
Almanya'da 22 Eylül'de yapılacak olan genel seçimlerde Hristiyan Demokrat Parti Genel Başkanı ve Başbakan Angela Merkel'i devirmek isteyen muhalefet partileri orta sınıf ve geliri düşük vatandaşlara yönelik vaatlerde bulunuyor. Ancak muhalefet, Merkel'i dengeleyecek güçte bir halk desteğine ulaşabilmiş değil. İktidar şansları Hristiyan Demokratar gibi güçlü olmasa muhalefet çifte vatandaşlık ve çok kültürlülük konusunda yapıcı bir tutum sergiliyor.
Muhalefetin en güçlü oluşumu durumundaki Sosyal Demokrat Parti (SPD), dört yıl önce yapılan genel seçimlerde büyük bir oy kaybı yaşayarak, yüzde 23 oranıyla tarihinin en düşük oy seviyesine gerilemişti. SPD şimdi bu yenilgiyi unutturmak için seçim programında sosyal adalet ve eğitim politikalarını konularına ağırlık vererek seçmenleri cezbetmeye çalışıyor.
Kampanyada özgürlük, adalet ve dayanışma konularını öne çıkaran SPD, tüm iş sektörlerinde asgari ücretin saat başı en az 8,50 avro olmasının yanı sıra kira artışlarının sınırlandırılmasını ve kiracılara daha fazla haklar verilmesini talep ediyor. Buna ek olarak tüm vatandaşların tek bir sigorta sisteminde olmasını ve böylelikle "vatandaş sigortası" sayesinde özel ve zorunlu sigortalıların arasındaki farkı dengelemeyi hedefliyor.
Yüksek gelirliler için vergileri artırmak isteyen SPD, tüm çocuklara kreş yeri hakkının verilmesi, kısa bir süre önce Merkel hükümeti tarafından kabul edilen ve çocuklarını kreşe göndermeyen ailelere ödenen bakım parasını kaldırmak istiyor. Bakım parası için harcanacak paranın kreşlerin eğitim kalitesinin artırılması için kullanmak isteyen SPD, kreşten üniversiteye kadar eğitimin ücretsiz olmasını vaat ediyor.
Çocuk parasında iyileştirme isteyen SPD, 3 bin avronun altında geliri olanlara her bir çocuk için 140 avro fazla ödeme talep ediyor.
SPD, düşük gelirlilerin emekli ücretleri için ise 40 yıl sigortalı çalışan ve 30 yıl emeklilik primi ödeyenlere "dayanışma emekliliği" altında en az 850 avro emeklilik ücreti ödenmesini planlıyor.
Avro Bölgesi'nde konjonktürün canlanması için krizde olan ülkelere yardım yapılması gerektiğini savunan SPD, banka sektörünün gelecekte daha fazla sorumluluk alması için mali işlem vergisi ve bankalara daha sıkı düzenlemeler getirilmesini öngörüyor.
-SPD başbakan adayı Steinbrück'ten çifte vatandaşlık sözü
SPD başbakan adayı Peer Steinbrück, iktidara gelmesi durumunda 100 günde yapacağı çalışmalar arasında çifte vatandaşlığı yasalaştırma sözünü verdi. SPD, toplumun temsil edileceği bir vatandaşlık yasasına sahip olunması gerektiğini vurguluyor.
Federal Eyaletler Temsilciler Meclisi'nde SPD ve Yeşiller Partisi'nin çoğunlukta olması sebebiyle, SPD genel seçimlerden sonra Federal Meclis'te de çoğunluğa ulaşarak iktidara gelmesi durumunda bu vaadin gerçekleşme ihtimali yüksek görünüyor.
-AB'nin üyelik sözünü tutmasını istiyor
SPD' nin seçim programında Avrupa Birliği'nin yeni üyelere kapılarını açık tutulması gerektiğine vurgu yaparken, üye olma perspektifi sunulan ülkelere yönelik Avrupa'nın sözünü tutması isteniyor. Türkiye ile yapılan müzakerelerinin açık bir şekilde AB üyeliği hedefiyle sürdürülmesi ve bu konuda yeni bir dinamizm getirilmesi isteniyor.
-Yeşiller sosyal adalet ve enerji politilarına odaklı
Almanya'nın renkli siyasi hareketlerinden Yeşiller Partisi ise seçim programında sosyal adalet ve enerji politikalarını merkezi konular olarak belirledi.
2030'a kadar nükleer enerjiden tümüyle yenilebilir enerjiye geçilmesini isteyen Yeşiller Partisi, 2022'den önce nükleer santrallerin kapatılmasını talep ediyor.
Daha az akaryakıt tüketen ve 2040 yılına kadar yenilebilir enerjiyi kullanan elektrikli otomobiller üretilmesini savunan Yeşiller Partisi, otoyollarda hız sınırının saatte 120 kilometre, karayollarında da saatte 80 kilometre olmasını istiyor. Bunun yanı sıra yolcuların tren kullanımının 10 yıl içinde 2 kat artırılmasını planlıyor. Parti yöneticileri ayrıca, otomobil vergisinin elektrikli ve hibrid araçlar lehine yeniden düzenlenmesi gerektiği savunuluyor.
Vergi sisteminde değişiklikler yapılmasını talep eden Yeşiller Partisi'nin planlarında 80 bin avrodan fazla geliri olanlardan yüzde 49 oranında gelir vergisi alınması ve 1 milyon avrodan fazla varlığı olanlardan devlete yaklaşık 100 milyar avro gelir sağlayacak sınırlı bir vergi kazandırıması amaçlanıyor.
SPD ile birçok noktada ortak yönleri olan Yeşiller Partisi, emeklilik, asgari ücret, avro krizinde alınacak tedbirler ve eğitim politikasında da benzer taleplere sahip.
Çok kültürlülüğü bir zenginlik olarak gören Yeşiller Partisi, çifte vatandaşlığın yasallaşması, çok dilliliğin zenginlik olarak görülmesini, Alman vatandaşlığına geçişlerin kolaylaştırılması, meslek ve eğitim hayatında eşitlik hakların verilmesini istiyor.
-Türkiye için adil müzakare talebi
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinden yana tavır alan Yeşiller Partisi'nin programında Türkiye ile AB arasında Ortaklık Anlaşması imzalanmasından 50 yıl sonra Türkiye'nin tam üyelik süreci konusunda AB'nin yeni bir atılım yapmasının sağlanması, müzakerelerin adil ve hedefe yönelik yapılması gerektiği kaydediliyor. Türkiye'nin kriterleri yerine getirmesi durumunda hedefin AB üyeliği olması gerektiği vurgulanan programda, üyelikle ilgili dini bir aidiyet kriteri gözetilmesine karşı olunduğu ifade ediliyor.
-Sol Parti sosyal politikalara vurgu yapıyor
Sol Parti de seçim programında asgari ücret, yüksek gelirlilerden daha fazla vergi alınması ve Hartz 4 adlı sosyal yardım gibi konuları merkeze alıyor.
Asgari ücreti ilk etapta 10 avroya, daha sonra 12 avroya çıkarmayı öngören Sol Parti, yaşlılıkta fakirliği önlemek için en düşük emekli maaşının bin 50 avro olmasını ve emeklik yaşının da yeniden 67'den 65'e düşürülmesini savunuyor.
Hartz 4 adlı sosyal yardım sisteminin kaldırılmasını planlayan Sol Parti, bunun yerine temel güvenlik adı altında sosyal yardım olarak bin 50 avro ödenmesini talep ediyor.
Bankaları kamulaştırmayı hedefleyen Sol Parti, her mali işlemden yüzde 0,1 oranında vergi alınmasını, yılda 65 bin avrodan fazla kazananlardan gelirlerinin yüzde 53'ü, zenginlik vergisi adı altında da 1 milyonu geçen gelirlerin de yüzde 73 oranında vergilendirilmesi isteniyor.
Eğitimin ücretsiz olmasını talep eden Sol Parti, Alman askerlerinin yurt dışında görev almasına da karşı çıkıyor.
SPD ve Yeşiller Partisi gibi çifte vatandaşlığı savunan ve Alman vatandaşlığına geçişi kolaylaştırmasından yana olan Sol Parti, aile birleşiminin engellenmemesi ve vize uygulamalarının kaldırılmasını istiyor.
-Türk vatandaşlarına yönelik ayrımcılığa itiraz
Sol Parti'nin programında Türkiye ile ilgili olarak, Türk vatandaşlarının Avrupa hukuna uygun olmayan yasalarla ayrımcılık yaşamalarının sonlandırılması ve Türkiye ile AB arasında imzalanan Ortaklık Anlaşması'ndan doğan hakların verilmesi gerektiğine vurgu yapılıyor.
Başbakan Angela Merkel ise sosyal adalet konularını muhalefete kaptırmamak için elinden geleni yapıyor. Daha önce zorunlu askerliği fiilen kaldırarak Sol Parti ve Yeşiller Partisi'nin "silah"larını elinden alırken, seçime 4 gün kala yapılan yasama döneminin son kabine toplantısında bazı mesleki gruplar için asgari ücret uygulamasını yürürlüğe soktu. Böylelikle Merkel, muhalefetin elindeki bir kozu daha almaya çalıştı.
-Merkel'in başını ağrıtabilecek parti: AfD
Avro karşıtı "Almanya için Alternatif" (AfD) partisiyle ilgili son günlerde yapılan yorumlarda, bu hareketin Başbakan Merkel'in başını ağrıtabileceği belirtiliyor. Eski CDU üyesi Bernd Lucke tarafından kurulan AfD'nin son anketlerde yüzde 3'lük oy oranına kadar yükseldiği ifade edilirken, uzmanlar mevcut partileri protesto edebilecek seçmenlerin AfD'ye oy verebileceği ihtimalini ciddiye alıyor.
Seçim programında avro para biriminin kaldırılması ve Avro Bölgesi'nin feshedilmesini ana gündem olarak alan AfD'nin, kararsız seçmenler göz önünde bulundurulursa yüzde 5'lik seçim barajını aşabileceği, bunun da Merkel'in yeniden başbakan olmasını tehdit edebileceği ifade ediliyor.
Merkel'in rakibi Steinbrück
Bu arada partilerin başbakan adaylarına bakıldığında Merkel'in bu alanda en önemli rakibinin SPD'nin başbakan adayı Peer Steinbrück olarak görülüyor. Diğer partiler muhtemel koalisyonlarda küçük ortak olacakları için başbakan çıkarma şansları çok düşük.
Başbakan Merkel gibi Hamburg doğumlu olan 66 yaşındaki Steinbrück, Kiel Üniversitesi'nde ekonomi ve sosyoloji öğrenimi gördü. 1974'te eğitimini bitirdikten sonra bazı bakanlıklarda çalışan Steinbrück, 1992-1998 yılları arasında Schleswig-Holstein eyaletinin Ekonomi, Teknoloji ve Ulaştırma Bakanı olarak görev aldı. Ardından 2000'e kadar yılına kadar Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde Ekonomi ve Ulaştırma Bakanı, 2000-2002 yıllarında da Maliye Bakanlığı görevini üstleni. 2002-2005 yıllarında Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Başbakanlığı yaptı.
Steinbrück, 2005-2009 yıllarında birinci Merkel kabinesinde Federal Maliye Bakanı olarak hizmet verdi, 2009 yılındaki genel seçimlerde Federal Meclis'e milletvekili olarak girdi.
-Merkel, Steinbrück'ün önünde
Almanya'da yapılan son ankette Başbakan Merkel, SPD adayının açık ara önünde görünüyor. Ankete göre, Başbakan Merkel'in başbakanlığını devam etmesini isteyenlerin oranı yüzde 54, Peer Steinbrück'ün bu göreve gelmesini isteyenlerin oranı ise yüzde 34 civarında.
Hitabeti güçlü olduğu söylenen Steinbrück, seçmenlerde sempati oluşturmadığı yönünde eleştiri alıyor. Steinbrück, milletvekili olduğu dönemde şirketlere yaptığı danışmanlık hizmeti ve özel toplantılardaki sunumları için aldığı yüksek miktardaki paralardan dolayı tepki toplamıştı.
Son olarak da bir gazetenin dergisine orta parmağını göstererek verdiği pozdan dolayı eleştirileri oklarını üzerine çekmişti. - Berlin
Son Dakika › Güncel › Almanya Seçimlerinde Muhalefet Sosyal Politikalara Yükleniyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.