Başbakan Erdoğan (2/son): Sistem Değişikliği Köklü Bir İhtiyaç Haline Geldi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Erdoğan (2/son): Sistem Değişikliği Köklü Bir İhtiyaç Haline Geldi

Başbakan Erdoğan (2/son): Sistem Değişikliği Köklü Bir İhtiyaç Haline Geldi
10.05.2014 16:34

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17-25 Aralık darbe girişimine Gülen Cemaatinin haşhaş ile uyutulan elemanlarının taşeron olduğunu iddia etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17-25 Aralık darbe girişimine Gülen Cemaatinin haşhaş ile uyutulan elemanlarının taşeron olduğunu iddia etti. CHP'yi Cumhuriyet tarihi boyunca darbe ve darbecilerin yanında olmakla suçlayan Başbakan Erdoğan, bugüne kadar Cumhurbaşkanlığının siyasetin alanını daralttığını, sistem değişikliğinin köklü bir ihtiyaç haline geldiğini ve adayları kim olursa olsun ilkeleri doğrultusundaki politikalarının hız kesmeden devam edeceğini bildirdi.

27 Mayıs darbe sürecini anımsatan Başbakan Erdoğan, " 27 Mayıs hukukunun en önemli madde. Ne dediler bebek davası dediler, ne dediler, köpek davası dediler, cımbız davası dediler. Merhum Menderes'i aynı bugünkü başlıklar, aynı, son derece mahrem sırları ifşa ettiler. O hâkimler o savcılar Menderes'i, iç çamaşırları sallayacaklar kadar alçaldılar. Hukukun izzetini ayaklar altına aldılar. Geçmişte yaşadığımız üç darbeden, bütün sorumluluk, işte bu hukukçular. Bu hukuk sistemi bugün bile dev darbe girişimi, neden, hiç sorgulanmadı. 27 Mayıs'ın hukukunu ayaklar altına alan, sözde hukukçularına bakın! Sonradan hepsinin terfi ettirildiği, on yıllar boyunca, sözüm ona mahkemelerde adalet dağıttığını gürsünüz" dedi. Başbakan Erdoğan açıklamalarını şöyle sürdürdü.

-"17-25 ARALIKTA PUSUDAN ÇIKTILAR"-

"İşte biz 17- ve 25 Aralık'ta, bu hukuk cinayetinin pusudan çıkışına şahit olduk. Yargı içinde 27 Mayıs'ın ruhunu misyonunu, merhum Menderes'e yaptığını bize de yapmak, siyasetin alanının daraltmak, partimizi ve hükümetimizi, itibarsızlaştırmak hale getirmek istediler. Şimdi bu zihniyetin paralel maske takıyor olması, 27 Mayıs'ı anlamına gelmez. Bu paralel örgütün geçmişine bakın. 12 Eylül'ün darbeci generallerine, methiyeler düzdüğünü 28 Şubatın darbecilerine, payende olduğunu görürsünüz."

-"HAŞHAŞLA UYUTULAN ELAMANLAR TAŞERON OLDULAR"-

"Pensilvanya'daki zat 12 Eylül'ün darbeci generallerinin, "Hızır gibi yetiştiğini, cennetlik olduğunu" söylüyor. 28 Şubat'ta dönemin hükümetine "beceremediniz artık bırakın" diyor. 17-25 Aralık darbe girişimlerinde de bu Pensilvanya'daki zat ve örgütü darbeyi uzaktan izlemek ve methiyeler düzmek, bizzat darbenin aracı oldular. Bizzat bu girişimin maşası oldular. O kiraladığı, adeta haşhaşla uyuşturulan, elemanları ile tarihin en ahlak, en edep dışı darbe girişiminde bu örgüt taşeron oldu."

-" BİZ AK OLARAK BAŞLADIK"-

"Yolsuzluk bu işin kılıfı olmasına rağmen, iddialarında üzerini örtmüyoruz bunu kesinlikle bilesiniz. Bunların inlerine kadar gireceğiz. Biz ak olarak başladık, Allah'ın izni ile alnımız ak olarak millete ve vatana hizmetimizi sürdüreceğiz. Hiçbir iddia cevapsız kalmayacak. Hiçbir süreç sonuçsuz kalmayacak. Tertemiz hayat şeridimiz üzerinde, hiçbir lekeye muamma göstermeyeceğiz. Pazartesi muhalefetin gerilim sürecine rağmen, mecliste soruşturma komisyonu açılmasını sağladık. Milletimizin tatmin olacağı şekilde, bu soruşturma komisyonunu çalıştıracak, ak ile karanın ortaya çıkmasını biz temin edeceğiz. Muhalefetin, tahriklerine rağmen görüşmeleri neticelendireceğiz."

-"SOKAĞA ÇIKAN GENÇLERE ÇAĞRI"-

"27 Mayıs ve 12 Eylül öncesinde darbe gerekçelerinin oluşması için kullanılan kesim, maalesef gençler oldu. Gençler sokağa döküldüler, yönlendirildiler, hatta birbirleri ile çatışmaları, polisle çatışmaları, temin edildi ve sokaklar karıştı. 12 Eylül öncesi, aynı karanlık el sağcıya da, solcuya da, Alevi ede, silah veriyordu. Aynı karanlık el gençlerin birbirine kurşun sıkmasını sağlıyor. Bu tür katliamları keyifle izliyordu. Ağaç için, çevre için sokağa çıktığını zanneden gençlerimiz bunu bilsin, iktidara, mücadeleye karşı geldiğini zanneden gençlerimiz bilsin, özgürlük için sokaklarda gösteri yaptığını zanneden gençlerimiz bilsin, merhum Menderes'in yüzlerce genci tutuklattığı, katlettiği, kıyma makinelerinde öğüttüğü iddia ediliyordu. Bizzat CHP bizzat İnönü, bu iğrenç iddiayı gündeme getirdi."

-"FEYZİOĞLUNUN 1 MAYIS AÇIKLAMALARI"-

" Danıştay'da konuşan zat 1 Mayıs'a gidiyor. Sana ne 1 Mayıs'tan. Kadıköy Meydanı'nı söylemiyorsun, orada bir olay olmadı onu niye söylemiyorsun. Derdiniz emek bayramını kutlamak değil sadece terörize etmek. Bu kutlamayı yapmayın demedik ki, size yer gösterdik. Sen nasıl hukuk adamısın ya? Bütün bunlara rağmen bekledikleri ilgiyi Taksim'de bulamayınca rezil oldular. Meydanlarda yakıp yıktıklarıyla kaldılar. İftiraların benzerlerini Menderes'e attılar. Kars'ı, Ardahan'ı Ruslar'a sattığını söylediler iftira attılar. Aynı şeyleri yapıyorlar. 27 Eylül'de 300 gencin kıyma makinelerinden geçirilip hayvanlara yem yapıldı diye yalan söylediler. Yalan attılar, tutmadı. beş tane hürriyet şehidi gösterdiler. Tanktan tanka atlarken öldü, biri darbe esnasında yanlışlıkla ateş alan silahla ölmüştü. Bu 5 kişiyi 27 Mayıs'tan sonra reklam ettiler. Bu CHP sandıktan çıkamaz, ne yaparsanız yapın çıkamayacaksınız. İşte gezide yaşananları hatırlıyorsunuz."

-"CHP ÖZGÜRLÜK DÜŞMANI"-

"Bu ülkede öyle medya kuruluşları var ki, öyle siyasetçiler var ki onlar için en iyi genç ölü gençtir. Onlar dirileri değil ölüleri severler. Çok iyi bilirler bunu yapmayı. 30 yıl boyunca bu malum medya, malum siyasetçiler ölüm üzerinden rant elde etmek istediler. İşte bu 23 Nisan'da güya dağa kaçırılan çocuklar var ve bunların birçoğunun annesi feryat ediyor. Bize yakarışta bulunuyor. Bölücü terör örgütünün böyle bir derdi var mı? Oradan geçiniyorlar çünkü. Utanmadan sıkılmadan bizi diktatör olmakla, demokrasi düşmanı olmakla itham ettiler. Gidin 27 Mayıs öncesine bakın. Bize ne söyleniyorsa hepsi merhum Menderes'e de söyleniyor. Aynı kelimelerle, aynı manşetler nasıl taarruz ettilerse bize de öyle taarruz ediyorlar. CHP özgürlüklerin düşmanıdır. Medyaya en ağır baskıları uygulayan CHP'dir. Her zaman CHP'dir. Bu ülkenin tarihinde tek bir diktatör vardır oda CHP'nin milli şefidir."

-"BURASI MUZ CUMHURİYETİ DEĞİL"-

"CHP şu anda tarihi rolünü oynuyor şu anda. Bu algı operasyonlarına boyun eğmeyiz. Bazı ülkeler medyada özgürlük yok diyorlar. Biz bu algı operasyonlarına boyun eğmeyiz. Karalama kampanyalarına pabuç bırakmayız. Türkiye dünyada, en fazla ulusal gazete ve televizyonun yanın yaptığı ülkelerdendir. Siz kendi ülkenize bakın. Bu gazetelerin ve televizyonların çok büyük bir bölümü her gün gazetelerinin manşetlerinden, ekranlarından özgürce başbakanı, bakanları eleştiren, hatta hakaret edebilen kuruluşlardır. Almanya'da Hamburg olaylarını gösteriyor diye TRT kablolu yayından çıkarıldı. İngiltere'de tele kulak skandalına isimleri karıştığı için 50 gazeteci gözaltına alındı, sorgulandı, sahibi o gazeteyi kapattı. Bir tek eleştiri duydunuz mu? İngiltere muhalefet partisi liderinin "İngiltere'de basın özgür değil' dediğine şahit oldunuz mu? ABD'de Avrupa'da Rusya'da Hindistan'da Twitter, YouTube, Facebook hukuka uymak mahkeme kararlarını uygulamak zorunda. Bizde olduğu gibi bir tane itiraz duydunuz mu? Daha önceki gün İngiltere'de Twitter hesabının sahibi tehdit ettiği için hapsedildi. O ülkelerdeki yüksek mahkemelerin kendi vatandaşların hukukunu bir tarafa bırakıp bu şirketleri koruduğunu duydunuz mu? Kimse kusura bakmasın, burası bir muz cumhuriyeti değildir. İktidara geldik 2 ay sonra darbe senaryoları hazırlandı. Birçok tehditle üzerimize geldiler bütün saldırılara rağmen özgürlük mücadelesinden ödün vermedik."

-"SEÇİMİ KAZANAMAYAN CHP SİSTEM DEĞİŞTİRDİ"-

"1960'a kadar parti liderleri cumhurbaşkanı oldular. Tek parti döneminde Atatürk ve İnönü bu şekilde Cumhurbaşkanı oldu. 1950'de de Celal Bayar oldu. CHP hiçbir seçimi kazanamayacağını bildiği için sistemi değiştirdi. 27 Mayıs'tan sonra cumhurbaşkanı vesayetin statükonun bürokrasinin temsilcisi olarak konumlandı. Sanki hükümete ve millete karşı rejimi korumak vazifesi ona aitti. Meclis ve hükümet milli irade tarafından belirlenirken Cumhurbaşkanlığı makamı bir vesayet makamı olarak duruyordu. Millet tarafından seçilmesi kararını almamız başlı başına bir devrimdir."

-"CUMHURBAŞKANI HALK TARAFINDAN SEÇİLECEK"-

"Evet, 10 Ağustos 2014'te yani tam 3 ay sonra cumhurbaşkanı milli irade ve millet tarafından belirlenecek. Böylece Türkiye'de yeni bir süreç başlayacak. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilecek olması kimsede kaygıya sebep olmasın. Cumhurbaşkanının meclis tarafından seçilmesi darbe ürünü bir sistemdir. Geçmişte millet seçmiştir. Sorun çıkmamıştır. Cumhurbaşkanlığı bugüne kadar siyasetin alanını daraltmıştır. Merhum Özal ve Gül gibi sivil cumhurbaşkanlarımız da oldu. Ama sistem değişikliği köklü bir ihtiyaç haline geldi. Adayımız kim olursa olsun politikalarımız hız kesmeden devam edecek ilkelerimiz devam edecek, Türkiye 2023'e ilerleyecek. Çözüm süreci asla sekteye uğramayacak. Kanı durdurmak için verdiğimiz mücadele asla yavaşlamayacak. Milli iradenin tercihiyle gelen Cumhurbaşkanı ve aynı şekilde gelmiş bir hükümeti hep birlikte göreceğiz."

-AFYONKARAHİSAR'DA ADETA OHAL-

Afyonkarahisar'da kamp yapılan otelde yer darlığı nedeniyle milletvekilleri odalarda ikişer ikişer kaldı.

AK Parti 22. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı Afyonkarahisar'da başladı. Olası yasadışı dinlemelere karşı, Kızılcahamam'dan, Afyonkarahisar'a alınan toplantı, öncesi geniş güvenlik önlemleri dikkat çekti. Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı, toplantının yapılacağı Güral Afyon Termal Otel'de, haftalar öncesinde güvenlik tedbirlerini almaya başladı. Otelde çalışan tüm personelin GBT sorgusu yapıldı. Birçok kapısı bulunan otele giriş-çıkış tek bir kapıdan sağlanıyor. Kapıya yerleştirilen üzeri kameralarla donatılmış özel bir araç, herkesi tek tek kaydediyor. Yasadışı dinlemelere karışı otelde "böcek" diye tabir edilen dinleme cihazlarına ilişkin aramalar yapıldı. Oteldeki bütün odalar didik didik arandı. Prizler, telefonlar, hatta banyodaki aynalar bile incelendi.

-"GÜVENLİ İNTERNET HATTI"-

Başbakanlık bilişim uzmanları, otele güvenli kablosuz internet ağı kurdu. Milletvekillerinden güvenlik gerekçesiyle bu internet hattının kullanılması istenirken, bağlantıların da kayıt altına alındığı uyarısı yapıldı. 3G kullanamayan ve internete bağlanmak için otelin kablosuz internet hattını açan vekilleri, "İnternet bağlantısı ücretsizdir. Bağlantı için kimlik doğrulaması gerekmektedir. Tüm bağlantılar 5651 sayılı internet yasası gereği kayıt altına alınmaktadır" yazısıyla karşılaştılar.

-"GAZETECİLERE ÇİPLİ KART"-

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı toplantıları takip edecek gazeteciler için de özel kart bastırıldı. Çipli kartlarla gazetecilerin kampın yapılacağı otel içindeki takibi yapılıyor. Çipli kartı taşıyan gazetecilerin otel içinde kendilerine ayrılan bölümlerin dışına çıkmaları durumunda güvenlik görevlileri tarafından uyarıda bulunuluyor.

-"GÜNDEM KÖŞK SEÇİMLERİ"-

AK Parti'nin 13 yıl önce temellerinin atıldığı Afyonkarahisar, AK Parti kampının yeni adresi oldu. Eşsiz yapılan kampa milletvekillerinin yanı sıra, AK Parti'nin kurucu üyeleri, MKYK üyeleri gençlik ve kadın kolları başkanları katılıyor. Kampın ana gündem maddesi Köşk seçimleri olacak. AK Parti'nin istişareyle belirleyeceği Cumhurbaşkanı adayı teşkilata son kez Afyon kampında sorulacak. Başbakan Erdoğan, bugün ve yarın vekillerle gruplar halinde görüşecek. Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçiminde vekillerin nabzını yoklayacak, vekillerin şikâyetlerini dinleyecek.

-"BAKAN YARDIMCISI KALP KRZİ GEÇİRDİ"-

Toplantılara katılan Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, sabah saatlerinde kalp krizi geçirdi. İlk müdahalesi AK Parti'nin doktor milletvekilleri ve sağlık görevlileri tarafından yapılan Metin, ambulansla Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Metin'e anjiyo yapılacağı bildirildi.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Başbakan Erdoğan (2/son): Sistem Değişikliği Köklü Bir İhtiyaç Haline Geldi - Son Dakika


Advertisement