Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de terörün sona erdirilmesiyle birlikte tartışmasız yeni bir sayfa açıldığını belirterek, çözüm süreci için uluslararası toplumdan da "Türkiye kadar bölgemizin, özellikle Ortadoğu ve Avrupa'nın geleceğini yakından ilgilendiren bu sürecin sabotajlarla, tahriklerle bozulmaması için tüm dostlarımızdan destek bekliyoruz" dedi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de terörün sona erdirilmesiyle birlikte tartışmasız yeni bir sayfa açıldığını belirterek, çözüm süreci için uluslar arası toplumdan da "Türkiye kadar bölgemizin, özellikle Ortadoğu ve Avrupa'nın geleceğini yakından ilgilendiren bu sürecin sabotajlarla, tahriklerle bozulmaması için tüm dostlarımızdan destek bekliyoruz" dedi.
Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Guvernörler Kurulu 22. Yıllık Toplantısı" açılış oturumunda yaptığı konuşmada, İstanbul'un dünya tarihine ve medeniyetlere ilham verdiği kadar, dünya ekonomisine de yol gösteren, ufuk çizen bir kent olmasını yürekten temenni ettiğini söyledi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası yıllık toplantısının, dünya ekonomisi açısından olumsuzlukların sürdüğü zor bir dönemde yapıldığını söyleyen Erdoğan, alınan tüm tedbirlere rağmen küresel ekonomideki kırılganlığın devam ettiğini vurguladı. İhtiyaç duyulan büyüme oranlarının bir türlü yakalanamadığına işaret eden Erdoğan, "Adeta bir doyum noktasına ulaşılmış gibi yapı söz konusu. Yaşanan finansal krizler gerek sağlam bir makro ekonomik çerçevenin,gerek yapısal reformların sürekli büyüme ve istikrar bakımından ne kadar önemli olduğunu gösterdi" değerlendirmesinde bulundu.
-"TÜRKİYE PROJELERİ TAKDİRLE KARŞILANAN, GÖRÜŞÜ DİNLENEN KATKISI ARANAN ÜLKE KONUMUNA YÜKSELDİ"-
Erdoğan, bu noktada, dünyanın içinde bulunduğu zor dönemde, her bakımdan bir başarı hikayesi teşkil eden Türkiye'nin, bugünkü konumuna ve tecrübelerine dair bazı tecrübeleri katılımcılarla paylaşmak istediğini belirterek, şunları söyledi:
"Son 10 yılda gerçekleştirdiğimiz köklü reformlar sayesinde Türkiye, küresel finans krizinde gerçekten farklı bir konumda oldu ve son derece başarılı bir grafik sergiledi. Türkiye artık, ekonomik büyüme, istihdam, sürdürülebilir kalkınma, enerji güvenliği gibi küresel düzeydeki meselelerde, projeleri takdirle karşılanan, görüşü dinlenen, katkısı aranan konumuna yükseldi. Türkiye'nin bu başarısını basit bir formüle indirgemek mümkün değil. Son dönemde kurumların ve politikaların kalitesi, ekonomik büyümenin desteklenmesi ve sürdürülmesinde kilit rol oynadı. Uzun vadeli stratejiler ve kalkınma planlarımız, ekonomik politikaların koordinasyonu, kaynakların etkin kullanımı ve kalkınmanın hızlanması adına büyük önem taşıdı. Özellikle, küresel ekonomideki değişimlere hızlı uyum sağlayabilen aktif politikalar benimsedik."
-"TÜM POLİTİKALARIMIZI İNSAN ODAKLI BİR ANLAYIŞLA TASARLADIK"-
Türkiye'de uygulanan doğru politikalar sonucunda iç talebin ve ihracat artışıyla birlikte, 2009'un son çeyreğinden, 2012 yılı sonuna kadar büyümenin aralıksız sürdürüldüğünü söyleyen Erdoğan, ekonomik başarının ancak ve ancak halk ile devlet arasında kurulacak güçlü bir bağ ve güvenle tesis edileceğine inandıklarını, bu güvenin oluşturulması ve canlı tutulması için halkın yaşamlarını etkileyecek tüm kararlarda azami ölçüde söz sahibi olmasının önemli olduğunu, kendilerini de tüm politikalarını insan odaklı bir çerçevede, kapsayıcı bir anlayışla tasarlayarak uyguladıklarını, toplumsal ittifakı dikkati alarak, bütüncül bir yaklaşımla bu politikaları oluşturduklarını söyledi.
-"İŞSİZLİK 2012'DE YÜZDE 9.2'YE GERİLEDİ"-
Erdoğan, sosyal refahın sağlanması yolunda, pek çok önemli adım attıklarını ve önemli sonuçlar elde ettiklerini, küresel kriz nedeniyle 2009'da yüzde 15'e yükselen işsizlik oranının ise alınan tedbirlerle 2011'de yüzde 9.8'e, 2012'de ise yüzde 9.2'ye gerilediğini açıkladı. Sosyal harcamalara artık daha çok kaynak ayırabilir hale geldiklerini söyleyen Erdoğan, "Sosyal yardım programlarının harcamaları 2002'deki yüzde 0.5 seviyesinden, 2011 yılında yüzde 1.42'ye ye ulaştı" dedi.
-"İNSANIMIZIN YETENEKLERİNİ ORTAYA ÇIKARAN KALKINMA MODELİ BENİMSEDİK"-
Kalkınma anlayışlarının, fiziksel alt yapı ve üretim amaçlı yatırımlara olduğu kadar, insan kaynağına yatırıma da dayandığını dile getiren Erdoğan, "Şunu bilhassa vurgulamak isterim ki biz ülkemizin potansiyelini ve insanımızın yeteneklerini ortaya çıkaran ve azami şekilde kullanabilen bir kalkınma modeli benimsedik. Genç nüfusumuzu en iyi şekilde değerlendirmeyi amaçladık. Böylece büyümenin, istihdam oluşturma kapasitesini güçlendirdik. Refahın, daha geniş kesimlere yayılmasını sağladık. Eğitimle istihdam ilişkisini güçlendirecek adımlar attık. Mesleki eğitime önem vererek, nitelikli iş gücünün artırılmasını hedefledik" diye konuştu.
-TERÖRÜN ZARARI 350 MİLYAR DOLAR-
Türkiye'nin özellikle son yıllarda dünya ile bütünleşmesini de hızlandırdığına vurgu yapan Başbakan Erdoğan, kürsel değişimleri yakından izleyen bir yaklaşım benimseyerek, etkin bir dış ticaret politikası izlediklerini söyledi. Konuşmasında Türkiye ekonomisin yakından ilgilendiren, hatta Türkiye ekonomisinin de ötesinde bölgeyi yakından ilgilendiren bir gelişmeyi de katılımcılarla paylaşmak istediğini açıklayan Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye, yaklaşık 30 yıldır yabancı ülke topraklarından kendisine yönelen terörle mücadele ediyor. 30 yılın bilançosu ülkemiz ve milletimiz açısından gerçekten çok ağır oldu. 40 binin üzerinde insanımızı kaybettik. İç ve dış politika özellikle de demokratikleşme bu olumsuz süreçte derinden yara aldı. Ekonomik maliyet ise çeşitli hesaplamalara göre ki ben asgarisini veriyorum, 350 milyar dolar civarında gerçekleşti. Bütün bunlarla birlikte ülkemizin belli bölgelerinde yatırım ortamı, diğer bölgeler kadar iyileştirilemedi. Yoksulluk ve işsizlik sorunu, bölgelere göre farklılık arz etti."
-"TERÖRÜN SONLANDIRILMASI İÇİN ADIM ATTIK, SONUÇLARINI ALMAYA BAŞLADIK"-
Erdoğan,hükümet olarak 10 yıl boyunca terör meselesini çözmek için çok boyutlu mücadele yürüttüklerini, bir yandan terörle kararlı bir şekilde mücadele ederken, diğer taraftan da terörü doğuran nedenleri ortadan kaldırmanın gayreti içinde olduklarını vurguladı. Ekonomik yatırımlara hız verdiklerini, demokratikleşme adımlarını kararlılıkla gerçekleştirdiklerini, temel hak ve özgürlükler noktasında büyük bir gayretin içinde olduklarını kaydeden Erdoğan, en son çözüm süreciyle terörün sonlandırılması, şiddetin sona ermesi, demokratik siyasetin güçlenmesi içi önemli bir adım attıklarını ve sonuçlarını da almaya başladıklarını söyledi.
-"YENİ BİR SAYFA AÇILDI"-
Terörün sona ermesiyle birlikte, Türkiye'de tartışmasız yeni bir sayfanın açıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, "Bu sayfa, sadece Türkiye'nin iç siyasetini değil, bölgenin de istikrarını güvenliğini, ekonomik kalkınmasını çok yakından ilgilendiriyor. Süreç dört aydır etkisini gösterdiği halde, bölgede ekonomik ve sosyal anlamda çok önemli bir değişim gözleniyor. İnşallah bu süreç, başarıya ilerleyecek ve hem bölgenin, hem de Türkiye'nin çehresi, çok daha hızlı şekilde gelişecek, dönüşecektir. Türkiye ekonomisinin bu süreçten çok olumlu etkileneceğine, daha fazla uluslar arası yatırımın çekileceğine, ticaretin ciddi manada artacağına inanıyorum" diye konuştu.
-"TÜM DOSTLARIMIZDAN DESTEK BEKLİYORUZ"-
Çözüm sürecine Avrupa'nın da destek vermesini isteyen Erdoğan, "Hiç kuşkusuz bu süreç, işsizlik ve yoksullukla mücadelemizde de farklı bir kulvara geçmemize zemin hazırlayacaktır. Türkiye kadar bölgemizin, özellikle Ortadoğu ve Avrupa'nın geleceğini yakından ilgilendiren bu sürecin sabotajlarla, tahriklerle bozulmaması için tüm dostlarımızdan destek bekliyoruz. Türkiye, tarihi bir dönüm noktasını geçerken, yeni bir sayfa açarken, umut dolu bir geleceğe yelken açarken, tüm dost ve kardeş ülkelerin de bu sürece katkı sağlamalarını istiyoruz. Tekrar etmeliyim ki kazanan sadece Türkiye olmayacak. Kazan tüm bölgemiz, bölgemizin tüm hakları olacaktır" diye çağrıda bulundu.
-"TÜRKİYE DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEK"-
Türkiye'nin ekonomik büyümesindeki en önemli dinamiğin özel sektör yatırımları olduğunu, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın üye ülkelerdeki özel sektöre sağladığı sermaye, bilgi ve ortaklık imkanlarının önemli düzeyde olduğunu bildiğini söyleyen Erdoğan, "Bankanın, bölgesel ve küresel değişimlere uyum sağlama çabalarını takdirle karşıladığımı belirtmek isterim. Kosova'nın da Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'na üye olmasından büyük bir memnuniyet duydum. Türkiye, genişleyen ve bölgesinde önde gelen uluslar arası finans kuruluşlarından olan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın faaliyetlerine olan desteğini de sürdürecektir" dedi.
-"BU HATAYA DÜŞMEMELİ"-
Erdoğan, bankanın Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da süren değişim ve dönüşüm sürecine destek olma noktasında benimsediği aktif ve öncü rolü takdirle karşıladıklarını söyledi. Bölgedeki dönüşüm sürecinin bir demokratikleşme süreci de olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bölgede tarihin normal akışına kavuşması, bölge haklarının 21.yüzyılla buluşması anlamına gelmektedir. Bu, artık hotokratik sistemlerden demokratik sistemlere geçişin bir adımıdır. Artık halkların iradesinin egemen olduğu bir geçiştir. Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Akdeniz havzasında tarih gelişmelere şahit oluyoruz. Artık insanoğlu "ben insanım, benim iradem iktidar oluyor' diyor. Bölgedeki gelişmeler değerlendirilirken unutulmamalıdır ki demokratikleşme, uzun soluklu çaba gerektiren bir süreçtir. Bazı olumsuzluklara odaklanarak bölgenin geleceğine karamsar bir bakış açışı sunmak yanlış olacaktır. Bu hataya düşmemeli. Bölge halklarının ne istediğini doğru anlamalıyız" dedi.
-"DUVARA TIRMANDIRACAK OLURSAK BU ZULÜM OLUR"-
Bölgedeki bazı hükümetlerin acil kaynak ihtiyacı içinde olduğuna da dikkati çeken Erdoğan, uluslar arası finansal yardımın bu ülkelerin likidite darlığına ve bankacılık krizine girmesini engelleyebileceğini savundu. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Uluslararası toplum siyasi krizlerin ortay çıkmaması için sorumluluk almalı ve bölge hükümetlerine azami desteği sağlamalıdır. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın bu konudaki çalışmalara ivme vereceğine olan inancımı ifade etmek istiyorum. Türkiye, bölgedeki demokratikleşme ve dönüşüm sürecini desteklemeyi sürdürecektir. Gayemiz sadece ve sadece bölgede kalıcı barışın istikrarın temin edilmesidir. Biz, ülkelerin nerede olduğunu, nerede olabileceğin görmek zorundayız. Öyle ülkeler var ki aslında verilebilecek bir miktar yardımla geleceğin demokratik ülkesini kurabilecektir. Ama ona yapacak yardım için eğer duvara tırmandıracak olursak, bu zulüm olur. Biz kendilerine finansmanı nasıl yöneteceklerinin ipuçlarını verebilirsek, altyapı ve üst yapıda ne gibi adımlar atması gerektiği yönünde yardımcı olabilirsek inanıyorum ki onları hem onurlu bir şekilde geleceği yürütür ve geleceğinde onlar çok daha güçlü ülkelerin arasına girebilir. Biz bu dünyada zayıf ülkelerle yürümek istemiyoruz. Zayıf ülkelerin de güçlenerek, bunun yolunun açılması gayreti içerisindeyiz."
-"IMF'YE BORÇ SALI GÜNÜ BİTİYOR, BEN BİR MEMURDAN SİYASET DERSİ ALMAM"-
Türkiye'yi 10 yıl önce IMF'ye olan 23.5 milyar dolar borçla devraldıklarını ve o günden bu yana da IMF ile bir stand by anlaşması yapmadıklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Niye yapmadık? Çünkü bizden başka şeyler istediler. Bize siyaset öğretmek istediler. Ben bir siyasetçiyim. Ben siyaseti, siyasetçiden öğrenirim veya dinlerim. Bir memurdan ben siyaset dersi almam. Eğer "bize parasal destek verecekseniz verin'. "Borcumuzu ödediğimiz zaman sizler bize başka bir şey söylemeyin'. "Borcumuzu ödemiyorsak gereğini yapın'. Dediler "yok şöyle, şu reformu yapacaksınız, bu reformu yapacaksınız'. "Kusura bakmayın, biz sizinle artık anlaşma imzalamıyoruz'. Borçlarımızı ödedik ödedik ve şimdi son taksiti Salı günü ödüyoruz.Ve IMF ile olan 23.5 milyar dolarlık borç kapanıyor, bitiyor" sözleri salondaki katılımcılar tarafından alkışlarla karşılık buldu.
-"BİZE ÖDEYECEKLERİ KİRA 22.1 MİLYAR EURO"-
Erdoğan, Merkez Bankası'nın döviz rezervinin ise 27.5 milyar dolardan, bugün 135 milyar doların üzerine çıktığını, aynı şekilde Borsa İstanbul'un bire 9 katladığını ve böyle bir noktaya gelindiğini, bütün bunların güçlenen bir ekonominin sinyalleri olduğunu kaydetti. Türkiye'nin kriz döneminde dahi yatırımlara ara vermediğini belirten Erdoğan, "Üç-dört gün önce, bir ihale gerçekleştirdik. Bu ihale, yap işlet devret sistemiyle ile ama kendine özel bir yapısı var. Yılda 100 milyon kapasiteli bir havalimanı yapıyoruz. Dünyanın beklide bir numarası olacak. Bu havalimanıyla ilgili 25 yıllığına burayı kiralıyoruz, hem yapacak. Hem de belli bir kira ödeyecek. Beş Türk firması konsorsiyumla bunu kazandı. ve 25 yıl için ödeyecekleri kira 22 milyar 152 milyon Euro. Buranın maliyeti 10 miyar Euro. ve bize ödeyecekleri 22 milyar 152 milyon yanında birde KDV'si var. Onunla hesapladığımızda yaklaşık 30 milyar Euro. Bu istikbal vaad eden bir Türkiye'nin adımıdır" diye konuştu.
-"İSTANBUL MARKA ŞEHİR OLACAK"-
Kanal İstanbul konusuna da değinen Erdoğan, bu proje ile Karadeniz'i Marmara'ya bağlayacaklarını, modern bir kanal olacağını, Boğaz'ın çevre tehdidinden kurtarılacağını belirterek, "Kanal İstanbul ile hem gelir noktasında, hem de şehircilik noktasında çok farklı bir adımı atacağız. 42 kilometre uzunluğunda bir kanal olacak. Bu kanalla da yine inanıyorum ki İstanbul bir marka şehir olarak dünyada yerini alacak" diye konuştu.
-"SAKIN İSTANBUL'U DOLAŞMADAN GERİ DÖNMEYİN"-
Konuşmasında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası temsilcilerine de İstanbul'u gezmeleri tavsiyesinde bulunan Erdoğan, "Sakın İstanbul'u gezmeden dolaşmadan geri dönmeyin, Gezin dolaşın bizim bütün bu tarihi kültürel merkezlerimiz görün. Eğer alışveriş yapmak isterseniz güzel merkezlerimiz de var. Oralara da gidebilirsiniz" dedi. - İstanbul
Son Dakika › Güncel › 'Terörün Sonlandırılmasıyla Yeni Bir Sayfa Açıldı' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.