Uludağ Ekonomi Zirvesi Başladı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Uludağ Ekonomi Zirvesi Başladı

Uludağ Ekonomi Zirvesi Başladı
29.03.2013 14:16  Güncelleme: 14:18

Capital ve Ekonomist dergilerinin düzenlediği Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde konuşan Babacan, Türkiye ekonomisini değerlendirdi.

Uludağ EKONOMİ ZİRVESİ BAŞLADI (3)

BABACAN: İŞ DENEYİMİM DEDEMİN DEPOSUNDAN MAL TAŞIYARAK BAŞLADI

Capital ve Ekonomist dergileri tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin 'Benim Hikayem' oturumunda konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye ekonomisini ve son gelişmeleri değerlendirdi.

Ekonomi Zirvesinin yurtdışına da açılması gerektiğini belirten Babacan, Türkiye'deki gençlerin uluslararası şirketlerde çok önemli başarılar elde ettiklerini kaydetti. Çocukluk, gençlik yıllarında ilk iş deneyiminin dedesinin deposundan satış mağazalarına mal taşımak olduğunu anlatan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hamala 2,5 lira verirdi. Bana da 25 kuruş verirdi. 'Sen on defada ancak onların taşıdığı malı taşıyabilirsin' derdi. Malları küçük paket yapıp sırtıma bağlarlardı. O işin içinde olmak çok farklı. İlkokul yıllarımda bizim aile şirketimizin kasasını tutardım. Benim yaptığım destelerin üstüne paraf atardım bankaya verirdim kasaya koyardık. Sen git derdi, böyle bir güven oluşturmuştuk. Muhtar Kent'in güzel bir sözü var. 'Marka bir sözdür iyi marka tutulmuş bir sözdür.' Türkiye dünyada yükselen bir markaysa tuttuğu sözlerin çok önemli payı var. 10 yılda Türkiye'nin ortaya koyduğu reformlar, AB süreci ile ekonomik dönüşüm programıyla, yapacağız dediğimizi yapmamız, söz verip tutmamız Türkiye'yi farklı bir noktaya getirdi. Altın üçgen oluştu. Hükümet, iş dünyası ve sivil toplum. Bizim üçgenimizdeki sivil toplum ayağını biraz daha güçlendirmemiz gerekiyor."

Sivil oluşumlar için herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini kaydeden Babacan, "Herkes cebinden 2-3 kuruş koyacak ki sivil toplum güçlensin. Altın üçgen güçlendiğinde Türkiye çok farklı bir yere gelecek" dedi.

"AVRUPA ÜLKELERİNİN EN BÜYÜK AÇIĞI SİYASİ LİDER"

Dünyada çok ciddi bir teknolojik ve sosyal dönüşümün yaşandığını ifade eden Ali Babacan, Türkiye'nin sosyal medyayı nüfusunda genç olmasıyla en fazla kullanan ülkeler arasında yeraldığını belirtti. Dünyadaki ekonomik güç dengesinin batıdan doğuya kaydığını söyleyen Babacan, Avrupa'daki ülkelerin itibarının kriz öncesi gibi olmadığına dikkat çekti.

Avrupa Birliği'nde popülist ve günün getirisine bakan politikacıların olduğunun altını çizen Babacan, "Avrupa ülkelerinin en büyük açığı siyasi liderlik açığı. Bugün ne yaparım ki on sene sonra bu ülke düzlüğe çıkar diyen siyasetçi yok. Bugün atılan adımın iki sene sonra çok büyük maliyet olabilir. Bunu düşünen bir siyasi lider yok. Avrupa Birliği'nin bir çok ülkesi bu güveni sağlayamadı" diye konuştu.

"GÜVEN ORTAMI SAĞLANAMIYOR"

Siyasetten önceki en büyük iş tecrübesinin ticarette olduğunu söyleyen Babacan, güven ortamının oluşması halinde her şeyin kolaylaştığını vurguladı. Avrupa ve ABD'de merkez bankası tarafından çok fazla karşılıksız para basıldığını ama işe yaramadığını hatırlatarak şöyle dedi:

"O kadar çapraz mesajlar veriliyor ki insanlar güven içinde değil. Şirketler, finans sektörü güven olmayınca, çekiliyor yatırım yapmıyor. Avrupa'nın 17 ülkesinde ekonomi küçüldü. 17 ülkede hala büyüme yerine küçülme devam ediyor. Gelişmekte olan ülkelerde de sorunlar var. Hindistan, Brezilya'da büyüme dinamizmi kaybedildi. Çin'in kendine has durumu var. Rusya'nın petrol sayesinde ekonomisi rayında gidiyor."

Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika'nın orta vadede büyüme hedefini hazırlamadığını söyleyen Babacan, yapısal reformların gerçekleştirilememesi, rekabet gücünün düşümesi, nüfusun yaşlı olması, göçmen politikalarının ve yeni nesilde insan kaynaklarına tutumun ekonomideki sorunların devam etmesinin nedeni olduğunu kaydetti.

"AVRUPA BİRLİĞİ VİZYONUMUZU KAYBETMEMELİYİZ"

Avrupa Birliği'nin önemli bir barış projesi olduğunun altını çizen Başbakan Yardımcısı Babacan şöyle konuştu:

"Temel hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü, iyi işleyen bir demokrasi bunlar 27 ülkede iyi uygulanan değerler. Evrensel değerler krize kurban edilmemeli. Avrupa Birliği bir barış projesi. Biz inanıyoruz ki Türkiye'de bir gün üye olduğunda, bu bir küresel barış projesi haline gelecek. Biz hala Avrupa Birliği, Avrupa Birliği diyorsak. ve bunu Türkiye de bu günlerde çıkıp söyleme o kadar kolay değil. Avrupa Birliği üzerinde de iç siyasetimiz enteresan boyutlara ulaşabiliyor. Ama mutlaka vizyonumuzu kaybetmemiz lazım. Çünkü Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği sadece Türkiye için değil, daha geniş bir coğrafya içinde çok önemli. Kuzey Afrika'da, Orta Doğu'da dönüşüm süreci başladı. Dönüşüm sürecine Türkiye yol gösteriyor. Nüfusunun önemli bir çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülkede eğer demokrasi iyi işliyor, temel hak ve özgürlükler konusunda çok daha ileri uygulamalar yapılıyor, bu ülke ekonomik olarak başarı elde ediyorsa, pek çok ülke soruyor 'Türkiye'nin yaptığını biz niye yapmıyoruz' diye. Tunus'ta, Yemen'de tüm bu zor geçişlerin arkasında aynı arayış var. Türkiye'nin yaptıkları örnek olabilir. Bu noktaya geldiğimizde Balkanlardan tutun körfeze kadar. Körfezden Cezayir'e, Fas'a kadar artık sınırlar hudutlar anlamını yitirmeye başlayacak. Bunun sonucunda herkesin kazanacağı, kazan kazan diyeceğimiz geniş bir coğrafya oluşacak. Yeter ki suni bölünmeleri, suni kompartıman haline gelmiş ülkeleri birbirine daha açabilelim."

"ISRARIMIZ VE DİK DURUŞUMUZ KAZANDI"

Türkiye'nin Orta Doğu politikalarında 3 yıl yerinde dimdik durduğunu belirten Ali Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

" İsrail, Başbakan Netanyahu geldi, bizim 3 yıl önce söylediğimiz şartları yerine getirdi. Yeni bir dönem basamak basamak başlayacak. Umut ediyoruz ki bundan sonraki dönemde İsrail çözümlerin parçası olsun. Sorunların değil. Aynı ısrarımız ve dik duruşumuz Suriye içinde geçerli olacak. Baskı ile zulüm ile kendi vatandaşını öldürerek bir rejimin meşruyetini devam ettirmesi mümkün değil. Katar'da yapılan Arap ülkeleri toplantısında Suriye kabinesinin arkasına muhalefetin yeni oluşan yönetiminin başkanı oturdu. İnsanı baz alan politikalar uyguladıktan sonra önümüzde bir şey duramaz. Bu bölge tarihi kültürel bağlarımızın olduğu bir bölge. Ama ötesiyle de ilgileniyoruz. Sadece Mısır'a 2 milyar dolarlık kredi imkanı açtık. 1 milyar dolarlık nakit göndermiş durumdayız. Tunus'a 500 milyon dolar, Libya'ya 200, Yemen'e 100, Kırgızistan'a 106 milyon dolar. Bu ülkelerdeki ekonomik dönüşüm ve siyasi dönüşüm paralel olmalı."

Afrika'daki büyükelçilik sayısını 12 den 34'e çıkarttıklarına dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Babacan, iki yeni büyükelçilik daha açacaklarını kaydetti. Türkiye'nin 360 derece ufkunu genişletmesi gerektiğini söyleyen Babacan, Şangay İşbirliği Örgütü, Asian gibi oluşumlarla işbirliği ve dostluğun yanı sıra Güney Amerika'da yeni büyük elçilikler açtıklarını vurguladı.

"İSTİHDAMIMIZ 4 MİLYON 700 BİN KİŞİ ARTTI"

Türkiye'nin yükselen, bağış yapan bir ülke olduğunu kaydeden Babacan, "Geçen sene 1 milyar 300 milyon dolar yurt dışına bağışladık. Türkiye hükümet, iş dünyası, sivil toplum örgütleri ile el ele son 10 yılda büyük başarılar elde etti. Türkiye kriz döneminde dahi hızlı büyüyen, hem istihdam yaratan, borcunu milli gelire oranla düşüren bir ülke oldu. Son 3 yılda 4 milyon 700 bin kişi istihdamımız arttı. Amerika'daki istihdam kaybı 5 milyon, Avrupa'daki istihdam kaybı 6 milyon. Bizde artış var. Son bir yılda oluşan istihdamın yarısın kadınlardan oluşuyor. Kadınların ilk işe girerken 3 yıl 4 yıl sigorta primini bizim ödememiz çok önemli. Kadınların iş gücüne girmesinde maliyetleri düşürdü. Bundan yararlanan binlerce firmamız var" diye konuştu.

"HEP UZUN VADELİ BAKTIK"

Her zaman uzun vadeli istikrara odaklandıklarını dile getiren Ali Babacan, şöyle dedi:

"2012'de iç tüketimde bir ağırlık var. Kredi kartları artınca harcama konsepti farklı. Ama kredi kartı, nakit kartlar bunlar teknolojinin gerçeği bunları yasaklayamazsın. Ama biz 2012'de tüketici kredileri üzerinde kredi hacmi artışında makro ihtiyadi tedbirlerle kısıtlamalara gittik. Avrupalı Amerikalı dostlarımız bunları dinlediklerinde anlamakta güçlük çekiyorlar. Biz burada tüketimi arttırmaya çalışıyoruz. Siz borçlanarak tüketimi azaltıyorsunuz. Biz hep uzun vadeye baktık. Bugünü düşünseniz muslukları açarsınız, ama bu ilerideki büyümenizi farklı bir noktaya getirir. Biz özellikle dış talepten gelen büyümeye ağırlık verdik. İhracat ağırlıklı büyüme yaptık. Cari açığımızı bir yılda yüzde 10'dan yüzde 6'ya düşürdük. Enflasyonun 44 yıldaki en düşük rakamını elde ettik. Bu Türkiye ve güvenin bir neticesi. Biz 2013'de yüzde 4 lük bir büyüme bekliyoruz. Bu iç ve dış talebin dengeli desteklediği bir büyüme olacak. Önce üreteceğiz sonra tüketeceğiz. Tüketerek, borçlanarak bir refah, suni bir refahtır."

"SOSYAL TRANSFORMASYON YAPMALIYIZ"

4'ncü Yargı paketinin Meclis'te olduğunu ifade eden Babacan, 5'nci, 6'ncı yargı paketinin de gerekliliğini bildiklerini söyledi. Türkiye'nin önemli ekonomik ve siyasi transformasyondan geçtiğinin altını çizen babacan, sosyal transformasyondan da geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın başlattığı çözüm sürecinin Türkiye için tarihi bir süreç olduğunu anlatan Babacan şunları söyledi:

"Yapılacaklar, yapılması gerekenler açık. Biz hep kardeşliği, milli birliği savunduk. Ülkemizde ortak değerler etrafında tüm toplumumuzu kucaklamayı savunduk. Süreç içinde çok konuşmak da sürecin kendisine zarar veriyor. Açıklamalar yapmak hiç doğru değil. Sorumluluk sahibi arkadaşlarımız, Başbakanımız çok fazla bir şey söylemiyor. Yapılanlar yapılacaklar kendisini ortaya koydu koyuyor. Biz değer verdiğimiz temel prensiplerin değerlerin gereğini yapıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes evrensel standartlarda haklarını doyasıya yaşasınlar istiyoruz. Özgürlükler noktasında dünyanın en ileri uygulamalarına kavuşsun istiyoruz. Hukukun üstünlüğü gerçek anlamda ülkemizde gerçekleşsin istiyoruz. Bu prensibi Türkiye'de yaşatmak için olanca gücümüzle çalışmalıyız Bunlarla beraber birinci sınıf demokrasi. Demokraside kalitenin en iyiye ulaşması. Eğer bugün bu amaçla devam etmezsek 2023 Türkiye'si ancak bir hayal olacak. Şu andaki milli gelirimizin 2,5 katı bir milli gelir hedefliyoruz. Bu geçekçi bir hedef ama hangi şartla. Tüm bu söylediklerimizin gerçekleşmesi şartıyla. Artık Türkiye'de herkes mücadelesini fikirlerle yapacak.Siyaset önemli bir mücadeleye alanı olacak. İdeolojilerle mücadele edilecek. Türkiye'de siyasetin alanını geniş tutmamız gerekiyor. Gerçek sivil inisiyatif olmalı." - Bursa

Kaynak: DHA

Son Dakika Ekonomi Uludağ Ekonomi Zirvesi Başladı - Son Dakika


Advertisement