Dha Yurt Bülteni-2 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni-2

31.01.2019 09:35

Barda genç kadını öldürüp, intihar ettiMuğla'nın Fethiye ilçesinde Serdal İncedayı (44), bir barda arkadaşıyla oturan Fatma Tangaz'ı (20) tabancayla vurup öldürdükten sonra, aynı silahı başına ateşleyerek intihar etti.

Barda genç kadını öldürüp, intihar etti

Muğla'nın Fethiye ilçesinde Serdal İncedayı (44), bir barda arkadaşıyla oturan Fatma Tangaz'ı (20) tabancayla vurup öldürdükten sonra, aynı silahı başına ateşleyerek intihar etti. Olay anı ise iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, dün saat 23.00 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi Barlar Sokağı'nda meydana geldi. Fatma Tangaz, bir arkadaşı ile birlikte barda oturup, sohbet ederken, yanlarına Serdal İncedayı geldi. İncedayı, belinden çıkardığı tabancayı Tangaz'a doğrultarak peş peşe ateş etti. Tam bir paniğin yaşandığı iş yerinde diğer müşteriler sağa sola kaçışırken, İncedayı bu kez tabancayı kendi başına doğrultup, tetiği çekti. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık ekibinin yaptığı kontrolde, Serdal İncedayı'nın yaşamını yitirdiği belirlendi. Ambulansla Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi'ne kaldırılan Tangaz da doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

OLAY, GÜVENLİK KAMERASINDA

Bu arada olay anı, saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, Serdal İncedayı'nın yanına gittiği Tangaz'ı belinden çıkardığı tabancayla vurduğu, ardından da intihar ettiği görüldü.

ARALARINDAKİ BAĞLANTI ARAŞTIRILIYOR

Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayla ilgili soruşturma başlattı. Polis ekipleri, her ikisi de Antalya'nın Kaş ilçesi doğumlu olan Fatma Tangaz ve Serdal İncedayı'nın arasındaki bağlantıyı araştırıyor.

Görüntü Dökümü

-----------

-Şahısların fotoğrafları

-İşyeri güvenlik kamerası görüntüsü

(Haber - Kamera: Sedat ÜNAL/FETHİYE, (Muğla),

================

SMA hastaları bayram yaşıyor

Sağlık Bakanlığı'nın bir süre önce onay işlemlerini başlattığı, SMA Tip 1'den sonra SMA Tip 2 ve Tip 3 hastalarıyla ilgili ilaç bedellerinin de ödeme kapsamına alınması, uzun süredir ilaç bekleyen hasta ailelerinin yüreklerine su serpti. İzmir'de SMA Tip 2 hastası 4 yaşındaki Doruk Çukurcu'nun annesi Arzu Çukurcu, kararın Resmi Gazete'de yayımlanacağının açıklanmasının ardından büyük sevinç yaşadığını belirterek, heyecanla ilaca kavuşacakları günü beklediklerini söyledi.

Çiğli'de yaşayan Arzu Çukurcu (38) ve Uygar Çukurcu (33) çiftinin 4 yaşındaki oğlu SMA Tip 2 hastası Doruk Çukurcu, ilacına kavuşacağı günü bekliyor. Doruk dünyaya geldiğinde ilk 6 aya kadar sağlığı ile ilgili herhangi bir sorun fark etmediklerini söyleyen anne Arzu Çukurcu, oğlunun ayaklarının üzerine basamaması üzerine bazı testler yapıldığını ve 1 yaşındayken hastalığın teşhisinin konulduğunu anlattı. Yaklaşık 3 yıldır bu hastalıkla mücadele ettiklerini dile getiren Çukurcu, ilaç haberi üzerine çok karmaşık duygular yaşadığını söyleyerek, "Bu hastalık hızlı ilerliyor. İlerledikçe haftaya kadar beklemek bile zor geliyor. Her an enfeksiyon kapabilir ve bir günde yoğun bakıma yatabilir. İşallah ilacımız bir an önce gelir. İnanıyorum faydasını göreceğiz" dedi. Özellikle kış aylarını çok zor geçirdiklerini ifade eden Çukurcu, "Kış mevsiminde sürekli enfeksiyon geçiriyor. Nemli ve yağmurlu havalarda solunumu kötüleşiyor. İki oksijen cihazı kullanıyoruz. Hasta olmazsa geceleri takmak yetiyor. Hastalandığında gün boyu makinede kalması gerekiyor" diye konuştu.

İKİNCİ BEBEK DE SMA

Tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelen Doruk henüz 9 aylıkken, kendiliğinden bir kez daha hamile kaldığını belirten anne Arzu Çukurcu, ikinci gebeliğine 21 haftalıkken son vermek zorunda kaldığını söyledi. Çukurcu, yaşadığı zor günleri şöyle anlattı:

"Doruk'un kesin teşhisi konulmadan önce bir hamilelik yaşadım. Tetkik sürecimiz 6 ay sürmüştü. Ama araştırınca benim de kas hastalığı olduğu yönünde şüphelerim vardı. Başı düşüyordu, elini kaldıramıyordu, eli titriyordu. Şüphelerim artınca karnımdaki bebek için bir test yapılmasını istedim. Araştırma hastanesinde sıvı alındı ve SMA olduğunu öğrendim. 21 haftalıkken gebeliğimi sonlandırmak zorunda kaldım. Çünkü çok zor bir hastalık. En azından Doruk'a daha fazla faydam olsun istedim. Kız olduğunu öğrendiğim bebeğimi aldırdım."

HAFTADA 2 GÜN FİZİK TEDAVİ

Mobilya montaj işiyle uğraşan baba Uygar Çukurcu (33) ise oğlunun haftada iki gün fizik tedavi desteği aldığını söyleyerek, "Fizik tedavi süresi artarsa gelişimine katkısı olur. Şu an doğru düzgün oynayamıyor. Ben bir baba olarak oğlumun yürümesini, koşmasını isterim. Koltukta bile zor oturuyor. Bu ilacı alacağımız için mutluyuz, sonuçları bekliyoruz" dedi.

400 HASTA BU İLACI BEKLİYORDU

SMA Benimle Yürü Derneği Başkanı Süleyman Başaran da ilaç onayı alan tüm ailelerin bir bayram havası yaşadığını belirterek uzun süren bir bekleyişin olumlu sonuçlandığını dile getirdi. Düzenlemenin 400 civarında hastayı kapsadığını anlatan Başaran şunları ifade etti:

"Kasım ayında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca çalışmaların başladığı yönünde açıklama yapmıştı. Bu açıklamanın ardından hastalar ilaç başvurularını yapıp onaylarını almaya başladı. Dün yapılan açıklamaya göre Resmi Gazete'de yayımlandığı anda onay alan hastalarımız ilaçlarını kullanmaya başlayacak. Bu hastalık ölümcül bir kas hastalığı. Şimdi bu aileler hayata daha sıkı tutunabilecek. Bugüne kadar hastalık daha fazla ilerlemesin, tahribat oluşturmasın diye mücadele ederken şimdi hastalarımızı daha iyi koşullarda yaşatabilmek için uğraş vereceğiz. Herkes çok mutlu. İlacı bekleyen 400-450 kişi var. Yarısı onayını aldı, diğer yarısı bazı tetkikler zaman aldığı için bekliyor."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

----------

-Oyuncaklarıyla ilgilenen Doruk Çukurcu'nun görüntüsü,

-Doruk'a solunum destek cihazının bağlanmasından görüntü,

-Annesi Arzu Çukurcu oğlunun üstünü değiştirirken görüntü,

-Doruk'un anne ve babasıyla detay görüntüsü,

-Anne Arzu Çukurcu ile röp,

- Baba Uygar Çukurcu ile röp.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

=================

Fuhuştan 1.8 milyon lira gelir elde eden şüphelilerin mal varlıklarına el kondu

Adana'da, kent genelinde faaliyet gösteren masaj salonlarında fuhuş yaptırdıkları iddiasıyla 20'si kadın 38 kişi ev hapsine çarptırıldı. Mahkeme ayrıca, çetenin liderliğini yaptığı 8 şüphelinin 1 milyon 800 bin lira tutarındaki mal varlıklarına el koyulmasına karar verdi.

Adana Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, kent genelinde fuhuş yapan ve fuhşa aracılık ve yer temini eden kişilere yönelik 16 Ocak günü şafak operasyon düzenledi. Eş zamanlı baskınlarda, polis 44 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerin, kent genelinde faaliyet gösteren 8 masaj salonunda fuhuş yaptırdığını saptayan ekipler, 100'e yakın kişinin ifadesine başvurdu. Fuhuş yaptıran şüphelilerin, polis baskınından haberdar olabilmek için masaj salonu çevresine günlük 100- 150 liraya gözcü tuttukları ortaya çıktı. Gözcülerin, 24 saat boyunca belirli noktalarda beklediği tespit edildi. Emniyetteki sorgularında suçlamaları kabul etmeyen şüphelilerden 6'sı serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen 20'si kadın, 38 şüpheli ise, çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece ev hapsine çarptırıldı.

ÇANTACI DÜKKANINDA FATURA KESİLİYOR

Operasyonun ardından, polis fuhuş çetesinin liderliğini yapan 8 şüphelinin mal varlıklarını da incelemeye aldı. Lüks içinde yaşadıkları saptanan 8 kişinin rezidans ve lüks otomobillere sahip olduğu ortaya çıktı. Bazı gayrimenkullerin fuhuştan elde edilen gelirle alındığını tespit eden polis, Türk Ceza Kanunu'nun 282'in maddesine göre, 'Suçtan kaynaklanarak mal varlığı edinme, ekonomik gelir elde etme, suçtan kazanç elde etme ve ekonomik değerlere meşruiyet görüntüsü kazandırma' suçlarından işlem başlattı. Mahkeme, 8 şüphelinin 4 ev ile 1 otomobiline el koydu. Ayrıca 8 masaj salonu ise faaliyetten men edildi.

Bir çete liderinin ise, fuhuştan elde ettiği geliri legalleştirmek için yine kentin lüks semtinde çantacı dükkanı açtığı ortaya çıktı. Fuhuştan elde ettiği 'kara parayı' bu iş yerinden yaptığı satışla aklamaya çalışan şüphelinin hayali çanta satarak fatura kestiği öğrenildi. İş yerine giden polis, çantaya rastlayamadı. Operasyonun ardından fuhuş yapan Kazakistan uyruklu Aktorta S. (25) ise ifadesinin ardından sınır dışı edildi.

Görüntü Dökümü

---------

(ARŞİV)

Gözaltına alınan şüphelilerin polislerin arasında yürümesi

Yüzlerini gizlemeleri

Adli Tıp Birimi dış görüntüsü

Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA, -

================

Bozdağ Kayak Merkezi, 'Çığ Projesi' ile ayağa kaldırılacak

İZMİR'in Ödemiş ilçesindeki, Ege'nin Uludağ'ı olarak bilinen ve 6 yıl önce çığ düşmesi nedeniyle İzmir Valiliği tarafından kapatılan, mülkiyeti şu an Tarım ve Orman Bakanlığı'nda olan Bozdağ Kayak Merkezi'nin tekrar faaliyete geçirilmesi için 'Çığ Projesi' hazırlandı. 18.5 milyon lira bütçeli proje kapsamında dağın yamaçlarına kar düşmesini önleyici çelik setler, zirvesine ise rüzgar perdeleri yapılacağı, kayak pistleri, teleski ve telesiyejin elden geçirileceği bildirildi. Konaklama tesisleri ve sosyal donatı alanlarının bakım ve onarımları ise tesisi 29 yıllığına kiralayan Kuşadası merkezli şirket tarafından yapılacak kayak merkezinin, gelecek kış sezonunda tekrar faileyete geçirilmesinin planlandığı belirtildi.

Ödemiş'e 26 kilometre mesafedeki 2159 metre yüksekliğindeki Bozdağ'ın 1540'ıncı metresinde 1997 yıllında İzmir İl Özel İdaresi tarafından kayak merkezi tesisleri yapıldı. İçinde 80 kişilik konaklama tesisi, 2 teleski, 1 telesiyej, 3 kayak pisti, kateferya ve restoranı ile kayak ekipmanları kiralama odası bulunan Bozdağ Kayak Tesisi, 2 yıl bir işletmeci tarafından çalıştırıldı. 1999 yılında zirveden çığ düştü, günübirlik olarak da hizmet veren tesiste maddi hasar meydana geldi. Tesis İzmir Valiliği tarafından kapatıldı. Tesis, 2003 yılında İzmir Balçova Termal Tesisleri tarafından devralındı. Bakım ve onarımları yapılan, gerekli güvenlik önlemleri alınan tesis tekrar hizmete açıldı. Ancak 2013 yılı Ocak ve Şubat aylarında tekrar çığ düşmesi tehlikesi yaşandı. Tesislere doğru ilerleyen kar yığını, dere üzerindeki köprünün bir bölümüne, bir telesiyej direğine ve tesisin bir odasının da penceresine zarar verdi. Tesis, İzmir Valiliği'nin kararıyla bir kez daha kapatıldı.

ÇIĞ PROJESİ HAZIRLANDI

2018 yılı Haziran ayında ise tesis Tarım ve Orman Bakanlığı'na devredildi. Mülkiyeti Tarım ve Orman Bakanlığı'nda olan tesisin tekrar faaliyete geçirilmesi için Çığ Projesi hazırlandı, 18.5 milyon lira ödenek tahsis edildi. Ödeneğin 1 milyon liralık kısmı İzmir Orman Bölge Müdürlüğü'ne gönderildi. Proje kapsamında tesisteki daha önce dağın yamaçlarındaki ahşap olan çığ düşmesini engelleyen bariyerler yerine, 100 yıl ömrü olan çeşitli uzunluklarda 9 sıra halinde 4'er metre yüksekliğinde çelik setler ve zirvesine rüzgar perdeleri yapılacak. Ayrıca, tesisteki teleski, telesiyej ve kayak pistleri de elden geçirilecek. Bu kapsamanda Düzce merkezli bir şirket ile görüşmelerin sürdüğü bildirildi. Tesisteki konaklama ve sosyal tesislerin bakımı ise tesislerin işletmesini 19 Ekim 2015 tarihinde yapılan ihale ile 29 yıllığına alan Kuşadası merkezli bir şirket tarafından yapılacağı belirtildi. Çığ Projesi'nin gelecek kış sezonuna kadar tamamlanıp, tesisin tekrar hizmete açılmasının planlanlandığı bildirildi.

'KAPALI OLMASINA RAĞMEN HAFTA SONLARI GELENLER OLUYOR'

Bozdağ Kayak Merkezi'nde 15 yıldır saha sorumlusu olarak görev yapan 37 yaşındaki Kerem Coşkun, Tarım ve Orman Bakanlığı'na devredilen tesis için hazırlanan Çığ Projesi'yle ilgili çalışmaların devam etitğini belirtip, "Bu yörede tek olan kayak merkezinin tekrar faileyete geçirilip, İzmir ve çevresinin hizmetine açılması planlanıyor. 1999 ve 2013 yılında yaşanan çığlar, gerçekten tehlikeli ve hafife alınmayacak olaylar. Bu nedenle tesisin kapatılmasını bana göre yerinde bir karardı. Doğru buluyorum. Bu tehlikeyi önlemek için gerekli tedbirlerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından en iyi şekilde alacağını düşünüyorum. Güzel bir çalışma olacak. Tesis kapalı ve giriş yasak olmasına rağmen hafta sonları akın akın burayı görmek için gelenler oluyor. Yolda izdiham oluşuyor. Bu bölgeyi insanlarımız çok seviyor. Bu bölgeyi insanlarımıza kazandırmamız lazım" dedi.

Görüntü Dökümü

----------

-Bozdağ Kayak Merkezi'nden görüntü

-Bozdağ Kayak Merkezi Saha sorumlusu Kerem Coşkun ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber: Yüksel BALCI/ ÖDEMİŞ (İzmir),

=================

Uludağ'ın minik kayakçıları

Uludağ'da kayak hocalığı ve işletmecilik yapan Selim Adıyaman 6 aylıkken ilk denemelerine başladıkları 2 yaşındaki oğlu Hamza Sırac ve 1 yaşındaki kızı Asya Nas'a kayak eğitimleri vermeye devam ediyor. Uludağ'da onlarca çocuğa kayak sevgisi aşılamak için çalıştığını söyleyen Adıyaman, "Kayağa başlamak için 3 yaş uygun bir yaştır. Çocuklar mutlaka diplomalı hocalara emanet edilmelidir. Çocuklar kayakla sağlık ve güç kazanırlar" dedi.

Türkiye'nin en önemli kış turizmi ve kayak merkezlerinden olan Uludağ'da kayak hocalığı ve işletmecilik yapan Selim Adıyaman 6 aylıkken ilk denemelerine başladıkları 2 yaşındaki oğlu ve 1 yaşındaki kızına kayak eğitimleri vermeye devam ediyor. Çocuklarıyla beraber telesiyej eşliğinde pistin yüksek noktalarına çıkan çocuklarına eşlik ederek kayak yapıyor. Kendilerine özel boyutlarda kayak takımları ve kıyafetleriyle pistlerin tadını çıkaran minik kayakçılar havaların açık olduğu günlerde Uludağ'a çıkıyor. Yalnızca kendi çocuklarına değil Uludağ'da onlarca çocuğa kayak sevgisi aşılamak için çalıştığını söyleyen Adıyaman yaptığı açıklamada, "Kayağa başlamak için 3 yaş uygun bir yaştır. Çocuklar mutlaka diplomalı hocalara emanet edilmelidir. Çocuklar kayakla sağlık ve güç kazanırlar" dedi.

"BEN DE 3 YAŞINDA BAŞLADIM"

Kayak merakının çocukluk yıllarından geldiğini söyleyen Adıyaman yaptığı açıklamada, "3 yaşında Bitlis'te mahalle arasında başladım. Daha sonra ilk yarışmam okullar arasında oldu. Milli takım kampına çağırıldım. İlk senemde minikler milli takımına girdim. Yıldızlarda uluslararası derecelerimiz oldu. Daha sonra uluslararası şampiyonluğum oldu. Yıldızlardan sonra Bursa'dan bir teklif geldi. O süreçte Bursa'ya geldim.

"6 AYLIKKEN BAŞLADILAR"

Çocuklarını kayağa alıştırmak için ilk denemelerine 6 aylıkken başladıklarını söyleyen Adıyaman, "4 yıl önce evlendim. 2 yaşında oğlum, 1 yaşında kızım var. Çocuklarımı da 6 aylıkken kayak yapmaya başlattım. Bu sene ikinci kayaklarını yapıyorlar ama biraz alışma dönemi geçirecekler. Çocukları sevmek lazım. Çocuk sevgin varsa kayağı çok doğru, çok güzel öğretebilirsiniz. İnsanın kendi çocuğunu veya ailesinden birini kayağa alıştırması daha zor. daha iyi olmasını istersin ama çocuklara ağabey, hoca, baba, her şey olmak lazım. Onlara sevdirmek lazım, amaç öncelikle kayağı sevdirmek. Kayağı sevdiremezsen çocuklar çabuk bıkar" dedi.

"KAYAK, ÇOCUKLARLA GÜZEL BİR İLETİŞİM KAYNAĞIDIR"

Çocukları erken yaşta kayağa başlatmanın pek çok avantajı olduğunu ve dikkat edilmesi gereken noktalar olduğunu belirten Adıyaman, "İlk etapta ayakkabılar çocukların ayağına ağır geliyor. Ayaklarına zarar vermeyecek şekilde ayakkabılarını giydirip ona göre korumak lazım. Batonla göbek kısmından tutarak yavaş bir şekilde kaydırmak lazım. Bu spor güzel bir iletişim kaynağıdır. 3 yaşında çocuklar kayağa başlayabilir. Diplomalı bir hocaya çocuklar teslim edilip eğitim aldırılabilir.  Çocukların erken yaşta kayağa başlaması onların sağlığını koruyacaktır. Çocuklar kayak sayesinde hem güç kazanıyor hem de temiz bir hava alıyor. Uludağ'da çocuk sayısı çok fazla. İnsanlar çocuklarını kayağa güzel bir şekilde teşvik ediyor ve hiç bir şekilde çocuklarını çekinmeden hocalara teslim edip kayak yapmasını sağlıyorlar. Normal sezonda kayakçılar arasında çocukların oranı 3'te 1 diyebiliriz.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------

-Pistlerden DRONE görüntüleri

-Çocukların kayağa hazırlanması

-Telesiyej ile tırmanışları

-Babaları ile kaymaları

-Uludağ'daki çocuk kayakçılardan görüntüler

-Kayak Hocası Selim Adıyaman ile röportaj

Süre: 5.15 Boyut: 588 MB

Haber: Enver Fatih TIKIR/ Kamera: Serkan AKKUŞ/BURSA,

==================

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni-2 - Son Dakika


Advertisement