İNTERNETTE VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ - Son Dakika

İNTERNETTE VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

22.01.2020 15:06
İNTERNETTE VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ, System.String[]

Soyguncuyu etkisiz hale getiren kuyumcu o anları anlattıERZİNCAN'da dün akşam saatlerinde yaşanan kuyumcu soygunu girişiminde, çarşaf giyerek silahla soygun yapmaya çalışan kişiyi etkisiz hale getiren Mesut Yıldırım (46) o anları anlattı.

Soyguncuyu etkisiz hale getiren kuyumcu o anları anlattı

ERZİNCAN'da dün akşam saatlerinde yaşanan kuyumcu soygunu girişiminde, çarşaf giyerek silahla soygun yapmaya çalışan kişiyi etkisiz hale getiren Mesut Yıldırım (46) o anları anlattı. Yıldırım, "Allah korudu. Silahı vardı, mermisini ağzına vermişti." diye konuştu.

Olay, dün saat 17.00 sıralarında Fevzipaşa Caddesi'nde Mesut Yıldırım'a ait kuyumcu dükkanında meydana geldi. Şüpheli Nedim V., iddiaya göre tanınmamak için kara çarşaf giyip, kuyumcu dükkanına girerek silahlı soyguna kalkıştı. Dükkan sahibi ile soyguncu arasında yaşanan arbede sırasında, yardıma çevredeki esnaf yetişti. Olay yerinden kaçmak isteyen Nedim V., bölgede devriye görev yapan polisin de desteğiyle kuyumcu dükkanından çıkmadan yakalandı. Gözaltına alınan Nedim V., üzerindeki çarşaf ile birlikte çevredekilerin şaşkın bakışları altında polis aracına bindirildi. Olup bitenler iş yerinin güvenlik kamerasınca saniye saniye kaydedildi. Nevim V.'nin emniyetteki işlemleri halen devam ediyor.

GRAM ALTIN SORDUDakikalar süren soygun girişimini başarıyla savuşturan ve zanlıyı etkisiz hale getiren 30 yıllık kuyumcu Mesut Yıldırım, akşam saatlerinde dükkandaki malzemeleri toplamaya başladığını, o sırada kara çarşaf giymiş bayan kılığındaki şahsın içeri girerek gram altın sorduğunu söyledi. Yıldırım; "İlk önce kadın zannettim. Öyle de kamufle olmuştu zaten, güneş gözlüğü vardı. Ben de vitrini toplamıştım zaten. Kasanın altından çıkarıp vermeye çalıştım. O arada arka tarafa gelip müdahele etmek istedi. Ben de o anda fark ettim bir anormallik olduğunu, savunma pozisyonuna geçtim, elimden geldiğince müdahale ettim şahısa. Allah korudu. Silahı vardı, mermisini ağzına vermişti. Hamdolsun her hangi bir sıkıntımız yok şu anda. Şahsı biraz hırpaladıktan sonra baktım yardıma ihtiyaç var. Komşuya bağırdım o da geldi. Şahısta zaten etkisiz hale gelmişti" diye konuştu.AYNI KUYUMCUYA GEÇTİĞİMİZ YILLARDA DA BALTALI SOYGUNCU GİRMEYE ÇALIŞMIŞTIEvli ve 2 çocuk babası olan Mesut Yıldırım'ın dükkanına 5 Nisan 2017 günü de soygun girişiminde bulunulmuştu. O tarihte E.A. isimli şahıs gündüz vakti dükkanın önüne gelerek kuyumcu dükkanın kapısını tahta parçası sıkıştırarak açılmasını engelledi. Elindeki balta ile kuyumcunun camını kırarak vitrindeki 7 altın bileziği alarak kaçmaya çalışan E.A., vatandaşlar tarafından fark edilince kaçamadan yakalandı. Kısa süren arbedenin ardından yakalanan E.A., olay yerine gelen polis tarafından gözaltına alındı. Hırsızlık anı yakındaki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedilmişti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Dükkanın dışından görüntü-Kuyumcudan genel detay görüntü-Kuyumcunun açıklamasıHaber-Kamera: Coşkun MENEK/ ERZİNCAN,

=========================

Üşüyüp otobüse binen köpek yolcularla şehir turu attı

ANTALYA'da sahibini kaybeden ve soğuk havada üşüyen köpek, Varsak-Fakülte hattı arasında sefer yapan halk otobüsüne sığındı. Köpeği otobüsünde 1.5 saat boyunca misafir eden şoför Taner Özgün, sahibinin bulunması umuduyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Geçici Bakım Evi personeline teslim etti.Soğuk günlerin yaşandığı Antalya'da yüzleri güldüren bir olay yaşandı. Dün Varsak-Fakülte seferini yapan VF01 sefer numaralı özel halk otobüsü şoförü Taner Özgün, 100. Yıl durağında yolcu aldığı sırada bir köpek koşarak araca bindi. Şoför Taner Özgün, soğuk havadan kaçıp ısınmak için otobüse bindiğini düşündüğü köpeği indirmedi.VİCDANI İNDİRMEYE EL VERMEDİSevimli hareketleri ile sempati toplayan köpek, yolcularla birlikte otobüste seyahat etti. Yaklaşık 1.5 saatlik sefer tamamlanana kadar otobüste misafir edilen köpek, sahibine kavuşması umuduyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Geçici Bakım Evi personeline teslim etti.'İNŞALLAH SAHİBİ BULUNUR'Köpeğin yolculuk boyunca uslu durduğunu ve her komutunu yerine getirdiğini belirten 07 AU 0180 plakalı özel halk otobüsü şoförü Taner Özgün, olayı şöyle anlattı: "Varsak ile üniversite hastanesi arasında sefer yapan VF01 hattında çalışıyorum. Öğle saatlerinde 100. Yıl Caddesi'nde bulunan otobüs durağında yolcularla beraber sevimli dostumuz otobüse atladı. Üşüdüğünü düşündüm. Boynundaki tasmasından ve söylenen her komutu yerine getirmesinden sahipli bir hayvan olduğunu anladım. Çok sevimli ve insancıldı. Yolculardan birine yanında tutması için rica ettim. Tıp Fakültesi durağında otobüsten indi. Kaybolmaması için yakaladık ve otobüse bindirdik. Belki sahibi bulunur umuduyla Büyükşehir Belediyesi Hayvan Ambulansını aradım. Yaklaşık 1.5 saat boyunca otobüste misafir ettikten sonra Varsak'taki son durakta görevlilere teslim ettim. Onu öyle yapayalnız sokakta bırakmaya vicdanım el vermedi. İnşallah sahibi bir an önce çıkar."GOLDEN RETRİEVER CİNSİKöpeği teslim alan Antalya Büyükşehir Belediyesi Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğüne bağlı Sahipsiz Hayvan Geçici Bakım Evi veterineri, yaklaşık 1.5 yaşında Golden ırkı dişi bir köpek olduğunu, sağlık durumunda herhangi bir problem olmadığını kaydetti. Sahipli olduğu düşünülen köpek, Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Geçici Bakım Evi'nde sahibini bekliyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------Köpeğin otobüse binmesi (Güvenlik kamerası)Köpeğin otobüste görüntüsü (Güvenlik kamerası)Şoförle röportajYolculardan biriyle röportajHayvan ambulansının gelişiŞoförün köpekle birlikte otobüsten inmesiŞoförün köpeği hayvan ambulansına teslim etmesiAmbulansın gidişiHABER- KAMERA: Hasan ALAYBEYOĞLU/ANTALYA,

=========================

Ayı ve yavruları çöplükte yiyecek ararken görüntülendi

HAKKARİ'nin Çukurca içesinde, askeri üs bölgesindeki çöplüğe inen ayı ve 2 yavrunun yiyecek arayışı, iş makinesi operatörü tarafından görüntülendi. Hakkari'nin Çukurca ilçesinde, aç kalan ayı ve 2 yavrusu çöplüğe indi. Çayırlı mevkisinde bulunan askeri üs bölgesinin çöplüğüne ayı ve 2 yavrusunu, yiyecek ararken, yol çalışması yapan özel bir firmaya ait iş makinesi operatörü fark etti. Ardından da cep telefon kamerasıyla saniye saniye görüntüledi. Görüntülerde, çöplükte yiyecek arayan ayılar, köpek seslerinin duyulması üzerine gözden kayboluyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜCEP TELEFON KAMERASI--------------------------------Askeri üs bölgesinin çöplüğünde yiyecek arayan anne ayı ve 2 yavrusu-Köqek sesleri-Köpek sesleri ile birlitet çöplükte ayrılan ayılar-detaylarSerdar KARA/ÇUKURCA,(Hakkari)-

================================

Dağları var, kayakları var ama tesis yok

SARIKAMIŞ Kayak Merkezi'ne yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki Kars'ın Karaçoban Köyü gençleri kendilerine tesisi olmayan kayak merkezini kurdu. Deniz seviyesinden 2600 metre yükseklikteki Elma dağında kayak yapan 4 arkadaşın sosyal medyadaki paylaşımı beğeni topladı.Kars'a 15 kilometre uzaklıktaki Karaçoban Köyü'nde yaşayan Aykut Karabulut, sosyal medyada izlediği videoyla kayak sporuna ilgi duymaya başladı. Köyünden 70 kilometre uzaklıktaki Sarıkamış Kayak Merkezi'ne giden Karabulut, kayak kursuna katıldı. Kurs sonrası köye dönen Karabulut, öğrendiklerini köydeki arkadaşları ve çocuklara öğretti. Karaçoban köyünde kayak meraklılarının sayısı artınca gençler hiçbir tesis olmayan Elma Dağı'nda kayak ve kızak pistler oluşturdu. Köyde günlük işlerini bitiren genç ve çocuklar kayak, snowbaord ve kızıklarını alarak 3 kilometrelik yürüyüşün ardından dağın zirvesine ulaşıyor. Zirveden kayarak inen Emre Karabulut, Aykut Karabulut, Oğuzhan Kildiş ve Oğuz Gündoğan bu zevkli yolculuğu sosyal medya hesaplarından paylaştı. "Kendi kayak merkezimizi kurduk, girişler ücretsizdir ama teleferik bulunmamaktadır" notuyla paylaşılan görüntüler sosyal medyada büyük ilgi gördü.Kayak konusunda köydeki gençlerle önemli bir adım attıklarını söyleyen Aykut Karabulut, "Kayak bizler için pahalı bir spor. 'Neden köyümüzdeki Elma Dağı'nı değerlendirmeyelim?' dedik. Sarıkamış Kayak Merkezi bize uzak olduğu için kendi hayallerimizi böyle gerçekleştirdik. Kayak kıyafetleri ve malzemelerimiz yok. Yetkililere seslenmek ve malzeme talebimi iletmek istiyorum. Çünkü ben köyümüzde gençleri kayak konusunda eğitiyorum. Eğer malzemeleri de temin edebilirsek köyümüzden önemli kayakçılar çıkacaktır. Her gün 3 kilometre yürüyerek Elma Dağı'na kaymaya geliyoruz. Ama bizim eğlencemiz her zorluğa değer. Çocukların eğlenmesi gerçekten çok güzel" diye konuştu.Köy Muhtarı Ergin Gündoğan da, "Gençlerimiz burada kendi imkanları doğrultusunda kayıyorlar. Gençlerimiz benden malzeme konusunda destek istiyorlar. Bende önümüzdeki günlerde konuyu sayın valimize ileteceğim ve destek isteyeceğim. Gençlerimize kayak ve kızak lazım, kayak elbisesi lazım. Eğer burayı güzel bir şekilde geliştirirsek köyümüzde daha güzel şeyler olacaktır" dedi.Gençlerden Olgun Gündoğan ise, "Burası bizim 2600 rakımlı Elma Dağı mevkii. Burası dünyanın en güzel karlarından olan kristal kar örtüsüne sahip kayak merkezlerinden biridir. Hem de bedava kayak yapabiliyorsunuz. Herkesi kayak kaymaya köyümüze bekliyoruz. Kayak kaymak eğlencelidir, güzeldir. Herkesi misafir etmek isteriz. Kaz pişiririz evimizde konuk ederiz" diye konuştu.SARIKAMIŞ'I HİÇ GÖRMEDİElma Dağı'nda kızak yapan çocuklardan Yunus Kildaş (12) Sarıkamış Kayak Merkezi'ni hiç görmediğini ifade etti. Kayak merkezini görmeyi çok istediğini vurgulayan Kildaş, şunları söyledi: "Eğer götüren olursa gitmeyi isterim. Orayı görmek ve orada kaymak istiyorum. Şu anda köyümüzde kayıyoruz ama kızaklarımız yok. Kayaklarımız yok, kayak elbiselerimiz yok.  Bizde büyüklerimizle buraya gelip kayak öğrenmeye çalışıyoruz. Sarıkamış'ta kayak çok pahalı. Benimde bu imkanım yoktur. Kayak kaymak çok eğlenceli bizde şimdilik bu eğlencemizi köyümüzde yaşıyoruz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Köyden detaylar-Dağa doğru başlayan yolculuk-12 yaşındaki Yunus Kildiş'in konuşması-Çocukları omuzlarında ve sırtlarında taşıyanlar-Zirveye varış-Kayak ve kızaklarla eğlenen gençler ve çocuklar-Muhabir Bedir Altunok'un anonsu-Muhtar Ergin Gündoğan'ın konuşması-Gençlerden Olgun Gündoğan'ın konuşması-Muhabir Bedir Altunok'un gençlerle kızak kayması ve konuşması-12 yaşındaki Yunus Kildiş ile röp.-Aykut Karabulut'un konuşması-Detaylar-Köye dönüş

Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK/ KARS,

===============================

Takla atma simülatörü yaptılar

SAKARYA'nın Erenler ilçesinde, İlhan Cirit ve kardeşi Enes Cirit otomobil yedek parçası fabrikalarında, Yol Güvenliği Uzmanı Mert İntepe'nin de desteğiyle emniyet kemerinin öneminin anlatılması için tasarımı kendilerine ait olan takla atma simülatörü yaptı.Erenler'de İlhan Cirit ve Enes Cirit çok sayıda otomotiv firmasına parça ürettikleri fabrikalarında, Yol Güvenliği Uzmanı ve Güvenli Sürüş Eğitmeni Mert İntepe ile birlikte Türkiye'deki eğitimlerde kullanılmak üzere tasarımı da tamamen kendilerine ait olan takla atma simülatörü yaptı. Tamamen yerli olarak üretilen ve yerli motor kullanılan simülatöre, daha önce kaza yapmış bir otomobil alınarak bağlandı. Yaklaşık 2 ay gibi kısa bir sürede ana hatları tamamlanan simülatör, çevredeki işletmelerin de büyük ilgisini çekti. Takla atan bir otomobilde olmanın ve emniyet kemeri takmanın önemini anlatan simülatörün kısa sürede tamamlanacağını belirten İlhan Cirit, ayrıca kısa süre önce çarpma simülatörü için çalışmalara başladıklarını belirtti. "EMNİYET AMAÇLI İLK PROJEMİZ"İlhan Cirit, "Bu proje bizim emniyet amaçlı yapmış olduğumuz ilk proje. Bu projeyi sosyal medya paylaşımlarımızdan gören herkes burada proses üzerinde test yapmak istiyorlar, bizde her gelene kapımızı açıyoruz. Bu proje emniyet amaçlı olarak yaptığımız ilk projemiz. Burada emniyet kemerinin önemini gösteriyoruz, bu projeyle birlikte trafikte olan herkes emniyet kemerinin önemini görecek" dedi."HEDEF ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZALARINI AZALTMAK"Projeye destek veren ve Türkiye genelinde çok sayıda önemli projeye imza atan Mert İntepe, "Yaklaşık 25 yıldır yol güvenliği üzerinde çalışıyorum ve asıl amacım Türkiye'deki ölümlü trafik kazalarını önlemek. Tüm mühendisliği kendimize ait olan, cıvatasından demir işçiliğine, motoruna kadar ne görüyorsanız artık simülatörümüzü de Türkiye'de kendimiz yapıyoruz. Bu gururu sizlerle paylaşmak istedik. Yol güvenliğinde yeni bir sosyal sorumluluk hareketi yapıyoruz, hedef ölümlü trafik kazalarını azaltmak." diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------İşletme sahibi İlhan Cirit röp.Yol Güvenliği Uzmanı Mert İntepe röp.İşletme içi çalışmalar detayÇarpışma Simülatörü ilk prototipi detay2 İşçinin takla atan araca binmesi Araç takla atarken dışarıdan görüntü detayıAraç takla atarken içeriden görüntü detayıHABER-KAMERA: Ramiz Kaan OKTAR/ERENLER(Sakarya),

===========================

Karla kaplı yolda TIR'ın savrulma anı görüntülendi

YOZGAT'ın Sorgun ilçesinde, karla kaplı yolda rampa aşağı inen TIR, kontrolden çıkarak yol kenarına savruldu. O anlar, yoldaki otomobildekiler tarafından cep telefonunun kamerasıyla görüntülendi.Sorgun'da dün akşam etkili olan kar yağışı nedeniyle sürücüler zor anlar yaşadı. Mükremin köyü yakınlarında rampa aşağı inen TIR, karla kaplı yolda sürücüsünün kontrolünden çıktı. Sağo sola savrulan TIR, yol dışına çıktı. O anlar, karşı yönden gelen otomobilde bulunan kişiler tarafından cep telefonunun kamerasıyla kaydedildi. Görüntüyü çeken kişinin, "İnşallah uçmaz. Dayı dikkat et" dediği duyuldu. TIR şoförünün kazadan yara almadan kurtulduğu belirtildi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYORHABER: Halit YILMAZ/SORGUN (Yozgat),

=============================

Kız kardeşine cinsel istismar sanığı ağabeye 30 yıl hapis

KONYA'da 2 yıl boyunca lise öğrencisi kız kardeşi H.E.'ye (16) 'cinsel istismarda' bulunan ve hamile bırakan R.E. (31), 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.  56 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan ağabeye verilen 45 yıl hapis cezası, TCK'da süreli hapis cezalarına verilecek cezanın 30 yıldan fazla olamayacağının yer alması nedeniyle 30 yıl olarak belirlendi.. Lise 2'nci sınıf öğrencisi H.E., geçen yıl mart ayında, kaldığı öğrenci yurdundan karın ağrısı şikayetiyle hastaneye götürüldü. Yapılan kontrolde hamile olduğu ve doğumun yaklaştığı anlaşılan H.E., sezaryen ameliyatına alındı. Karında sıvı yutması nedeniyle öldüğü belirlenen bebek ameliyatta alındı. Hastane yetkililerin bilgi vermesi üzerine savcılık tarafından başlatılan soruşturmada ifadesine başvurulan H.E., 2017 yılından beri ağabeyi R.E.'nin cinsel istismarına uğradığını anlattı.  HAMİLELİĞİ BİLMESİNE RAĞMEN İSTİSMARA DEVAM ETMİŞH.E., yarıyıl tatili için eve gittiğinde ağabeyinin, yine cinsel istismarda bulunmak istediğini bu sırada karnının şişkinliğini görüp, hamile olduğunu anladığını söyledi. Liseli kız, buna rağmen kendisine cinsel istismarda bulunmaya devam eden ağabeyinin hamileliğiyle ilgili, "Merak etme, ben halledeceğim bir şekilde" dediğini, korktuğu için de yaşadıklarını kimseye söyleyemediğini kaydetti. Gözaltına alınan R.E., sorgusunda kız kardeşine cinsel istismarda bulunduğunu itiraf etti. R.E., tutuklanırken, H.E. devlet korumasına alındı. BEBEK AĞABEYİN ÇIKTISoruşturma kapsamında R.E. ile kız kardeşinden alınan DNA örnekleri, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nda ölü bebekten alınan DNA örnekleriyle karşılaştırıldı. Hazırlanan raporda, bebeğin R.E.'den olduğu belirlendi. 56 YILA KADAR HAPİS İSTEMİYLE DAVA AÇILDISavcılık tarafından ağabey hakkında, 'zincirleme bir şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismar' suçundan 56 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın iddianamesinde; H.E.'nin, 2017 yılının Ağustos ayında öz ağabeyi R.E.'nin cinsel istismarına uğradığı, aradan 4- 5 gün geçtikten sonra R.E.'nin tekrar cinsel istismara kalkıştığı, H.E.'nin de ağabeyinin yine kendisine güç kullanacağını düşünerek, karşı gelmediği ifade edildi. H.E.'nin, haftada 1- 2 kez evde kimse yokken ağabeyi R.E.'nin cinsel istismarına uğradığı, korktuğu ve kendisini zorlayacağını düşündüğü için tepki göstermediği, liseye başladığı dönemde hafta sonları yurttan evine geldiğinde ağabeyinin cinsel istismarına uğradığı ve bu olayları korktuğu için kimseye anlatamadığı belirtildi.   'MERAK ETME, BEN HALLEDERİM' DEMİŞ Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuklu yargılanan R.E., kız kardeşiyle 1 kez ilişkiye girdiğini, olay günü alkollü olduğu için hatırlamadığını, kız kardeşiyle ilişkilerinin gayet iyi olduğunu, veli toplantılarına kendisinin gittiğini öne sürdü. Mahkemede, ilişki için kız kardeşini zorlamadığını iddia eden R.E., "Kız kardeşimin bana karşı koyup koymadığını hatırlamıyorum. O hamileyken ilişkiye girmedim. Kimden hamile olduğunu bilmiyorum. Kız kardeşim sadece benimle ilişkiye girdiğini, başka kimseyle ilişki yaşamadığını, benden hamile kaldığını ve ne olacağını sordu. Ben de 'Merak etme, ben hallederim bir şekilde' dedim" diye konuştu.  KIZ KARDEŞ VE ANNE- BABA ŞİKAYETÇİ OLMADI H.E. ise ağabeyinden şikayetçi olmadı. Olaydan bilgilerinin olmadığını söyleyen anne K.E. ile baba S.E. de oğullarından şikayetçi olmadıklarını bildirdi.YASADA ÜST SINIR 30 YIL Mahkeme heyeti dün görülen karar duruşmasında R.E.'ye 'çocuğa nitelikli cinsel istismar' suçundan 16 yıl hapis cezası verdi. Suçun kız kardeşine yönelik birden fazla ve cebir kullanılarak işlenmesinden dolayı ceza 54 yıla kadar çıkartıldı. İyi hal indirimiyle de 45 yıla indirildi. Ancak mahkeme heyeti, Türk Ceza Kanununun 61'nci maddesinin 7'nci fıkrasında yer alan 'Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz' maddesi gereği cezayı 30 yıla düşürdü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ -----------------Adliye binası dışından detay

Haber: Kamera: Yaşar COŞKUN KONYA

===============================

Acemi kapkaçcıyı, elektirikli motosikleti ve gözlüğü ele verdi

ADANA'da, dönercide paketçi olarak çalışan Muhammet T. (22), sokakta yürüyen Nemide Ö.'nün (30) içinde 50 lira ve cep telefonu olan çantasını alıp kaçtı. Güvenlik kameralarına yakalanan Muhammet T.'yi elektirikli motosikleti ve gözlüğü ele verdi.Olay, Seyhan İlçesi Gülbahçesi Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Muhammet T. arkadaşıyla birlikte sokakta yürülen Nemide Ö.'yü içinde 50 lira para ve cep telefonu olan çantasını alarak elektirikli motosikletiyle kaçtı. İhbar üzerine bölgeye gelen Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, çevredeki güvernlik kameralarının incelemeye aldı. Polisler, kapkaçcının elektirikli bisikletli ve gözlüklü olduğunu saptadı. Elektirikli motosikletle kapkaç yapılamacağının ve aracın arkasında sepet olduğunu gören polisler, şüphelinin paketçi olabileceği üzerinde durdu. Olayın meydana geldiği bölgedeki bir dönerciye giden polisler, gözlüklü çalışan olup olmadığını sorarak, güvenlik kamerası görüntülerini işyeri sahibine gösterdi. İşyeri sahibinin görüntülerdeki kişinin Muhammet T. olduğunu ve elektirikli motosikletin işyerine ait olduğunu söylemesi üzerine şüpheli gözaltına aldı. Emniyetteki sorgusunun ardından mahkemeye çıkarılan Muhammet T. tutuklandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------İki kadının geçişiElektrikli bisiklet ile kadınların yanlarından geçen zanlıZanlının kadınları takip etmesiZanlının adli tıp birimine getirilmesiAdli tıp biriminden çıkarılmasıPolis aracına bindirilmesi

Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,

===============================

Sömestir tatilinde soğuk havada termal keyfi AFYONKARAHİSAR'da, sömestir tatilini fırsat bilen ve şifalı sularda dinlenme ortamı arayanların akın ettiği termal oteller, yüzde 100'e yakın doluluk oranı yakaladı. Zafer Termal Otelciler Derneği (ZAFTODER) Başkanı Ali Gümüşhan, "Halen rezervasyonlar devam ediyor. Misafirlerimizin de konaklama ve hizmet noktasındaki memnuniyet oranı yüzde 92 seviyesine ulaştı" dedi.Jeotermal su kaynakları ve 5 yıldızlı otelleriyle yılın her döneminde tatilciler için farklı keyifler ve deneyimler sunan Afyonkarahisar, sömestir tatilini fırsat bilenlerin tatil keyfini doyasıya çıkardığı merkezlerden biri haline geldi. Afyonkarahisar'daki soğuk havaya rağmen termal tesislere gelen tatilciler, sıcak su havuzlarında keyif yaptı. Bursa'da oturan ve sömestir için Afyonkarahisar'ı tercih eden Ali Ferik (43), "Sömestir tatili ve iş stresinden kurtularak birkaç gün de olsa tatil yaparak dinlenme imkanı bulmak için Afyonkarahisar'ı tercih ettik. Gayet hoş ve güzel bir tatil imkanı bulduk, tesisin hizmetlerinden de memnun kaldık. Herkese de tavsiye edebileceğim hoş ve güzel bir tatil olanağı bulduk. Etrafta kar olmasına rağmen havuza girebiliyorsunuz. Havuza girerken hafif bir üşüme oluyor ama gayet de keyifli" dedi.Sömestir tatili için ailesiyle Afyonkarahisar'a gelen ortaokul öğrencisi Kaan Ferik, tatilin keyfini doyasıya çıkardı. Kaan Ferik, "Bence otel çok güzel, soğuk kış ortamında havuza girmek çok iyi geliyor. Geceleri yatağıma uzandığımda da rahat bir uyku uyuyabiliyorum" diye konuştu.Aslen Karadenizli olan ancak İstanbul'da oturan Şevket Kılıç (48), kış mevsiminde termal suya girmenin bir deneyim olduğunu söyledi. Kılıç, şöyle dedi: "Ben bir Karadenizliyim ve şu an hava sıcaklığı eksi 2 derece, dün de hafif kar yağışı vardı. Bence insanların böyle bir deneyimi yaşamak için böyle yerleri tercih etmeleri lazım. Sağlık turizminden ziyade farklı bir heyecan. Sağlık turizminin de önemi var ama eksi 2 derece ve hatta geceleri eksi 7'ye çıkan havuzda farklı deneyim yaşadık. Afyonkarahisar, tarihiyle, doğasıyla, termal suyuyla insanların farklı deneyim yaşamaları için ideal bir şehir. Herkesin de bu deneyimi yaşamasını tavsiye ederim. Tek handikabı ise ulaşım. İstanbul'dan hızlı tren olsaydı çok daha iyi olurdu."ZAFTODER Başkanı Ali Gümüşhan da sömestirin başlamasıyla termal otellerdeki son duruma ilişkin bilgi verdi. Gümüşhan, "Sömestir tatili başladı ve Afyonkarahisar'a sömestir tatili dolayısıyla ilgi oldukça fazla. Sömestir tatilinin ilk haftasında olmamıza rağmen il genelindeki tüm otellerimiz yüzde 100'e yakın doluluk oranı yakaladı. İkinci hafta için yapılan rezervasyonlar düşünüldüğünde de yaklaşık yüzde 98'ler seviyesinde doluluğa ulaşmış durumdayız. Halen rezervasyonlar devam ediyor ve yüzde 100'e ulaşacağımızı düşünüyoruz" dedi.Sömestir dolayısıyla otellerde çocuklar ve aileler için farklı aktivitelerin de organize edildiğini aktaran Gümüşhan, "Misafirlerimizin tatil imkanının yanı sıra, gün içerisinde eğlenmelerini sağlamak adına animasyonlar, aktivite ve eğlenceler organize ediyoruz. Misafirlerimizin de konaklama ve hizmet noktasındaki memnuniyet oranı yüzde 92 seviyesine ulaştı. Misafirlerimizden zaman zaman memnun olmayanlar oluyor ancak bizim hedefimiz yüzde 100'e ulaşmak" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------Termal havuzda yüzenlerTatilcilerden detaylarRÖP 1: Ali FerikRÖP 2: Kaan FerikRÖP 3: Şevket KılıçRÖP 4: Ali Gümüşhan (ZAFTODER Başkanı)

HABER- KAMERA: Mustafa KILINÇ/AFYONKARAHİSAR,

======================================

Karın ağrısı şikayetiyle geldiği hastanede iç organlarının ters yerde olduğunu öğrendi

MANİSA'nın Alaşehir ilçesinde, karın ağrısı şikayetiyle geldiği hastanede, iç organlarının ters tarafta olduğunu öğrenen 53 yaşındaki Şükrü Karacan büyük şaşkınlık yaşadı. Safra kesesindeki taşların ameliyatla alınması ve doktorların iç organlarının ters yerde olmasının sağlığı açısından bir olumsuzluk yaratmadığını söylemesi üzerine Karacan, rahat bir nefes aldı.Alaşehir'de otobüs şoförlüğü yapan Şükrü Karacan, geçen 6 Ocak'ta karın ağrısı şikayetiyle Alaşehir Devlet Hastanesi Genel Cerrah Polikliniği'ne başvurdu. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Güvenç Diner tarafından muayene edilen ve gerekli tahlilleri yapılıp, röntgen filmleri çekilen Karacan'a safra kesesinde taş olduğu teşhisi konuldu. Ancak, muayene de doktorları şaşırtan şey Karacan'ın iç organlarının yerinin diğer insanlara göre ters yerde olması oldu. Genel Cerrah Diner, durumu hastasına anlattı. Büyük şaşkınlık yaşayan Karacan, "Kalbimin sağda olduğunu askerde öğrenmiştim ama diğer organlarımın da ters yerde olduğunu yeni öğrendim. Doktorumun sağlığım açısından bir sakıncası olmadığını söylemesi beni rahatlattı" dedi.Karacan'ın safra kesesindeki taşlar, ameliyatla alınıp, sağlığına kavuşması sağlandı.Alaşehir Devlet Hastanesi Genel Cerrah Uzmanı Dr. Güvenç Diner, "Karın ağrısı şikayetiyle gelen hastanın ameliyatı için yaptığımız tetkikler sonucu iç organlarının ters yerlerde olduğunu fark ettik. Karaciğer normal yerleşimi yeri olan  sağda değil, solda olduğu için biz bu ameliyatı özellikli ameliyatlar sınıfına  soktuk ve hastamız hastanemizde kolesistektomi operasyonu yaptık. Karaciğer ve safranın solda olması, bizim açımızdan nadir görülen ve ameliyat tekniğimizin rutini dışında olan bir durumdu. Ancak, buna rağmen ameliyatı yapıp, hastamızı sağlığına kavuşturup, taburcu ettiğimiz için mutluyuz" dedi.Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Kadir Gem de ameliyatın başarı bir şekilde hastanelerinde yapılabilmesinin kendileri açısından gurur verici bir durum olduğunu söyledi. Ameliyatla sağlığına kavuşan Şükrü Karacan'ın iç organlarından safra kesesi ve karaciğer normalde sağda olması gerekirken solda; kalp ve dalağı normalde solda olması gerekirken, sağda bulunuyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ----------------Şükrü Karacan'ın muayene edilmesinden görüntüİç organlarının ters yerde olduğunu öğrenen Şükrü Karacan ile röp.Alaşehir Devlet Hastanesi Genel Cerrah Uzmanı Dr. Güvenç Diner'in filmde organların yerini göstermesinden görüntüKaracan'ın safra kesesindeki taşları ameliyatla alan Genel Cerrah Uzmanı Dr. Güvenç Diner ile röp.Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Kadir Gem ile röp.Hastaneden görüntüGenel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Nurettin DOĞAN/ ALAŞEHİR (Manisa),

=================================

Ege Denizi'nde yasak avlanan balıkçı kendini savundu, diğer balıkçılar ise tepki gösterdi

EGE Denizi'nde ruhsata aykırı avcılık yapan ve Sahil Güvenlik botundan kurtulmak için pervanesine halat atıp atlatmaya çalışıp, kovalamacanın sonunda yakalanan balıkçı Turhan Ceylan, kendini savundu. 'Dur' ikazından sonra bir süre yola devam ettikleri ancak çekilen görüntülere rağmen kaçmadıklarını iddia eden Ceylan, "Biz yasal olan bir takımla çıktık. Teknemizin ruhsatı vardı ama balık avlamak için teknede bulunan takımın ruhsatı yoktu. Denize ağ atmamıştık" dedi. Ege Bölgesi Gırgır Balıkçıları Derneği ve İzmir Deniz Ürünleri Avcılar Birliği Başkanı Mehmet Aksoy ise, kaçak avcılığın balıkçılığa zarar verdiğini belirtti.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın talimatıyla Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Türkiye genelinde su ürünleri denetimi sürüyor. Bu kapsamda, geçen pazartesi gecesi İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü uhdesindeki 'Reis bey' isimli kontrol botu, ruhsata aykırı avcılık yapan 'Üstün' isimli balıkçı teknesini tespit etti. İçinde 6 kişinin bulunduğu balıkçı gemisine kontrol amaçlı yaklaşan bot, üzerinde olmaması gereken gırgır ağ olduğu şüphesiyle 'dur' ihtarında bulundu. Uyarıya rağmen sığlık alana kaçarak denetimden kurtulmak isteyen balıkçılar, sahil güvenlik botuna halat bırakarak hareket etmelerine engel olmaya çalıştı. Halattan kurtulunca balıkçı gemisine atlayan görevli personel gemiyi zorla durdururken, balıkçı gemisi sahibine 7 bin 500 TL'lik cezai işlem uygulandı. Kovalamacanın sonunda yakalanan balıkçı Turhan Ceylan, kendini savundu. Dur ikazından sonra bir süre yola devam edip durduklarını söyleyen Ceylan, "Biz yasal olan bir takımla çıktık. Teknemizin ruhsatı vardı ama balık avlamak için teknede bulunan takımın ruhsatı yoktu. Denize ağ atmamıştık. Aniden biz seyir halindeyken karşımıza çıktılar. Bize 'Dur' ikazında bulundular, biz de biraz gidip durduk. Kaçamayacağımız için mecburen durduk. Daha sonra kontroller yapıldı. 7 bin 500 TL'lik para cezası yazıp ağlarımıza el koydular. Biz baba mesleği olan balıkçılığa devam edeceğiz. Bizim teknemiz ruhsatlı tekne. Çekilen videolarda bizim konuştuklarımız duyulmuyor, hiçbiri alınmamış. Bize göre hiçbir şeyi açıklamadılar. Ben daha önce ceza yemedim. Ufak tefek illa ki olmuştur ama böyle bir olay ilk defa başımıza geldi" diye konuştu.BALIKÇILAR YASAK AVLANMAYA TEPKİ GÖSTERDİYaşanan olay sonrasında, Egeli balıkçılardan ise Ceylan gibi kaçak avlananlara tepki gösterdi. Ege Bölgesi genelinde çok fazla kaçak tekne bulunduğunu söyleyen Ege Bölgesi Gırgır Balıkçıları Derneği ve İzmir Deniz Ürünleri Avcılar Birliği Başkanı Mehmet Aksoy, "Şahsi yatıyla dahi şebeke çekip avlanan oluyordu. Yeni getirilen kanun bizim için çok iyi oldu çünkü bu tekneler resmi balıkçılara zarar veriyor. Kaçak balıkçılıkla haksız kazanç elde ediliyor. Şimdi yeni çıkan yasalar ruhsatlı balıkçıları da zorlayacak olsa da, bizleri çok memnun etti. Denize çıkacak olan tekne balık avcı teknesi olmalı. Kurallara uymayan yapılan avlanma, biz resmi balıkçılara zarar veriyor. Yasa dışı balıkçılar bizlerin de ağlarına zarar veriyor. Kurallara uyulmazsa para cezası, ruhsata el koyma, tekneye el koyma gibi cezalar uygulanıyor. Büyük bir tekne kural dışı avlanırsa kendi kendini idam ediyor. Ruhsatlıya da ruhsatsıza da kontrol geldiği için biz bu yasadan memnunuz. Hep beraber denizlerimizi koruyacağız" diye konuştu.'CAYDIRICI BİR GÜÇ YOKTU'Ege Bölgesi Gırgır Balıkçılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve ayın zamanda balıkçılık yapan Süleyman Cambaz, "Bölgemizde caydırıcı bir güç olmadığı için önüne gelen tekne alıp avlanmaya çıkmıştı. Yeni çıkan yasalarla birlikte bu durum değişti. Sürdürülebilir balıkçılıkta kaçak avcıların çok büyük zararı var. Ege Bölgesi'nde de Türkiye'nin diğer bölgelerinde de kaçak avcılık var yeni yasalarla gerçek balıkçılar ve kaçak balıkçılar birbirinden ayrılacak. Hiçbir arkadaşımızın bu duruma düşmesini istemeyiz ama eğer ortada böyle bir durum varsa bu konuda yapılacak bir şey yok. Sevindirici tarafı bu olayın iki tarafa da zarar vermemesi oldu" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Süleyman Cambaz ile röportajMehmet Aksoy ile röportajBalıkçı teknelerinden genel detay görüntüTekne kovalamaca görüntüleriTurhan Ceylan ile röportaj

Haber: Hande NAYMAN - Kamera: Mücahit BEKTAŞ, Melis KARAKUZULU/ İZMİR,

=============================

Karla oynarken vücudunda yanık oluşan Mirzah, taburcu oldu

AFYONKARAHİSAR'da, kar topu oynarken, vücutlarının çeşitli bölgelerinde yanıklar oluşan 9 çocuktan 2'nci sınıf öğrencisi Mirzah Tunç Kösem (8), 11 gün tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildi. Karnesini öğretmeninin hastaneye getirerek kendisine verdiğini belirten Kösem, "Arkadaşlarımla birlikte almak isterdim" dedi.

Kentte, 10 Ocak Cuma günü, okullarının bahçesinde kar topu oynadıkları sırada vücutlarının çeşitli bölgelerinde yanıklar oluşan 9 çocuktan Mirzah Tunç Kösem, tedavi gördüğü Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nden pazartesi günü taburcu edildi. Mirzah Tunç Kösem, okul bahçesindeki basketbol sahalarının bulunduğu yerde kar topu oynadıktan sonra sınıfa çıkarken, ayaklarında kaşıntı başladığını anlattı. Kösem, "Oyun oynadıktan sonra teneffüs bitti ve sınıfa çıkarken, ayaklarımda kaşınma hissettim. O kaşınmanın ardından paçalarımı sıvadım. Çorabımın arasında yaraya bakmaya çalıştım ve kahverengi bir şey gördüm. Çok kötü bir şeyse hava alsın, istedim. Daha sonra çorabımı çıkardım ve büyük bir yara izi gördüm. Daha sonra derse öğretmenimiz geldi ve ona gösterdim. Öğretmenim de annemi aradı ve annemle hastaneye gittik. Korkmadım yaraları gördüğümde fakat ağladım. Ayaklarımda ağrı olmadı fakat yağlanma gibi kaygan bir şey vardı. Parmağımla yaraya dokunduğumda kayıyordu" diye konuştu.

'KARNEMİ ARKADAŞLARIMLA BİRLİKTE ALMAK İSTERDİM'

Yarıyıl tatili öncesi karnesini öğretmeninin hastaneye getirerek, kendisine verdiğini söyleyen Mirzah Tunç Kösem, "Karnemi arkadaşlarımla birlikte almak isterdim. Çok üzüldüm. Sınıfta olsaydım, bu olayın hiç yaşanmaması daha iyi olurdu. Ama nasipmiş işte" dedi.

Öte yandan kar topu oynarken, vücutlarında yanma hisseden 9 çocuktan bir diğerinin de AFSÜ Hastanesi'nde tedavisinin sürdürüldüğü belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------Mirzah ve babasından detayMirzah'tan detaylarAyağındaki sargılardan detaylar Anne ve babası Mirzah'ın başında iken detayGenel detaylarÖğrenci Mirzah Kösem ile röpMirzah karnesi ile detayOlaya ilişkin ARŞİV görüntüler

Haber: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR, ===============================

Soyguncuyu etkisiz hale getiren kuyumcu o anları anlattı

ERZİNCAN'da dün akşam saatlerinde yaşanan kuyumcu soygunu girişiminde, çarşaf giyerek silahla soygun yapmaya çalışan kişiyi etkisiz hale getiren Mesut Yıldırım (46) o anları anlattı. Yıldırım, "Allah korudu. Silahı vardı, mermisini ağzına vermişti." diye konuştu.Olay, dün saat 17.00 sıralarında Fevzipaşa Caddesi'nde Mesut Yıldırım'a ait kuyumcu dükkanında meydana geldi. Şüpheli Nedim V., iddiaya göre tanınmamak için kara çarşaf giyip, kuyumcu dükkanına girerek silahlı soyguna kalkıştı. Dükkan sahibi ile soyguncu arasında yaşanan arbede sırasında, yardıma çevredeki esnaf yetişti. Olay yerinden kaçmak isteyen Nedim V., bölgede devriye görev yapan polisin de desteğiyle kuyumcu dükkanından çıkmadan yakalandı. Gözaltına alınan Nedim V., üzerindeki çarşaf ile birlikte çevredekilerin şaşkın bakışları altında polis aracına bindirildi. Olup bitenler iş yerinin güvenlik kamerasınca saniye saniye kaydedildi. Nevim V.'nin emniyetteki işlemleri halen devam ediyor.GRAM ALTIN SORDUDakikalar süren soygun girişimini başarıyla savuşturan ve zanlıyı etkisiz hale getiren 30 yıllık kuyumcu Mesut Yıldırım, akşam saatlerinde dükkandaki malzemeleri toplamaya başladığını, o sırada kara çarşaf giymiş bayan kılığındaki şahsın içeri girerek gram altın sorduğunu söyledi. Yıldırım; "İlk önce kadın zannettim. Öyle de kamufle olmuştu zaten, güneş gözlüğü vardı. Ben de vitrini toplamıştım zaten. Kasanın altından çıkarıp vermeye çalıştım. O arada arka tarafa gelip müdahele etmek istedi. Ben de o anda fark ettim bir anormallik olduğunu, savunma pozisyonuna geçtim, elimden geldiğince müdahale ettim şahısa. Allah korudu. Silahı vardı, mermisini ağzına vermişti. Hamdolsun her hangi bir sıkıntımız yok şu anda. Şahsı biraz hırpaladıktan sonra baktım yardıma ihtiyaç var. Komşuya bağırdım o da geldi. Şahısta zaten etkisiz hale gelmişti" diye konuştu.AYNI KUYUMCUYA GEÇTİĞİMİZ YILLARDA DA BALTALI SOYGUNCU GİRMEYE ÇALIŞMIŞTIEvli ve 2 çocuk babası olan Mesut Yıldırım'ın dükkanına 5 Nisan 2017 günü de soygun girişiminde bulunulmuştu. O tarihte E.A. isimli şahıs gündüz vakti dükkanın önüne gelerek kuyumcu dükkanın kapısını tahta parçası sıkıştırarak açılmasını engelledi. Elindeki balta ile kuyumcunun camını kırarak vitrindeki 7 altın bileziği alarak kaçmaya çalışan E.A., vatandaşlar tarafından fark edilince kaçamadan yakalandı. Kısa süren arbedenin ardından yakalanan E.A., olay yerine gelen polis tarafından gözaltına alındı. Hırsızlık anı yakındaki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedilmişti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Dükkanın dışından görüntü-Kuyumcudan genel detay görüntü-Kuyumcunun açıklaması

Haber-Kamera: Coşkun MENEK/ ERZİNCAN,

================================

Ayı ve yavruları çöplükte yiyecek ararken görüntülendi

HAKKARİ'nin Çukurca içesinde, askeri üs bölgesindeki çöplüğe inen ayı ve 2 yavrunun yiyecek arayışı, iş makinesi operatörü tarafından görüntülendi. Hakkari'nin Çukurca ilçesinde, aç kalan ayı ve 2 yavrusu çöplüğe indi. Çayırlı mevkisinde bulunan askeri üs bölgesinin çöplüğüne ayı ve 2 yavrusunu, yiyecek ararken, yol çalışması yapan özel bir firmaya ait iş makinesi operatörü fark etti. Ardından da cep telefon kamerasıyla saniye saniye görüntüledi. Görüntülerde, çöplükte yiyecek arayan ayılar, köpek seslerinin duyulması üzerine gözden kayboluyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Askeri üs bölgesinin çöplüğünde yiyecek arayan anne ayı ve 2 yavrusu-Köqek sesleri-Köpek sesleri ile birlitet çöplükte ayrılan ayılar-Detaylar

Serdar KARA/ÇUKURCA,(Hakkari)

=================================

Gökçedere Gölü buz tuttu, çeşme ve dereler dondu

BAYBURT'ta hava sıcaklığı, sıfırın altında 15 derece ölçülürken, Gökçedere Gölü'nün yüzeyi buz tuttu. Kent sakinleri, donan gölün üzerinde yürüyüp, fotoğraf çektirdi. Kabaçayır köyünde ise çeşme ve dereler donunca hayvancılıkla uğraşanlar, buz tabakasını odunlarla kırmaya çalıştı. Karadeniz Bölgesi'nin yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı ve soğuk hava, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Kar ve buzlanma nedeniyle birçok köy yolu, ulaşıma kapanırken, Bayburt'ta hava sıcaklığı, sıfırın altında 15 derece ölçüldü. Kentte kar yağışının ardından Gökçedere Gölü'nün yüzeyi buz tuttu, Kabaçayır köyündeki bazı çeşme ve dereler ise dondu. DONAN GÖLÜN ÜZERİNDE YÜRÜDÜLERHayvanlarının su ihtiyacını çeşme ve derelerden karşılayanlar, dondurucu soğuk nedeniyle zorluk çekti. Hayvan sulakları da donunca köylüler, oluşan buz tabakasını odunlarla kırmaya çalıştı. Bazı kişiler ise buz tutan Gökçedere Gölü'nün üzerinde yürüyerek, fotoğraf çektirdi. Kabaçayır köyünde hayvancılıkla uğraşan İsa Söylemez (25), çeşmeler donunca zorluk yaşadıklarını belirterek, "Çeşmeler buz tuttu, hayvanlar susuz kaldı. Hava çok soğuk ama biz alıştık, seviyoruz bu hayatı" dedi.SOKAK HAYVANLARI İÇİN YEM BIRAKTILARÖte yandan Bayburt Kızılay Gençlik Kolları üyeleri, kar yağışı nedeniyle doğada yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar için harekete geçip, belirli bölgelere yem ve yiyecek bıraktı. Gençlik Kolları Başkanı Hasan Türkoğlu, hayvanların aç kalmaması için belli dönemlerde böyle etkinliklere devam edeceklerini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------Buz tutan Gökçedere Gölü'nden detaylar-Gökçedere Gölü'nün donan yüzeyinde yürüyerek, fotoğraf çektiren vatandaştan detaylar-Kabaçayır Köyü'nde hayvancılıkla uğraşan İsa Söylemez ile röportaj-Buz tabakasını odunlarla kırmaya çalışan vatandaşlardan detaylar-Doğaya yem bırakan Bayburt Kızılay Gençlik Kolları üyelerinden detaylarBayburt Kızılay Gençlik Kolları Başkanı Hasan Türkoğlu ile röportajDoğaya yem bırakan Bayburt Kızılay Gençlik Kolları üyelerinden detaylar

Haber-Kamera: Murat SÖYLEMEZ/BAYBURT,

==============================

Yavru köpeği sopayla döven annesinden şikayetçi oldu

KOCAELİ'nin Kartepe ilçesinde, oğlu Eyüp Türedi'nin (40) yavru köpeklerine sopayla vuran Nesibe Türedi, cep telefonuyla görüntülendi. Eyüp Türedi; annesi, babası ve kardeşi hakkında şikayette bulundu.

Kartepe Suadiye Mahallesi Mesudiye Caddesi'nde yaşayan Eyüp Türedi sokakta bulduğu yavru köpekleri sahiplendi. Eyüp Türedi'nin annesi Nesibe Türedi, evin bahçesinde sopaların üzerine konulan samanların altında kalan yavru köpeklere sopa ile vurup, üzerlerine eline geçirdiği taşları attı. Köpekleri acı içerisinde inlerken, Eyüp Türedi'nin eşi bu anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Eyüp Türedi bugün Kocaeli Adliyesi'ne gelerek anne, baba ve kardeşi hakkında suç duyurusunda bulundu.

"BEN YOKKEN ŞİDDET UYGULUYORLAR"Ailesiyle ilgili ailevi problemler yaşadığını, fakat hayvanlara yapılan şiddetin yanlış olduğu için ailesi hakkında şikayette bulunduğunu ifade eden Eyüp Türedi, "Köpeklere annem şiddet uyguluyor. Çünkü aile problemlerimiz var, eşimi istemiyorlar ben de eşimle mutluyum. Bizi istemedikleri gibi hayvanlarımızı da istemiyorlar. Köpeği ben 20 gün önce yağmurlu bir havada sahiplendim. Köpeğin anneleri geldi bizim bahçeye bıraktı ve bende onlara otlardan yuva yaptım yağmurdan korunsun diye. Anneleri sürekli gelip emzirip gidiyor, yavruları otların içerisinde yaşıyor. Annem ve babam köpekleri istemediği için, kaçıp gitsinler diye sopayla, taşla dövüyorlar. Ben baktığım için ve bizim de aramız kötü olduğu için köpekleri dövüyorlar. Ben varken yapmıyorlar.ö dedi.

EŞİ, EZİYETİ GÖRÜNTÜLEDİEşinin köpeklere uygulanan şiddeti cep telefonuyla görüntülediğini belirten Türedi, "Ben önceki gün eşime gidiyorum dikkat et, en ufak bir ses duyarsan balkona çıkıp çek dedim. Ben yönlendirdim eşimi, daha sonra içim rahat etmeyince eve geri dönmek istedim. Geri döndüğümde eşim kamera kayıtlarını gösterdi, bende adliyeye başvurdum. Annem Nesibe Türedi, babam Hasan Türedi ve kardeşim Süleyman Türedi hakkında şikayette bulundum.ö diye konuştu.

"HAYVANLAR İNLEYEREK HAVLIYOR"Hayvanlara sopayla vurulunca inleyerek havladığını söyleyen Türedi, şöyle konuştu: "Sopayla yuvalarını dürtüyor, kafalarına vuruyor. Bu çok acı bir şey, hayvanlar inleyerek havlıyor. Kamera kayıtlarında inliyor hayvanlar. O gün eve geldiğimde hayvanın gözünden yaşlar geliyordu ve suratıma bakıyordu. Onu o akşam evimin balkonuna çıkardım, hayvan balkonda durmak istemedi aynı yere indirdim ve sabah olunca da bir komşumuzun bana kullandırdığı bahçe vardı o 3 yavruyu da oraya götürdüm. Hemen hemen her gün vuruyorlar hayvanlara ben varken dokunmuyorlar, ben gittiğim zaman devamlı şiddet uyguluyorlar hayvanlara. Ben döndüğüm zaman eşim bana söylüyordu ama benim inanasım gelmiyordu daha sonra kamera kayıtlarını izlediğim zaman inanmaya başladım."

Görüntü Dökümü-Hayvanların sopayla vurulma anları cep telefonu-Eyüp Türedi ile adliye önünde röp-Adliye binasında detaylar

Haber-Kamera: Ergün AYAZ- Alişan KOYUNCU/KOCAELİ,

=============================

Üşüyüp otobüse binen köpek yolcularla şehir turu attı

ANTALYA'da sahibini kaybeden ve soğuk havada üşüyen köpek, Varsak-Fakülte hattı arasında sefer yapan halk otobüsüne sığındı. Köpeği otobüsünde 1.5 saat boyunca misafir eden şoför Taner Özgün, sahibinin bulunması umuduyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Geçici Bakım Evi personeline teslim etti.Soğuk günlerin yaşandığı Antalya'da yüzleri güldüren bir olay yaşandı. Dün Varsak-Fakülte seferini yapan VF01 sefer numaralı özel halk otobüsü şoförü Taner Özgün, 100. Yıl durağında yolcu aldığı sırada bir köpek koşarak araca bindi. Şoför Taner Özgün, soğuk havadan kaçıp ısınmak için otobüse bindiğini düşündüğü köpeği indirmedi.VİCDANI İNDİRMEYE EL VERMEDİSevimli hareketleri ile sempati toplayan köpek, yolcularla birlikte otobüste seyahat etti. Yaklaşık 1.5 saatlik sefer tamamlanana kadar otobüste misafir edilen köpek, sahibine kavuşması umuduyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Geçici Bakım Evi personeline teslim etti.'İNŞALLAH SAHİBİ BULUNUR'Köpeğin yolculuk boyunca uslu durduğunu ve her komutunu yerine getirdiğini belirten 07 AU 0180 plakalı özel halk otobüsü şoförü Taner Özgün, olayı şöyle anlattı: "Varsak ile üniversite hastanesi arasında sefer yapan VF01 hattında çalışıyorum. Öğle saatlerinde 100. Yıl Caddesi'nde bulunan otobüs durağında yolcularla beraber sevimli dostumuz otobüse atladı. Üşüdüğünü düşündüm. Boynundaki tasmasından ve söylenen her komutu yerine getirmesinden sahipli bir hayvan olduğunu anladım. Çok sevimli ve insancıldı. Yolculardan birine yanında tutması için rica ettim. Tıp Fakültesi durağında otobüsten indi. Kaybolmaması için yakaladık ve otobüse bindirdik. Belki sahibi bulunur umuduyla Büyükşehir Belediyesi Hayvan Ambulansını aradım. Yaklaşık 1.5 saat boyunca otobüste misafir ettikten sonra Varsak'taki son durakta görevlilere teslim ettim. Onu öyle yapayalnız sokakta bırakmaya vicdanım el vermedi. İnşallah sahibi bir an önce çıkar."GOLDEN RETRİEVER CİNSİKöpeği teslim alan Antalya Büyükşehir Belediyesi Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğüne bağlı Sahipsiz Hayvan Geçici Bakım Evi veterineri, yaklaşık 1.5 yaşında Golden ırkı dişi bir köpek olduğunu, sağlık durumunda herhangi bir problem olmadığını kaydetti. Sahipli olduğu düşünülen köpek, Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Geçici Bakım Evi'nde sahibini bekliyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------Köpeğin otobüse binmesi (Güvenlik kamerası)Köpeğin otobüste görüntüsü (Güvenlik kamerası)Şoförle röportajYolculardan biriyle röportajHayvan ambulansının gelişiŞoförün köpekle birlikte otobüsten inmesiŞoförün köpeği hayvan ambulansına teslim etmesi

Ambulansın gidişi

HABER- KAMERA: Hasan ALAYBEYOĞLU/ANTALYA,


- Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel İNTERNETTE VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ - Son Dakika


Son Dakika

Arjantin Lig Kupası'na, hayatını kaybeden Maradona'nın ismi verildi Ormanlık alanda yaralı olarak bulunan köpekte tecavüz bulgularına rastlandı Merkez'in faiz artırımı sonrası bankalar da kredi faizlerini yükseltti! İşte banka banka güncel oranlar Şeyma Subaşı, kızıyla fotoğrafına parayla ilgili yorum yapan takipçisine küfrederek cevap verdi Son Dakika! Akıncı Üssü Davası'nda; sivil imamlar ve Ankara'yı bombalayan pilotlar 79'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı Genç kadını çalıştığı yerde öldürüp, intihara kalkıştı Kıvanç Tatlıtuğ ve eşi kendisini ölümle tehdit eden kişiyle uzlaşmadı! Hapis istemiyle yargılanacak Sadakatsiz'de Asya'nın tehlikeli planı izleyicileri ekrana kilitledi