168 TUTUKLAMA

İstanbul Adalet Sarayı'na dün sabah sevkedilen şüphelilerin işlemleri  yaklaşık 24 saat sürdü. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu toplam 168 kişi tutuklandı. 13 kişi adli kontrol şartıyla serbest kalırken 1 kişi  de savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü;

---------

-Cezaevine gönderilen şüpheliler

-Şüphelilerin cezaevine girişleri

=============================

(ek görüntüyle)

3 - ADNAN OKTAR SORUŞTURMASI: TUTUKLANANLAR CEZAEVİNE GETİRİLDİ

Haber-Kamera: Alper KORMAZ - İSTANBUL DHA

Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturmada tutuklanan 168 kişiden bir bölümü Metris Cezaevine getirildi

Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturma kapsamında aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 157 kişi tutuklandı. Tutuklananlardan bir bölümü İstanbul Adalet Sarayı'ndan otobüslerle çıkarılarak Metris Cezaevine getirildi

Görüntü Dökümü:

---------------

-Cezaevine gelen araçlar

19.07.2018 - 12.49 Haber Kodu : 180719077

========================

(ek görüntüyle)

4 - ADNAN OKTAR SORUŞTURMASI: TUTUKLANAN KADINLAR BAKIRKÖY CEZAEVİNE GETİRİLDİ

Haber-Kamera: Enver ALAS - İSTANBUL DHA

Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturmada tutuklananlar arasında yer alan kadınlar Bakırköy Cezaevi'ne getirildi.

Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturma kapsamında aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 168  kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında yer alana kadınlar İstanbul Adalet Sarayı'ndan otobüslerle çıkarıldı. Kadınlar, Bakırköy Cezaevi'ne getirildi

Görüntü Dökümü:

---------------

-Araçların adliyeden çıkışı

-Otobüslerin içindeki kadınlar

-Cezaevine gelen araçlar

-Kadınların cezaevine girişi

19.07.2018 - 10.50 Haber Kodu : 180719033_

==========================

5- ADNAN OKTAR SORUŞTURMASI: TUTUKLANANLAR CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Haber-Kamera: Hasan YILDIRIM - İSTANBUL DHA

Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturmada tutuklanan 168 kişiden bir bölümü cezaevine gönderildi.

Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturma kapsamında aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 168 kişi tutuklandı. Tutuklananlardan bir bölümü İstanbul Adalet Sarayı'ndan otobüslerle çıkarılarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü:

---------------

-Tutuklananların cezaevine gönderilmesi

19.07.2018 - 09.18 Haber Kodu : 180719015_

============================

6- ADNAN OKTAR SORUŞTURMASI: MAĞDURLARIN DEHŞETE DÜŞÜREN İFADELERİ

Haber: Serpil KIRKESER/ İstanbul DHA

Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturmaya bakan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tutuklama talepli müzekkeresinde mağdurların ifadelerine yer verildi. Çocuk mağdur G.Ç., cinsel ilişkiye girdiği anları Adnan Oktar'ın izlediğini ve cinsel ilişkiyi yönlendirdiğini öne sürdü.

"TURNİKE SİSTEMİ" İDDİASI

Adnan Oktar'ın cinsel ilişkiye girdiği kadınları çeşitli kategorilere ayırdığı ve örgüt içerisinde farklı görevler verdiği, birçok kadına da türlü eziyetler uygulayarak her türlü sapkın arzusunu kabul eden adeta bir köle haline getirdiği belirtilen müzekkerede örgüt elemanlarının ve "Turnike" yöntemine maruz kalan kadınların cinsel ilişkileri kamera kaydına alındığı, örgütten uzaklaşma eğilimleri durumunda şantaj amaçlı kullanıldığı vurgulandı.

"ADNAN OKTAR O ANLARI İZLEDİ"

Müzekkere de çocuk yaşta istismar edilmiş bazı  mağdurların ifadelerine yer verildi. Çocuk mağdur G.Ç., örgüte turnike sistemiyle kız getirme konusunda görevli şüpheli Kartal G. ile 15 yaşındayken tanıştığını, zaman içinde duygusal yakınlık yaşadıklarını, ancak belli bir süre sonra Kartal'ın ve akabinde bir kısım örgüt mensuplarının kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girdiklerini anlattı. Bu ilişkiler sonrasındaki fotoğraflarının çekildiğini, daha sonra cinsel ilişkiye karşı koyma direnci ortadan kalkınca Kartal G.'nin  kendisini örgüt lideri Adnan Oktar ile tanıştırdığını öne süren G.Ç., Kartal ve arkadaşlarıyla grup halinde ilişkiye girdiği anda da Adnan Oktar'ın da onları izlediğini ve talimatlarıyla grup şeklindeki ilişkiyi yönlendirdiğini iddia etti. G.Ç.'nin ifadesinde birçok kez de Adnan Oktar'ın kendisini istismar ettiğini söylediği belirtildi.

"ADNAN OKTAR 13 YAŞINA GELDİĞİNDE EVLENECEĞİZ DİYORDU"

Çocuk mağdur S.M. ise "Henüz 8-9 yaşında olduğum dönemde annem 'mehdi' olarak kabul ettiği Adnan Oktar ile tanıştım. Adnan Oktar  9 yaşında olmama rağmen sürekli dekolteli kıyafetler giydiriyordu. Makyaj yaptırıp,  karşısına oturtup bacaklarımı açtırıyordu. Sürekli elimi ve çeşitli yerlerimi okşuyordu. Adnan Oktar bana devamlı, 'Beni istiyor musun. Benim olacaksın. Beni seviyor musun. 13 yaşına geldiğinde evleneceğiz' diyordu" dediği öğrenildi.

"CEMAAT İÇERİSİNDE CİNSELLİĞİN GÜNAH OLMADIĞI DÜŞÜNCESİNİ EMPOZE ETTİ"

Mağdur H.U. da ifadesinde Adnan Oktar'ın cemaat içerisinde cinselliğin günah olmadığı düşüncesini empoze ettiğini ve kendisini bir çok kez cinsel istismar ettiğini öne sürdü.  H.U.'nun "Bir kez bakışımı beğenmediği için beni dövdü. Örgüte kız getirmede görevli mensuplar turnike sistemi uygulayarak birçok kızı örgüte kazandırdı ve Adnan Oktar'a sunuldu" ifadelerini kullandığı öğrenildi

OKTAR'IN KADINLARI AŞAĞILADI VE DÖVDÜĞÜRÜ İDDİA EDİLDİ

Mağdur E.A. ise ifadesinde  Adnan Oktar'ın sözde bir imam nikahı kıyarak kendisiyle evlendiğini, zorla cinsel ilişkiye girdiğini, bunu birçok kez tekrarladığını iddia etti.  E.A., ayrıca Adnan Oktar'ın birçok kadını herkesin içinde dövdüğünü, aşağıladığını öne sürdü.

================

(ÖZEL)

7- OTOBÜS YANGINLARINDA 10 NUMARA YAĞ ŞÜPHESİ

Son 18 günde 11 yolcu otobüsü yandı.

Uzmanlar, 10 numara yağ şüphesine dikkat çekiyor

Haber - Kamera: Gökhan ÇELİK - İdris TİFTİKÇİ - Kaan ULU/ İSTANBUL

Türkiye genelinde son 18 günde 11 yolcu otobüsü seyir halindeyken alev aldı.  Uzmanlara göre bu yangınların çoğu, "10 Numara Yağ" olarak bilinen kaçak yakıt kullanımından kaynaklanıyor.

OTOBÜSLER ALEVLERE TESLİM OLDU

Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Battal Kılıç,  "Kaçak yakıt olarak 10 numara yağ kullanılıyor. Otobüs şirketleri daha ucuz olduğu için bu kaçak yakıtı tercih ediyorlar. Çok çabuk alev alan bir yakıt türü olduğundan bu yangınların çoğu 10 numara yağ kullanan otobüslerde görülüyor" dedi.

UCUZ OLDUĞU İÇİN KAÇAK YAKIT TERCİH EDİLİYOR

"10 numara yağ" olarak bilinen kaçak yakıt özellikle otobüs, kamyon ve TIR  sürücüleri tarafından litre fiyatı 5 lirayı geçen mazotun neredeyse yarı fiyatı olduğu için tercih ediliyor. "10 Numara Yağ", endüstriyel maddeler karıştırılarak elde ediliyor. Bunun içine akışkanlığı arttırmak için  tiner ve solvent gibi yanıcı tutuşucu maddeler ekleniyor.  Bu tür kaçak yakıtların 'parlama noktası' denilen alev alma noktaları 55 derecenin altında. Havanın sıcak olduğu yaz aylarında bu nokta 20-30 derecelik sıcaklıkta dahi ciddi tehlike oluşturuyor.  Polis, 10 numara yağ kullanımını engellemek için sık sık operasyonlar düzenliyor.  Özellikle otogarlar başta olmak üzere düzenlenen operasyonlara rağmen 10 numara yağ kullanımı devam ediyor.

YAZ AYLARINDA DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR

Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Battal Kılıç, "Özellikle yaz aylarında motorun daha çok ısınmasından dolayı araç yangınları daha çok görülüyor. Ayrıca bu araçların kullandığı yakıta ve denetimlere de bakmak lazım. 2012'de yeni bir yönetmelik çıktı. Bu yönetmelikte, araçlarda yangını algılayan sistem zorunlu hale getirildi. Ancak bu sistemlerin denetimi düzenli olarak yapılmadığı için ihmaller ortaya çıkıyor ve bu alarm sistemleri zamanla bozuluyor. Bunu kontrol da edemiyorsunuz.  Araçların periyodik kontrolleri yapıldığı sırada  alarm sistemleri göz ardı ediliyor Çünkü bu sistem ağır kusur olarak sayılmıyor. Hafif kusur sayıldığı için bu araçlar rahatlıkla trafiğe çıkabiliyor.  Dolayısı ile bu yangınlar yaşanıyor." dedi.

OTOBÜSLERİN SÜREKLİ ÇALIŞIR OLMASI DA ETKEN

Yangınların otobüslerde sıklıkla görülme nedeninin sürekli çalışır durumda olmasını da gösteren Kılıç, "Bu araçların çoğu dinlenemiyor. Özellikle şehir içindeki belediye otobüsleri ile şehirler arası çalışan yolcu otobüsleri sürekli kullanıldığı için ısınmalar oluyor.  Burada yapılması gereken esas şey şudur. Otomatik yangın söndürme sistemlerini zorunlu hale getirmek gerekiyor. Ayrıca bunu da muayene istasyonlarında 'Ağır kusur' olarak rapor ettirmek lazım. Yoksa yeteri kadar denetim olmadığı zaman bu tür yangınlar görülüyor" diye konuştu.

YANGINLARIN YÜZDE 70'İ MOTOR AKSAMINDA BAŞLIYOR

Kılıç, "Kaçak yakıt olarak 10 numara yağ kullanılıyor. Otobüs şirketleri daha ucuz olduğu için bu kaçak yakıtı tercih ediyorlar. Çok çabuk alev alan bir yakıt türü olduğundan bu yangınların çoğu 10 numara yağ kullanan otobüslerde görülüyor. Elektrik kaynaklı yangınların oranı daha düşük. Yangınların yüzde 70'i motor aksamlarında çıkar. Elektrikle ilgili çıkan yangınlar da yüzde 30'dur" İfadelerini kullandı.

Görüntü dökümü

-------------------------------

-Battal Kılıç ile röportaj

-Battal Kılıç'tan ayrıntı

-Yanan yolcu otobüsü arşiv

-Yanan belediye otobüsü arşiv

-İtfaiyenin alevlere müdahalesi arşiv

-Otogara 10 numara operasyonu

19.07.2018 - 11.46 Haber Kodu : 180719056_

==================================

8-  HAVASI KİRLİ ŞEHİRLERİN DİYABET ORANLARI DA YÜKSEK

Haber-Kamera: İlknur SARGUT - Hüseyin ÇAKMAK/İSTANBUL,

TÜRKİYE'NİN en kirli havasına sahip şehirleri olan Bursa, Malatya, İstanbul, İzmir ve Ankara'da görülen diyabet (şeker hastalığı) oranları; Türkiye ortalaması olan yüzde 14'ün üzerinde yer alıyor. Temiz havasıyla bilinen Trabzon'da ise bu oran sadece yüzde 9'larda.

Amerikalı bilim adamları, güvenli varsayılan seviyelerde bile hava kirliliğinin diyabet riskini arttırdığını tespit etti. Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin yaptığı araştırmaya göre, şeker hastalığını tetikleyen etmenlerden biri de hava kirliliği. Türkiye'deki sonuçlar da bu araştırmayı doğruladı. Türk Toraks Derneği tarafından açıklanan son veriler;  Dünya Sağlık Örgütü referans verileri baz alındığında, Türkiye'deki 81 ilden 80'inin havasının kirli olduğunu ortaya koydu. Araştırma Türkiye'nin en kirli 5 şehrinin Bursa, Manisa, Adana, Denizli, Niğde olduğunu tespit etti. Bu illerin diyabet oranları da şaşırttı.

"KİRLİ HAVA BU RİSKİ ARTIRIYOR"

Hava kirliliğinin obezite ve diyabet oranını arttırdığını anlatan Medicana Beylikdüzü Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fevzi Balkan, "Diyabetin oluşma nedeni, hava kirliliği nedeniyle ortaya çıkan toksinler. Vücut bu toksinlere maruz kalıyor. Bunun sonucunda endotel doku bozulduğu için insülin direnci ve hormonunun vücuda etki etmesi zorlaşıyor. Dolayısıyla insülin direnci, kalp problemleri, metabolik bozukluklar gelişiyor. Bunların hepsi diyabet riskini artırıyor" dedi.

"KİRLİ ŞEHİRLER MALATYA VE BURSA ŞEKER HASTALIĞINDA İLK SIRADA"

Türkiye'de 2010 yılında yapılan TURDEP araştırmasını hatırlatan Doç. Dr. Fevzi Balkan, "Araştırma, Türkiye'nin diyabet ortalamasını yüzde 13.7 olarak gösteriyor. Yani 7 kişiden birinde diyabet görülüyor. Kırsal kesim ve şehirde oranlar değişiklik gösteriyor. En fazla diyabetin görüldüğü illerimiz Malatya ve Bursa. Oranlar, Malatya'da yüzde 20.2, Bursa'da yüzde 20'nin üzerinde yani bu iki ilin diyabet oranları Türkiye ortalamasının üzerinde. Üç büyük ilimiz, İstanbul, Ankara ve İzmir'de de durum çok farklı değil. Buralarda da diyabet oranları Türkiye ortalamasının üzerinde yer alıyor. Gaziantep, Denizli gibi illerde de diyabet oranları yüzde 15'in üzerinde. Hava kirliliğinin fazlalığı diyabet etmenlerinden biri olabilir" diye konuştu.

"BURSA'DA 5 KİŞİDEN BİRİNİN ŞEKERİ VAR"

Türkiye'de her 7 kişiden birinde, Bursa'da ise her 5 kişiden birinde diyabet olduğunu belirten Doç. Dr. Fevzi Balkan, "Etkenlerin başında hava kirliliği yer alabilir. Trabzon ise yüzde 9 ile diyabet oranının en düşük olduğu illerimizin başında geliyor. Tabi temiz yayla havası olduğunu düşünürsek yine diyabet ile hava kirliliğinin ilişkisini görürüz" dedi.

"ÜÇ KİŞİDEN BİRİ OBEZ"

Diyabette genetik faktörler önemine dikkat çeken Balkan, şöyle devam etti:

"Bir diğer şey ise stres. Maalesef büyük şehirlerde stres çok fazla. Araba kullanım oranı çok fazla, trafikte geçirdiğimiz süre çok fazla. Bunların hepsi tabi ki etken ama en önemli etken kilo kontrolü. Kilo kontrolü çok önemli diyabeti engellemek için. Çünkü kilo insülin direnci, insülin direnci ve diyabet birebir ilişkili. Türkiye'de maalesef her 3 kişiden birinde obezite görülmekte. En son veriler yüzde 32 obezite sıklığı diyor bu da her 3 kişiden birinde obezite görüldüğünü gösteriyor."

"YILDA 34 BİN İNSAN HAVA KİRLİLİĞİNDEN HAYATINI KAYBEDİYOR"

'Hava kalitemiz kirli' diyen Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, "Havamız kirli, ne yazık ki hava kalitemiz iyi değil. Yapılan çalışmalar ise her geçen gün hava kirliliğinin arttığını gösteriyor. Oranlar, Dünya Sağlık Örgütü'nün güvenli dediği oranların bile insan sağlığını olumsuz etkilediğini gösteriyor. Hava kirliliği bakımından en riskli grup kronik hastalığı olanlar. Koah dediğimiz kronik solunum yolu rahatsızlığı olan kişiler, astım hastaları, kalp hastaları, yüksek tansiyonu olan kişiler, beyin hastalığı olan kişilerin hassasiyeti oldukça fazla. Bu hastalıklara bağlı ölüm oranlarında artış görülebilir. Dünyada yılda 7 milyon civarında insan hava kirliliğine bağlı olarak erkenden hayatını kaybediyor. Türkiye'de ise yılda yaklaşık 34 bin insan hava kirliliğine bağlı olarak erken dönemde hayatını kaybediyor" ifadelerini kullandı.

"ANNE KARNINDAKİ BEBEK BİLE ETKİLENİYOR"

Hava kirliliğinin çocukların akciğer gelişimini olumsuz etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Hasan Bayram, "Çalışmalar hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan çocukların akciğer gelişiminin havanın daha temiz olduğu yerlere göre daha düşük olduğunu göstermiş. Hava kirliliği ne yazık ki çocukların akciğer gelişmişini olumsuz etkiliyor. Çalışmalar havanın kirli olduğu bölgelerde anne karnındaki bebeğin dahi etkilendiğini ortaya koyuyor. Havanın kirli olduğu bölgelerde dünyaya gelen bebeklerin doğum ağırlığının düşük olduğu ortaya çıkmış. Bu çocuklarda erken dönemlerde çeşitli solunum hastalıklarına bağlı belirtilerin daha çok olduğunu ortaya koymuş" dedi.

Görüntü Dökümü:

--------------

-Hava kirliliği detayları

-Baca dumanlarından detaylar

-Fabrikalardan detaylar

-Otoyol detayları

-Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fevzi Balkan röportajı

-Kirlilik detayları

-Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram röportajı

19.07.2018 - 11.35 Haber Kodu : 180719055_

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha İstanbul Bülteni - 2 - Son Dakika


Advertisement