Kırklareli Sel Faciasında Yargılama Başlıyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kırklareli Sel Faciasında Yargılama Başlıyor

13.05.2026 19:38

Kırklareli'deki sel faciasında hayatını kaybedenlerin aileleri, yargıya müdahale iddiasında bulundu.

(İSTANBUL) 2023 yılında Kırklareli'de kuvvetli yağışın ardından meydana gelen selde, "Sisli Vadi" adlı kaçak işletmedeki bungalov evlerinde tatil yapan 6 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin, aralarında İl Özel İdaresi Genel Sekreteri'nin de bulunduğu kamu görevlilerin yargılanacağı davanın ilk duruşması yarın görülecek. Faciada kızını ve damadını kaybeden Safiye Yaşa, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenerek, "Yargıya müdahale var, tehditler alıyorum" dedi ve delillerin karartıldığı endişesini paylaştı.

2023 yılında Kırklareli'nin Demirköy ilçesine kuvvetli yağışın ardından meydana gelen selde, "Sisli Vadi" adlı işletmedeki bungalov evlerde tatil yapan 6 kişi yaşamını yitirmiş 3 kişi de yaralanmıştı. Olaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda dönemin Kırklareli Valisi Osman Bilgin, İl Özel İdare Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu ve tesis sahibi Bülent Bayrak asli kusurlu olarak belirlenmişti. Tesis sahibi Bülent Bayrak, Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davada bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aralarında İl Özel İdaresi Genel Sekreteri'nin de bulunduğu kamu görevlilerinin yargılanacağı davanın görülmesine ise yarın başlanacak. Duruşma  Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesince görülecek.

İstanbul Barosu, bugün hayatını kaybedenlerin aileleri ve avukatlarının katılımıyla gerçekleşen basın toplantısına ev sahipliği yaptı. Aileler ve avukatların olayın ardından yaşananlara ve hukuki sürece ilişkin açıklamalarda bulunduğu toplantıya İstanbul Barosu adına baronun Yönetim Kurulu üyeleri avukat Yelda Koçak Urfa, avukat Ezgi Şahin Yalvarıcı, avukat Akim Bilen Selimoğlu da katıldı.

YARGIYA MÜDAHALE İDDİASI

Faciada kızı Mihriban Bağışlar ve damadı Selman Bağışlar'ı kaybeden Safiye Yaşa toplantıda yaptığı açıklamada, yargıya müdahale olduğunu söyleyerek Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslendi. Yaşa, "İddianame İl Özel İdare Genel Sekreteri hakkında olası kast (suçlamasıyla) hazırlandı. Yarın duruşma yapılacak. İl Özel İdare Genel Sekreteri hala kurumun başında, delilleri karartmaya devam ediyor. Altında yargılanacak olan kişilere mobing uyguluyor. Mahkemeden ara karar talep ettik, lütfen tutuklamalar yapılsın dedik. Talebimiz dikkate alınmadı. İl Özel İdare Genel Sekreteri'nin acilen tutuklanması lazım çünkü yargıya müdahale ediyor" dedi.

MÜHÜR KIRILARAK TESİS İŞLETİLMEYE DEVAM EDİLİYOR

Ben felaket değil cinayet demek istiyorum buna. Çünkü Longoz Ormanları içerisindeydi Sisli Vadi. Longoz Ormanları çivi bile çakmanın yasak olduğu ormanlardır. Bu ormanlarda bir baraka bile yapacak olsanız izne tabidir. Ama burada tam da dere yatağına kaçak, ruhsatsız, imarsız iskansız bir bungalov  tesis yapılıyor. Sonra yıkım kararı veriliyor, mühürleniyor tesis. ve bu mührü kim kırıyor biliyor musunuz? Dönemin Kırklareli Valisi Osman Bilgin. Ne karşılığında kırıyor? Bir çanta dolusu dolar karşılığında. Bu, İçişleri Bakanlığı'nın atamış olduğu müfettişlerin raporunda sabittir.

"TESİSİN KAÇAK OLACAĞINI DÜŞÜNMEDİK, DİYORLAR"

Bu tesisi denetlemekle yükümlü olan jandarma komutanları oraya geliyorlardı, yiyiyor, içiyor hatta konaklıyorlardı. İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu'ndaki müfettişler rapor hazırladılar ve dediler ki, 'Jandarma komutanları görevi kötüye kullanmıştır ve bu cinayetlerin sebebi olmuşlardır' dediler. 4 jandarma komutanı dün yargılandı. Devlet 'yargılansın' diyor, itiraz ediyorlar, Danıştay oy birliğiyle 'yargılanacaksınız' diyor. Fakat bu komutanlardan biri geldi duruşmaya, diğerleri gelmedi. Farklı yerlerde ifade verdiler; hepsi ifadesinde 'Bu tesise ilin valisi Osman Bilgin sık sık geliyordu, İl Özel İdare Sekreteri sık sık geliyordu. Kırklareli Başsavcısı, savcıları ve hakimleri sık sık geliyorlardı, özel günlerini burada kutluyorlardı. Biz onun için bu tesisin kaçak olacağını düşünemedik'  diyorlar."

"TEHDİTLER ALDIK, HEPSİ RESMİ MAKAMLARA İLETİLDİ AMA HİÇBİR İŞLEM YAPILMADI"

Yaşa,  Sisli Vadi'de işletme sahibi Bülent Bayrak'ın bungalovunun önünde çekilmiş bir fotoğrafı göstererek, fotoğrafın jandarmaların ifadelerinin kanıtını olduğunu söyledi. Yaşa fotoğrafa ilişkin şöyle konuştu:

"Sisli Vadi'de Bülent Bayrak'ın bungalovu önünde bir fotoğraf; Kırklareli Adliyesi personeli, dönemin Kırklareli Başsavcısı ve şu anda Ceza İşleri Genel Müdürü olan Hazım Aslancı var fotoğrafta. Soruşturma savcısı Muzaffer Lekesiz var. Bizim davamızda yargılama yapıp tesis sahibi hakkında ilk kararı veren mahkeme başkanı Hüseyin Gedik ve daha nice hakim ve savcılar var (fotoğrafta). Hakim, savcılar  özel günlerini kutlamak için gidecekleri yerlerin çok emniyetli olmasına dikkat ederler. Hatta onlar o günü kutlarken orada korumalar tahsis edilir, yazılı ve sözlü emirler olur bunu herkes billiyor...Dedik ki, "zaten soruşturma esnasında bize baskı var, sayın başsavcı Hazım Aslancı 'davadan vazgeçin' diye bizi tehdit etti kendi makamında. Soruşturma savcısı Muzaffer Lekesiz, 'Bunun sonuna giderseniz sizin için iyi olmaz' dedi daha davanın ilk günlerinde. Yani biz tehditler aldık  ve hepsi resmi makamlara iletildi. Ama hiç bir işlem yapılmadı. Buradaki hakim ve savcılar taraf olabilirler; en azından davamıza girmesinler". 'Hayır' dediler. Hiç bir itiraz kabul edilmedi."

"HTS KAYITLARINA BAKILSIN DEDİK, MAHKEME HEYETİ REDDETTİ"

Kabul edilen iddianame Jandarmalar hakkında görevi kötüye kullanma suçlamasının yöneltildiğini belirten Yaşa,"Biz bu görevi kötüye kullanmanın menfaat karşılığında olduğunu düşünüyoruz" dedi. Yaşa şöyle devam etti:

"O dönemde bu tesise bir çok  demokrat  geliyor. Dünkü duruşmada, mahkeme  içerisinde ve dışarısında Jandarma komutanı 'Ne yapsaydım? Bu kadar vali, hakim, savcı gelirken ben burayı kaçak diye kime şikayet edecektim?" dedi. Neredeyse en masumları Jandarma diye düşündüm neredeyse. Ama onlar da görevi kötüye kullanmayı kendi menfaatlerine bağlamıştı. Jandarma komutanları da orada kalıyordu, biz bunu biliyoruz. Mahkemede,, "Tesis sahibi Bülent Bayrak, valiye çanta dolusu dolar vermiş rüşvet; bu ispatlandı. Bu tesis sahibi herkese rüşvet veriyor. Jandarmanın mal varlığına bakılsın'  talebimiz oldu, HTS kayıtlarına bakılsın" dedik. Mahkeme heyeti reddetti. Aralarında para ilişkisi olması onların cezasını katlayacak bir etken. Yine dedik ki, 'Burada kalıyorlardı. HTS kayıtlarına bakılsın Jandarmaların kaldığı mutlaka görülecek. Bu tespit edilsin. Çünkü bu da menfaat temini karşılığında bu suçu işlemiş olacaklar'. Hiç birine bakılmadı. Hatta hakime hanım bize 'Davayı takip etmeyi düşünüyor musunuz' dedi. Biz 2.5 yıldan beri nefes almadan yaşıyoruz... Jandarmalar hem sanık hem kamu tanığı olarak, bu kişilerin bu tesisle hemhal olduklarını, buraya destek verdiklerini çok açık bir dille beyan ediyorlar. Bu beyanlara sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek'in lütfen itibar etmesini istiyorum."

"CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRÜ GÖREVDE OLDUĞU SÜRECE BU DAVADAN BİR NETİCE ÇIKMAZ"

Bizim dosyamız bir ceza dosyasıdır ve ceza dosyalarının bağlı olduğu bölüm Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'dür. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün başında kim var biliyor musunuz? İlk dönem başsavcı olan Hazım Aslanca. Ben devletimin yürütme kısmına karışmıyorum; ben halkım ve saygılıyım. Ama odak noktada olan Hazım Aslanca o (görevde) olduğu sürece bu davadan bir netice çıkmaz. Geçtiğimiz günlerde Edirne'de sayın bakanımızla görüştük Selimiye Camii'nde bize gelen bomba belgeleri eline verdik. Biz Hazım Aslanca'nın himayesinde olan bir Ceza İşleri Müdürlüğü'nde bu takibatın yapılamayacağını haykırıyoruz.

"BU FOTOĞRAF BİR DELİLDİR"

"İl Özel İdare Genel Sekreteri'nin acilen tutuklanması lazım çünkü yargıya müdahale ediyor" diyen Yaşa, Sisli Vadi davasında  asli kusurlu sanık olan tesis sahibi Bülent Bayrak'ın yargılandığı mahkemenin başkanı ve aynı zamanda Kırklareli Adalet Komisyonu Başkanı olan Serdar Aslan ile İl Özel İdare Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu birlikte bir aracın başında bulunduğu bir fotoğrafı göstererek "Bu fotoğraf bir delildir" dedi. Yaşa şöyle devam etti:"

"Bu görüşme özel bir görüşme değildir. İl Özel İdaresi'nde, kamuya açık olan saatlerde, resmi bir makam aracıyla, resmi makam şoförü ile resmi bir ziyaret yapılmıştır. O gün biz eşimle oradaydık. Sisli Vadi hala yıkılmamıştı, dilekçe vermek için oradaydık. ve bu manzaraya şahit olduk. Fotoğrafladım ve belgeledim ben bunları. Diyorlar ki, 'Bizi özel hayatımızda belgeledi'. Bu özel hayat mı? Bu fotoğraf, Sekreter'in adaletle olan çarpık ilişkisini gösteriyor, yargıya müdahalesini gösteriyor"

"BU FOTOĞRAFI YILMAZ TUNÇ'UN KENDİSİNE SUNMUŞTUM"

Fotoğrafa ilişkin, telefonla görüşme gerçekleştirdiği T.Ö isimli bir İl Özel İdaresi çalışanının da söz konusu fotoğrafı çektiği gerekçesiyle gözaltına alındığını ve 28 gün tutuklu kaldığını aktaran Yaşa konuya ilişkin şöyle konuştu:

"Bu fotoğrafı benim çektiğimi zaten Yılmaz Tunç biliyor. Ben bu fotoğrafı kendisine sunmuştum hem de  AK Parti Kırklareli Milletvekili Gökhan Sarıçam'ın yanında sunmuştum. Bu fotoğrafı çektiğimi ve delil olduğunu söylemiştim zaten. Ama tutmuşlar çocuğu şakaf operasyonuyla almışlar. Bilirkişi araştırıyor, hiçbir şey çıkmıyor. Fakat sorgulamayı savcı değil de başsavcı yapıyor. Diyor ki, 'Bu fotoğrafı sen çektin. Safiye Yaşa seni azmettirdi. Aslanım böyle oldu olay' diyor. T.Ö diyor ki 'Hayır, böyle olmadı. Bu fotoğrafı ben çekmedim'. Nihayetinde delillerden fotoğrafı onun çekmediğine dair ispat çıkıyor. Benim çektiğim fotoğrafı, sanki azmettirmişim ve kendi çekmiş gibi kabul etmesini istiyor başsavcı. Çocuk itiraz ediyor. ve çocuk 28 gün içeride yattı...Dava açıldı; 15 Mayıs Cuma günü yargılanacağız bu fotoğraftan, bu delilden dolayı. Böyle karışık ilişkiler içerisindeyiz."

"BİZ GERÇEK BİR BAŞSAVCI İSTİYORUZ"

Aynı savcının daha önce de kendilerine Bülent Bayrak'ın yargılandığı davayı "daha fazla irdelememelerini" söylediğini ve kendisini ölümle tehdit ettiğini öne süren Yaşa, "Böyle bir başsavcıyla karşı karşıyayız, yargıya müdahale zaten var. Yargılama olacak yarın. Nasıl olacak bu yargılama?...Başsavcıya başka bir görev verilsin. Biz gerçek bir başsavcı istiyoruz." şeklinde konuştu. Tehditler aldığını ve susturulmak istendiğini söyleyen Yaşa, "Çok acil müdahale etmezse sayın adalet bakanı, son duruşmada olduğu gibi beni tutuklayıp içeri (atabilirler)...Bu dava bir kamu davasının haricinde neredeyse bir Susurluktur." dedi.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Kırklareli Sel Faciasında Yargılama Başlıyor - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement