Bahçeli Diyarbakır'da Konuştu; 'bölünmeye Taraf Değiliz, Ekmeğimizi Paylaşmaktan Yanayız' - Son Dakika
Son Dakika Logo

Bahçeli Diyarbakır'da Konuştu; 'bölünmeye Taraf Değiliz, Ekmeğimizi Paylaşmaktan Yanayız'

Bahçeli Diyarbakır\'da Konuştu; \'bölünmeye Taraf Değiliz, Ekmeğimizi Paylaşmaktan Yanayız\'
06.06.2011 17:06

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakırlılara 'Sorunlarınız yok demek istemiyorum' diyerek, sorunlarla boğuşanın yalnızla kendileri olmadığını söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakırlılara 'Sorunlarınız yok demek istemiyorum' diyerek, sorunlarla boğuşanın yalnızla kendileri olmadığını söyledi. Ayrışmaya taraf olmadığını; ancak ekmeği ve sevgimizi paylaşmaktan yana olduğunu belirten Bahçeli, "Sıkıntıyı sadece siz yaşamıyorsunuz. Yurdumun her köşesinde en az sizler kadar problemlere ram olmuş insanımız var. Ancak her sorunu olan ve her derdi bulunan da çözüm ve çareyi çıkmaz sokaklarda aramıyor. Türk milletinden ayrılma rüyası görenler, bağımsız devlet özlemi içinde olanlar akıllarını başlarına almalıdırlar. Bizim ne verecek bir çakıl taşımız, ne de vazgeçecek bir insanımız vardır" dedi.

Diyarbakır'ı 1995 yılında ziyaret eden Alpaslan Türkeş'ten 16 yıl sonra kentte MHP ikinci mitingini bugün İstasyon Meydanı'nda düzenledi. MHP'nin Diyarbakır mitingine Elazığ, Malatya, Kayseri, Balıkesir'in de aralarında bulunduğu bir çok il ve ilçeden partililer akın etti. MHP araçlarının konvoy yapmaması için ise polis onları durdurmadan kente güvenlik önlemleri alınan caddelerden soktu. Bazı MHP'liler ise Diyarbakır tabelasını görünce araçlarını durdurup tabela önünde bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Seyrantepe semtinde BDP destekli bağımsızların seçim bürolarının önünde bile MHP konvoyları geçerken tepki gösteren olmadı.

PANZERLER EŞLİĞİNDE KENTE GİRİŞ

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin de içinde bulunduğu yaklaşık 50 araçlık konvoy Elazığ karayolundan havada polis helikopterleri yerde ise polis panzeri, motorize polis ekiplerinin eskortunda kente girdi. Bahçeli'nin içinde bulunduğu ve Bozkurt işaretlerinin yapıldığı konvoy BDP destekli bağımsız adayların seçim bürolarının önünden geçerken bazı BDP'li gençler caddeye çıkarak Kürtçe şarkılar eşliğinde zafer işaretleri yaparak protesto etti.

DiyarbakırLILARA TEŞEKKÜR

MHP Genel Başkanı Bahçeli, İstasyon Meydanı'nda yaklaşık 3 bin kişiye seslenirken, sözlerine kendilerine gösterdikleri misafirperverlikten dolayı Diyarbakırlılara teşekkür ederek başladı. Bahçeli, "Diyarbakır'da bulunmaktan ve sizlerle bir araya gelmekten dolayı son derece bahtiyarım. Bizlerin kavuşmasını nasip eden Cenab-ı Allah'a şükrediyorum. Diyarbakır bugün bize kucağını açtı. Diyarbakır kardeşliğin, birliğin ve sevginin tarafında olduğunu bir kez daha kanıtladı. Misafirperverliğinizi gösterdiniz, gönlünüzü açtınız. Türkiye'nin varolması ve Türk milletinin sonsuza kadar yaşaması için katkı veren, desteklerini esirgemeyen ve dua eden her kardeşimle el ele, omuz omuza olacağız. Diyarbakır'ın her köşesindeki vatandaşlarıma buradan en kalbi duygularımı gönderiyorum" dedi.

DiyarbakırLI KAVGA DEĞİL BARIŞMAK, UZLAŞMAK İSTİYOR

Diyarbakır'an tarihi özellikleri yetiştirdiği şairleri anlatan Bahçeli, şunları söyledi:

"Dağılmaya değil toplanmaya, dargınlığa değil kucaklaşmaya, kavgaya değil barışmaya, husumete değil uzlaşmaya varım ve hazırım diyor. Diyarbakırlı kardeşim nifak saçanlardan yoruldum diyor. Küresel ayak oyunlarının tezgahlarından bıktım diyor. Farklılıkları hatırlatarak müştereklerimizin altını oymaya çalışanlardan bunaldım diye ses veriyor. Ses ver Diyarbakır, sesime kulak ver Türkiye. İnanıyorum ki, Diyarbakırlı vatandaşım istismara, fitneye, bölünmeye karşı çare arıyor. Kandan beslenen teröristlere karşı yardım bekliyor. AKP iktidarının aldatmalarına, yalanlarına ve işbirlikçi duruşuna son vermeyi ümit ediyor. "

SİZDEN OY İSTEMEYE GELMEDİM

Bahçeli, Diyarbakırlılalıran merak etmemesini ve MHP'nin olduğunu belirterek, şöyle dedi:

"Ben buraya, sizlerden oy istemeye, siyasal fayda ummaya gelmedim. Önce Diyarbakırlı kardeşimle dertleşmeye, sorunlarını dinlemeye ve hasret gidermeye geldim. Başbakan Erdoğan'ın aramıza ekmeye çalıştığı fitne tohumlarını çürütmeye geldim. Kafasında küstahça çizdiği Sivas- Gavur Dağı hattını yerle bir etmeye geldim. İnanın bana, bize yönelik iftiraları, gıybetleri aşmak için buraya koştum. Ortak değerlerimizin dilini paylaşmak için buradayım. Bin yıllık kardeşliği ayakta tutmak ve sonsuza kadar yaşatmak amacıyla karşınızdayım. Bin yıllık kardeşliği yaşamak ve yaşatmak için aranızdayım. Milliyetçi Hareket'in mesajını, çağrısını sizlere getirdim. Aramıza inşa etmeye çalıştıkları bariyerleri yıkmak için kararlığımızı getirdim. Ekmeğimizi paylaştık. Suyumuzu paylaştık. Mahallerimizi, evlerimizi, özlemlerimizi paylaştık. Cephelerde birlikte mücadele ettik. Balkanlarda birlikteydik. Yemen'de yan yanaydık. Çanakkale'de şehadet şerbetinden birlikte içtik. Hep beraber vatanımızı işgal eden emperyalist mihraklara diklendik ve hamd olsun haddini bildirdik. Birlikte güldük, birlikte ağladık. Sevgimizi bölüştük, ama insanımızı bölmedik. Kız aldık, kız verdik. Sıla özlemini hep beraber duyduk. Dokunan kilimlere kardeşliğimizi oya gibi işledik. Alın terlerimizi şehit kanlarıyla kazandığımız vatan topraklarımıza düşürdük. Davul zurnayla halay çektik ve keyif aldık. "

DİLİMİZ, İNANCIMIZ, KİMLİĞİNİZ NE OLURSA OLSUN TÜRK MİLLETİYİZ

MHP liderin Bahçeli, aziz vatanın bin yıl önce gerçek sahiplerini bulduğunu belirterek, bu büyük milletinin adının büyük Türk milleti olduğunu söyledi. Bahçeli, "Doğu'dan Batı'ya, Güney'den, Kuze'ye hangi etnik kökene, hangi mezhebe mensup olursa olsun herkesi Cenab-ı Allah'ın kutsal emaneti olarak benimsiyoruz ve sahipleniyoruz. Bunun için 'herkes eşittir' Türkiye diyerek farklılıklara prim vermedik ve bir olduğumuzu, eşit olduğumuzu muhataplarına duyurduk. Bu itibarla, anlayan herkesi, dinleyen herkesi, çağıran herkesi, koşan herkesi, sevinen herkesi, üzülen herkesi, çalışan herkesi ve bekleyen herkesi bir gördük, beraber kabul ettik ve ayrılmaz bir bütün olarak yüreğimize bastık. Başka türlüsünü de zaten düşünemeyiz, düşünmeyiz" dedi.

TÜRK MİLLETİNİN HİÇ BİR EVLADI BU ÜLKENİN ZENCİSİ DEĞİLDİR

" Türk milletinin hiçbir evladı bu ülkenin zencisi değildir" diyen Bahçeli, şöyle dedi:

"Buna inandık. Türk milletinin hiçbir ferdi bu ülkenin ötekisi değildir. Bundan asla taviz vermedik. Hiçkimsenin kendi evinde yabancı olmasını istemedik, aklımızdan geçirmedik. Aksini düşünenlerin ise heybetli bir şekilde karşısında durduk. Diyarbakırlı kardeşim siz bizsiniz, biz de siz. Başbakan'a ve bölücü PKK'ya inat; ayrımız, gayrımız yok. Şimdi soruyorum sizlere ve samimi bir şekilde düşünmenizi istiyorum. Bin yıldır son vatanımızı beraber savunmadık mı? Şehitlerin kanından ilhamını alan bayrağımızı beraber sallamadık mı? Zorluklara birlikte katlanmadık mı? Şüphesiz bunların hepsini birlikte gerçekleştirdik. Başkalarının dediğine aldırmayın, yıkım projesinin kirli taraflarına ve etnik tahrikçilerin sözlerine kanmayın. İstanbul'da oturup ahkam kesenlere ve bölünmüş Türkiye'nin denklemlerini kurmaya yeltenenlere siz bakmayın. Onların rahatı beyde yok. Yedikleri önünde, yemedikleri arkalarında. Sürekli ben yiyeyim, ben içeyim ve ben gezeyim diyorlar. Ama size gelince gözleri başka şeyleri işaret ediyor, ağızları başka şeyleri söylüyor. TÜSİAD'ın, TESEV'in raporlarını tanzim edenler buraları samimiyetle ele alamayanlardır. Niyetleri iyi olmayanlardır. Beyefendiler bölünmüş Türkiye'nin altyapı çalışmalarını hazırlayacaklarına bir zahmet gelsinler de iş versinler, tesis açsınlar ve Diyarbakırlı vatandaşımın elinden tutsunlar. Bu çerçevede oynanan oyunları görün. Tuzakları, komploları ve kışkırtmaları anlayın. Siz ortak, hissedar ya da iştirakçi değil, bu devletin asıl sahiplerindensiniz. Siz Türk milletinin eşit, onurlu ve yeri doldurulamaz birer mensubusunuz. Siz bizim her şeyimizdeniz. Duamızdasınız, gönlümüzdeniz, dilimizdesiniz. "

WASHİNGTONDAKİLER SİZİ BENDEN DAHA FAZLA SEVEMEZ

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şuna da kesinlikle inanın, Washington'dakiler sizi benden daha fazla sevemez. Brüksel'dekiler sizi benden daha çok anlayamaz. Erbil'deki peşmerge sizi benden daha çok sahiplenemez. Sorarım sizlere; Trakya'da söylenen şarkıyı Bismil'de duymadınız mı? Çermik'te pişen meftuneyi, içli köfteyi İstanbul'da da tatmadınız mı? Horon'un neşesini Çınar'da hissetmediniz mi? Yozgat'taki bağlamanın sesiyle Çüngüş'te dertlenmediniz mi? Dicle'de çalan davulun sesiyle Ankara'da heyecanlanmadınız mı?

Ege zeybeğinin sesini Ergani'de işitmediniz mi? Hani'den, Hazro'dan, Kocaköy'den, Kulp'ten; İzmir'e, Manisa'ya, Çorum'a, Erzurum'a sevdalarınızı götürmediniz mi? Nafakanızı kazanmak uğruna sizde annenizden, babanızdan, bacınızdan, gardaşınızdan ve yavuklunuzdan ayrı düşmediniz mi? Bizi bir kılan, ayrılmaz bir bütün yapan hasletlerin bazıları işte bunlar. "

VERECEK NE ÇAKIL TAŞIMIZ NE DE VAZGEÇECEK İNSANIMIZ VAR

Bahçeli, Diyarbakırlılara 'Elbette sıkıntılarınızın olmadığını iddia etmiyorum" diyerek, şöyle konuştu;

"Sorunlarınız yok demek istemiyorum. Ama sorunlarla boğuşan yalnızca siz değilsiniz.

Sıkıntıyı sadece siz yaşamıyorsunuz. Yurdumun her köşesinde en az sizler kadar problemlere ram olmuş insanımız var. Ancak her sorunu olan ve her derdi bulunan da çözüm ve çareyi çıkmaz sokaklarda aramıyor. Türk milletinden ayrılma rüyası görenler, bağımsız devlet özlemi içinde olanlar akıllarını başlarına almalıdırlar. Bizim ne verecek bir çakıl taşımız, ne de vazgeçecek bir insanımız vardır. Son vatanımızda yaşamaya karar verdiğimizden bu tarafa, bütün hesaplar bizi bu coğrafyadan atmak üzerine şekillenmiştir. Türk milletini meydanlarda yenemeyenler, topla tüfekle üstesinden gelemeyeceklerini anlayan gafiller şerefsizce üzerimizde oyunlar oynamaktadır. Kudretli olduğumuz çağlarda pısanlar, bugün zorda olduğumuzu görünce bizi içten dağıtmaya odaklanmışlardır. Çanakkale, millet olarak çekilebileceğimiz son sınırın ilanı olarak iftiharla ve hüzünle hatırımızda olan bir mücadele destanıdır. Misak-ı Milli; kazanılmış vatan topraklarının son ve kesin hattını çizmiş ve belirlemiştir. Bizim bu hattan zerre kadar geri çekilmemiz ve taviz vermemiz mümkün değildir. Türk milleti için gidilecek yer, göç edilecek ve yaşanılacak diğer bir toprak parçası yoktur. Başka bir vatan üzerinde yaşamak ya da başka bir milletin sığıntısı olmak gibi seçeneğimiz, tercihimiz kesinlikle bulunmamaktadır. Biz Türkiye Cumhuriyetinde Türk milleti olarak yaşamaya Allah'ın izniyle sonuna kadar devam edeceğiz. İrademiz budur. Azmimiz ve dileğimiz buna yöneliktir. Unutmayınız ki, ya bu vatan üzerinde bir ve bütün olarak kardeşçe yaşayacağız, ya da millet olarak yalnızca Diyarbakır'dan değil, Anadolu'dan da atılacağız. Yedi düvelin karanlık planları durmak bilmiyor. Bunun için terörist PKK'yı taşeron olarak kullanıyor. Dağlarımızdaki eli silahlı eşkıyayı sürekli besliyor. Bir tarafta hepimiz varız, diğer yanda milletimizi ayrıştırmaya çalışan odaklar. Bir yanda Türk milleti var, diğer yanda iştahları yüzyıllardır doymayan Haçlı zihniyeti. Umuyorlar ki birbirimizden kopalım. İstiyorlar ki kardeş kavgasının tarafı olalım. Diliyorlar ki birbirimize küselim ve çözülelim. Aramızı bozmaya çalışıyorlar. Birbirimize düşürmeye çabalıyorlar. Biz birlikteyken amaçlarına ulaşamadılar, ulaşamayacaklarını da biliyorlar. Şimdi de dağıtarak sonuç almayı istiyorlar. Ama asla başaramayacaklar. Emellerine muvaffak olmayacaklar. Bizi asla bölmeyecekler. Son sözümüzü 29 Ekim 1923'de söyledik. Kimse heveslenmesin. Bu tarihi yeminden geri atmayacağız. Türkiye'ye hep birlikte sahip çıkacağız ve Türk milletini Allah'ın izniyle sonsuza kadar var edeceğiz. "

ANADİL SAĞLANINCA SORUNLARINIZ BİTECEK Mİ?

Bahçeli, "Üzerinde yaşadığımız coğrafya hepimize büyük sorumluluklar yüklüyor" diyerek, şöyle dedi:

"Son vatanımızda yaşamanın bir jeo-politiği vardır ve bu bin yıldır da hiç değişmemiştir. Coğrafyamız aynı duruyorken, bu vatana yön veren politik dinamikler değişirse, dikkat edin, bu coğrafyayı mutlaka kaybederiz. Bunun için her zamankinden daha fazla uyanık olmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Her zamankinden daha çok şuurlu olmamız gereken bir zamanı adımlıyoruz. Hiç kimsenin kökeni kimseyi ilgilendirmiyor. İlgilendirmemeli. Ana diliniz ne olursa olsun, konuşmanıza saygımız vardır. Ancak hepimizin ortak meselesi işsizlik, yoksulluk ve adaletsizliktir. Bir an için düşünün ve farz edin: Anadili Anayasaya koyunca karnınız doyacak mı? Anadilde eğitim imkânı sağlanınca ekonomik sorunlarınız bitecek mi? Ekmeğiniz artacak mı? Sırtınıza yeni elbise alabilecek misiniz? Bugün içinde kıvrandığımız sorunların ayrışarak çözüleceğini zannedenler büyük bir yanılgı ve hata içindedir. Allah muhafaza, ama Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında halledilemeyen meseleler, yarın bölünmüş bir ülkede nasıl giderilecektir? Birlikteyken çözülemeyen sorunlar, ayrılınca nasıl bitecektir? Biraz vicdanı, haysiyeti ve izanı olanlar, sorunların merkezinde sosyo-ekonomik açmazların olduğunu açıkça görecektir. Şüphesiz terörle bu sorunları ayrı değerlendirecektir. Bu yöre için yürekten kaygı duymayanlar, ileri demokrasi zırvasıyla ve sahte özgürlük vaatleriyle Diyarbakırlı vatandaşımın aklını çelmeye çalışmaktadır. Hatta MHP'yi kardeş kavgasının tarafı yapmak için uğraşıyorlar. Bitmek tükenmek bilmeyen nefretlerini kusuyorlar. Biz kavgadan sonuna kadar uzak kalacağız. "

ÇILGIN PROJELER DiyarbakırLI KARDEŞİM İÇİN BİR ANLAM İFADE ETMİYOR

Bahçeli, Diyarbakır ve Türkiye'nin biriken sorunlarını çözmek istediklerini belirterek, yoksulluğun ve işsizliğin arttığını söyledi. Diyarbakır'ın halinin ortada olduğunu ve Başbakan Erdoğan'ın hayalyi ve boş projelerle uğraştığını belirten Bahçeli, şöyle dedi:

" Diyarbakırlı işsizim diye sızlanıyor; Başbakan sur içi yenileme projesiyle avunuyor. Diyarbakırlı yoksulum diye şikâyet ediyor; Başbakan Diyarbakır'ın çehresini değiştirmeyi proje olarak sunuyor. Cezaevi inşa etmeyi marifetmiş gibi takdim ediyor. Diyarbakırlı eve ekmek götüremiyorum diye feryat ediyor; Başbakan Dicle Nehri'nin kenarına piknik alanı yapmakla meşgul oluyor. Diyarbakırlı dayanacak gücüm kalmadı diye sesleniyor; Başbakan sanki dokuz yıla yakın zamandır iktidar değilmiş gibi havaalanı projeleriyle vakit geçiriyor. Çılgın projeler Diyarbakırlı kardeşim için bir anlam ifade etmiyor. Karnını doyurmuyor. Başbakan Erdoğan yatırım yapmaktan, fabrika açmaktan bahsedemiyor. Başarısızlığını, iş bilmezliğini ve beceriksizliğini Kürt kökenli kardeşlerime fatura etmeye çalışıyor. Üstelik kardeşlik bağlarımızı sakatlıyor ve PKK ile aynı karede, aynı tehlikeli hedefte buluşuyor. Çünkü Başbakan Erdoğan'ın hizmet etme ve Türkiye'yi huzurlu ve ekonomik refaha ulaştırma gibi bir derdi bulunmuyor. Varsa da yoksa da yandaşları kazansın, hanedanı büyüsün ve zenginleşsin. Derdi ve çabası budur. İstikrar sürsün Türkiye büyüsün derken, lale ve sülale devrinin devam etmesini kafasından geçiriyor. Başbakan Erdoğan'ın yönettiği Türkiye tablosunun ve Diyarbakır manzarasının fazlası vardır, ama eksiği bulunmamaktadır. Emin olun, yoksulluğun dili yoktur. İşsizliğin etnik kimliği bulunmamaktadır. Sizlere sormak ve cevabınızı yüksek sesle duymak istiyorum. 12 Haziran'da, asıl sorunlarınızı örtbas edenlerden hesap soracak mısınız? AKP'ye ve bölünmeden medet uman mihraklara dur diyecek misiniz? Bin yıllık kardeşliğimizi bozmaya çalışanlara haddini bildirecek misiniz? İşsizliği, yoksulluğu ve sefaleti size layık görenlerin yakasından tutacak mısınız? Diyarbakırlıların bu evetleri, kardeş kavgası için ellerini ovuşturanlara uyarıdır. Türkiye'nin birliği, dirliği için verilen bir onaydır. Diyarbakırlı vatandaşlarıma güveniyorum, hepinize inanıyorum. "

"Türkiye bugün, her yönden tuzaklarla çevrilmiş, kuşatılmış ve kısır bir döngü içine hapsedilmiştir. Türkiye iyi yönetilmemektedir diyen Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ı eleştirdi. Bahçeli, iktidara geldiklerini de bölgeye yapacakları hizmetleri de anlattı. Behçeli, şöyle dedi:

"Daralmış, bunalmış, yorulmuş işsiz ve yoksul kardeşimin onurluca hayatını devam ettirebilmesi için tüm çabayı göstereceğiz. Kim olursa olsun, kökeni nereye dayanırsa dayansın Türk milletinin tüm fertlerini bir ve beraber göreceğiz ve hepsini kucaklayacağız. Alevi kardeşim, Sünni kardeşim hiç endişelenmesin biz varız. Kürt kökenli kardeşim merak etmesin biz ortak payda ve müşterek değerler ekseninde her meselenin üstesinden geleceğiz. Son olarak diyeceğim şudur: Bugün, anayasal çözümleri bir koro halinde seslendirenler, onlar gibi düşünmediğimiz için, onlara katılmadığımız için bizi yine değişim karşıtı olarak sunacaklardır. Biz bölünmeye taraf değiliz. Biz ayrışmaya taraf değiliz. Ancak ekmeğimizi, soframızı, sevgimizi paylaşmaktan yanayız. Adaletli paylaşımdan yanayız. Biz kardeşçe yaşamaktan ve birlikte ekonomik kalkınmışlıktan tarafız. "

Bahçeli, "Sözlerimizi kim nasıl anlarsa anlasın, bizim umurumuzda değildir" diyerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Biz buyuz, inançlarımız ve görüşlerimiz bunlardır. Ülke sizin, karar sizin. Ülke sizin, tercih sizin. Bugün buraya gelerek bizlere misafirperverliklerini gösteren ve açık hava toplantımızı şereflendiren Diyarbakırlı vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Birlikte yaşama konusunda, Türkiye'nin ve Diyarbakır'ın sorunları hakkında düşüncelerimizi dinlediğiniz teşekkür ediyorum. Türk milletinin engin sağduyusuna, idrakine, vicdanına sonuna kadar güveniyorum. Hepinizi bir kez daha saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Cenab-ı Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın, bozmaya çalışan simsarlara da fırsat vermesin. Sağ olun, var olun. Allah hepinizden razı olsun. Ne mutlu Türküm diyene. "

DHA(FOTOGRAF) - Diyarbakır

Kaynak: DHA

Son Dakika Politika Bahçeli Diyarbakır'da Konuştu; 'bölünmeye Taraf Değiliz, Ekmeğimizi Paylaşmaktan Yanayız' - Son Dakika


Advertisement