CHP'de Kriz: 28 PM Üyesi İstifa Etti - Son Dakika
Son Dakika Logo

CHP'de Kriz: 28 PM Üyesi İstifa Etti

11.06.2026 13:12

Zeynel Emre, CHP'nin kurultay toplanmamasını suçlayarak istifaların ardından gereken adımları belirtti.

(TBMM) - CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Parti Meclisi'nin (PM) 28 üyesinin istifa ettiğini belirterek, bu istifalardan sonra kurultayın toplanmamasının "açıkçı suç" olduğunu söyledi. Emre, "Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar, düşmüştür çünkü, çok açık. O nedenle buradan bir kez daha sesleniyoruz: Bu yanlıştan dönün" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin kurultayına yönelik verilen "mutlak butlan" kararını "Saray odaklı ve partimizden iş birliği içerisinde bir kesim tarafından partimizin kurumsal kimliğini hedef alan, ortadan kaldırmaya yol açabilecek şekilde bir mahkeme kararı verildi" diye değerlendirdi. Söz konusu karara göre CHP'nin son geçerli kurultayının 25 Temmuz 2020 tarihli kurultay olarak kabul edildiğini belirten Emre, o tarihte seçilen PM asıl ve yedek üyeleriyle birlikte toplam 75 kişilik yapının göreve iadesine karar verildiğini söyledi.

"TÜRK SİYASİ TARİHİNİN EN BÜYÜK KRİZLERİNDEN BİRİ"

Yaşanan sürecin yalnızca parti içi bir mesele olmadığını ifade eden Emre, "Bu şüphesiz Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Bu ülkenin en köklü partisi, dünyanın en köklü üçüncü partisine yönelik büyük bir saldırı girişimidir" diye konuştu.

Kararın ardından partiyi krizden çıkarmak amacıyla iyi niyetli bir yaklaşım sergilediklerini kaydeden Emre, bugün yapılacak PM toplantısına katılma kararı aldıklarını dile getirdi. Emre, "Gidelim oraya, çoğunluk biziz. Orada hem önceki genel başkana hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü, gözyaşını, karamsarlığını, bu ülkenin yurttaşlarının partimize oy vermese de itirazlarını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp vicdanlara seslenip bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım" dedi.

"DOKUZ ARKADAŞIMIZ YETKİSİZ ŞEKİLDE DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ"

Emre, dün itibarıyla dokuz milletvekilinin tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) disipline sevk edildiği yönünde açıklama yapıldığını hatırlatarak, Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) bu konuda yetkisi bulunmadığını söyledi. Elinde iki ayrı CHP tüzüğünü gösteren Emre, "Niye? Çünkü hiçbirini kabul etmiyorlar. Kafalarına göre yöneten bir anlayış var" ifadelerini kullandı.

Mahkemenin verdiği tedbir kararının, parti yöneticilerine Anayasa'yı, kanunu ve tüzüğü çiğneme yetkisi vermediğini aktaran Emre, "Tedbir kararı, genel heyete 'Ben sizi göreve gönderiyorum. Gidin Anayasa'yı çiğneyin, kanunu çiğneyin, tüzüğü çiğneyin, yönetmeliği takmayın. İstediğiniz gibi yönetin, kartar yeter sayısını umursamayın' dememişti. Bu tüzükler ayaktadır, hangisini kabul edersen. Hukuken son değişen tüzüğü tekbiren kaldırmadığı için mahkeme, son 2020 tarihinde değişen tüzük ve ondan sonra değişiklik yapılan tüzük görevdedir" dedi.

Parti tüzüğüne göre milletvekilleri ve PM üyelerinin YDK'ya sevki konusunda tek yetkili organın PM olduğunu vurgulayan Emre, "Bu parlamento çatısı altında görev yapan milletvekilleri ve Parti Meclisi üyelerinin Yüksek Disiplin Kuruluna sevki için ancak ve ancak tek yetkili organ Parti Meclisidir" diye konuştu.

"AMAÇ, PARTİ MECLİSİ'NDE ÇOĞUNLUĞU SAĞLAMAK"

PM'de çoğunluğun karşı tarafta olmadığının bilindiğini söyleyen Emre, "Kendi taraftarlarının, kendini destekleyenlerin, bu ayıba ortak olmak istemeyenlerin daha çok, kendi yandaşlarının daha az olduğu bilindiği için bu toplantıya gitmeden 'Dokuz milletvekili arkadaşımızı tedbiren disipline sevk ettik' diye açıklama yaptılar. Amaç, bir şekilde orada çoğunluğu nasıl alırız" dedi.

PM'nin düşmesi için gerekli istifa sayısına da değinen Emre, 2020'de seçilen 75 kişilik yapının zaman içinde çeşitli nedenlerle 57 üyeye düştüğünü söyledi. CHP Tüzüğü'nün 24. maddesinin üçüncü fıkrasına işaret eden Emre, şöyle konuştu:

"Tüzüğümüzün çok açık 24'üncü maddesinin üçüncü fıkrası der ki: 'Parti Meclisi, yedekler geldikten sonra üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır.' 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık. Belli sayıda arkadaşımız da bizimle hemfikir olmasına rağmen, bir ona yakın arkadaşımız da gidip orada yapılanın yanlış olduğunu, partimizin mahvına sebep bulunacağını, bir an evvel olağanüstü kurultay kararı alma dışında bir seçenek olmayacağını ifade etmek üzere toplantıya gidiyorlar."

Burada halkımızın hakemliğinde bu maddeyi, demin ezbere söylediğim maddeyi izninizle okumak istiyorum: 'Partimizin tüzüğünün madde 24, görevin boşalması. Parti Meclisi'nde üyelikler sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan, 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.' Madde bitiyor. Bir istisnası yok. Butlan olursa, tedbir olursa, şu olursa, bu olursa diye bir şey yazmıyor.




Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar, düşmüştür çünkü, çok açık. O nedenle buradan sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz: Bu yanlıştan dönün.
EMRE'DEN YARGITAY'A ÇAĞRI...



Bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin bel bağladığı üç tane yapı vardır. Birincisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğündeki toplumsal muhalefettir. Bu çatı altındaki diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz bu problem sadece bizim değil. İkincisi, az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. Üçüncüsü de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden sivil toplum kuruluşlarıdır.

Türkiye cumhuriyeti devletinin tamamen totaliter bir rejime geçmediye bu üç yapı sayesinde dedir. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik bu kurumsal saldırının alelade bir mahkeme kararı, tesadüfen açılmış ve Sayın Erdoğan'ın ifade ettiği gibi CHP'lilerin karşı karşıya geldiği bir süreç değildir. Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir çoğunlukla bir aradadır. Bu ifade ettiğimiz nedenler ve bu gerçekler karşısında Yargıtaya da son bir kez sesleniyoruz: Bir an evvel bu dosyayla ilgili karar verin ve yurttaşlarımız da bizler de 'Evet, Ankara'da hakimler varmış' diyebilelim. Ülkemizin yaşadığı bu kriz de tarihimizde bir kara leke olarak kalsın, bir daha da bu tür krizleri yaşamayalım."

"PARTİMİZİN OLAĞANÜSTÜ KURULTAY'A GİTMESİ DIŞINDA SEÇENEK GÖRMÜYORUZ"


Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Emre, CHP Genel Merkezi'nde bazı isimlerin "Kurultay'a gidilemeyeceği" yönünde ifadeleri olduğu hatırlatıldı. Emre, söz konusu iddialara ilişkin şunları söyledi:

"Şimdi bunu söyleyene şunu sormak lazım: Ben burada elimde Anayasa'yı alıyorum, kanunu alıyorum, tüzüğü alıyorum, dersimi çalışıyorum, anlatıyorum. Bunu söyleyenin kaynağı nedir? Bunu söyleyen kendisini anayasadan üstün mü görüyor, kanunlardan üstün mü görüyor, tüzükten üstün mü görüyor? Neye dayanarak ifade ediyor bunu? Bu koca bir bahanedir. Aksi halde Yüksek Seçim Kuruluna ne ihtiyaç var? Mahkemeler istediğini genel başkan ve yönetim atasın ve onlar da seçim yapmasınlar, bir ömür boyu yönetsinler istedikleri gibi. Dolayısıyla partimizin olağanüstü kurultaya gitmesi dışında bir seçeneği biz görmüyoruz."

"SIRF KOLTUK İÇİN ALINACAK RİSK MİDİR?"


Emre, kurultayın yapılması için son tarihin 26 Temmuz 2026 olduğu ve o tarih itibarıyla ne yapacakları sorusunu şöyle yanıtladı:

"Siyasi partiler iki yılda bir kurultay yapmak zorunda. 'Bunu en fazla bir yıl uzatabilir' der kanun. Kanuna uygun da tüzük yapılır ve orada seçime girme yeterliliğini bir parti nasıl kaybeder diye yazıldığında şu yazıyor: Bir siyasi parti iki kez üst üste seçimlerini yapmazsa parti içi seçime giremez. Bakın, bunun en uzun yorumu altı yıldır. Biz en son geçerli kurultayımızı 25 Temmuz 2020 yılında yaptığımıza göre altı yıl, 25 Temmuz 2026... 'Bu mücbir sebep' diyenler kendi kaderini, bağımsız, tarafsız yargı varmış gibi, tamamen Sayın Erdoğan'ın iki dudağı arasına bırakmaktadır. Buna 'mücbir sebep', 'efendim, tedbir var', 'Bu nedenle yapılmadı' diyenler... Bunu böyle görmez ise ilgili yargı ve partinin seçime katılamayacağına, malların da Hazine'ye irat kaydedeceğine karar verirse ne yapacaklar? Bu soruyu onlara sormak lazım. Bu risk alınabilecek bir risk midir sırf koltuk için?"

"BİR DARBE SÜRECİ YAŞIYORUZ"


Bundan sonraki süreçte ne yapacaklarının sorulması üzerine Emre, "Biz burada halktan, hukuktan, Anayasa'dan, mevzuattan bahsedip doğrusunu anlatmaya devam ediyoruz. Biz hukuk yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. Bir darbe süreci yaşıyoruz; bunun ortadan kalkması için mücadele etmeye devam edeceğiz, şimdiye kadar yaptığımız gibi" diye konuştu.

CHP Genel Merkezi'nin TBMM Başkanlığı'na grup başkanvekilliklerinin düşürülmesine ilişkin yazı gönderdiğinun hatırlatılması üzerine de Zeynel  Emre, "Şimdi Meclis Başkanlığı şu ana kadar bizim parti içerisinde yine mevzuata göre yaptığımız seçimler karşısında buna saygı gösterdi. Grup başkanı ve grup başkan vekillerinin resmi olarak usulüne uygun seçildiğini ve böyle sisteme işlendiğini ifade etti. Onun da bundan döneceğini düşünmek istemiyorum" ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel CHP'de Kriz: 28 PM Üyesi İstifa Etti - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement