
Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle, 15 Temmuz Derneği tarafından bu yıl üçüncü kez düzenlenen "On5Sıfır7 Film Haftası" kapsamında "Sinemada Özgürlük: Sırlar ve Sınırlar" paneli düzenlendi.
Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinliğe öğrenci, akademisyen ve sinemaseverler katıldı.
Genel Sanat Yönetmeni İhsan Kabil, etkinlik öncesinde AA muhabirine, bu yıl özgürlük temasına ağırlık vermeye çalıştıklarını söyledi.
Dünya sinemasından geniş bir seçki yaparak yola çıktıklarını dile getiren Kabil, "Asya'dan başlayarak Endonezya, Malezya, Güney Kore, İran, Türk dünyasından Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Türkiye, Macaristan, Rusya, Cezayir, Güney Afrika, Portekiz ve Fransız Guyanası gibi bölgelerde, Amerikan, İtalyan, Alman ve Rus sinemasından da yönetmenlerin katkı verdiği bir seçki bu. Gösterimler 15 Temmuz'da sona erecek." dedi.
Kabil, yurt içi ve yurt dışından onur konuklarının da katılımıyla gerçekleştirilen film haftasıyla sinemaseverlerin ve bütün toplumun karşısına çıktıklarını belirterek, "Yaş sınırı gözetmeksizin herkesin rahatlıkla gelip seyredebileceği, toplumsal değerler, yakın tarih ve kültür tarihi bakımından önemli çalışmalar. Herkese iyi seyirler diliyorum." değerlendirmesinde bulundu.
"Özgürlük ve insan hakları temalı filmler seyirciyle buluşacak"
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı İsrafil Kuralay, film haftasının üçüncüsünü düzenlediklerini belirterek, "Bu hafta vesilesiyle dünya sinemasından özgürlük ve insan hakları temalı 20 film bir hafta boyunca seyircilerle buluşacak." dedi.
İnsanlık tarihinde ciddi kırılmaların yaşandığı dönemlerin bulunduğunu ifade eden Kuralay, şunları söyledi:
"Hafıza-ı beşer nisyan ile malüldür, yani insanlar unutuyor. Unutmamalarının yegane kaynağı sanattır. Yani 15 Temmuz gibi ağır bir travmayı, bir hain darbe girişimini unutmamak istiyorsak sinemayla, televizyonla, edebiyatla ve sanatın bütün dallarıyla bugünü yaşatmamız lazım. Burada onun için bu filmlerin gösterimini çok önemli buluyorum."
Kuralay, sıkıntılı dönemlerden ibret alarak, daha acılarını yaşamamak için mutlaka yaşanılanların belgelendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "15 Temmuz gibi acı bir hatıranın tekrar yaşanılmaması açısından şehitlerimizin hatırasına bu organizasyonu yapıyoruz." ifadesini kullandı.
"Özgürlüğü herkes için istiyoruz"
Yazar ve 15 Temmuz Derneği Sözcüsü Zekeriya Erdim ise açılışta yaptığı konuşmada, özgürlük kelimesinin öz ve gür kelimelerinin birleşmesinden meydana geldiğini söyledi.
"Öz" kelimesinin bir kimsenin kendisi bir şeyin aslı, esası, temeli, en güçlü yönü, "gür"ün ise çok kuvvetli, bereketli anlamına geldiği bilgisini paylaşan Erdim, "Bu noktadan hareketle özgürlük özünüzün sağlam, güçlü, gür, bereketli olması tarzında tarif edilebilir. Bu da fıtrat demek, insanın yaratılıştan getirdiği temel karakteristik özellikler demek." şeklinde konuştu.
Fıtrat alanının içinde kalarak yaşamayı başarabilenlerin gerçek anlamda özgür olduklarının altını çizen Erdim, "Fıtrat çerçevesinin dışına çıkanlar ya da çıkarılanlar kendileri için de çevreleri için de özgürlüklerin engellendiği, bastırıldığı, yok edildiği, bunun yerine zulmün, ölümün, esaretin getirildiği bir çevre, ortam, dünya oluşturuyorlar." ifadesini kullandı.
Yaratılmışların içinde gerçek anlamda özgür olan yegane varlığın insan olduğunu çünkü insanın iyiyle kötüyü, doğru ile yanlışı, hak ile batıl arasında tercih yapabildiğini anlatan Erdim, şunları kaydetti:
"Fakat Allah'ın insanlara tanıdığı bu hakkı yani tercih etme hakkını insanlar birbirlerine tanımıyorlar. Kendi özgürlük alanlarını genişletme adına başkalarının özgürlük alanlarını konularını kısıtlamaya, kast etmeye kalkışıyorlar. Dünyada bilumum krizler, anarşiler, bunalımlar, ölümler, zulümler, savaşlar bu noktadan, bu yol ayrımından çıkıyor. Din, devlet, kültür ve medeniyet geleneğimize de baktığımızda biz özgürlüğü herkes için istiyoruz. Sadece kendimiz için değil, herkes için istiyoruz. Bunu da şöyle bir cümle ile özetliyoruz. 'Herkes için huzurlu ve güvenli olmayan bir dünya, hiç kimse için huzurlu ve güvenli değildir.'"
Konuşmacılar sinema ve özgürlük ilişkisini anlattı
İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıdvan Şentürk, sinemanın sırlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Sinemanın üzerine yapılmış tartışmalar ve düşünceler de önemli ama sinemanın kendi gelişim tarihinde ne ortaya koyduğu sorusu daha önemli diye düşünüyorum." dedi.
İran yapımı " Tebriz'in İşgalinden Hatıralar" filminin yönetmeni Hüseyin Laleh, inkılap, kalkışma ve tarihi olayları konu alan filmlere bakıldığında çeşitli kavramlarla karşılaşıldığını belirterek, "Devrim konulu filmlere baktığımızda özgürlük sadece o aşamada kalır, devrimden sonrasını kapsamaz." şeklinde konuştu.
Laleh, filmlerden verdiği örnekleri 15 Temmuz darbe girişiminde yaşananlarla karşılaştırarak, "Burada silahla kalem mücadelesini görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
"Sanatın amacı insanların kalbine ulaşmaktır"
Etkinliğin onur konuklarından "Eksik Hatıralar" filminin Azerbaycanlı yönetmeni Elhan Caferov da sinemada ve özgürlük denilince akla gelen ilk şeyin bir sanatçının her şeyden önce kişiliğinin önünde özgür olması gerektiği olduğunu söyledi.
Caferov, "Sanatın ilk amacı insanların kalbine ulaşmak ve onlarla manevi düzeyde iletişim kurmaktır. Yalnızca bu düzeyde sanatçının iletmek istediği kültürel ve manevi mesajlar hedefine ulaşabilir. İzleyiciyle manevi düzeyde temas kurabilmek için sanatçının her şeyden önce özgür olması gerekir." değerlendirmesini yaptı.
Gerçek sanatın insanlığa hizmet etmek, onun aklını ve duygularını etkilemek, böylece hayatı güzelleştirmek olduğunu aktaran Caferov, şunları söyledi:
"Sanatçı izleyicinin kalbine giden yolu bulamamışsa izleyici sanata kayıtsız kalır ve onu gerektiği gibi taltif etmez. Milliyeti ne olursa olsun tüm insanları birleştiren biyopsikolojik kodlar vardır. Bu kodlar sayesinde insanlar birbirlerini anlar, sevinçlerini ve üzüntülerini paylaşabilirler. Bu kodları arayıp bulmak için sanatçı tüm insanlığı birleştiren manevi değerlere güvenmeli, ilgi ve becerilerini sürekli geliştirmeli ve en önemlisi sanatta kendi yolunu tanımlamalıdır."
"Fonlar belli başlıklarda film üretmeyi mecbur kılıyor"
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Ziya Gökçek ise sinemanın bir yönüyle insanları özgürlük meselesiyle ilgili bir tanım yapmaya mecbur ettiğini söyledi.
Ana akım sinemanın da kendi tanımları üzerinden bir özgürlük dayattığını dile getiren Gökçek, Hollywood filmlerinin halen sinema standartlarını büyük ölçüde belirlediğini, ülkelere ayrılan fonların da belirli başlıklarda film üretmeyi mecbur kıldığını kaydetti.
Gökçek, ülkeleriyle ilgili olumsuzlukları öne çıkaran filmlerin bu fonlar tarafından desteklendiğini belirterek, "Birileri aslında kendi emperyalist ajandasını kültürel olarak size sunmuş oluyor." diye konuştu.?
"On5Sıfır7 Film Haftası" kapsamında Atlas 1948 Sineması, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi ile Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde ücretsiz gösterimler yapılıyor.
"Darbe", "Direniş" ve "Özgürlük" temalı yerli ve yabancı filmler, 15 Temmuz akşamına kadar özgün dillerinde Türkçe altyazılı olarak izleyiciyle buluşmaya devam edecek.
Son Dakika › Güncel › On5Sıfır7 Film Haftası'nda 'Sinemada Özgürlük' konuşuldu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.