Karahan: Enflasyonla Mücadele Önceliğimiz - Son Dakika
Son Dakika Logo

Karahan: Enflasyonla Mücadele Önceliğimiz

14.05.2026 13:34

TCMB Başkanı Karahan, enflasyonun etkilerini değerlendirirken, düşen tasarrufları ve hedefleri güncelledi.

(İSTANBUL) - TCMB Başkanı Fatih Karahan, yüksek enflasyonun, gelir dağılımını bozduğunu, kaynakların dağılımını engellediğini ve birikimlerin yastık altında kaldığını söyledi. Karahan, "Enflasyon ortamında tasarruflar düşüyor çünkü tasarruf saiki azalıyor, tüketim iştahı artıyor. Bu durum kronik cari açığa ve risk primi kanalından borçlanma maliyetlerimizin artmasına sebep oluyor. Dolayısıyla önceliğimiz enflasyonu tek haneye düşürmek" dedi.

Tükiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen "Enflasyon Raporu 2026-II" bilgilendirme toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Enflasyon beklentilerindeki bozulmaya ve iletişim stratejisine yönelik soruları yanıtlayan Karahan, hanehalkı beklentilerinde 2,8 puanlık bir bozulma yaşandığını ifade etti. Reel sektörde bu artışın 0,8, piyasa katılımcılarında ise 1,2 puan düzeyinde kaldığını belirten Karahan, hanehalkı tarafındaki duruma ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu gerçekleşmeler geçmiş deneyimlerle uyumlu. Özellikle hanehalkı tarafında bu beklentiler daha çok gıda ve kira gibi çok yakından hissedilen kalemlerdeki enflasyon üzerinden şekilleniyor. Son dönemde özellikle gıda fiyatlarında çok yüksek artışlar gördük. İlk dört ayda taze meyve ve sebze fiyatları yüzde 57'lik bir artış gösterdi. Bunun hissedilen enflasyon üzerine etkisi ve dolayısıyla da hanehalkı beklentilerine yansıması oluyor. Dolayısıyla bu doğrultuda da hanehalkı beklentilerinin en çok bozulan kesim olması makuldür."

"SAVAŞIN SÜRMESİ DURUMUNDA DAHA BÜYÜK REVİZYONLAR OLASI"

Orta vadeli enflasyon görünümünde iki ana faktörün öne çıktığını vurgulayan Karahan, gerçekleşmelerin beklentileri aşmasının bir risk unsuru olduğunu söyledi. Küresel büyüme üzerindeki aşağı yönlü risklerin ve iç talepteki gevşemenin önemine dikkati çeken Karahan, şöyle konuştu:

"Bizim için orta vadeli enflasyon görünümü oldukça önemli. Burada da her zaman iki faktörün aslında öne çıktığını vurguluyoruz. Bunlardan bir tanesi, enflasyon gerçekleşmeleri beklentilerin üzerinde olduğunda enflasyon beklentileri bozuluyor ve bu, orta vadeli görünümü bozma potansiyeli taşıyan bir risk unsuru."

Son dönem yaşanan gelişmelerin ekonomik aktivite üzerinden orta vadeli enflasyon görünümüne etkisi. Burada küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler var. Zaten büyüme tahminleri revize edilmiş durumda ama savaşın daha uzun sürmesi durumunda daha büyük revizyonların da olası olduğunu değerlendiriyoruz. Ayrıca iç talebimizde de sıkılaşan finansal koşullara binaen gevşemenin devam ettiğini ve edeceğini değerlendiriyoruz. Bu görünüm doğrultusunda orta vadedeki enflasyon görünümünün ne yönde şekilleneceği henüz çok net değil. Bir taraftan beklentiler bozulurken bu durum yukarı yönlü etki yapacakken, aktivitede, iç ve dış talepteki olası zayıflama ise aşağı yönlü çekebilir."

"KİRA ENFLASYONUNDA ATALET KIRILMAYA BAŞLADI"

Beklentilerin hedeflere yakınsamaması üzerine ek adımların sorulması üzerine Karahan, para politikası metinlerinde beklentilerin "ikincil etkiler" başlığıyla her fırsatta vurgulandığını kaydetti. Karahan, özellikle kira enflasyonuna ilişkin iyimser bir tablo çizerek, "Kira enflasyonu aslında düşüyor, hatta en hızlı düşen kalemlerden bir tanesi; dolayısıyla ataletin net bir şekilde kırılmaya başladığını görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"EŞELMOBİL SİSTEMİ SINIRLIYOR"

Savaşın ve artan petrol fiyatlarının ikincil etkilerine değinen Karahan, enerji ve ham madde ithalatı kanalıyla gelen baskıları eşelmobil sisteminin sınırladığını açıkladı. Karahan, "Petrol fiyatının 85 dolar olduğu bir senaryoda, bir önceki varsayımlarımıza göre yaşanan şok, 12 ayda enflasyonu 4,4 puan yükseltecekken eşelmobil sistemi sayesinde bu etki yüzde 1,3 puana kadar sınırlanabiliyor" bilgisini paylaştı. Ancak risklerin sadece petrolle sınırlı olmadığını kaydeden Karahan, doğal gaz, alüminyum ve gübre gibi kalemlerde de arz yönlü sorunların bulunduğunu söyledi.

"MEVCUT DURUŞ İSABETLİ, TÜM SEÇENEKLER MASADA"

Likidite sıkılaşması ve faiz koridoru uygulamasına dair soruları yanıtlayan Karahan, asimetrik koridor uygulamasının esneklik sağladığını ve mevcut riskli ortamda isabetli olduğunu savundu. 1 Mart itibarıyla repo ihalelerine ara verilerek fonlama faizinin yüzde 40'a çekildiğini hatırlatan Karahan, "Bu belirsizlik biraz daha azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu düşünüyoruz. Bundan sonraki kararlarımız için tüm seçenekler masada, o dönemki enflasyon görünümüne, veri ve haber akışına göre karar vereceğiz" dedi.

"HEDEF REVİZYONU ZORUNLU BİR GÜNCELLEMEYDİ"

Enflasyon hedefinin yüzde 24'e revize edilmesinin "güvercin" bir algı yaratıp yaratmayacağı sorusuna Karahan, bunun olağanüstü şartlardan kaynaklanan zorunlu bir güncelleme olduğu yanıtını verdi. Karahan, "Hedefleri 24'e çekmiş olduk ama tahminimizi de 26'da tutuyoruz, yukarı yönlü risklerin çok daha belirgin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla para politikası duruşumuzda bir değişiklik olmayacak" diye konuştu.

"YÜKSEK ENFLASYON ORTAMINDA BİRİKİMLER YASTIK ALTINDA KALIYOR"

Merkez Bankasının 2025 yılında açıkladığı 1 trilyon lirayı aşan zarar ve bilançoya ilişkin soru üzerine Karahan, dezenflasyonun maliyetinden ziyade enflasyonun çok daha yüksek bir maliyeti olduğunu bildirdi. Karahan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Yüksek enflasyon, gelir dağılımını bozuyor, kaynakların verimli dağılmasını engelliyor ve potansiyel büyümeyi aşağı çekiyor. Yüksek enflasyon ortamında birikimlerin yastık altında kaldığını görüyoruz. Ekonomideki kaynakların verimli şekilde dağılmasına engel oluyor ve bu vesileyle ekonomimizin potansiyel büyümesini aşağı yönde etkiliyor."

Yüksek dolarizasyon, finansal sistemin gücünü Merkez Bankası'nın rezervlerini zayıflatan, ülkemizi dış şoklara karşı daha kırılgan yapan bir görünüme sokuyor. Yüksek enflasyon ortamında tasarruflar düşüyor çünkü tasarruf saiki azalıyor, tüketim iştahı artıyor. Düşen tasarruflar kronik cari açığa, o da risk primi kanalından borçlanma maliyetlerimizin artmasına sebep oluyor.

Dolayısıyla temel önceliğimiz enflasyonu tek haneye, ardından yüzde 5 hedefimize düşürmektir. Yüzde 75'te sınırladık ve o günden bugüne ciddi mesafe katettik. Bu sürede ataletin yüksek olması, çeşitli iç ve dış şoklara maruz kalmamız neticesinde istediğimiz mesafeyi de tam olarak alamadık. Şimdi yapmamız gereken mücadele kararlılığımızı artırarak devam etmektir."

"KKM ÖDEMELERİ VE REZERV BİRİKTİRME SONUCU 1 TRİLYON 65 MİLYAR LİRA ZARAR AÇIKLADIK"

Toplantıda söz alan TCMB Başkan Yardımcısı Hatice Karahan, jeopolitik risklere rağmen TL'ye güvenin sürdüğünü belirterek, TL mevduat payının mayıs başı itibarıyla yüzde 59,5 seviyesine yükseldiğini ifade etti. Merkez Bankası'nın 2025 yılındaki 1 trilyon 65 milyar liralık zararına ilişkin de konuşan Fatma Karahan, şu ifadeleri kullandı:

"KKM ödemeleri ve döviz kazandırıcı işlemler için bir kur farkı giderimiz oluşuyor. KKM ödemeleri ve rezerv biriktirme stratejimiz sonucunda piyasada oluşan likidite fazlasını sterilize etmek için yaptığımız işlemler, faiz giderlerimizde artışa neden oldu ve 2025 yılında 1 trilyon 65 milyar liralık bir zarar açıkladık. Önemli olan Merkez Bankasının kar veya zarar etmesi değil, fiyat istikrarına yönelik politikaların etkili bir şekilde uygulanmasıdır."

"'KARŞIDAN ESEN RÜZGARLAR' ENFLASYON BEKLENTİLERİNİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE BOZDU"

İç siyasi gelişmelerin, ilave ücret taleplerinin ve "seçim ekonomisi" uygulamalarının risk setlerine dahil edilip edilmediğine yönelik bir soruyu yanıtlayan Karahan, para politikasını oluştururken enflasyon görünümüne odaklandıklarını vurguladı. Karahan, "Enflasyon görünümünü oluştururken de enflasyon verilerini, beklentileri ve talep koşullarını çok genel bir çerçevede; zengin bir veri setini bir araya getirerek değerlendiriyoruz. Dolayısıyla enflasyon üzerinde risk oluşturabilecek tüm gelişmeleri politika yapımımızda kullanıyoruz" dedi.

Enflasyonun hedeflerden saptığı gerçeği üzerine bir değerlendirme yapan Karahan, sıkılaştırıcı önlemlerin enflasyon dinamiklerini gecikmeli etkilediğini belirtti. Karahan, "Süreç uzadığı için de bu dönemde 'karşıdan esen rüzgarlar' dönem dönem enflasyon beklentilerini önemli ölçüde bozdu. Beklentilerdeki bozulmanın yanı sıra, kira gibi ataleti yüksek kalemlerde düşüşün sınırlı olması ve oldukça geriden gelmesi de bir diğer unsur. Özetlemek gerekirse; sadece dış şokları değil, enflasyon dinamiğini etkileyen bütün gelişmeleri göz önünde bulunduruyor ve modellemelerimizde değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

"HAFTALIK REPO İHALELERİ İÇİN TÜM SEÇENEKLER MASADA"

Haftalık repo ihalelerinin yeniden başlama şartlarına değinen Karahan, risk ortamında "üst bant" kullanımını daha sık tercih ettiklerini belirtti. Karahan, politika faizi ile fonlama faizi arasındaki ayrışmanın uzun sürmesinin iletişim ve uygulama açısından doğru olmadığını kaydederek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Mevcut durumda iki temel belirsizlik var: Savaşın gidişatı-şiddeti ve bunların yol açacağı beklenti bozulması ile iç-dış talepteki zayıflama dengesi... Bu belirsizlikler azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu değerlendirdik ve son toplantıda değişiklik yapmadık. Ancak tekrar vurgulamak isterim" bundan sonraki kararlarımızda tüm seçenekler masadadır."

"BANT İLETİŞİMİNE ARA VERDİK"

Karahan, operasyonel çerçevede yapılan değişiklikler ve faizde yeni bir düzenleme hakkındaki soruya karşılık, asimetrik bandın mevcut konjonktürde devam etmesini daha sağlıklı bulduklarını bildirdi. Bu toplantıda hedef revizyonu, tahmin revizyonu ve bant iletişimine ara verilmesi olmak üzere üç temel değişiklik yaptıklarını belirten Karahan, şöyle konuştu:

"Şokların doğasının, sıklığının ve büyüklüğünün değiştiği bir ortamda, geçmiş dönem oynaklığına göre oluşturulan bantların belirsizliği karşılayamadığını değerlendirdik. Bu nedenle bant iletişimine ara verdik; bunu Avrupa ve İngiltere Merkez Bankaları da dönem dönem yapıyor. Senaryo analizi yerine betimsel risk tasvirini seçtik. Çünkü temel risk sadece enerji fiyatları değil; gübre arzı ve tedarik zinciri gibi birçok belirsizlik var. Senaryo koşulları gerçekleşse bile enflasyonu nokta olarak tahmin etmek zordur; bu yüzden kısa vadeli risklerin yukarı yönlü olduğunu betimsel olarak vurgulamayı daha doğru bulduk."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Ekonomi Karahan: Enflasyonla Mücadele Önceliğimiz - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement