Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yalan, şiddet ve terör, gençlerimizi zehirleyemeyecek, onların kardeşçe geleceğe yürümelerine engel olamayacak. Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir. Demokrasisiyle, istikrarıyla, özgüveni ve büyük potansiyeliyle ileri hedeflere yürüyen bir ülkedir. Demokrasimizi, özgürlükçü, adil ve ileri bir anayasa taçlandırmakta da kararlıyız. Çözüm iradesi bizdedir. Çözümsüz hiçbir meselemiz yoktur" dedi.
Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri kanaat önderleri ve STK temsilcilerini kabulünde yaptığı konuşmada, kan döken teröristlerin vatandaşlara acı çektirmesine asla fırsat vermeyeceklerini belirterek, kimsenin tahriklere, provokasyonlarına, duygu sömürülerine ve algı operasyonlarına bakmaması, kimsenin bunlara kanmaması gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin bu günleri mutlaka geride bırakacağını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "Kimse sesinin duyulmadığını sanmasın, biz daima haktan, hakkaniyet ve adaletten yana olduk, hiçbir zaman hakikati tekelimizde görmedik. Hiç zaman çok sesli, çoğulcu bir demokrasiden başka bir rejim özleminde olmadık. Bizim gibi düşünen, düşünmeyen tüm sesleri duymaya, anlamaya çalıştık. Bizim ülkemizin işçisi, işsizi, aydını, akademisyeni, yazarı ve sanatçısı bir sıkıntısını dile getiriyorsa ona kulak veriyoruz. Samimiyetle sıkıntısını dile getiren herkesin sesine, beden ve gönül kulağımız da açıktır. Bu anlamda ülkemizin isçisi, işsizi, aydını, akademisyeni, yazarı, sanatçısı mahzun, kırgın ve düşünceliyse ben de onlarla mahzun, kırgın ve huzursuz olurum" diye konuştu.
Sadece Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı olarak değil, vatandaş Ahmet Davutoğlu olarak da bu ülkenin yaralarını sarmak, taleplerini karşılamak isteyen, gece gündüz bu yönde çaba gösteren bir kişi olarak da bu seslere kulak vermeye devam edeceklerine dikkat çeken Davutoğlu, anaların feryadını duyacaklarını, esnafın, tüccarın, çiftçinin taleplerini de sanatçının, aydının samimi görüşlerini de dinleyeceklerini kaydetti.
"Bizim merhametimize ve vicdanımıza milletimiz ve tarihte şahittir"
Başbakan Davutoğlu, "Bu çerçevede bugünlerde bir sanatçının bana doğru dönüp 'zalim' gibi bir ifade kullanması üzerine döndüm, gönül aynama baktım. 'Acaba' dedim, 'benim yüzümde benim gönlümde zulme bulaşmış bir insanın herhangi bir küçük lekesi var mı' diye. Emin olun muhasebe ettim. Biliyorsunuz bir sanatçı 'zalim' diye dönüp bize hitap ederek bir ithamda bulundu. Sonra bir iç muhasebe yaptım" dedi.
Sanatçıyı muhasebe yapmaya davet eden Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:
"Hiç konuşmadan zulümle itham ettiği bu kişiyi iyi anlamak istiyorsa, lütfen Somalili başı okşanmış çocukların yanına gitsin, hiç kimsenin gitmediği Arakan'da evleri yanıp çıplak ayaklarla bataklıkların içerisinde doluşan insanlarla kucaklaşan bir kişi olarak onlara sorsun bizi? Gazze'de bombalar altında mazlum Filistin halkı ile o bombalar için 'burayı bir an önce terk edin' dendiğinde eşimle birlikte orada katledilen bir genç kızın başında ailesiyle birlikte yürek yüreğe verdiğimiz anı düşünsün? İnsanların saf saf Suriye'den gelip mülteci olarak ülkemize sığındığında iftarlarımızı onlarla birlikte açıp, onların ruhunu onların ızdırabını birlikte paylaşan bir kişi olarak aynaya tekrar tekrar baktım. Sonra Rabbime hamd ettim. Dünyada bizim zulmümüzü, hiç böyle bir zulmü görmemiş olan, bize zulmü yakıştırmayacak o kadar çok insan vardı ki, bizim adaletimize, vicdanımıza, merhametimize şahitlik edecek o kadar çok insan vardı ki... Bir gün son nefesimize verdiğimizde arkamızdan belki milyonlarca insan 'Elhamdülillah ki Türkiye'de bu dönemde bu insanlar yaşıyordu da biz evsiz barksız, aşsız kalmadık' diyecek o kadar çok insan vardı ki... Hamd ettim Allah'a. Bizim elimizde tek bir masumun bırakın kanı, gözyaşı dahi yoktur.
Ama birileri, birilerine gözyaşı döktürmek isterse, birileri İsrail'in veya Esad rejiminin yaptığı gibi mazlumlara zulmetmek isterse, birileri bugün PKK terör örgütünün yaptığı gibi bu halka zulüm etmek isterse onun karşısında da sessiz kalacak kadar güçten, Allah'ın ve milletin bize lütfettiği bu iktidar gücünden nasipsiz değiliz. O sanatçıya sesleniyorum. Gelsin eğer bir zulüm görmek istiyorsa, Dışkapı Hastanesi'nde bir kaç gün önce ziyaret ettiğim 8 yaşındaki Sait'in gözlerinin içine baksın. Babası ve küçük kızkardeşi Ecrin, şehit olarak kaybetmiş olan Sait'in gözündeki o hüznü, yüzünün yarısı yanmış olan ama dudaklarında hiç eksilmeyen o tebessüme baksın, sonra eşini ve bir çocuğunu kaybedip, diğer çoğunun yanında bulunamayıp, başka bir hastanede yatan annesi Meryem'i ziyaret etsin ve Diyarbakır Çınar'da katledilen bu çocukların arkasında hangi zalimlerin olduğunu düşünsün, ondan sonra zalim kavramını kime kullanabilecekse o zaman kullansın? Bizim merhametimize ve vicdanımıza milletimiz ve tarihte şahittir."
"Bizim ülke olarak çözümsüz hiç bir meselemiz yoktur, kalmayacaktır"
Her şeyle yüzleşmeye hazır olduklarını, aldıkları kararın sonuçları konusunda hesap vermeye de hazır bulunduklarını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama bu makamda biz durdukça, bu toprakların çocuklarına kim zulmederse onların karşısında merhametimizin derinliği kadar kudretimizin sesi de olacaktır. Devlet, ol devlettir ki kudret ile merhameti birleştirebilsin. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Bundan sonra sizlerle birlikte hep kudret ile merhametin yan yana zikredildiği ortamlarda buluşacağız. Burada olduğu gibi STK'lar ile kanaat önderlerimizle her kesimden insanlarla bir araya gelip geleceği birlikte planlayacağız. Terör örgütünün şehirlerimize, o kentlerde yaşayan vatandaşlarımıza yaşattığı acılar ve sıkıntılar en çok bizim canımızı yakıyor. UNESCO Kültür listesine girsin diye bizzat mücadele verdiğim Diyarbakır'ın acısını hep yüreğimde hissediyorum ama inşallah o Diyarbakır'ı tüm tarihi eserleriyle birlikte öylesine ihya edeceğiz öylesine inşa edeceğiz ki herkes gıptayla bakıp, bu milleti ve bu toprakların derin kültürünü görmek üzere Diyarbakır'a doğru hareket edecek Diyarbakır'ı ziyaret edecek. Türkiye'yi mahkum etmek isteyenler burada bir otoriter bir yönetim algısı inşa etmeye çalışıyorlar. Türkiye düşmanlığından beslenen bu düşünce, Türkiye üzerinde emelleri olanların haince bir algı operasyonudur."
Türkiye'nin demokrasi ile yönetildiğini anlatan Davutoğlu, "Daha 1 Kasım'da herkesin eşit şartlarda girdiği demokratik bir seçimi hep birlikte gerçekleştirdik. Bizim en büyük gücümüz demokrasimizdir, insan hak özgürlüklerine dayalı demokratik hukuk devletimizdir. Türkiye'de herkesin hukuku devletin güvencesi altındadır. Demokrasi farklılıkların bir arada olduğu düzendir ve Türkiye farklılıkların bir arada olduğu bir demokrasi ile yönetiliyor" diye konuştu.
Şiddeti ve terörü reddeden herkesle omuz omuza bulunduklarını belirten Başbakan Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Aynı masadayız, sofradayız, aynı saftayız ve aynı geleceğe yürüyoruz. Nefret diliyle konuşanlara, kin ve nefret tohumu ekenlere, kanı durdurmak için bir tek cümle kuramayanlara karşı da yine hep beraberiz. Onların terörden, kandan beslendiklerini artık ayan beyan görüyoruz. Her gün ateşe benzin döken beyanlarını görüyoruz. Birbirimizin hukukunu korumaya özen gösteriyoruz. Herkes emin olsun, yaraları saracağız ve hayat en kısa zamanda normale dönecek. Kuklayı da kuklacıyı da biliyoruz, arkalarındaki güçleri de biliyoruz. Kimsenin endişesi olmasın bu sıkıntılı günler geçicidir. Bizim ülke olarak çözümsüz hiç bir meselemiz yoktur, kalmayacaktır. Yeter ki zor zamanlarda birbirimizin sesini duyalım, yeter ki zor zamanlarda birbirimizin gözünün içine bakarak dertleşebilelim, birbirimizin halinden haberdar olalım. Bizim kaderdaşlığımız, tarihdaşlığmız, kardeşliğimiz, karındaşlığımız ve vatandaşlığımız başka hiç bir ülke ile mukayese edilemez. Biz millet-i İbrahim'e mensubuz. Aynı kıbleye yöneliyoruz. kıblesi olmayanlar, kıblesini şaşırmış olanlar bizi anlayamazlar. Başka devletlerin, güçlerin açık arttırmaya azmettirdiği terör örgütleri bizim kalplerimizdeki muhabbete sökemez. Türkiye'yi eski ayıplarından birlikte arındıracağız. Yalan, şiddet ve terör, gençlerimizi zehirleyemeyecek onların kardeşçe geleceğe yürümelerine engel olamayacak. Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir. Demokrasisiyle, istikrarıyla, öz güveni ve büyük potansiyeliyle ileri hedeflere yürüyen bir ülkedir. Demokrasimizi, özgürlükçü, adil ve ileri bir anayasa taçlandırmakta da kararlıyız. Çözüm iradesi bizdedir. Çözümsüz hiçbir meselemiz yoktur."
"Bu çalışmayı bir iki gün içerisinde nihayete erdireceğiz"
Başbakan Davutoğlu, hükümet olarak terörle mücadele kapsamında sürekli huzur için, sürdürülebilir bir huzur için yeni bir eylem planı hazırladıklarını kaydederek, şöyle konuştu:
"Çok yakında bugüne kadar aldığımız ve geleceğe dönük almakta olduğumuz tedbirlere ilave olarak yeni uygulamalar başlatacağız. Başbakan Yardımcımız Numan Kurtulmuş'un koordinasyonunda yapılan bir çalışmayla bütün bu planlanan eylemler, Bakanlar Kurulumuza sunuldu, istişare edildi. Şimdi ise sizlerin kanaatlerini alacağız. Şu anda taslak bir çalışma üzerinde sizlerin kanaatlerini de entegre ederek bu çalışmayı bir-iki gün içerisinde nihayete erdireceğiz. Cuma günü Mardin'de bütün bu istişarelerin ürünü olan sadece başbakanın talimatı ya da Bakanlar Kurulunun karı değil, sivil toplum kuruluşlarımızın da katkılarının yansıdığı bir eylem planını kamuoyu ile paylaşacağız. Eylem planımız, terörle mücadelenin arızi bir durum olduğunun bilinciyle bu süreçte ortaya çıkan ekonomik ve siyasi sorunların telafisi, en kısa zamanda yeniden inşa ve ihya faaliyetinin yapılması için gerekli adımlar ihtiva edecek. Biz esasen bu tedbirleri, bugün gündemimize almış değiliz, ilk andan itibaren demokrasi ve huzur operasyonu başlandığı andan itibaren, operasyon sonrasında neler yapılacağını planladık ve bir çerçeve içerisine oturttuk. Şimdi gelişmelere göre de bu çerçeveyi tekrar tekrar gözden geçirerek en doğru adımları atmaya kararlıyız. Bizim siyaset anlayışımızda, zihniyetimizde yukarıdan fermanlarla yönetilen bir devlet yoktur, bir toplum yoktur. Aksine bizim siyaset anlayışımız, halkla birlikte yürüyen, halktan beslenen, halkın irfanından beslenen bir siyaset anlayışıdır."
Notlar
Toplantıya, Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu'nun yanı sıra Başbakan Yardımcıları Numan Kurtulmuş ve Mehmet Şimşek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, milletvekilleri, sendika, baro, dernek ve vakıflar ile meslek örgütlerinin yönetici ve temsilcileri katıldı.
(Bitti)
Son Dakika › Politika › Başbakan Davutoğlu: (4) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.